Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-1-149 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-44/969-320
Karar Tarihi : 03.08.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER : İsmail Atalay YOLCU, Tuğçe KOYUNCU, Selen Yersu ŞAHİN 10
Emine TOKGÖZ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Türkiye İş Bankası A.Ş.
İş Kuleleri 34330 Levent/İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : Bölünmez Petrolcülük A.Ş. (M-Oil)
Temsilcisi: Av. Erdinç KARAGÖZOĞLU
Emekyemez Mah. Gümüşgerdan Sok. Şişhane Yokuşu
Demirören Han. No:2 Azapkapı Beyoğlu/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Bölünmez Petrolcülük A.Ş. (M-Oil) tarafından yapılan dikey 20
anlaşmalar ve çeşitli uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun’un ve 2002/2 sayılı
Tebliğ’in ihlal edildiği iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına intikal eden ve aşağıda yer verilen şikayet
ile ilgili olarak hazırlanan 16.06.2011 tarih ve 2011-1-38/İİ-11-139.İAY sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun 23.06.2011 tarihli toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1. maddesi
uyarınca ilgili şirket hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun
üzerine, 4054 sayılı Kanun ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 30
24.07.2011 tarih ve 2011-1-149/ÖA-11-139.İAY sayılı Önaraştırma Raporu 29.07.2011
tarih ve REK.0.05.00.00-110/225 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-44 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvurularda özetle; Bölünmez Petrolcülük A.Ş.’nin
şikayetçi ile yaptığı dikey anlaşmaların ve çeşitli uygulamaların 4054 sayılı Kanun ile
2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu iddia edilmektedir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; taraflar arasındaki dikey ilişkinin
sonlandırılmış olduğu ve düzenlenen vekâletname çerçevesinde taşınmaz üzerindeki
intifa hakkının terkininin sağlanabileceği değerlendirilerek, söz konusu dikey ilişki ile
ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına ve 40
soruşturma açılmasına gerek olmadığı görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Bölünmez Petrolcülük A.Ş. (M-Oil)
1996 yılında kurulan M-Oil, Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ndan
alınan 28.04.2005 tarihli dağıtıcı lisansı kapsamında benzin, motorin, gazyağı, fuel oil,
kalorifer yakıtı ve biyodizel ürünleri dağıtım faaliyetinde bulunmaktadır. LPG dağıtım
11-44/969-320
2
lisansı ise bulunmamaktadır. Dosyadaki bilgilere göre, M-Oil’in gerek benzin gerekse
motorin dağıtım pazarındaki paylarının yaklaşık %(….) olduğu görülmektedir.
I.2. Konu ile İlgili Mevzuat Hükümleri, Danıştay ve Rekabet Kurulu Kararları
2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde 50
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı,
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak
tanımlanmaktadır. Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini,
satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı
her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise, Tebliğ ile
tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı
aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Rekabet Kurulunun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca,
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan 60
dikey anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan
dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
Bunun yanında 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmeme
yükümlülüklerine veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde
anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin
olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya
dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı
ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde 70
sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan
üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir
tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu
tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme
yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu
tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 36. paragrafında ise, Tebliğ’in
5. maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak
düzenlenen istisna konusunda, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna,
“öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya 80
da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının
alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da
kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik
ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında
değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz
konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
Söz konusu hüküm ve açıklamalar dikkatle irdelendiğinde, bahse konu istisnadan
yararlanmanın, öncelikle iki koşuldan birinin varlığına bağlı olduğu görülmektedir. Buna
göre alıcı (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini: 90
- ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir
üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu)
üzerinde,
11-44/969-320
3
- ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde edilen bir ayni veya şahsi kullanım hakkına konu bir tesiste
sürdürmelidir.
Bunun yanı sıra Kılavuzda açıkça belirtildiği gibi, taraflar arasındaki dikey ilişkinin
istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan itibaren
yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak kurulması gerekmektedir. Nitekim 100
Danıştay’ın TOTAL/Akdağ dosyasında, Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13.
Dairesi’nin E.2006/1604 esas numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen
13.05.2008 tarih ve K.2008/4196 sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeyi haklı
kılmaktadır. Söz konusu kararda özetle; dağıtıcının bayiyle kurmuş olduğu hukuki
ilişkinin yani taraflar arasındaki dikey anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira
sözleşmesi olmak üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra, Yüksek
Mahkeme’nin, bayilik sözleşmesi de dahil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında
sonradan oluşacak değişikliklerin değil, anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı
Tebliğ’e uygun olarak kurulup kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu
çerçevede yapılması gerektiğine işaret ettiği görülmektedir. 110
Bunun yanında konunun akaryakıt sektörü özelinde ayrı bir önemi de bulunmaktadır.
Şöyle ki; akaryakıt sektöründe akaryakıt istasyonu olmaksızın istasyonlu bayilik
faaliyeti yürütülememesi nedeniyle, dağıtım firmalarının ve bayilerin yürüttükleri ticari
faaliyet ile istasyon arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinde sayılan özel durum bir yana bırakılırsa, beş yıllık rekabet
yasağı süresinin esasen; “bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı
sözleşmeler yoluyla diğer dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır” olarak
yorumlanması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Rekabet Kurulunun ve Danıştayın konuyla ilgili olarak daha önce almış
olduğu kararlar ile de sabit olduğu üzere, intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer 120
etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin
2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına neden
olmaktadır. Bu bakımdan, işbu dosya kapsamında yer alan ve rekabet yasağı içeren
bayilik sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı intifa, kira gibi sözleşmelerin, aralarındaki
hukuki ve iktisadi ilişki nedeniyle tek bir anlaşma olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’e
uygunluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
I.3. M-Oil (Bölünmez) Hakkındaki Şikayete İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler
İş Bankası tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 14.03.2011 tarih ve 1950 sayı
ile giren şikayet dilekçesinde özetle;
- İş Bankası Acıpayam/Denizli şubesinde izlenen, Aligöz Nakliyat Zirai Ürünler 130
Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. (Aligöz Nakliyat) firmasından İş Bankasına intikal
eden taşınmaz üzerinde Bölünmez lehine 25.11.1998 tarihinde 15 yıl süreyle intifa
hakkı tesis edilmiş olduğu,
- Söz konusu intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde terkin edilmesi gerektiğinden
hareketle Bölünmez’e iki defa ihtarname gönderildiği,
- Bölünmez’in intifayı halen terkin etmemesi nedeniyle, taşınmazın satışının
yapılamadığı
belirtilerek, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde gerekli işlemlerin yapılması talep
edilmiştir.
Raportörlece konuya ilişkin bilgi isteme yazısı ile Bölünmez’den 25.07.2011 tarihinde 140
elde edilen bilgilerde;
11-44/969-320
4
- Bilgi isteme yazısında adı geçen Aligöz Nakliyat’ın işleticisi olduğu akaryakıt
istasyonun ilk olarak Ali Akın isimli şahsa ait olduğu ve Bölünmez lehine intifa hakkı
tesis edilerek bayilik sözleşmesi imzalandığı,
- Daha sonra istasyonun Aligöz Nakliyat tarafından satın alındığı ve Bölünmez ile
şirket arasında 15.11.2007 tarihinde bayilik sözleşmesi akdedildiği, ancak
sözleşmenin Bölünmez tarafından tek taraflı olarak feshedildiği ve aradan geçen
süreç içerisinde İş Bankası’na satıldığı,
- Akaryakıt istasyonunun şu anda faaliyette olmadığı ve Bölünmez’in istasyon
üzerinde hukuki veya fiili bir tasarrufunun bulunmadığı, 150
- Rekabet Kurumu tarafından çıkarılan Tebliğlere uyum sağlamak amacıyla intifa
hakkının fekki hususunda 26.02.2010 tarihinde düzenlenen vekaletname ile Ali
Akın’ın yetkili kılındığı ve şifahi olarak öğrenildiğine göre intifa hakkının fek edildiği
ifade edilmiş ve vekaletname örneği yazı ekinde sunulmuştur.
Bu çerçevede, söz konusu akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak dikey ilişkinin
sonlandırılmış olduğu ve taşınmaz üzerindeki intifa hakkının terkinini sağlayacak
vekaletnamenin düzenlenmiş olduğu tespit edildiğinden, dikey ilişki ile ilgili olarak 4054
sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına ve soruşturma açılmasına
gerek bulunmadığı değerlendirilmektedir.
J. SONUÇ 160
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; şikayet konusu akaryakıt
istasyonuna ilişkin olarak Bölünmez Petrolcülük A.Ş. ile Aligöz Nakliyat Zirai Ürünler
Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki dikey ilişkinin sonlandırılmış olduğu ve
düzenlenen vekâletname çerçevesinde taşınmaz üzerindeki intifa hakkının terkininin
sağlanabileceği değerlendirilerek, söz konusu dikey ilişki ile ilgili olarak 4054 sayılı
Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına, şikayetin
reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy