Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-2-309 (Özelleştirme)
Karar Sayısı : 10-24/327-115
Karar Tarihi : 18.3.2010
A.TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Adnan AKGÜN, Hüseyin ORMAN, Mücteba ALTUN
C. BİLDİRİMDE : - Tellcom İletişim Hizmetleri A.Ş.
BULUNAN Salih Tozan Sok. Karamancılar İş Merkezi No: 18 34394 20
Esentepe - Şişli / İstanbul
D. TARAFLAR : - Tellcom İletişim Hizmetleri A.Ş.
Salih Tozan Sok. Karamancılar İş Merkezi No: 18 34394
Esentepe - Şişli / İstanbul
- Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.
Bilkent Plaza A-II Blok, Bilkent/06800 Ankara
E. DOSYA KONUSU: Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.’nin fiber optik 30
kablo altyapısının 15 yıl süre ile kiraya verilmesi işlemine izin verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 24.12.2009 tarih ve 9243 sayı ile intikal
eden ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrası
hükmünce talep edilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) görüşü ile
eksiklikleri son olarak 8.3.2010 tarih ve 2075 sayı ile tamamlanan bildirim üzerine,
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 1997/1 sayılı Rekabet
Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in ilgili
hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda düzenlenen 10.3.2010
tarih ve 2009-2-309/Öİ-10-AA sayılı Devralma Ön İnceleme Raporu, 15.3.2010 tarih
ve REK.0.06.00.00-120/123 sayılı Başkanlık Önergesi ile 10-24 sayılı Kurul 40
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Tellcom İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin, Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.
(Botaş)’nin kontrolünde bulunan henüz iletişim alanında faaliyette bulunmayan
toplam 5200 km. fiber optik kablo altyapıyı 15 yıl süreyle kiralama yoluyla
devralınmasının, Rekabet Kurulunun iznine tabi bir devir işlemi olduğu,
- Söz konusu işlemin 4054 sayılı "Rekabetin Korunması Hakkında Kanun"un 7.
maddesi anlamında hâkim durum yaratan veya mevcut bir hâkim durumu
10-24/327-115
2
güçlendiren ve böylece ilgili pazarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğuran bir işlem olmadığı, dolayısıyla işleme izin verilmesi 50
gerektiği,
Dosya raportörlerinden Hüseyin ORMAN’ın karşı görüş yazısında;
- Devralma işleminin Rekabet Kurulundan izin alınmaksızın gerçekleştirildiği,
- Devralma işlemini izinsiz olarak gerçekleştiren Tellcom İletişim Hizmetleri
A.Ş. aleyhine 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idari
para cezasına hükmedilmesi gerektiği
ifade edilmektedir.
H. İNCELEME ve DEĞERLENDİRME
H.1. İşlemin Konusu
Dosya konusu işlem çerçevesinde Tellcom, Botaş’ın kontrolünde bulunan henüz 60
iletişim alanında faaliyette bulunmayan yaklaşık olarak 4000 km 48 elyaflı, 1200 km
24 elyaflı olmak üzere toplam 5200 km ITU-T G-655 standardında1 WDM
teknolojisine uygun fiber optik kablo altyapısını 15 yıl süreyle kiralamayı
planlamaktadır. Söz konusu işlem neticesinde Tellcom kiraladığı altyapıya ek olarak
sözleşme süresi bitiminde Botaş’a devretmek üzere 3399 km yatırım yapacaktır. Söz
konusu altyapı Botaş’ın petrol taşımada kullandığı boru hatlarında oluşabilecek
sorunların tespiti amacıyla kullanılmaktadır ve kullanılacaktır. Bu bağlamda, Botaş
tarafından 4.8.2009 tarihinde yapılan ihale neticesinde, taraflar söz konusu devralma
işlemini gerçekleştirmek amacıyla aralarında 24.12.2009 tarihinde sözleşme
imzalamışlardır. 70
Dosya konusu işlemle, Tellcom, kiralanacak ve imal edilecek altyapıyı kendi omurga
ihtiyaçları için, ayrıca toptan ve perakende seviyede gerçek ve tüzel kişilerin altyapı
ihtiyaçlarının karşılanması için kullanacağını ifade etmektedir.
H.2. BTK Görüşü
BTK görüş yazısında özetle;
– Telekomünikasyon altyapısı işletmeciliği konusunda sektörel rekabetin
oluşturulması ve sağlanmasında kamu yararının bulunması ve ülkemizin
mevcut şartları çerçevesinde sektörel rekabetin oluşturulmasında temel bir
fonksiyon üstleneceği düşünülen kamu kurum ve kuruluşlarının ellerindeki atıl
durumda bulunan kaynakların ülke yararına uygun kullanıma sokulmasında 80
kamu yararı bulunduğu,
– Tellcom ile Botaş arasında imzalanan kiralama sözleşmesiyle, tesis edilmiş
fiber optik kabloların haricinde, henüz tesis edilmemiş olan fiber optik
kabloların da bir kısmının kiralanmasının sözleşmeye konu kiralama kapsamı
içerisinde ele alındığının görüldüğü, bu durumun ilgili kamu kuruluşunun
münhasıran verdiği hizmetler için gerekli olan fiber optik kablo kapasitesinin
üzerinde bir kablo tesisi ihtimalini gündeme getireceği ve 5809 sayılı Kanun’un
1 Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-ITU (International Telecommunication Union), Birleşmiş
Milletler sistemi içerisinde faaliyet gösteren uluslararası bir örgüttür. ITU G.650 – ITU G.659 kodlu ITU
tavsiyeleri optik fiber kabloların standartlarının belirlenmesi amacıyla yayınlanmış standartlar olup, bu
standartlara sahip olan fiber kablolar üzerinden, gerekli transmisyon cihazlarının takılmasıyla STM-64
hız sinyaline (9.953.280Kbit/sn) kadar ulaşılabilmektedir.
10-24/327-115
3
8. maddesi (yetkilendirme) ve ilgili Kurul kararı ile çerçevesi çizilen
düzenlemenin özüne aykırı bir durum oluşturacağı,
– Dosya konusu fiber optik altyapı üzerinden diğer işletmecilere ve son 90
kullanıcılara toptan ve perakende düzeyde hizmet sunma imkânı buldukları,
– Söz konusu fiber optik kablolar için herhangi bir pazar tanımlaması
yapılmadığı, ancak bahse konu fiber optik kablolar üzerinden verilebilecek
hizmetlere ilişkin olarak ”toptan kiralık devreler pazarı”, “perakende kiralık
devre pazarı”,”fiziksel şebekeye erişim pazarı” ve “veri akış erişimini içeren
toptan geniş bant erişim pazarı”nda Türk Telekom’un etkin piyasa gücüne
sahip olduğu ve bu pazarlarda ele alınan hizmetlerin tamamının ya da büyük
bir bölümünün bu kablolar aracılığıyla verilebileceğinin değerlendirildiği,
– Fiber kablolar üzerinden verilmekte olan hizmetlere ilişkin olarak tanımlanan
pazarlarda bölgesel coğrafi ayrıma gidilmediği 100
belirtilmektedir.
H.3. Taraflar
H.3.1. Devralan: Tellcom İletişim Hizmetleri A.Ş.
Tellcom, Mart 2006’da altyapı işletmeciği lisansını aldıktan sonra Ocak 2007’de
Türkiye Elektrik İdaresi (TEİAŞ)’nin atıl fiber hatlarının değerlendirilmesi için açtığı
ihaleye katılarak, İstanbul-Ankara arasındaki fiber optik kablo hattının işletmeciğine
sahip olmuş, Mart 2008’de Sabancı Telekomünikasyon A.Ş.’nin altyapısını
devralmıştır.
1.5.2009 tarihinde Superonline Uluslararası Elektronik Bilgilendirme,
Telekomünikasyon ve Haberleşme Hizmetleri A.Ş. (Turkcell) ile aynı çatı altında 110
birleşen Tellcom, hâlihazırda Superonline markası ile faaliyet göstermektedir.
Hisselerinin %99,99’una Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin sahip olduğu bir Turkcell
grup şirketi olan Tellcom’un sahip olduğu lisanslar aşağıda verilmektedir.
– UMTH (Uzak Mesafe Telefon Hizmeti)
– ISS (İnternet Servis Sağlayıcılığı)
– KHVI (Karasal Hatlar Üzerinden Veri İletimi)
– Altyapı İşletmeciliği
– Uydu Telekomünikasyon Lisansı
H.3.2. Devreden: Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.
Botaş, 1973 yılında Türkiye Cumhuriyeti ile Irak Cumhuriyeti Hükümetleri arasında 120
imzalanan “Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması”nın amacı olan Irak ham petrolünün,
Ceyhan terminaline taşınmasını gerçekleştirmek üzere, 7/7871 sayılı Kararnameye
istinaden 15 Ağustos 1974 tarihinde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)
tarafından kurulmuştur.
9 Şubat 1990 tarihli ve 397 sayılı Doğal Gazın Kullanımı Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname ile Botaş'a verilen doğal gazın ithali, dağıtımı (şehir dağıtımı hariç), satışı
ve fiyatlandırması konularındaki tekel konumu, 2 Mayıs 2001 tarihinde Resmi
Gazete'de yayımlanan 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile sona ermiştir. Söz
konusu Kanun, doğal gazın ithali, iletimi, dağıtımı, depolanması, pazarlanması,
10-24/327-115
4
ticareti ve ihracatı ile bu faaliyetlere ilişkin tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve 130
yükümlülüklerini düzenlemektedir.
Botaş halen, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu çerçevesinde söz konusu
pazarda bir oyuncu olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.
H.4. İlgili Pazar
H.4.1. Pazara İlişkin Genel Bilgiler
Dosya kapsamında incelenen işlem, Tellcom’un, Botaş’ın kontrolünde bulunan
yaklaşık olarak 4000 km 48 elyaflı, 1200 km 24 elyaflı olmak üzere toplam 5200 km
uzunluğundaki fiber optik kablo altyapısını 15 yıl süreyle kiralaması işlemidir.
Dolayısıyla bu altyapı üzerinden verilen hizmetler, ilgili ürün pazarının
tanımlanmasında başlangıç noktasını oluşturmaktadır. 140
Bilindiği gibi iletişim endüstrisi, en basit tanımıyla, iletişim hizmetleri ve bu hizmetlerin
sunulduğu altyapılar olmak üzere iki ana unsurdan oluşmaktadır. Tipik bir iletişim
altyapısı ise, ekonomik ve kullanım özellikleri bakımından birbirinden farklılaşan
çeşitli seviyelerdeki altyapılardan oluşmaktadır. Bu altyapılardan, kullanıcıların
şebekeye dâhil olduğu seviyeye yerel şebekeler ya da erişim şebekeleri2, farklı
coğrafyalarda yer alan şebekelerin aralarındaki veri alış verişinin sağlandığı seviyeye
ise iletim şebekeleri adı verilmektedir.3
Hâlihazırda kullanılan ya da kullanılması muhtemel erişim şebekesi teknolojileri
kablolu-kablosuz ya da tükenebilir-tükenmeyen kaynaklara dayalı teknolojiler olarak
sınıflandırılabilecektir. Kablolu ve tükenmeyen kaynaklara dayalı erişim şebekesi 150
teknolojilerine yerel telefon şebekesi, kablo TV şebekesi, yerel elektrik dağıtım
şebekesi; tükenebilir ve kablosuz teknolojilere ise, sabit kablosuz yerel şebeke
teknolojileri, cep telefonu sistemleri örnek olarak gösterilebilecektir.
Benzer bir gruplandırma iletim altyapı ve teknolojileri için de yapılabilecektir. İletim
şebekesi hizmetleri fiber optik gibi kablolu teknolojiler yoluyla verilebildiği gibi radyo
link ve benzeri kablosuz teknolojiler yoluyla da sağlanabilmektedir.
Dosya konusu işlemin Botaş’ın fiber kablo altyapısının kiraya verilmesi olması
nedeniyle bu altyapı ve üzerinden verilen hizmetler ve bu altyapılara ikame alternatif
iletim şebekeleri pazar hakkındaki açıklamalarda esas alınmış, erişim altyapıları
değerlendirme dışı tutulmuştur. 160
Veri iletimi için yaygın olarak kullanılan temel iletim alt yapılarının; karasal (bakır
kablolar, fiber optik kablolar) kablolar ve denizaltı (fiber optik) hatlar4 ile uydu
haberleşme altyapıları ve radyo link ile sınırlı olduğu görülmüştür. Bu bağlamda
aşağıda ayrıntısına değinileceği üzere, söz konusu altyapıların fiyatlandırma,
maliyetler, teknik özellikler, kapasite ve kullanım özellikleri bakımından birbirlerinden
2 Yerel şebeke ya da erişim şebekesi, müşterilerin bina veya müştemilatları ile telekomünikasyon
operatörünün yerel erişim şebekesindeki santral veya santral eşiti tesisleri arasındaki fiziksel
bağlantıları ifade eder.
3 Yerel şebeke ile iletim şebekeleri, kapasite hizmetleri ve şebekeye bağlı alet ve teçhizat olarak daha
ileri bir değerlendirmeye tabi tutulabileceği gibi şebekeler üzerinden verilen hizmetler de temel olarak
ses ve katma değerli hizmetler olmak üzere iki alt başlık altında incelenebilecektir. Dosya konusu
işlem bakımından böyle bir ayrım yapılmasına ihtiyaç olmadığı için daha detaylı bir değerlendirmeye
gerek görülmemiştir.
4 İncelememiz kapsamında anlatım kolaylığının sağlanması için, metnin devamından karasal fiber
optik kablolar ve deniz altı fiber optik kabloların tamamı için “karasal hatlar” ifadesi kullanılmaktadır.
10-24/327-115
5
farklılaştıkları tespit edilmiştir.
Düşük ve orta yükseklikte yörüngelere sahip uydular noktadan noktaya çift yönlü
iletim hizmetlerinde kullanılabilmektedir. Yer istasyonlarından yapılabilen kısmi
müdahaleler hariç, uydulara müdahale edilmesi, yakıt ikmali, bakım onarım yapılması
zordur. Bu yüzden uyduların ömürleri sınırlıdır. Ayrıca telekomünikasyon hizmeti 170
sunulabilecek dünya etrafındaki yörünge sayısı sınırlıdır. Uydu haberleşmesi,
kapsama alanındaki herkesin sinyali almasının mümkün olması nedeniyle güvenlik
açısından da dezavantajlıdır. Bu sebeple özel şifreleme teknikleri kullanılmaktadır.
Ayrıca frekans kaynağının tükenebilir olması bu hizmetin maliyetlerinin oldukça
artmasına dolayısıyla hizmetin fiyatının yüksek olmasına neden olmaktadır.
Bu anlamda, karasal hatlara nazaran, uydu teknolojileri ile sınırlı olarak kapasite,
hizmet çeşitliliği ve coğrafi alanlarda hizmet sunulabilmektedir. Uydu iletim
hizmetlerinin oldukça maliyetli bir teknolojiye dayalı olması ve bu altyapı üzerinden
sınırlı kapasitede hizmet sunulabiliyor olması, bu hizmetlerin karasal hatlar üzerinden
sunulan hizmetlere alternatif değil, bu hizmetleri tamamlayıcı nitelik sergilemelerine 180
neden olmaktadır. Bu yüzden uydular genellikle kırsal alan ve acil durum
haberleşmesinde kullanılmaktadır.
Uydu haberleşme altyapılarının ekonomik ve teknik özelliklerine paralel şekilde,
radyo link gibi kablosuz iletim teknolojileri de, maliyetleri ve sahip oldukları kapasite
sınırı nedeniyle karasal hatlara ikame altyapı teknolojisi olmaktan uzaktır.
Devre konu fiber optik kabloların da içerisinde yer aldığı iletim (altyapı) şebekesini en
geniş anlamda karasal hatlardan oluşan iletim şebekesi olarak tanımlamak
mümkündür. Söz konusu hatları da niteliklerine göre fiber optik ve bakır olmak üzere
2 gruba ayırmak mümkündür.
Bakır kablolar, genellikle erişim şebekelerinde kullanılmaları ve bu kablolar üzerinde 190
sınırlı kapasitede hizmet sunulabilmesi nedenleriyle fiber optik kablolardan
ayrılmaktadır. Ülkemizdeki altyapıların kullanım özelliklerine bakıldığında, genel
itibari ile 2.048 Kbit/sn altındaki hızlardaki trafiğin bakır kablolar, 2.048 Kbit/sn
üzerindeki hızlardaki trafiğin ise fiber optik kablolar üzerinde gerçekleştirildiği
görülmektedir. Esasen fiber kablolar temel olarak farklı standart5 ve kapasitelerde
kurulabilen, kiralık devreler6 de dâhil olmak üzere, yüksek kapasitede trafiğin
iletiminde kullanılan altyapıların temel unsurlarıdır. Bu durum söz konusu altyapıların
tarife yapılarına da yansımaktadır. Dolayısıyla yukarıda yer verilen bilgiler
doğrultusunda, sınırlı kapasitede veri iletimine olanak sağlayan bakır kabloların devir
konusu fiber optik kabloların bir ikamesi olamayacağı sonucuna varılmıştır.7 200
5 Örneğin T-1 kanalı bir çeşit kiralık hattır ve maksimum 1,544 Mbit/sn hızda iletim olanağı sağlar.
Diğer standartlar E-1 (2.048 Kbit/sn), E-2 (8.192 Kbit/sn), E-3 (34,368 Kbit/sn) STM-1 (155.520
Kbit/sn) STM-4 (622.080 Kbit/sn) STM-16 (2.488.320 Kbit/sn), STM-64 (9.953.280Kbit/sn) Bakır
kablolar da kiralık hatlar için bir alt yapı olmakla birlikte (genellikle 2.048 Kbit/sn’ye kadar) yüksek hız
ve kapasitedeki kiralık hatlar ancak fiber optik kablolar üzerinde kurulabilmektedirler.
6 Pazarın toptan veya perakende olduğunun tespit edilmesi için değerlendirilmesi gereken husus,
kiralık devre hizmetini alan müşterinin bu hizmeti kendi kullanımı için mi yoksa üçüncü taraflara
elektronik haberleşme hizmeti sunumu için mi edindiği hususudur (İlgili Piyasalara İlişkin Komisyon
Tavsiyesi -Commission Recommendation on Relevant Markets- , 11 Şubat 2003, Giriş 6.). Ancak
inceleme açısından mevcut dosya bağlamında bu şekilde kesin bir ayrıma gidilmesi değerlendirmenin
sonucunu değiştirmeyeceğinden dosya kapsamında böyle bir bölümlendirme yapılmamıştır.
7 Üzerinden verilen hizmetler ve bu hizmetler açısından sağlanacak kapasite bakımından fiber optik
kabloların bakır kabloları ikame edebilmekte, ancak bakır kabloların kapasite bakımından fiber optik
10-24/327-115
6
Devre konu fiber optik kabloları (hatları) en geniş anlamda iki nokta arasında belirli
bir hızda veri iletiminin sağlanmasına olanak sağlayan telekomünikasyon altyapısı
olarak tanımlamak mümkündür. Söz konusu hatlar bir telekomünikasyon şebekesinin
omurgasının oluşturulmasında kullanılabildiği gibi, bireysel ya da kurumsal
kullanıcıların İnternet erişimi ya da ses/veri trafiklerinin taşınması için de
kullanılabilmektedir.
Bunun dışında ilgili hattın bir diğer önemli özelliği; üzerinde bulunduğu coğrafi alan
başka bir deyişle hattın güzergâhıdır. Devre konu fiber optik kabloları diğer yüksek
kapasiteli altyapılardan ayıran en temel özellik, kabloların bir kısmının sınır
bölgesinde yer alması bir başka deyişle yurt dışı trafik için uygun olmasıdır. Bu 210
durumda söz konusu hatların yurt dışına çıkışına olanak sağlayan özelliğinin, söz
konusu hatların diğer fiber optik altyapı unsurlarından ayrı bir pazar olarak ele
alınmasını gerekli kılıp kılmadığı konusunun değerlendirilmesi uygun olacaktır.
Yurt dışına çıkışa olanak sağlayan hatları (altyapıları) yalnızca yurt içi trafiğin
taşınmasında kullanılan hatlardan ayıran en önemli nokta, yurt dışı hatlarda hattın
başlangıç noktasının yurt içinde bitiş noktasının yurt dışında olmasına karşın, yurt içi
hatların her iki ucu da ülke sınırları içerinde yer almaktadır. Dolayısıyla bir ucu sınırda
diğer ucu ülke içinde yer alan fiber optik hatlar ile iki ucu da ülke içinde sonlanan fiber
optik hatlar arasında uluslararası trafiğin taşınması bakımından çok önemli bir fark
ortaya çıkmaktadır. 220
Bu anlamda, örneğin devre konu fiber optik kabloların kullanılacağı bir yurt dışı
trafiğin gerçekleşmesi aşamasında, bireysel ya da kurumsal müşteriler altyapı
hizmeti sunan operatörün santraline erişim şebekesi yoluyla bağlanmaktadır. Bu
santral noktasından sonra uzak mesafeler arasında döşenmiş fiber optik altyapıdan
faydalanılmakta ve ulusal sınır noktasına ulaşılmaktadır. Bu noktada altyapı hizmeti
veren firmanın, kiralamış olduğu uluslararası fiber optik altyapısına irtibat yapılarak
uluslararası erişim sağlanmaktadır.
Dolayısıyla bir ucu sınırda diğer ucu ülke içinde yer alan fiber optik hatlar ile iki ucu
da ülke içinde sonlanan fiber optik hatlar arasında uluslararası veri hizmetlerinin
sunumu bakımından çok önemli bir fark ortaya çıkmaktadır. Uluslararası iletimin 230
sağlanması bakımından benzer bir durum deniz altı fiber optik kablolar için de söz
konusudur. Fakat karasal hatların aksine deniz altı fiber optik kablo altyapılarında
fiber ucun sonlandığı iki ayrı ülke sınırı mevcuttur.
Bu nedenle talep açısından söz konusu hatlar, özellikle yurt dışı trafiğe olanak
sağlamaları ve bu nedenle farklı ihtiyaçlara cevap vermeleri nedeniyle farklılaşırken,
arz bakımından da söz konusu hatların coğrafi konumları nedeniyle diğer ulusal fiber
optik kablolardan ayrılmaktadır.8
Fiber optik kablolar yoluyla meydana getirilen altyapı/omurganın üzerinden; veri
iletimi, ses iletimi, İnternet hizmetleri gibi çeşitli hizmetlerin sunulması mümkün
olduğu ifade edilmişti. Bu çerçevede, bu şebeke üzerinden verilebilen belli başlı 240
kabloları ikame etmesi mümkün olmamaktadır. Bu nedenle bu iki altyapı arasında tek taraflı bir
ikameden söz edilebilecektir.
8 Ayrıca, 2003 yılına ait olan İlgili Piyasalara İlişkin Komisyon Tavsiyesi, kiralık devrelerin omurga
kısmı (trunk) ile sonlandırma (termination) kısmını farklı piyasalar olarak öngörmektedir. Türkiye’de
kiralık devre hizmeti uçtan uca sunulmakta olup kiralık devre hizmetlerinin sunumunda omurga veya
sonlandırma kısmı şeklinde bir ayrım yapılmamaktadır. Bu kapsamda omurga ve sonlandırma
kısımları ülkemizde ikame değil, birbirlerini tamamlayıcı hizmetler olarak görülmektedir.
10-24/327-115
7
kapasite hizmetleri “Kiralık Devre”, “ATM”, “Metro Ethernet”, “Simetrik Sayısal Abone
Hattı”, “Çerçeve Röle”, “Sanal Özel Devre VPN” hizmetleridir.
Bilindiği üzere fiber optik kablolar üçüncü kişilerin kullanımına yönelik sağladıkları
kapasitenin yanı sıra bir telekomünikasyon şebeke altyapısının en önemli unsuru
olarak da işlev göstermektedirler. Bu bağlamda bir telekomünikasyon işletmecisi
olarak Tellcom’un faaliyet gösterdiği hizmetler bireysel ve kurumsal ses ve İnternet
erişimi hizmetleri olarak belirlenebilir. Devralma işleminin pazarda yaratacağı etkilerin
doğru bir şekilde değerlendirilebilmesi için pazarın bu hizmetlere yönelik kısmında da
var olan koşulların ortaya konmasının faydalı olacağı kanaatine varılmıştır.
H.4.2. İlgili Ürün Pazarı 250
Bahsedildiği üzere dosya konusu işlem Botaş’a ait muhtelif doğal gaz ve ham petrol
boru hatları güzergâhları boyunca tesis edilmiş / edilecek olan fiber optik kabloların
bir kısmının 15 yıl süre ile kiralanmasıdır. “İşlemin Konusu” kısmında yer verildiği
üzere Tellcom, sözleşmede yer verilen güzergâhların var olan kısımlarındaki fiber
optik kablolarını kiralamakla birlikte, güzergâh içerisinde henüz fiber optik kablo
döşenmemiş olan 3399 km’lik kısmında ise sözleşme sonunda Botaş’a iade edilmek
üzere fiber optik kablo döşemeyi taahhüt etmektedir. Söz konusu altyapı Botaş’ın
petrol taşımada kullandığı boru hatlarında oluşabilecek sorunların tespiti amacıyla
kullanılmaktadır ve kullanılacaktır.
Dosya konusu işlemle kiralanan altyapı, yeni yatırımlarla ilgili coğrafi pazar 260
bölümünde belirtilen güzergâhlarda hizmet verir hale gelecektir. Böylece söz konusu
güzergâhlarda hem yurtiçi trafiğe (veri, ses veya İnternet erişimi) gereksinim duyan
firmalara hem de yurtdışı operatörlerle anlaşmak koşuluyla, yurtdışı trafiğe (veri, ses
veya İnternet erişimi) gereksinim duyan firmalara altyapı hizmeti (kiralık devre
hizmeti) verilebilecek, ayrıca Tellcom söz konusu altyapıyı perakende pazarda
değerlendirebilecektir.
İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 20. maddesi “…Ancak
inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası alternatif pazar
tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm
tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu olmuyorsa pazar tanımı 270
yapılmayabilir.” hükmünü içermektedir.
Dosya kapsamında edinilen bilgilerden, Botaş’ın kira işlemine konu fiber optik
kablolarını şu ana kadar herhangi bir ticari amaçla kullanmadığı, söz konusu
kabloların sadece boru hatlarının güvenliğine yönelik haberleşmede kullanıldığı,
dolayısıyla anılan kablolardan herhangi bir gelir elde edilmediği anlaşılmaktadır.
Özetle gerek mevcut durumdaki fiber optik kablolar gerekse Tellcom tarafından
sözleşme sonunda Botaş’a iade edilmesi koşuluyla döşenecek olan fiber optik
kablolar henüz pazarda (toptan veya perakende) faal durumda değildir.
Ayrıca, BTK tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda; devralma işlemine konu
fiber optik kabloların içerisinde yer aldığı düşünülen ilgili pazara ilişkin olarak BTK 280
tarafından yürütülmekte olan pazar analizlerinde ilgili pazar tanımlarının
oluşturulmasında, ilgili ürün pazarı olarak pazardaki hizmetlerin arz-talep ikame
edilebilirliği üzerinden hareket edildiği, söz konusu fiber optik kablolar için herhangi
bir pazar tanımlamasının yapılmadığı, ancak bahse konu fiber optik kablolar üzerinde
verilebilecek hizmetlere ilişkin “Toptan Kiralık Devreler Pazarı”, “Perakende Kiralık
Devre Pazarı”, “Fiziksel Şebekeye Erişim Piyasasında”, “Veri Akış Erişimini İçeren
Toptan Geniş Bant Erişim Piyasasında” Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin (Türk
10-24/327-115
8
Telekom) etkin piyasa gücüne sahip olduğu ve bu pazarlarda ele alınan hizmetlerin
tamamının ya da büyük bir bölümünün bu kablolar aracılığıyla verileceğinin
değerlendirildiği ifade edilmektedir. 290
Sonuç olarak, Kılavuz’un 20. maddesinde yer verildiği üzere, gerek devre konu fiber
optik kabloların henüz faal durumda olmaması (bu nedenle herhangi bir cirosunun
veya pazar payının mevcut olmaması) gerekse anılan kablolar üzerinden
verilebilecek hizmetlere ilişkin Türk Telekom’un etkin piyasa gücüne sahip olduğu
bilgisi ışığında, dosya konusu işlemin, alternatif pazar tanımları çerçevesinde ileride
de yer verileceği üzere rekabet açısından endişeler yaratmıyor olduğu ya da alternatif
tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etkisinin söz konusu olmadığı
düşüncesiyle ilgili ürün pazarı tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir.
H.4.3. İlgili Coğrafi Pazar
İlgili coğrafi pazarın değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulan husus, devre 300
konu altyapı üzerinden verilen hizmetler ve bu hizmetlere alternatif olarak
değerlendirilebilecek diğer hizmetlerin rekabet koşulları bakımından yeterli derecede
homojen olarak hangi coğrafi bölgelerde sunulduğunun tespit edilmesidir. Daha önce
de ifade edildiği gibi dosya konusu işlem, Botaş’a ait muhtelif doğal gaz ve ham
petrol boru hatları güzergâhları boyunca tesis edilmiş/edilecek olan fiber optik
kabloların bir kısmının 15 yıl süre ile kiralanmasıdır. Söz konusu güzergâhlar
incelendiğinde yurt dışına çıkışına imkân veren/verebilecek güzergâhların var olduğu
anlaşılmaktadır.
Rekabet Kurulunun konuya ilişkin 11.7.2007 tarih, 07-59/675-234 sayılı kararında;
uluslararası trafik taleplerinin karşılanması aşamasında, kullanıcılardan yurt dışına 310
çıkışa olanak sağlayan güzergâhlara göre farklı fiyatlar talep edilmemesi ile trafiğin
hangi güzergâhtan taşınacağı kararının işletmeciye ait olması karsısında, dosya
konusu işlem bakımından ilgili coğrafi pazarın “Türkiye” olarak tanımlanmasının
doğru olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
BTK tarafından konuya ilişkin gönderilen görüş yazısında, ihale konusu fiber optik
kabloların içerisinde yer aldığı pazarların tanımlanmasında ilgili güzergâhların ayrı
pazarlar olarak ele alınıp alınmadığı hususunda, elektronik haberleşme sektöründe
yetkilendirilmelerin daha ziyade bölgesel değil ülke genelini kapsayacak şekilde
gerçekleştirildiği, alternatif işletmeciler açısından hâlihazırdaki durum itibarıyla
bölgesel bazda rekabetçi koşullar açısından büyük farkların oluşmaması nedeniyle 320
fiber optik kablolar üzerinden verilmekte olan hizmetlere ilişkin olarak tanımlanan
pazarlarda bölgesel coğrafi ayırıma hâlihazırda gidilmediğinin değerlendirildiği
belirtilmektedir. BTK tarafından benzer tespitler Kasım 2009’da kamuoyu görüşüne
sunduğu “Toptan Kiralık Devreler” ve “Perakende Kiralık Devreler” piyasa analizi
çalışmaları dokümanlarında da ifade edilmektedir.
Bu açıklamalar neticesinde inceleme kapsamında ilgili coğrafi pazarın Türkiye olarak
belirlenebileceği söylenebilecektir. Diğer yandan Kılavuz’un 20. maddesi
çerçevesinde ilgili coğrafi pazar tanımı yapılmamıştır.
H.5. Değerlendirme
H.5.1. İşlemin Özelleştirme Kapsamında Ön Bildirime Tabi Olup Olmaması 330
1998/5 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği ile Değişik 1998/4 sayılı Özelleştirme Yoluyla
Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak
Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında
10-24/327-115
9
Tebliğ’in (1998/4 sayılı Tebliğ) 2. maddesinde “…bir teşebbüsün ortaklık paylarının
ya da diğer hak ve araçların tümünün veya bir kısmının teşebbüsün üzerindeki
kontrolü değiştirecek ya da karar organlarını etkileyecek şekilde yahut mal veya
hizmet üretimine yönelik birimlerin özelleştirme yolu ile her türlü devri”nin Tebliğ
kapsamında olduğu belirtilmektedir. Aynı Tebliğin 7. maddesinin ikinci fıkrasında
“Özelleştirme yoluyla devirlerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı dışında diğer kamu
kurum veya kuruluşlarınca gerçekleştirilmesi halinde de bu Tebliğ hükümleri 340
uygulanır. Bu takdirde, bu Tebliğ’de Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yerine
getirilmesi öngörülen yükümlülükler, devri gerçekleştirecek kamu kurum veya
kuruluşunca yerine getirilir.” ifadeleri yer almaktadır. İhaleyi gerçekleştiren Botaş,
doğalgaz ithali, dağıtımı (şehir dağıtımı hariç), satışı ve fiyatlandırması konularında
faaliyetlerde bulunmak amacıyla oluşturulan bir iktisadi devlet teşekkülüdür. Botaş,
telekomünikasyon sektöründe işletmeci sıfatını haiz olmadan ve bu anlamda “bir
imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı ya da genel izne” sahip olmaksızın
406 sayılı Kanun’un 2 (a) maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Kamu kurum ve
kuruluşlarının münhasıran verdikleri hizmetler ile ilgili olarak özel kanunları uyarınca
kurdukları telekomünikasyon tesisleri”nin hükmü gereğince kendi kullanımı için söz 350
konusu hatlara sahip olabilmiştir. İhale konusu fiberler daha önce de belirtildiği gibi
ihaleyi kazanacak firma tarafından altyapı hizmetleri verilebilmesini sağlayacak
niteliktedir. Bu anlamda Botaş’ın sahip olduğu fiber optik kablo altyapısının 15 yıl
süre ile kiralanması işleminin 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında hizmet üretimine
yönelik bir birimin özelleştirilmesi olduğu sonucuna varılmıştır. 1998/4 sayılı Tebliğ’in
7. maddesinin ikinci fıkrası gereği Botaş’ın dosya konusu işlemi Rekabet Kurumuna
bildirmesi gerekirken bildirim işleminin Tellcom tarafından yerine getirildiği tespit
edilmiştir.
1998/4 sayılı Tebliğ’in “Ön Bildirime Tabi Özelleştirme Yolu ile Devralmalar” başlıklı
3. maddesinde ön bildirime tabi işlemler “Bu Tebliğ kapsamındaki özelleştirme yolu 360
ile devralma işlemlerinde; özelleştirilecek teşebbüs ya da mal veya hizmet üretimine
yönelik birimin ilgili ürün piyasasındaki pazar payının % 20’yi veya cirosunun 20
milyon Türk Lirası’nı aşması ya da bu eşikler aşılmasa bile özelleştirilecek
teşebbüsün hukuki veya fiili imtiyazlara sahip olması...” şeklinde belirlenmiştir.
Yukarıda yer verilen maddeden anlaşılacağı üzere devre konu işlemin anılan Tebliğ
kapsamında değerlendirilmesi için üç unsurdan birine sahip olması gerekmektedir.
- özelleştirilecek teşebbüs ya da mal veya hizmet üretimine yönelik birimin ilgili
ürün piyasasındaki pazar payının % 20’yi aşması,
- özelleştirilecek teşebbüs ya da mal veya hizmet üretimine yönelik birimin ilgili
ürün piyasasındaki cirosunun 20 milyon Türk Lirası’nı aşması, 370
- özelleştirilecek teşebbüsün hukuki veya fiili imtiyazlara sahip olması.
Yukarıda da yer verildiği üzere Botaş’ın kiraya konu mevcut fiber optik kabloları ile
sözleşme çerçevesinde Tellcom’un döşemeyi taahhüt ettiği fiber optik kabloları şu
ana kadar faal ve herhangi bir ticari işleme konu olmadığından bu alanda ne bir
cirosu ne de pazar payı söz konusudur.
Birleşme-devralma işlemlerinde genellikle gelir bilgileri teşebbüslerin pazar gücünün
ya da pazar payının bir göstergesi olarak en doğru ölçüt olarak kabul edilmekle
birlikte devredilen varlık üzerinden gelir elde edilmemiş olunan durumlarda pazar
payının belirlenmesinde güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’ye
ait fiber optik kabloların kiralanmasına işlemine ilişkin Rekabet Kurulunun 07-13/112-380
10-24/327-115
10
33 sayılı kararında ön bildirim bakımından devre konu fiber optik kabloların pazar
paylarının belirlenebilmesi için kullanılan hatların mevcut ve planlanan kapasitesinin
ve kullanım oranlarının dikkate alınmasının uygun olacağı ifade edilmektedir.
Her ne kadar anılan Rekabet Kurulu kararında pazar payının hesaplanabilmesi için
fiber kıllarının mevcut ve planlanan kapasitelerinin ve kullanım oranlarının dikkate
alınabileceği ifade edilse de, bu ölçütün pazar payının dolayısı ile pazar gücünün
doğru bir göstergesi olmadığı sonucuna varılmıştır. Şöyle ki, gelişen teknoloji ile
birlikte müşterinin taleplerine bağlı olarak bir fiber kılın ucuna eklenecek cihaz ile
birlikte bu fiber kıldan temin edilebilecek kapasitede çok büyük farklılıklar ortaya
çıkabilmektedir. Bu durum Türk Telekom’dan gelen yazıda şöyle ifade edilmektedir; 390
“Fiber optik kablolar üzerinden SDH veya DWDM teknolojileri kullanılarak,
şirketimiz ihtiyaçları ve bütçesi göz önünde bulundurularak, her bir fiber çifti
üzerinden tesis edilecek transmisyon cihazının kapasitesine bağlı olarak 2
Mb/s’den 3,2 Tb/s’e kadar kapasite sağlanabilmektedir.”
Bilindiği üzere fiber optik kablolar üzerinden verilecek hizmetlerde ve genel olarak
telekomünikasyon hizmetlerinin sunumunda şebeke ekonomilerinin etkisi yoğun
olarak hissedilmektedir. Bir altyapının ticari olarak faaliyet gösterebilmesi ancak bu
altyapının belirli bir coğrafyaya yayılımı ile mümkündür. Dolayısı ile devredilecek fiber
optik kablo uzunluğunun işlemin ön bildirime tabi olup olmadığının belirlenmesi
bakımından geçerli ve doğru bir ölçüt olacağı sonucuna varılmıştır. 400
Türk Telekom’un kontrolünde bulunan ve ülke çapında yayılmış toplam fiber optik
kablo uzunluğu 128.000 km9, alternatif altyapı işletmecilerin kontrolünde bulunan
fiber optik kablo uzunluğu ise 17.113 km10’dir. Botaş’tan devralınan fiber kablo
uzunluğunun 5200 km olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu altyapının pazar
payının yaklaşık %3,5 olacağı, dolayısıyla özelleştirilecek teşebbüs ya da mal veya
hizmet üretimine yönelik birimin ilgili ürün piyasasındaki pazar payının % 20’yi
aşmadığı sonucuna varılmaktadır.11
Bir özelleştirme işleminin ön bildirime tabi olup olmadığının belirlenmesinde dikkate
alınacak diğer bir husus özelleştirilecek teşebbüsün hukuki ya da fiili imtiyaza sahip
olup olmadığıdır. 1998/4 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinin ikinci fıkrasına göre imtiyaz 410
“Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından oluşturulacak, devletin sahip olacağı imtiyazlı
hak ve paylara ilişkin hükümler saklı kalmak kaydı ile özelleştirilecek teşebbüsün
kamu kuruluşu olmasından kaynaklanan, bir kanun veya sair hukuki düzenlemeye
dayanan ya da fiilen oluşmuş, ilgili ürün piyasasında faaliyet gösteren diğer
teşebbüslerin sahip olmadığı veya olamayacağı beklenen tekel hakkı da dâhil tüm
ayrıcalıkları ifade eder.” Dolayısıyla, imtiyazın belirlenmesinde temel ölçüt ilgili ürün
pazarında faaliyet gösteren diğer teşebbüslerin sahip olmadığı veya olamayacağı
beklenen ayrıcalıkların var olmasıdır.
Tellcom ve Botaş yetkilileri ile yapılan görüşmelerde devre konu fiber optik kabloların
Botaş’a ait doğal gaz ve petrol hatlarının bir parçası (mütemmim cüzü) olmadığı, 420
anılan kabloların Botaş tarafından ilgili güzergâhların güvenliğinin sağlanmasında
iletişim amacıyla kullanıldığı ifade edilmiştir. Botaş söz konusu güzergâhların
9 Türk Telekom’dan gelen cevap yazısı.
10 Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu, 2009 yılı 4. çeyrek, Sektörel
Araştırma ve Stratejiler Daire Başkanlığı, BTK, Şubat 2010.
11 Diğer yandan kararın değerlendirme kısmında yer verildiği üzere, devredilen kılların sayısının
toplam yurt dışı çıkışı olan kıl sayısına oranı yaklaşık % 6,2’dir.
10-24/327-115
11
güvenliğine ilişkin iletişimini devriye gezen araçlar ile telsiz hatları aracılığıyla da
sağlamaktadır. Özetle, Botaş’ın döşemiş fiber optik kabloların Botaş’ın ana iştigal
konusu olan petrol ve doğal gaz taşımacılığının bir parçası olmadığı, devre konu fiber
optik kabloları ile ilgili herhangi bir hukuki ve fiili imtiyaza sahip olmadığı kanaatine
varılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dosya konusu işlemde 1998/4 sayılı
Tebliğ anlamında hukuki ya da fiili bir imtiyazdan bahsetmek mümkün
görünmemektedir. Dolayısıyla, dosya konusu fiberlerin devrinin hem pazar payı/ciro 430
eşikleri bakımından hem de fiili ya da hukuki bir imtiyazı içermemesi bakımından ön
bildirime tabi bir işlem değildir.
H.5.2. İşlemin 4054 sayılı Kanun ve 1997/1 sayılı Tebliğin Kapsamında Olması
1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinin (b) bendinde, “herhangi bir teşebbüsün ya da
kişinin diğer bir teşebbüsün malvarlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir
kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları devralması
veya kontrol etmesi” devralma işlemi olarak nitelendirilmiştir.
Dosya konusu işlem çerçevesinde Tellcom, Botaş’ın fiber optik altyapısının
kontrolünü 15 yıl süre ile devralacaktır. Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’ye ait İstanbul-
Bulgaristan güzergâhındaki iki çift fiber optik kablonun 10 yıl süreyle kiralanması 440
yoluyla Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından devralınması işlemine izin verilmesi
talebinin incelendiği Rekabet Kurulunun 07-59/675-234 sayılı Nihai İnceleme
kararında 10 yıl süreli kira işlemi bir devralma olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle
15 yıllık bir kira sözleşmesi niteliğinde olan dosya konusu işlemin de, 1997/1 sayılı
Tebliğ’in 2(b) maddesi uyarınca bir devralma işlemi olduğu sonucuna varılmıştır.
H.5.3. İşlemin 1997/1 sayılı Tebliğin Kapsamında Bildirime Tabi Olması
1997/1 sayılı Tebliğ'in 1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 4. maddesi "Bu Tebliğ’in 2.
maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralma sonucunda birleşmeyi veya
devralmayı gerçekleştiren teşebbüslerin, ülkenin tamamında veya bir bölümünde ilgili
ürün piyasasında, toplam pazar paylarının, piyasanın % 25’ini aşması halinde veya 450
bu oranı aşmasa bile toplam cirolarının 25 milyon TL’yi aşması halinde Rekabet
Kurulundan izin almaları zorunludur" hükmü ile hangi tür birleşme ya da devir
işlemlerinin Rekabet Kurulunun iznine tabi olduğunu belirlemektedir.
Tellcom’un fiber optik kablolar üzerinden sunulan hizmetler kapsamında olan kiralık
devre hizmetlerinden elde ettiği gelir (……….) TL’dir. Buna ek olarak teşebbüsün
yine aynı dönemde ses hizmetlerinden elde ettiği gelir (……….) TL’dir.12 Verilen bu
ciro bilgileri göz önünde bulundurularak devralma işleminin Tebliğ’de yer verilen 25
milyon TL ciro eşiğini aştığı dolayısıyla izne tabi bir birleşme devralma işlemi olduğu
sonucuna varılmıştır.
H.5.4. İşlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirilmesi 460
Bilindiği gibi 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan
1997/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi hükümlerine göre, inceleme konusu devralma
işleminin ilgili pazarda hâkim durum yaratılarak veya hâkim durum güçlendirilerek
etkin rekabeti önemli ölçüde engelleyip engellemediğinin değerlendirilmesi
gerekmektedir.
12 Tellcom’dan gelen cevap yazısı.
10-24/327-115
12
Hâkim durumun diğer bir ifade ile pazar gücünün en önemli göstergesi, tek başına
yeterli olmamakla birlikte, teşebbüsün ilgili pazarlardaki pazar payıdır. Kararın “İlgili
Pazar Bölümü”nde de ifade edildiği üzere, devir konusu fiber optik kablolar ile nihai
kullanıcılar için İnternet erişim ve ses hizmetlerinin yanı sıra, kiralık devre ve benzeri
kapasite hizmetlerinin sunumu olanaklıdır. Devir konusu fiber optik kabloları diğer 470
altyapı unsurlarından ayıran en önemli özellik ise bu kabloların bir kısmının yurtiçi
trafiğin yurt dışına taşınmasına olanak sağlıyor olmasıdır. Bu anlamda, söz konusu
hatlar, işletmecilerin yurtdışındaki yerleşik operatörlerden kapasite sağlamaları
koşuluyla, yurt dışı trafiğin taşınması işlevini yerine getirme olanağına sahiptir.
Devir konusu fiber optik kabloların ve devre taraf olan teşebbüsün pazar gücü
yukarıdaki açıklamalar ışığında yurt içi ve yurt dışına çıkış için gerekli olan iletim
altyapı olanakları (fiber kıl sayısı) üzerinden ve telekomünikasyon şebekelerinin
yaygınlığının ilgili pazarda faaliyet göstermedeki önemi dolayısıyla kablo uzunlukları
üzerinden değerlendirilmektedir.
Bu bağlamda, Türk Telekom’un ve alternatif altyapı işletmecilerinin yurt dışı çıkışına 480
imkân sağlayan fiber optik kablo altyapılarının kıl sayılarına ilişkin bilgiler işlem
öncesi ve işlem sonrası olmak üzere sırasıyla Tablo 1 ve Tablo 2’de verilmektedir.
Tablo 1: İşlem Öncesi Yurt Dışına Çıkış Sağlayan Hatlardaki Fiber Kıl Sayıları ve Pazar Payları
Yurt Dışına Çıkış Sağlayan Bütün
Hatlardaki Fiber Kıl Sayısı
Yurt Dışına Çıkış Sağlayan Bütün Hatlardaki
Fiber Kıl Sayısına Göre Pazar Payları (%)
Türk Telekom (….) (….)
Turknet (….) (….)
Tellcom (….) (….)
Grid (….) (….)
Memorex (….) (….)
Toplam (….) (….)
Kaynak: Taraflardan Gelen Cevap Yazıları.
Tablo 2: İşlem Sonrası Yurt Dışına Çıkış Sağlayan Hatlardaki Fiber Kıl Sayıları ve Pazar Payları
Yurt Dışına Çıkış Sağlayan Bütün
Hatlardaki Fiber Kıl Sayısı
Yurt Dışına Çıkış Sağlayan Bütün Hatlardaki
Fiber Kıl Sayısına Göre Pazar Payları (%)
Türk Telekom (….) (….)
Turknet (….) (….)
Tellcom (….) (….)
Grid (….) (….)
Memorex (….) (….)
Toplam (….) (….)
Kaynak: Taraflardan Gelen Cevap Yazıları.
Tablo 1 ve Tablo 2’de görüldüğü üzere devir işlemi ile birlikte Tellcom’un sahip
olduğu yurt dışı çıkışı olan kıl sayısı (….)’den (….)’ye çıkacaktır. Bu artış oransal
olarak yaklaşık %3,47 düzeyinde bir artışa denk gelmektedir. Diğer bir ifade ile
Tellcom’un hâlihazırda yurt dışı çıkışa sahip kıl sayısı bakımından sahip olduğu % 490
(….)’lik pay %(….)’e yükselecektir. Bununla beraber, fiber kıllar üzerinden kapasite
hesaplaması yapılmamıştır, zira fiber optik kablolar üzerinden SDH veya DWDM
teknolojileri kullanılarak her bir fiber çifti üzerinden tesis edilecek transmisyon
cihazının kapasitesine bağlı olarak çok büyük oranlarda kapasite değişikliği
sağlanabilmektedir.
10-24/327-115
13
Tablo 3: İşlem Öncesi Avrupa’ya Çıkış Sağlayan Hatlardaki Fiber Kıl Sayıları ve Pazar Payları
Avrupa Çıkışı Sağlayan Bütün
Hatlardaki Fiber Kıl Sayısı
Avrupa Çıkışı Sağlayan Bütün Hatlardaki
Fiber Kıl Sayısına Göre Pazar Payları (%)
Türk Telekom (….) (….)
Turknet (….) (….)
Tellcom (….) (….)
Grid (….) (….)
Memorex (….) (….)
Toplam (….) (….)
Kaynak: Taraflardan Gelen Cevap Yazıları
Tablo 4: İşlem Sonrası Avrupa’ya Çıkış Sağlayan Hatlardaki Fiber Kıl Sayıları ve Pazar Payları
Avrupa Çıkışı Sağlayan Bütün
Hatlardaki Fiber Kıl Sayısı
Avrupa Çıkışı Sağlayan Bütün Hatlardaki
Fiber Kıl Sayısına Göre Pazar Payları (%)
Türk Telekom (….) (….)
Turknet (….) (….)
Tellcom (….) (….)
Grid (….) (….)
Memorex (….) (….)
Toplam (….) (….)
Kaynak: Taraflardan Gelen Cevap Yazıları.
Bilindiği üzere fiber optik kablolar üzerinden verilecek hizmetlerde ve genel olarak 500
telekomünikasyon hizmetlerinin sunumunda şebeke ekonomilerinin etkisi yoğun
olarak hissedilmektedir. Bir altyapının ticari olarak faaliyet gösterebilmesi ancak bu
altyapının belirli bir coğrafyaya yayılımı ile mümkündür. Bir telekomünikasyon
şebekesinin yayılımının göstergesi olarak ise bu altyapıyı oluşturan unsurun
uzunluğu geçerli bir ölçüt olarak kabul edilebilecektir
Daha önce de ifade edildiği gibi, Türk Telekom’un kontrolünde bulunan ve ülke
sathına yayılmış fiber optik kablo uzunluğu (….) km, alternatif altyapı işletmecilerin
kontrolünde bulunan fiber optik kablo uzunluğu ise (….) km’dir. Bu çerçevede
uzunluk ölçüleri esas alınarak yapılacak değerlendirmede Telekom’un pazar payının
%(….), Tellcom’un pazar payının %(….) olduğu görülmektedir. Tellcom’un (….) km’lik 510
altyapısıyla pazar payı, işlem sonrasında Botaş’tan devraldığı 5200 km’lik altyapı ile
birlikte %(….)’e yükselecektir.
İncelememiz kapsamında fiber optik kabloların fiziksel olarak karşılaştırılmasının yanı
sıra pazar gücünün sağlıklı bir şekilde ölçülebilmesi için bu altyapı unsuru
kullanılarak sunulan hizmetler pazarındaki durum da değerlendirilecektir.
Yukarıda da değinildiği üzere fiber kablolar üzerinden sunulan en temel hizmet kiralık
devre hizmetleridir.
BTK tarafından hazırlanan “Perakende Kiralık Devreler” piyasa analizi çalışmasında
yurtiçi kiralık devre gelirleri açısından alternatif işletmecilerin pazar payının 2007
yılında %3 seviyesinde iken 2008 yılında %7 civarında olduğu; 2009 yılının ilk altı 520
ayına ait verilere göre de bu paylarını yaklaşık %13 civarına çıkardıkları
belirtilmektedir. Bunun yanı sıra, söz konusu çalışmada perakende kiralık devreler
içinde asgari kiralık devre grubu olarak nitelendirilen (64 Kbit/sn ve 2 Mbit/sn
10-24/327-115
14
arasında değişen hızlardaki kiralık devreler) devrelerin büyük çoğunluğunun Türk
Telekom tarafından sağlandığı görülmektedir.
Bu bağlamda, ayrıntılı bir inceleme yapılmaksızın kiralık devrelere ilişkin
tanımlanabilecek olası bir pazarda Türk Telekom’un hâkim durumda olduğu kolaylıkla
söylenebilecektir.
Yukarıdaki değerlendirmeye paralel olarak BTK’dan gelen görüş yazısında bahse
konu fiber optik kablolar üzerinden verilebilecek hizmetlere ilişkin olarak, Tablo 3’te 530
de görüleceği üzere Türk Telekom’un ”toptan kiralık devreler pazarı”, “perakende
kiralık devre pazarı”nda etkin piyasa gücüne sahip olduğu belirtilmektedir. Görüşte
yer alan bilgilere göre Türk Telekom’un pazar payı aşağıdaki tabloda sunulmaktadır;
Tablo 5: Türk Telekom’un Etkin Piyasa Gücüne sahip olduğu pazarlar ve payları
Pazar Payı % Ölçüt
Toptan Kiralık Devreler Pazarı (….) Devre Sayısı
Perakende Kiralık Devreler Pazarı (….) Devre Sayısı
Kaynak: BTK Görüşü
Türk Telekom’un 2009 yılında kiralık devre hizmetlerinden elde ettiği gelir (……….)
TL iken Tellcom’un bu hizmetlerden elde ettiği gelir ancak (……….) TL düzeyindedir.
Diğer önemli bir kapasite hizmeti ise metro ethernet hizmetleridir. Türk Telekom’un
bu hizmetlerden 2009 yılında elde ettiği gelir (……….) TL’dir. Buna karşın Tellcom
metro ethernet hizmetlerinden Türk Telekom’un yaklaşık %(….)’si oranında, (……….) 540
TL gelir elde etmiştir.
Diğer kapasite hizmetlerinde var olan pazar paylarına ilişkin durum G.SHDSL
hizmetlerinde de geçerliliğini korumaktadır. Türk Telekom’un söz konusu
hizmetlerden elde ettiği gelir (……….) TL iken Tellcom bu pazarda yalnızca (……….)
TL gelir elde etmiştir. Bu gelir aynı hizmetlerden Türk Telekom’un elde ettiği gelirlerin
yaklaşık %(….)’üne denk gelmektedir. Tellcom’un sunduğu kiralık devre benzeri
hizmetlerden bir diğeri olan VPN hizmetlerinden elde ettiği gelir ise yalnızca (……….)
TL’dir. 13
Tellcom’un yukarıda yer verilen belirli hizmetlerden elde ettiği gelirler Türk
Telekom’un benzer hizmetlerden elde ettiği gelirle kıyaslandığında hem miktar 550
bakımından hem de oransal olarak oldukça düşük seviyede kaldığı görülmektedir.
Kapasite hizmetlerine ilişkin yer verilen bu veriler dikkate alındığında devir işlemi ile
bu hizmetler bakımından herhangi bir hâkim durum yaratılmasının mümkün olmadığı
sonucuna varılmıştır.
Gelinen bu aşamada, devralma işleminin pazarda yaratacağı etkilerin doğru bir
değerlendirilebilmesi için, bir telekomünikasyon işletmecisi olarak Tellcom’un hizmet
sunduğu, kapasite hizmetleri dışında kalan diğer alanlara (bireysel ve kurumsal ses
ve İnternet erişimi hizmetleri) ilişkin bir inceleme yapılması gereği duyulmuştur.
Teşebbüs hakkında bilgi verilen kısımda da belirtildiği üzere bir telekomünikasyon
işletmecisi olarak Tellcom, BTK tarafından verilen yetkilendirme kapsamında Sabit 560
Telefon Hizmeti (STH) sunan bir işletmecidir. Teşebbüsün 2009 yılının 11. ayı
itibarıyla ses hizmetlerinden elde ettiği gelir (……….) TL’dir. Türk Telekom’un 2009
yılı itibarıyla sabit ses hizmetlerinden elde ettiği gelir ise (……….) TL’dir. Bu iki ciro
13 Tellcom’un Çerçeve Röle (F/R)ve ATM hizmetlerine ilişkin herhangi bir geliri tespit edilememiştir.
10-24/327-115
15
bilgisinin karşılaştırılması halinde bir alternatif STH işletmecisi olarak Tellcom’un
içinde bulunduğu durum daha açık bir şekilde anlaşılmaktadır.
Ayrıca, BTK tarafından hazırlanan “Perakende Kiralık Devreler” piyasa analizi
çalışmasında alternatif STH işletmecilerinin 2008 yılı dördüncü çeyreğinde %8 olan
pazar payının 2009 yılı dördüncü üç aylık döneminde ancak %11’e yükseldiği
görülmektedir.
Bir telekomünikasyon işletmecisi olarak Tellcom’un sunduğu bir diğer hizmet bireysel 570
ve kurumsal kullanıcılara yönelik İnternet erişim hizmetidir. Dosya kapsamında yer
alan bilgilerden Tellcom’un 2009 yılının 11. ayı itibarıyla tüm veri gelirlerinin (……….)
TL, ADSL hizmetlerinden elde ettiği gelirlerin ise (……….) TL olduğu anlaşılmıştır.
Türk Telekom’un sunmuş olduğu ADSL hizmetlerinden elde ettiği gelirlerin toplamı
ise (……….) TL’dir. Ses hizmetlerinde yaşanan duruma benzer bir şekilde İnternet
erişim hizmetleri pazarında da Tellcom’un elde ettiği gelirler yerleşik işletmeciye
kıyasla oldukça düşük seviyelerde kalmaktadır.
Bunun yanı sıra, İnternet erişim hizmetlerine ilişkin pazarda var olan genel durumun
daha iyi ortaya konulması bakımından, 2009 yılı sonu itibarıyla genişbant İnternet
erişim hizmetleri pazarında yerleşik işletmeciye alternatif diğer işletmecilerin toplam 580
pazar payının %6,3 ile sınırlı olduğu bilgisi göz önüne alınmıştır.
Değerlendirmede dikkate alınması gereken önemli bir diğer husus ise, yukarıda yer
verilen Tellcom’a ait gelirlerin elde edilmesi esnasında çoğu zaman Türk Telekom’un
sunmuş olduğu hizmetlerin bir girdi olarak Tellcom tarafından kullanılıyor olduğudur.
Bu durum ise alternatif işletmecilerin büyük oranda yerleşik işletmeciyle pazarın
hizmetler kısmında kısmen rekabet ediyor olduğu, pazarın altyapılar kısmında ise
ortaya konmaya çalışılan tablodan daha düşük seviyede bir rekabet olduğu anlamına
gelmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler birlikte değerlendirildiğinde, Botaş’ın
kontrolünde bulunan henüz iletişim alanında faaliyette bulunmayan toplam 5200 km. 590
fiber optik kablo altyapının Tellcom tarafından 15 yıl süreyle kiralamak yoluyla
devralınması neticesinde rekabeti olumsuz etkileyecek unsurların ortaya
çıkmayacağı, dolayısıyla devralma işlemine izin verilmesinde herhangi bir sakınca
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
H.5.5. 4054 sayılı Kanun’un 16. Maddesinin 1. Fıkrası Açısından Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 1. fıkrasında, “izne tabi birleşme ve
devralmaların Kurul izni olmaksızın gerçekleştirilmesi” halinde Kurul tarafından
teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin
üyelerine Kurul tarafından saptanacak olan gayri safi gelirlerinin binde biri oranında
idari para cezası verileceği ifade edilmektedir. 600
Dosya kapsamında Tellcom, Rekabet Kurumuna 24.12.2009 tarihinde bildirimde
bulunmuştur. Söz konusu bildirimin ekinde yer alan ve taraflar arasında akdedilen
“Sözleşme”nin “Yürürlük” başlıklı 35. maddesinde sözleşmenin İdare (Botaş) ve
Kiracı (Tellcom) tarafından imzalandığı tarihte yürürlüğe gireceği ve anılan
sözleşmenin 24.12.2009 tarihinde imzalandığı belirtilmektedir. Sözleşmenin
“Teslimat” başlıklı 11. maddesinde ise Botaş’a ait olan tüm istasyonlarda kiracının
konuşlandıracağı cihazlar için gerekli olan yer ile kira konusu fiber optik kablo içinde
Tellcom’a ayrılmış fiber elyafları ve Tellcom tarafından fiber optik temin ve tesis
edilecek güzergâhların tesliminin, sözleşmenin imzalanmasını izleyen on beş (15)
gün içinde yapılacağı ifade edilmektedir. 610
10-24/327-115
16
Bununla beraber, daha önce de belirtildiği üzere 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında
değerlendirilen işlemlerin, aynı Tebliğ’in 7. maddesinin 2. fıkrası hükmünce Rekabet
Kurumuna bildiriminin ilgili kamu kurum veya kuruluşlarınca yerine getirilmesi
gerekmektedir. Bu çerçevede, bildirim yükümlülüğünün asıl olarak Botaş’ta olması
sebebiyle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Tellcom’a idari
para cezası verilmesine yer olmadığı kararlaştırılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Bildirim konusu işlemin, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1998/4 sayılı
“Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin 620
Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip
Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna
OYBİRLİĞİ ile,
2. Devralma işlemi sonucunda aynı Kanun maddesinde belirtilen nitelikte hâkim
durum yaratılmasının veya mevcut hâkim durumun güçlendirilmesinin ve
böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığına, bu
nedenle bildirim konusu işleme izin verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
3. Bahse konu işleme ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci
fıkrası uyarınca Tellcom İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye idari para cezası
verilmesine yer olmadığına OYÇOKLUĞU ile 630
karar verilmiştir.
640
650
10-24/327-115
17
(18.03.2010 tarih, 10-24/327-115 sayılı Kurul Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
660
Tellcom İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin, Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma
A.Ş.(Botaş)’nin kontrolünde olup, henüz iletişim alanında faaliyette bulunmayan
toplam 5200 km. fiber optik kablo altyapıyı, 15 yıl süreyle kiralama yoluyla, Rekabet
Kuruluna bildirmeksizin devralma işlemini gerçekleştirdiği hususu sayın çoğunluk
tarafından da kabul edilmektedir.
Ancak işlemin 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında olduğu, bildirim
yükümlülüğünün esasen Botaş’ta olması gerekçesiyle, Tellcom’a idari para cezası
uygulanmamasına karar verilmiştir. 670
Oysa 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16.
(b)maddesinde izne tabi birleşme ve devralmaların Rekabet Kurulu izni olmaksızın
gerçekleştirilmesi halinde, idari para cezası sadece devralana verilebilmektedir. Yasa
hükmüne aykırı Tebliğ düzenlenemez. Kaldı ki 1998/4 sayılı Tebliğ’in 7/II. maddesi
Rekabet Kurulu’nun vereceği idari para cezasının sorumlusu ile ilgili bir düzenleme
de içermemektedir.
Bu nedenle Rekabet Kurulundan izin almadan devralma işlemini
gerçekleştiren Tellcom İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye idari para cezası verilmesi 680
görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Doç.Dr.Cevdet İlhan GÜNAY
Kurul Üyesi 690
Full & Egal Universal Law Academy