Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-1-45 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 08-50/750-305
Karar Tarihi : 14.8.2008
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı
KARAKELLE
B- RAPORTÖRLER : F. Yeşim AKCOLLU, Salim AYDEMİR, Metin PEKTAŞ
C- ŞİKAYET EDEN : Gizlilik talebi vardır.
D- HAKKINDA
ÖNARAŞTIRMA 20
YAPILANLAR : BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.
Bilkent Plaza A - II Blok, 06800 Bilkent - ANKARA
E- DOSYA KONUSU : BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.’nin,
uyguladığı fiyat politikası ile 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği
iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ : Gizlilik talepli olarak gönderilen şikayet başvurusunda
özetle;
30
- Doğal gaz alış maliyetinin gas oil, ağır fuel oil ve hafif fuel oil fiyatlarındaki
değişimlere bağlı olarak üç ayda bir tespit edildiği, söz konusu tespit sırasında
da son altı aylık fiyat ortalamalarının dikkate alındığı ve maliyetlerin ABD
Doları (dolar) kuru üzerinden olduğu,
- Dolar kurunun 1 Ocak – 31 Mart tarihleri arasında %10 arttığı, buna ek olarak
Ekim 2007- Mart 2008 tarihleri arasında petrol fiyatlarının %26 arttığı ve petrol
fiyatlarındaki bu artışın doğal gaz satış fiyatı üzerindeki etkisinin %12 olması
gerektiği, ancak tüm bu gelişmelere rağmen BOTAŞ’ın satış fiyatlarında
herhangi bir artış meydana gelmediği,
- BOTAŞ’ın satış fiyatlarının bazı aylarda doğal gaz alım fiyatının dahi altında 40
gerçekleşebileceği
ifade edilmekte; doğal gaz toptan satışı pazarında hakim durumdaki BOTAŞ’ın, alış
fiyatından daha düşük fiyat ile doğal gaz satmak suretiyle yıkıcı fiyatlandırma
uygulamak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.
maddesini ihlal ettiği iddia edilmektedir.
G- DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 24.4.2008 tarih ve 2484 sayı ile giren
şikayet üzerine düzenlenen 12.6.2008 tarih ve 2008-1-45/İİ-08-FYA sayılı İlk
İnceleme Raporu, 20.6.2008 tarih ve 08-40 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
konu hakkında 08-40/536-M sayı ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. 50
08-50/750-305
2
Söz konusu karar uyarınca düzenlenen 7.8.2008 tarih ve 2008-1-45/ÖA-08-FYA
sayılı Önaraştırma Raporu, 8.8.2008 tarih ve REK.0.05.00.00-110/136 sayılı
Başkanlık önergesi ile 14.8.2008 tarih ve 08-50 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;
- BOTAŞ’ın incelenen zaman diliminde bazı aylarda maliyetinin altında
doğalgaz satışı gerçekleştirdiği tespit edilmekle birlikte bu aşamada
soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
- Şikayetçinin geçici tedbir istemine yönelik olarak bu aşamada herhangi bir 60
karar alınmasına yer olmadığı,
- Ancak pazarın yapısı ve 1.7.2008 tarihi itibarıyla Maliyet Bazlı
Fiyatlandırma Mekanizması’nın uygulamaya konulmuş olması hususları
dikkate alındığında, 2008 yılı sonuna kadar BOTAŞ’ın fiyat ve
maliyetlerinin izlenmesinin yerinde olacağı,
- Bu kapsamda 4054 sayılı Kanun’un 14. ve 15. maddelerinin uygulanması
konusunda Başkanlığa yetki verilmesinin uygun olacağı
ifade edilmiştir.
I- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 70
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Doğalgaz sektöründe piyasa yapısı 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu ve bazen
söz konusu Kanun ile çelişse de mevcut uygulamalar çerçevesinde çizilmektedir,
Anılan dosyada, doğalgaz toptan satış piyasasındaki bazı müşterilere münhasıran
BOTAŞ’ın satış yaptığı göz önüne alınarak, ilgili ürün pazarı, “EÜAŞ, HEAŞ, YİD ve
Yİ santrallerine yapılan satışlar hariç olmak üzere doğal gaz toptan satışı pazarı”
olarak tanımlanmıştır.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Toptan satış pazarına, ilgili mevzuatta getirilen herhangi bir coğrafi sınırlamanın 80
bulunmadığı göz önüne alındığında, ilgili coğrafi pazarın "Türkiye Cumhuriyeti
sınırları" olarak belirlenmesinin yerinde olacağı anlaşılmıştır.
I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
İnceleme konusu şikâyetin mevcut düzenleme rejimi çerçevesinde değerlendirilmesi
yerinde olacaktır. Bilindiği gibi 2001 yılında çıkarılan 4646 sayılı Kanun ile doğal gaz
sektöründe paradigma değişikliğine gidilmiş, dikey bütünleşik kamu tekeli modeli terk
edilerek serbest piyasa hedefine odaklanılmıştır. Nitekim anılan Kanun’un 1.
maddesinde: “doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar
çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması
için, doğal gaz piyasasının serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir 90
doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve
denetimin sağlanması” amacı ortaya konmaktadır.
Serbestleşme esas olarak, doğal tekel niteliği taşımayan alanlarda rekabeti tesis
ederek etkinliği, sağlamayı, dağıtım ve iletim faaliyetlerinde ise, bir yandan şebekeye
08-50/750-305
3
erişim kuralları ve pazar için rekabet gibi yöntemlerle şebekeyi elinde bulunduran
teşebbüsler üzerinde rekabet baskısı yaratmayı diğer yandan iktisadi regülasyon ile
sömürücü davranışların önüne geçmeyi hedeflemektedir. Böylece iktisadi sonuçlar
bakımından piyasa, tam rekabet çözümüne yakınsayabilecektir.
Sanayileşmiş ülke deneyimleri dikkate alındığında, rekabetin tesisi bakımından üç
kritik alanın var olduğu görülmektedir. Bunlar; üretimde rekabet, toptan satış 100
piyasasında rekabet ve iletim ve dağıtım şebekelerine erişim olarak sıralanabilir.
Serbestleşmeden beklenen faydaların elde edilebilmesi için öncelikle toptan satış
piyasasında rekabetin tesisi ve şebekeye erişim kurallarının tavizsiz bir biçimde
uygulanmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Zira Türkiye’de üretimin toplam
tüketim içindeki payı, rezervler nedeniyle sınırlıdır. Diğer yandan 4646 sayılı Kanun
uyarınca BOTAŞ’ın sözleşme akdettiği ülkelerden ithalata izin verilmemesi nedeniyle,
en azından 2012 yılına kadar, rekabetin ortaya çıkması ihtimali oldukça sınırlıdır.
İnceleme konusu şikâyet dilekçesinde dile getirilen iddia, esasen BOTAŞ’ın fiyatlama
stratejisi sonucunda toptan satış piyasasında rekabetin engellendiği savına
dayanmaktadır. Söz konusu iddiada doğruluk payının bulunması durumunda, 4646 110
sayılı Kanun’da öngörülen rekabete dayalı piyasa yapısının elde edilememesi söz
konusu olacaktır. Üstelik Kanun’da öngörülen kontrat devri takviminin oldukça
gerisinde kalınmıştır. Nitekim 4646 sayılı Kanun uyarınca önümüzdeki yıl itibariyle
toplam kontratların %80’inin devredilmiş olması gerekirken, mevcut durumda ancak
%10’luk bir devir gerçekleşebilmiştir, hatta bunun da sadece yaklaşık %1’e tekabül
eden bir kısmı için tüketicilere satış yapılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla hâlihazırda
toptan satış piyasasında öngörülen rekabet düzeyinin bir hayli gerisinde kalındığı,
takvimde öngörülen rakamlara zamanında ulaşılmasının olanak dâhilinde
bulunmadığı açıktır. Bu halde şikâyet dilekçesinde dile getirilen iddianın önemi daha
da artmaktadır. 120
I.2.1. Hakim Durum Analizi
Doğalgaz toptan satış pazarında faaliyette bulunan teşebbüslerin 2006 yılı sonu
itibariyla yaptıkları satışlar ve pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo 1: Doğal Gaz Toptan Satış Şirketlerinin Satış Miktarları ve Pazar Payları (2006)
Teşebbüs
Satış Miktarı
(m3)
Pazar Payı
(%)
BOTAŞ (…………) (…………)
TPAO (…………) (…………)
THRACE BASIN (…………) (…………)
AMITY OIL (…………) (…………)
Toplam (…………) (…………)
Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere BOTAŞ doğal gaz toptan satış pazarında
yaklaşık %97’lik bir pazar payına sahiptir. 2007 yılında kontrat devrileri yoluyla
pazara giriş yapan yeni şirketlere göz atıldığında ise, 19.12.2007 tarihinde faaliyete
başlayan Shell Enerji A.Ş. tarafından 2007 yılı içerisinde kayda değer bir satışından
bahsetmenin mümkün olmadığı düşünülmektedir. Mayıs 2007’de Akkaya sahasında 130
üretime başlayan TPAO-Treador-Stratic ortaklığının ise 2007 yılı içerisinde ürettiği
08-50/750-305
4
miktar çok küçüktür ( ………………. m³). Dolayısıyla BOTAŞ’ın rakibi konumunda
bulunan toptan satış şirketlerinin ticaret hacmi miktar bazında küçük bir artış
göstermiştir. Öte yandan BOTAŞ’ın 2006 yılında (…………….) m3 olan satışları,
2007 yılında (…………….) m3’e yükseltmiştir. Buradan hareketle 2007 yılı sonu
itibariyle BOTAŞ’ın (%....)’nin üzerinde bir pazar payına sahip olduğunu söylemek
mümkündür.
2007 yılında ithal edilen gazın %63’ü Rusya’dan, %17’si İran’dan, %12’si Cezayir’den
gelmekte, geriye kalanı ise %8 ise Nijerya ve Azerbaycan arasında eşit olarak 140
paylaşılmaktadır. Nijerya ve Cezayir’den ithal edilen gaz LNG şeklinde gelmektedir.
BOTAŞ’ın imzalamış olduğu ithalat sözleşmelerine bakıldığında ise, 1986 ile 2001
yılları arasında doğal gaz ihraç eden altı ülke ile uzun vadeli sekiz adet alım
sözleşmesi imzalamış olduğu görülmektedir. Sözleşmeler arz güvenliği sağlamak için
(………) yılına kadar uzanacak şekilde(…-…) yıllık süreler için imzalanmıştır.
Halihazırda söz konusu sözleşmelerden aktif olarak doğal gaz alımı gerçekleştirilen
sözleşmeler Rusya, İran ve Azerbaycan ile doğalgaz, Nijerya ve Cezayir ile de LNG
alımına ilişkin olan yedi adet sözleşmedir. Aşağıda bu sözleşmelere ilişkin özet 150
bilgilere yer verilmektedir:
1- Rusya (Batı-1986)
14.2.1986 tarihinde SoyuzGazexport ile BOTAŞ arasında imzalanan bu sözleşme,
(…) yıl süre ile yıllık (………..) metreküp doğalgaz alım-satımı öngörmektedir.
Anlaşma kapsamında 1987 yılından itibaren doğalgaz alımına başlanmıştır. 1987
yılında 0,75 milyar metreküp alım yapıldıktan sonra izleyen yıllarda bu miktar her yıl
artmış ve 1993 yılında (……….) metreküpe ulaşmıştır. Ülkemize Bulgaristan sınırında
Malkoçlar’dan doğalgaz girişi öngören bu sözleşme (….) yılı itibariyle sona 160
ermektedir.
2- Rusya (Batı-1998)
18.2.1998 tarihinde yıllık (……….) metreküplük bir doğalgaz alım anlaşması
imzalanmıştır. Ülkemize Bulgaristan sınırından doğalgaz girişini öngören bu anlaşma
kapsamında gaz alımı 1998 yılında 2 milyar metreküp olarak başlamıştır. 2009
yılında (……….) metreküpe ulaşılması planlanmaktadır.
3- Rusya (Mavi Akım) 170
Mavi Akım Projesi olarak bilinen bu hattan gelen doğalgaza ilişkin anlaşma
15.12.1997 tarihinde BOTAŞ ile Gazexport arasında imzalanmıştır. Bu projenin
Türkiye topraklarındaki kısmı Samsun’dan başlamakta ve Amasya, Çorum, Kırıkkale
üzerinden Ankara’ya ulaşmaktadır. Yıllık (……….) metreküp doğalgaz alımı
öngörülen bu hat 2003 yılında faaliyete geçmiş ve bu hattan her yıl artan miktarlarda
alım yapılmıştır. 2008 yılında (……….) metreküp alım gerçekleşmiştir. 2009 yılı için
(….), 2010 ve sonrası için (……….) metreküp alım öngörülmektedir. Sözleşme (…)
yılında sona ermektedir.
180
4- İran
08-50/750-305
5
8.8.1996 tarihinde İran ile Türkiye arasında Doğalgaz Alım Satım Anlaşması
imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre doğalgaz alımının 2001 yılında (……….) metreküp
ile başlayıp 2007 yılında (……….) metreküpe ulaşması öngörülmüştür. İran’dan
gelen doğalgaz ülkemize Doğubeyazıt’tan giriş yapmakta ve Erzurum, Sivas, Kayseri
üzerinden Ankara’ya ulaşmaktadır. Sözleşme (……) yılında sona ermektedir.
5- Azerbaycan
190
12.3.2001 tarihinde BOTAŞ ile Azeri Socar firması ile (…….) süreli bir doğalgaz alım
satım anlaşması imzalanmıştır. Anlaşmaya göre alımların (……..) metreküp ile
başlaması ve 2009 yılında (……..) metreküp ulaşması öngörülmüştür.
6- Cezayir LNG Anlaşması
BOTAŞ, 14.4.1988 tarihinde Cezayir ile (……..) süreli ve yılda (……..) metreküp LNG
alımı öngören anlaşma imzalamıştır. 1995 yılında imzalanan zeyilname ile kontrat
miktarı yıllık (……..) metreküpe çıkarılmıştır.
200
7- Nijerya LNG Anlaşması
9.11.1995 tarihinde Türkiye ile Nijerya arasında LNG alım satım anlaşması
imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre yıllık (……..) metreküp LNG alımı
öngörülmektedir.
Aşağıdaki tablo, BOTAŞ’ın imzalamış olduğu söz konusu ithalat sözleşmelerini
özetlemektedir.
Tablo 2: BOTAŞ’ın Mevcut Doğal Gaz İthalat Sözleşmeleri 210
4646 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinde BOTAŞ’ın, hazırlık döneminden sonra
başlamak üzere, ithalatı ulusal tüketimin %20’si oranına düşünceye kadar yeni doğal
gaz alım sözleşmesi yapamayacağı; 2009 yılına kadar BOTAŞ’ın toplam yıllık ithalat
miktarının ulusal tüketimin %20’sine düşünceye kadar, mevcut doğal gaz alım veya
satış sözleşmelerinin özel sektöre devredilmesi öngörülmektedir.
Yukarıda belirtilen kanuni zorunluluktan hareketle, BOTAŞ kontrat devir ihalesi
düzenlemiş ve 4 milyar m3’e tekabül eden doğal gaz sözleşmesini dört teşebbüse
(Shell Enerji A.Ş., Bosphorus Gaz Corporation A.Ş., Enerco Enerji San. Tic. A.Ş. ve 220
Avrasya Gaz A.Ş.) devretmiştir. Rekabet Kurulu 3.5.2007 tarih ve 07-37/382-143
sayılı kararı ile Shell Enerji A.Ş.’nin bir lota karşılık gelen 250 milyon m3/yıl;
İthalat Sözleşmeleri İmza Tarihi Faaliyet tarihi
Süre
Yıl
Süre bitim
tarihi
Hacim
(Myr M3/yıl
plato)
Rusya (Batı) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Cezayir (LNG) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Nijerya (LNG) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
İran (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Rusya (Mavi Akım) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Rusya (Batı) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Türkmenistan (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Azerbaycan (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
08-50/750-305
6
11.07.2007 tarih ve 07-59/687-242 sayılı kararı ile Bosphorus Gaz Corporation
A.Ş.’nin üç lota karşılık gelen 750 milyon m3/yıl; 1.11.2007 tarih ve 07-83/1007-392
sayılı kararı ile de Enerco Enerji San. Tic. A.Ş.’nin on lota karşılık gelen 2.5 milyar
m3/yıl; 3.12.2007 tarih ve 07-901/1160-453 sayılı kararı ile Avrasya Gaz A.Ş.’nin iki
lota karşılık gelen 0,5 milyar m3’lük doğal gaza tekabül eden miktarlara ilişkin
sözleşmeleri BOTAŞ’tan devralması işlemine izin vermiştir.
Daha önce ifade edildiği üzere, 4646 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, 230
BOTAŞ dışındaki ithalat şirketlerine BOTAŞ’ın sözleşme yapmış olduğu ülkeler ile
söz konusu sözleşmeler sona erinceye kadar gaz alım sözleşmesi yapma yasağı
getirilmektedir. Yukarıda da bahsedildiği üzere, BOTAŞ hâlihazırda altı ülke ile sekiz
sözleşme imzalamıştır. Dolayısıyla, BOTAŞ’ın mevcut sözleşmelerini özel sektöre
devretmesi dışında, özel sektör teşebbüslerinin toptan satış pazarına girmeleri pek
olası görünmemektedir.
Doğal gazın iletimi ve hâlihazırda kısıtlı olan depolama faaliyetleri de fiilen BOTAŞ’ın
tekelindedir. 4646 sayılı Kanun özel sektörün de iletim hattı sahibi olmasına imkân
tanırken, BOTAŞ mevcut, inşaat halinde ya da planlanan iletim hatları üzerinde tekel 240
hakkına sahiptir. Doğal gazın depolanması aşamasında ise, Türkiye sınırları
içerisinde iki adet tamamlanmış, iki adet de yapılması planlanan depolama
tesislerinden bahsetmek mümkündür. BOTAŞ, TPAO ile Temmuz 1999’da Doğal
Gaz Yeraltı Depolama ve Yeniden Üretim Hizmetleri Anlaşması imzalamıştır. Bu
anlaşmaya göre BOTAŞ, Marmara Denizi’nin kuzeyinde bulunan, yıllık kapasitesi 1,6
milyar m3 olan TPAO’ya ait iki doğal gaz sahasını (Kuzey Marmara ve Değirmenköy)
yeraltı depolama tesisi olarak kullanmaktadır. Tuz domlarında yapılması öngörülen
diğer iki depolama tesisi ise (Tuz Gölü ve Tarsus) BOTAŞ’ın mülkiyetinde olacaktır.
Dolayısıyla, mevcut durumda depolama tesisi gibi kullanılan ancak kuruluş amacı
LNG terminali olan Ege Gaz dışında, mevcut durumda faal olan ve yapılması 250
planlanan tüm depolama tesisleri BOTAŞ’ın mülkiyetinde ve/veya işletmesi
kapsamındadır.
Bu çerçevede, BOTAŞ toptan satış pazarının hemen tamamını kontrol etmesi,
bununla birlikte iletim ve depolama faaliyetlerinde fiili tekel konumunda bulunması
nedeniyle ilgili ürün piyasasında hâkim durumdadır. Üstelik BOTAŞ’a rakip olan
teşebbüsler tarafından, anılan ithalat sınırlaması nedeniyle kısa ve orta vadede gaz
temini beklenmemekte, kontrat devirlerinin 4646 sayılı Kanun’da öngörülen hızda
gerçekleşemeyeceği ileri sürülmektedir. Bu itibarla BOTAŞ’ın hâkim durumunu
önümüzdeki yıllarda koruyacağını söylemek mümkündür. 260
I.2.2. Şikayet Dilekçesinin İçeriğinin İrdelenmesi
Söz konusu şikayet kapsamında, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi hükmü
bakımından önem teşkil eden üç olasılık mevcuttur. Bunlara ilişkin değerlendirmeye
aşağıdaki kısımlarda yer verilecektir.
BOTAŞ, yukarıda açıklandığı üzere altı ülke ile sekiz ithalat anlaşması yapmıştır ve
halihazırda bu anlaşmalardan yedi tanesi yürürlüktedir. Dolayısıyla, BOTAŞ çok farklı
kaynaklardan doğal gaz temin edebilmektedir. Doğal gaz ürün olarak homojen bir
ürün olduğu için hangi müşteriye hangi ithalat sözleşmesinden kaynaklanan gazın 270
satıldığı önem arz etmemektedir. Dolayısıyla, BOTAŞ çeşitli kaynaklardan/ülkelerden
aldığı doğal gazı hem fiziksel hem de ekonomik olarak paçallayarak müşterilerine
satabilmektedir. Oysa kontrat devralan şirketler sadece Rusya’dan gelen gazı satın
08-50/750-305
7
alabilmekte, Rusya’dan üç farklı kaynaktan gelen gazın da sadece bir kaynaktan
gelenini alabilmektedir. Bu yüzden onların almış olduğu doğal gazı herhangi bir
şekilde paçallamasına imkan yoktur.
BOTAŞ, Türkiye doğal gaz toptan satış pazarında %97’lik pazar payı bulunduğu,
kamu kurumu olduğu ve yaptığı ithalat sözleşmeleri Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi
garantili olduğu için alım gücü çok yüksek bir kuruluştur. Dolayısıyla, söz konusu alım 280
gücünü kullanarak ithal ettiği gazı kontrat devralan şirketlerden düşük maliyetlerle
alıyor olabilir.
Yukarıda bahsedilen ihtimalde BOTAŞ’ın hâkim durumunu kötüye kullandığından
bahsetmek mümkün değildir. Bu durumda BOTAŞ sadece doğal gaz piyasasındaki
alım gücünü kullanarak ve/veya etkinlik yoluyla maliyetlerini aşağıya çekmektedir. Bu
durumda söz konusu fiyatlama politikasının yıkıcı nitelik taşıdığını ileri sürmek
mümkün olmayacaktır.
BOTAŞ’ın yıkıcı fiyatlama yaptığına dair bir diğer iddia da, farklı tüketici grupları 290
arasında çapraz sübvansiyon yaptığı savına dayanmaktadır. BOTAŞ tarafından
rekabete açık olan toptan satış piyasasında görece düşük fiyatlar uygulandığı, buna
karşın rekabete açık olmayan EÜAŞ, YİD ve Yİ’lere yönelik satışlarda, giderek artan
oranda yüksek fiyatlama politikasının izlendiği ve EÜAŞ, YİD ve Yİ’lere yönelik
satışların, toplam satışlar içindeki yüksek payı dikkate alınarak, anılan guruplardan
elde edilen gelirlerin düşük fiyatla satışların finansmanında kullanıldığı iddia
edilmektedir.
Daha önce de belirtildiği gibi doğal gaz sektöründe iletim ve depolama faaliyetlerinde
BOTAŞ fiili olarak hakim durumdadır. Yapılan çeşitli toplantılar ve elde edilen bilgiden 300
de anlaşıldığı üzere, söz konusu faaliyetler düzenlemeye tabi olmakla birlikte, toptan
satış piyasasında 2007 yılına kadar BOTAŞ dışında herhangi bir teşebbüsün faaliyet
göstermemesi nedeniyle bu düzenlemelerde herhangi bir sorun yaşanmamıştır.
Piyasaya yeni şirketlerin girmesi ile altyapıya erişimde üçüncü kişiler arasında
ayrımcılık yapılmaması önem kazanmıştır. Dosya konusu şikâyette, BOTAŞ
açısından olası hâkim durumunu kötüye kullanma ihtimallerinden biri de fiili hâkimi
olduğu altyapı (iletim hatları ve depolama) ve rekabete açık olan toptan satış piyasası
arasında çapraz sübvansiyon yaparak fiyatlama politikasını belirleyip belirlemediğidir.
Bu tür bir davranış, şüphesiz, altıncı madde kapsamında Kanuna aykırı bir eylem
olarak değerlendirilecektir. 310
Başka bir olasılık da BOTAŞ’ın maliyet artışlarını, yukarıda sayılan gerekçelerden
farklı sebeplerle fiyatlarına yansıtmaması ihtimalidir. Bu durumda da yine piyasadaki
rakiplerin faaliyetleri ve yeni girişler zorlaştırılacaktır. Bu durumun da sonuçlarının
Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
I.2.3. Yıkıcı Fiyatlandırma
Hakim durumdaki bir teşebbüsün, fiyatlarını belirli bir süreyle belirli bir seviyenin
altında tutması mevcut rakip teşebbüslerin pazarda faaliyet göstermesini
zorlaştırabilmekte hatta bu teşebbüslerin pazar dışına çıkmasına sebep 320
olabilmektedir. Bunun yanı sıra bu yolla potansiyel rakiplerin de pazara girişini
güçleştirilmekte ya da imkansız hale getirilmektedir. Rakip teşebbüslerin pazar dışına
itilmesi sağlandıktan sonra, fiyatlar yukarıya çekilerek, düşük fiyat dönemindeki
08-50/750-305
8
zararlar telafi edilmektedir. Rekabet hukukunda “yıkıcı fiyat” olarak adlandırılan bu
durum, dışlayıcı bir uygulama olarak hakim durumunun kötüye kullanılması
kapsamında değerlendirilmektedir.
Ancak hakim durumdaki teşebbüslerin tüm fiyat indirimlerinin yıkıcı fiyat olarak
değerlendirilebilmesi mümkün değildir. Zira teşebbüsler arası rekabetin birincil
unsuru fiyat rekabetidir ve rekabetten beklenen faydaların başında, teşebbüsler 330
arasında gerçekleşen fiyat rekabeti sonucunda fiyatların düşmesidir. Bunun yanısıra
stokların eritilmesi, promosyon, indirim politikaları, ekonomik konjonktür ve buna
benzer saikler de masum ve arzu edilen fiyat düşüşlerini açıklayabilecek nedenlerdir.
Ayrıca düşük fiyatlar, teşebbüslerin etkin ve verimli çalışmasının doğal bir sonucu da
olabilmektedir.
Bu çerçevede fiyat düşüşleri, rekabet hukukunda bir yandan kuşkuyla yaklaşılan,
diğer yandan arzu edilen ve beklenen durumlardır. Bu ikilem rekabet hukuku
uygulayıcılarının yıkıcı fiyat tespiti yapmalarını ve karar almalarını güçleştirmektedir.
Zira uygulayıcılar bu tespiti yaparken, teşebbüslerin rekabetçi davranışlarını, etkin 340
işleyişlerini ve masum pazarlama ve satış politikalarını cezalandırmamak noktasında
hassasiyet taşımaktadırlar.
Yıkıcı fiyatlandırmaya yönelik olarak teoride çeşitli saptamalar bulunmaktadır. Bu
saptamaların başında, yıkıcı fiyatlandırmanın daha çok hakim durumda olan ve
yüksek pazar payına sahip teşebbüslerce gerçekleştirilebileceğidir. Hakim durumdaki
bir teşebbüs sahip olduğu pazar gücü sayesinde, fiyatlama davranışlarını bağımsız
bir şekilde gerçekleştirebildiğinden, kısa dönemde düşük fiyat, uzun dönemde de
bunun telafisine yönelik olarak yüksek fiyat uygulamak noktasında herhangi bir sorun
yaşamayacaktır. Buna karşılık pazarda birbirlerine yakın rekabetçi güce sahip birden 350
fazla teşebbüsün bulunması halinde, bu teşebbüslerden bir tanesinin sistematik
olarak yıkıcı fiyatlandırma yapabilmesi güçtür. Nitekim, yıkıcı fiyatlandırma rekabet
hukukunda dışlayıcı eylemlerin bir parçası olarak, hakim durumun kötüye
kullanılması kapsamında değerlendirilmekte olup, düşük fiyatlamanın yıkıcı
fiyatlandırma sayılabilmesinin ön koşulu olarak bu fiyatlandırmayı gerçekleştiren
teşebbüslerin hakim durumda olmaları şartı aranmaktadır.
Bir diğer önemli saptama, yıkıcı fiyat uygulanan pazarlarda giriş engellerinin yüksek
olması gerektiği yönündeki saptamadır. Esasen yıkıcı fiyatlandırma başlı başına
pazara bir giriş engeli oluşturmaktaysa da, rakip teşebbüslerin bertaraf edilmesinin 360
akabinde fiyatlar yeniden yükseltildiğinde, yeni teşebbüslerin pazara giriş yapmasının
önünde birtakım farklı giriş engellerinin de bulunması gerekmektedir. Aksi takdirde
uzun dönemde piyasaya yeni girişlerin gerçekleşmesi halinde, teşebbüslerin yıkıcı
fiyat uygulamasından beklediği faydayı elde etmesi güçleşecektir. Bu nedenle pazara
giriş engellerinin düşük olduğu pazarlarda yıkıcı fiyatlandırma yapmak teşebbüsler
açısından rasyonel bir tercih olamayacaktır.
Diğer yandan yıkıcı fiyat uygulamaları, teşebbüslerin birden fazla pazarda faaliyet
göstermeleri halinde daha anlamlı olmaktadır. Böyle pazarlarda teşebbüsler, yıkıcı
fiyatlandırma yaptıkları iş kolunda karşılaştıkları finansal zararları, faaliyet 370
gösterdikleri diğer pazar veya pazarlarda elde ettikleri karlar ile karşılama yani
“çapraz sübvansiyon” yapabilme imkanına sahiptir. Ancak tek bir pazarda faaliyet
gösteren teşebbüslerin yıkıcı fiyatlandırma yapmaları halinde, kısa dönemdeki
zararlar yalnızca uzun dönemdeki karlarla telafi edilebilecektir ki; hiçbir teşebbüs için
08-50/750-305
9
yıkıcı fiyat stratejisinin başarılı olup olmayacağı ve uzun dönemde yüksek karlar elde
edilip edilmeyeceği kesin değildir. Bu nedenle teşebbüsler, zararlarını diğer
faaliyetlerindeki karlarından karşılama imkanına sahip değilse yıkıcı fiyatlandırma
yapmanın risklerinden kaçınacaklardır.
Yıkıcı fiyatın tespitine yönelik testlerde, teşebbüslerin uyguladıkları fiyatlar ile çeşitli 380
maliyet rakamları analiz edilmektedir. Analizlerde kullanılan satış fiyatlarına erişim
çoğu zaman zor değildir. Ancak maliyet analizi yapılırken hangi tür maliyetlerin
dikkate alınacağı ve hangi maliyet kalemlerinin dahil edilmesi gerektiği her bir
teşebbüs ve her bir ürün bakımından farklılık arz edebilmektedir.
Öncelikle yıkıcı fiyat analizlerinde önem arz eden farklı maliyet türleri için kısa
tanımlar yapmak yerinde olacaktır:
Kısa Dönem Marjinal Maliyet: Teşebbüslerin kurulu üretim tesisinde
her bir ilave ürün için katlanılan maliyet. 390
Toplam Sabit Maliyet: Teşebbüslerin üretime bağlı olarak değişmeyen
maliyetleri.
Ortalama Sabit Maliyet: Her bir ürün başına düşen sabit maliyet
(Toplam Sabit Maliyet/Toplam Üretim)
Toplam Değişken Maliyet: Teşebbüslerin üretime bağlı olarak değişen
maliyetleri.
Ortalama Değişken Maliyet: Her bir ürün başına düşen değişken
maliyet (Toplam Değişken Maliyet/Toplam Üretim)
Kaçınılabilir Maliyet: Teşebbüsün belirli bir üretimden vazgeçmesi
halinde kaçınılabilecek maliyetler. Kaçınılabilir Maliyet, değişken 400
maliyetten farklı olarak bazı sabit maliyet kalemlerini de içermekte
ancak batık maliyetleri içermemektedir.
Uzun Dönem Marjinal Maliyet (Long Run Incremental Cost): Her bir
ilave ürün üretimi için uzun dönemde katlanılan maliyet. Bu maliyet
türünde hem sabit maliyetler hem de değişken maliyetler dikkate
alınmaktadır. Özellikle şebeke sektörleri gibi yüksek sabit maliyetler
ile ihmal edilebilir düzeyde değişken maliyetlerin bulunduğu
sektörlerdeki analizler bakımından önemli bir maliyet türüdür.
Areda-Turner testi, yıkıcı fiyat analizlerinde kullanılan ve bu alanda gelenekselleşmiş 410
bir testtir. Bu test temelde “kısa dönem marjinal maliyetler” üzerinden
uygulanmaktadır. Buna göre, fiyatların kısa dönem marjinal maliyetlerin altında
kaldığı durumlarda yıkıcı fiyatlandırma yapıldığı kabul edilmektedir. Ancak kısa
dönem marjinal maliyetlerin hesaplanması mümkün olmadığından, Areda-Turner
testinde, bu maliyet türüne yakınsadığı varsayılan ortalama değişken maliyetler
kullanılmaktadır. Buna göre satış fiyatlarının ortalama değişken maliyetlerin altında
kaldığı durumlarda yıkıcı fiyatlandırmanın varlığından söz edilebilmektedir.
Diğer yandan Komisyon’un yıkıcı fiyat değerlendirmesi yaptığı Akzo kararında, bu
testten bir adım öteye gidilmiştir. Bu kararda ortaya çıkan yaklaşıma göre, öncelikle 420
Areda-Turner testinde olduğu gibi ortalama değişken maliyetlerin altındaki fiyatlar
yıkıcı fiyat sayılmış, fiyatların ortalama değişken maliyetlerin üstünde ancak ortalama
toplam maliyetlerin altında olduğu durumlarda teşebbüslerin niyetine bakılarak karar
verilmesi gerektiği sonucunu ulaşılmıştır.
08-50/750-305
10
Bu testler halen geçerliliğini korumakla birlikte, son yıllarda özellikle şebeke
endüstrilerinde farklı maliyet türlerini dikkate alan yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. AB
Komisyonu’nun Deutsche Telekom, Deutsch Post ve Wanadoo kararlarında dikkate
alınan yaklaşımda, ortalama değişken maliyet yerine, bazı sabit maliyet kalemlerini
de içeren “kaçınılabilir maliyet” ve uzun dönemli bir maliyet türü olan “uzun dönem 430
marjinal maliyet” kullanılmakta ve ayrıca yıkıcı fiyatlandırma olduğu iddia edilen
pazarlardaki stratejik yapı da dikkate alınmaktadır.
I.2.4. Fiyatlandırmaya İlişkin Hukuki Mevzuat ve Uygulama
BOTAŞ, Türkiye içinde ve dışında her türlü petrol ve petrol ürünleri ile doğal gaz boru
hatlarını inşa etmek, ettirmek, inşa edilmiş boru hatlarını devralmak, satın almak veya
kiralamak, boru hattı ile petrol, petrol ürünleri ve doğal gaz nakliyatında bulunmak ve
anılan boru hatlarında nakledilecek ham petrol ve doğal gazı satın almak ve satmak,
yurt dışında petrol ve doğal gazın teminine yönelik arama, sondaj, üretim, depolama
ve rafinaj gibi tüm petrol ameliyelerini yapmak amacı ile, 233 sayılı Kamu iktisadi 440
Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak ve söz
konusu Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere
kurulmuş, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir İktisadi Devlet
Teşekkülü (İDT) dür.
İDT’ler, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet gösteren teşebbüsler olup, kural
olarak, diğer bütün KİT’ler gibi ürettikleri mal ve hizmet fiyatlarını tespitte serbesttirler.
Bu esaslar dairesinde faaliyet gösteren BOTAŞ’ın doğalgaz satış fiyat tarifesi de, her
ay BOTAŞ yönetim Kurulu’nca alınan kararlar ile belirlenmekte ve kural olarak 1 ay
sure ile geçerli olacak olan bu tarifeler, ay başında şirketin resmi web sitesinde ilan 450
edilmektedir. Ancak BOTAŞ, tarifelerini belirlerken mutlak bir serbestiye sahip
olmayıp, diğer bütün doğalgaz piyasası oyuncuları gibi, 4646 sayılı Kanun ve buna
dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemeler ile konuya ilişkin EPDK kararlarının çizdiği
sınır ve çerçeve içinde hareket etme zorunluluğu altındadır. BOTAŞ’ın tarifeleri
bakımından getirilen bir diğer düzenleme ise, Yüksek Planlama Kurulunun
14/02/2008 tarih ve 2008/T-5 sayılı “Enerji KİT’lerinin Uygulayacağı Maliyet Bazlı
Fiyatlandırma Usul ve Esasları Kararı” olup maliyet bazlı otomatik bir fiyatlandırma
mekanizması öngören söz konusu düzenleme, 1.7.2008 tarihinden itibaren
uygulanmaya başlanılmıştır. Bu son döneme ilişkin ayrı bir değerlendirme yapılması
gerekmekte olup, öncelikle 4646 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemeler bakımından bir 460
değerlendirme yapılacaktır.
2007 ve 2008 yıllarına ilişkin tarifeler hukuki dayanağını aşağıdaki düzenlemelerden
almaktadır:
1- 4646 Sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu,
2- Doğalgaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği,
3- 2007 yılına ilişkin EPDK Kurul Kararları:
a. 1004 Sayılı EPDK Kurul Kararı (İletim ve Sevkıyat Kontrol Tarifesi), 470
b. 1005 Sayılı EPDK Kurul Kararı (Depolama Tarifesi),
c. 1006 Sayılı EPDK Kurul Kararı (Toptan Satış Tarifesi),
d. 1007 Sayılı EPDK Kurul Kararı (LNG Toptan Satış Tarifesi),
e. 1008 Sayılı EPDK Kurul Kararı (Perakende Satış Tarifesi),
08-50/750-305
11
4- 2008 yılına ilişkin EPDK Kurul Kararları:
a. 1437 Sayılı EPDK Kurul Kararı (İletim ve Sevkıyat Kontrol Tarifesi),
b. 1428 Sayılı EPDK Kurul Kararı (Depolama Tarifesi),
c. 1439/2 Sayılı EPDK Kurul Kararı (Toptan Satış Tarifesi),
d. 1411 Sayılı EPDK Kurul Kararı (LNG Toptan Satış Tarifesi), 480
e. 1524 Sayılı EPDK Kurul Kararı (Perakende Satış Tarifesi).
5- Yüksek Planlama Kurulu (YPK) Kararı
I.2.4.1. 4646 Sayılı Kanun
Rekabet ve Ayrıştırma
Doğal gaz piyasasında serbestleştirmenin faydalarından istifade edebilmenin en
önemli gereklerinden birisi, elbette ki pazarda işleyebilir bir rekabetçi yapının 490
oluşturulmasıdır. Kimi yönleri itibarıyla doğal tekel özelliği taşıyan şebeke
ekonomilerinde sağlıklı ve işleyebilir rekabete dayalı bir piyasanın oluşturulabilmesi
için, üretim ya da ithalattan, nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar oluşan çeşitli aşamalar
bakımından oluşan piyasa faaliyetlerinin ayrıştırılması önem arz etmektedir.
Bu amaç doğrultusunda dizayn edilen 4646 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, piyasa
faaliyetlerinde bulunacak teşebbüslere, her bir piyasa faaliyeti için ve söz konusu
faaliyetlerin birden fazla tesiste yürütülecek olması halinde ise her bir tesis için ayrı
ayrı lisans alma koşulu getirilmektedir (madde 6/a-1). Öte yandan, bir teşebbüsün
birden fazla lisansa sahip olması ya da aynı faaliyeti birden fazla tesiste yürütmesi 500
halinde, hesap ayrıştırması şart koşulmuş ve her faaliyet veya tesis için ayrı
muhasebe kaydı tutma yükümlülüğü getirilmiştir (m. 6/a-2, 7/c). BOTAŞ için
muhasebe ayrıştırması hususunda bir süre de öngörülmüş olup Kanun’un Geçici 2.
maddesi ile; “BOTAŞ'ın iletim, depolama, satış, ithalat faaliyetlerine ilişkin muhasebe
ayrışımı, hazırlık dönemi sonundan itibaren oniki ay içerisinde gerçekleştirilir.”
denilmek suretiyle bu süre hazırlık dönemi sonundan itibaren 12 ay olarak tesbit
edilmiştir.
Ayrıca, BOTAŞ’ın mevcut durumu saklı kalmak kaydıyla, doğal gaz piyasasında
faaliyet gösteren herhangi bir teşebbüsün, kendi faaliyet alanı dışında faaliyet 510
gösteren tüzel kişilerden sadece birine iştirak edebileceği, kendi faaliyet alanında
faaliyet gösteren ikinci bir şirket kuramayacağı ve yine kendi alanında faaliyet
gösteren hiçbir şirkete iştirak edemeyeceği düzenlenmiştir (m. 7/a-3).
4646 sayılı Kanun, hesap ayrıştırması temel prensibinin yanında, pazarın rekabete
açılması, pazarda rekabetin korunması ve geliştirilmesine yönelik önemli diğer bazı
hükümler de içermektedir. Adı geçen Kanun’un 7 nci maddesinin (a) bendinde,
öncelikle, “7.12.1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda
öngörülen rekabet özgürlüğü, hakim durumun kötüye kullanılmaması, birleşme ve
devir almaya ilişkin [hususların], doğal gaz piyasasında faaliyet gösterecek tüzel 520
kişilere de [uygulanacağı]” hükmüne yer verilmektedir. Bu düzenleme ile esasen,
serbestleştirmenin tabii bir sonucu olan bir duruma işaret edilmekle birlikte, 4054
sayılı Kanun’un uygulanırlığı bakımından hiçbir tereddüde yer bırakmayan işbu
hükmün 4646 sayılı Kanun’a dercedilmiş olması önemlidir.
08-50/750-305
12
Doğal gaz piyasasında rekabetçi yapı üzerinde doğrudan etkili olacak bir diğer
hüküm ise, dağıtım şirketlerinin bir sağlayıcıdan en fazla %50 olmak üzere, alımlarını
en az iki sağlayıcıdan tedarik etmeleri esasını getiren 4646 sayılı Kanun’un 7/d bendi
hükmüdür. İnceleme tarihi itibarıyla dahi doğal gaz toptan satış pazarında BOTAŞ
dışındaki teşebbüslerin toplam miktarlarının düşüklüğü göz önüne alındığında bu 530
hükmün yakın gelecekte uygulamaya konulabilmesi ihtimalinin zayıf olduğu
görülmektedir.
Pazarın yapısı ile ilgili olarak getirilen diğer bir hüküm ise, pazardaki teşebbüslerin
büyüklüğüne ilişkin sınırlama getiren, “Türkiye’deki üretim şirketleri hariç olmak
kaydıyla hiçbir tüzel kişi[nin], … ulusal doğal gaz [tüketiminin] yüzde yirmisinden
fazlasını [satamayacağı]” yönündeki 7/a-2 maddesi hükmüdür. Bu noktada,
BOTAŞ’ın mevcut yapısı gereği sahip olduğu pazar payının % 20 sınırına
indirilmesine dair düzenlemeleri de içeren Kanun’un Geçici 2 nci maddesine yer
vermek yerinde olacaktır. 540
4646 sayılı Kanun’un 16.6..2005 tarih, 5367 sayılı Kanunla değişik Geçici 2.
maddesine göre;
“BOTAŞ, hazırlık döneminden sonra başlamak üzere ithalatı ulusal tüketimin
yüzde yirmisi oranına düşünceye kadar yeni doğal gaz alım sözleşmesi
yapamaz. 2009 yılına kadar toplam yıllık ithalat miktarını yıllık ulusal tüketimin
yüzde yirmisine düşürünceye kadar, mevcut doğal gaz alım veya satım
sözleşmelerinin kısmi veya bütün olarak tüm hak ve yükümlülükleri ile
devredilmesi için istekli olan diğer ithalat lisans yeterlilik sahibi ve satıcı 550
şirketten sözleşme devri hususunda ön onay alan şirketlerin katılacağı devir
için BOTAŞ tarafından ihale yapılır. İhalede birinci olan şirketten başlamak
üzere satıcı tarafla görüşmek ve yeni sözleşmeyi imzalamaya yönelik satıcı
onayını temin etmek üzere BOTAŞ tarafından tüzel kişilere sırayla muvafakat
verilir. İlgili tüzel kişi sözleşmenin satıcı tarafı ile devredilecek miktar için, yeni
sözleşme yapmasından sonra devir yürürlüğe girer. Ancak ilgili ihalede tüzel
kişilerin satıcı tarafla sözleşme yapamaması halinde, ithalat lisans yeterlilik
sahibi şirketlerin katılacağı ve kazanan ithalatçı şirketin BOTAŞ’ın, tüm yurt
dışı mükellefiyetlerini yerine getirmeyi kabul etmesi ve ikili anlaşmalarla
belirlenen doğal gaz alım fiyatının altında olmaması şartıyla miktar devrine 560
imkan tanıyan ayrı ihale yapılır. Hazine garantili sözleşmesi bulunan Yap-İşlet
ve Yap-İşlet-Devret Santralleri, Hazine Müsteşarlığına başvurarak ilgili Hazine
garantilerinden feragat etmek koşuluyla, doğal gaz alımlarını piyasa koşulları
içinde basiretli bir işletmeci gibi davranarak en ekonomik kaynaktan
yaptıklarını Kurula ispat etmek ve doğal gaz satın alma maliyetindeki düşüşü
elektriğin satış fiyatında bir azalma sağlayacak şekilde yansıtmak
zorundadır.
BOTAŞ tarafından her takvim yılında devredilen miktarlar, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte alım taahhüdünde bulunulan toplam doğal gaz 570
miktarının yüzde onundan daha az olamaz.
Ayrıca, BOTAŞ'ın mevcut sözleşmelerinin var olduğu ülkeler dışındaki
ülkelerden yapılacak ithalat için yapılacak müracaatlarda Kurul, piyasada
rekabet ortamının oluşturulması, mevcut sözleşmelerden doğan
yükümlülükleri ve ihracat bağlantılarını dikkate alarak belirleyeceği usul ve
08-50/750-305
13
esaslar dahilinde müracaatları değerlendirerek ithalata müsaade edebilir.
Ancak, BOTAŞ'ın mevcut sözleşmelerinin var olduğu ülkeler ile bu sözleşme
süreleri sona erinceye kadar bu ülkeler ile hiç bir ithalatçı şirket tarafından yeni
gaz alım sözleşmeleri yapılamaz. Söz konusu mevcut sözleşmelerin sona 580
erdiği tarihten itibaren aynı miktarlar için yeni ithalat sözleşmeleri yapılabilir.
Ancak, ihraç amaçlı veya Kurumca tespit edilecek yurt içi doğal gaz arz
açığının olması durumunda söz konusu ülkelerle yeni gaz alım bağlantıları
yapılabilir.
Bu Kanun hükümlerine göre, dağıtım faaliyeti hariç, BOTAŞ'ın dikey
bütünleşmiş tüzel kişiliği 2009 yılına kadar devam eder. Bu tarihten sonra
BOTAŞ yatay bütünleşmiş tüzel kişiliğe uygun olarak yeniden yapılandırılır.
Yeniden yapılandırılma sonucu meydana gelecek yeni tüzel kişilerden, sadece
gaz alım ve satım sözleşmelerine sahip olan ve ithalat faaliyeti yapacak olan 590
şirket, BOTAŞ'ı temsil eder ve BOTAŞ adı ile anılır. Yeniden yapılandırılma
sonucu ortaya çıkan bu şirketlerden iletim faaliyeti yapan şirket hariç, diğerleri
iki yıl içinde özelleştirilir.”
Tarifeler
Piyasanın serbestleştirilmesi ile gündeme gelen önemli konulardan birisi de fiyat
tarifeleridir. Zira pazarın rekabete açılması ile özellikle doğal tekel özelliği arz eden
faaliyetler bakımından tarifelerin tespiti ve kontrolü ile piyasa oyuncuları arasında
ayrımcılığa yol açmayacak biçimde uygulanması, rekabetçi yapıya kavuşan 600
faaliyetler bakımından ise fiyat tespitinin pazara bırakılması, iletim ve arz güvenliği
gibi hususlar bakımından önemli olduğu gibi, tüketici faydası ve etkin, işleyebilir
rekabetin tesisi için de zaruridir. 4646 sayılı Kanun’un tarifelere ilişkin hükümleri de,
Kanun’un amacı ve yukarıda aktarılmaya çalışılan ilkeleri ile birlikte değerlendirilmesi
gereken hükümler olup esasen büyük oranda bu ilkelere paralellik arz edecek şekilde
düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, Kanun’un “tarifeler” başlıklı 11. maddesinde; iletim ve depolama
tarifelerinin EPDK tarafından belirleneceği (m.11/1-2), bağlantı tarifeleri ile toptan
satış tarifelerinin ise EPDK tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde taraflar 610
arasında serbestçe belirleneceği (m. 11/1-1,3) hükme bağlanmaktadır.
Ön araştırma konusu ile doğrudan ilgili bulunmayan perakende satış tarifesi de,
dağıtım şirketlerinin alım maliyetleri dikkate alınarak, yine EPDK tarafından tespit
edilmektedir (m. 11/1-4). Ayrıca aynı bentte, dağıtım şirketlerine alım maliyetleri ve
diğer maliyetler bakımından da bir yükümlülük getirilmiştir. Buna göre; “[d]ağıtım
şirketleri en ucuz kaynaktan gaz temin ettiklerini, verimli ve güvenli işletmecilik
yaptıklarını ispat etmek zorunda olup, lisans süresi içerisinde de bu yükümlülüğe
uymak zorundadır.”
620
Tarifelere ilişkin 11. maddenin 3. fıkrasında ise; EPDK’nın bu maddede belirtilen
esaslar doğrultusunda bütün tarife türleri için tarifeler yönetmeliği hazırlayacağı,
hazırlanan yönetmelik esasları doğrultusunda ilgili tüzel kişilerce hazırlanacak fiyat
tarifelerinin, her yıl Ekim ayının sonuna kadar hazırlanıp Kurul’un görüşüne
sunulacağı, Kurul’un bu başvuruları aynı yılın 31 Aralık tarihini geçmeyecek şekilde
inceleyeceği ve uygun bulması halinde onaylayacağı, tarife esasları ve limitlerinin
08-50/750-305
14
EPDK tarafından enflasyon ve diğer hususlar göz önüne alınarak yeniden
ayarlanabileceği hükme bağlanmaktadır.
I.2.4.2. Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği 630
1.10.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 26.9.2002 tarih ve 24888 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Doğal Gaz Piyasası Tarifeler
Yönetmeliği, 4646 sayılı Kanun’da belirtilen, bağlantı tarifeleri, iletim ve sevkiyat
kontrolüne ait tarifeler, depolama tarifesi, toptan satış tarifesi ve perakende satış
tarifesine ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Yönetmeliğin, “tarife başvurusu ve onay”
başlıklı 9. maddesi, 4646 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belirtildiği üzere,
Yönetmelik kapsamında belirlenen tarifelerin EPDK onayına tabi olduğunu
yinelemektedir. Söz konusu yönetmelikte ayrıca, EPDK’nın onayladığı tarifelerin
hüküm ve şartlarının, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağladığı 640
ifade edilmektedir. Ancak bu onaylama, ilgili tarifelerin EPDK’ca belirlenen esaslara
uyup uymadığına ilişkin olup, ilke olarak tarafların serbestçe belirlediği tarifeler
bakımından bu serbestinin ortadan kaldırılması söz konusu değildir.
Ön araştırma konusunu oluşturan toptan satış tarifeleri konusunda Yönetmeliğin 13.
maddesinde; “Doğal gaz toptan satış fiyatları bu esaslar çerçevesinde doğal gaz alım
satımı yapan taraflar arasında Kurul tarafından onaylanmış tarifelere uygun olmak
kaydıyla serbestçe belirlenir.” denilmek suretiyle, bu konuda ilgili teşebbüslerin irade
serbestisi içinde oldukları hususu teyit edilmiştir. Ancak, Yönetmeliğin Geçici 2.
maddesi ile bu duruma bir istisna getirilmiştir. Yönetmeliğin Geçici 2. maddesi 650
aşağıdaki gibidir:
“BOTAŞ’ın toplam yıllık ithalat miktarı yıllık ulusal tüketimin yüzde yirmisine
düşünceye kadar, mevcut doğal gaz alım ve satış sözleşmelerini kısmi veya
bütün olarak devralan tüzel kişiler hariç olmak üzere, doğal gaz piyasası
içerisinde rekabetin hiç veya yeterince oluşmadığı durumlarda toptan satış
fiyatları Kurul tarafından belirlenir. Ülkedeki depolama kapasitesi yeterli
seviyeye ulaşıncaya kadar depolamaya ilişkin fiyat ve tarifeler de Kurul
tarafından belirlenir.”
660
Bu düzenleme, 4646 sayılı Kanun’un “Türkiye’deki üretim şirketleri hariç olmak
kaydıyla hiçbir tüzel kişi[nin], … ulusal doğal gaz [tüketiminin] yüzde yirmisinden
fazlasını [satamayacağı]” yönündeki 7/a-2 maddesi hükmü ve BOTAŞ’a yönelik özel
bir düzenleme getiren Geçici 2. madde hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde
EPDK’nın; piyasanın 4646 sayılı Kanun’da öngörülen “rekabetçi” yapıya
kavuşmasına kadar, pazarda hakim durumda olan BOTAŞ’ın fiyatlarının kontrol
altında tutulması gayesiyle bu yönde bir düzenleme getirdiğini değerlendirmek yanlış
olmayacaktır. Zira aşağıda görüleceği üzere, tarifelere ilişkin EPDK kararları
incelendiğinde, toptan satış ve depolama fiyatları için esasen kesin bir belirleme
yapılmamış, ancak bu faaliyetler bakımından fiyatlandırmaya ilişkin olarak bir üst 670
sınır tespit edilerek, bu sınırı aşmamak kaydıyla BOTAŞ’ın tarifeleri serbestçe
belirleyebileceği karara bağlanmıştır. Kısacası EPDK, söz konusu kararları ile sadece
BOTAŞ’ın muhtemel sömürücü davranışlarına engel olmaya çalışmış, bunun dışında
BOTAŞ’a herhangi bir kısıtlama getirmemiştir. Kaldı ki, toptan satış tarifesi
bakımından getirilen üst sınır 2008 yılında kaldırılmış ve böylelikle BOTAŞ fiyat
belirleme konusunda serbest bırakılmıştır.
08-50/750-305
15
I.2.4.3. EPDK Kurul Kararları
İletim Tarifesi: 680
İletim ve sevkiyat kontrol tarifesi hususunda, 2007 ve 2008 yıllarında uygulanacak
tarifelere ilişkin olarak sırasıyla 1004 ve 1437 Sayılı EPDK Kurul Kararları
bulunmaktadır.
Her iki karar da, EPDK’nın 17.8.2004 tarih ve 356/20 sayılı kararı ile 1.9.2004
tarihinden itibaren yürürlüğe giren “Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi
(BOTAŞ) İletim Şebekesi İşleyiş Düzenlemelerine İlişkin Esaslar (ŞİD)” kapsamında
alınmıştır. 1004 sayılı karar 01/01/2007 tarihinden bu konuda yeni bir düzenleme
yapılıncaya kadar uygulanmak üzere alınmış olup, bu karar 2008 yılı boyunca 690
uygulanmak üzere alınan 1437 sayılı karar ile yürürlükten kaldırılmıştır.
İlgili EPDK kararlarında; LNG ve CNG iletim tarifesinin, gerek 2007 yılı gerekse 2008
yılı için ilgili tüzel kişiler arasında serbestçe belirleneceği hükmü yer almaktadır.
ŞİD Uygulaması (Temmuz 2007) Öncesi İletim Bedeli Hesaplama Yöntemi
1004 sayılı EPDK Kararının 4. maddesi gereğince, piyasaya yeni taşıtan/taşıtanlar
dahil olana kadar (Temmuz 2007), BOTAŞ tarafından yapılan doğalgaz taşıma
hizmetine ilişkin olarak iletim fiyatı üst sınırı Ocak 2007 için 0,017797 YTL/m3 olarak 700
tespit edilmiştir. Bu tutarın, Şubat ayından başlamak üzere her ay aşağıda verilen
formüle göre güncellenmesi öngörülmüştür.
filetim (i) = filetim (i-1) (1+ÜFE(i-2))
Burada:
i : Tarifenin uygulanacağı ay,
filetim (i) : i nci ayda, BOTAŞ tarafından uygulanacak doğal gaz
iletim fiyatının üst sınırı
(YTL / m3), 710
filetim (i-1) : i-1 inci ayda BOTAŞ tarafından uygulanan doğal gaz
iletim fiyatının üst sınırı
(YTL / m3),
ÜFE(i-2) : i-2 nci ayda Üretici Fiyatları Endeksi’nde meydana gelen
ve i-1
inci ay içinde açıklanan değişim oranıdır (%).
ŞİD Çerçevesinde Öngörülen Yeni Tarife Yapısı
Piyasaya yeni taşıtanlar dahil olduktan sonra, iletim bedelinin yerini ŞİD kapsamında 720
“iletim bedeli” ve “sevkiyat kontrolüne ait tarifeler” ikame etmiştir. Temmuz 2007
itibarıyla yürürlüğe giren yeni çerçevede belirlenen tarifeler aşağıdaki gibidir.
i ) İletim Bedeli
- İletim Bedeli; iletim kapasite bedeli ve iletim hizmet bedellerinden
oluşmakta ve taşıtan tarafından taşıyıcıya (BOTAŞ) ödenmektedir (madde 1).
08-50/750-305
16
- İletim Kapasite bedeli: Taşıyıcı tarafından iletim şebekesi üzerinde
belirlenen ve ilan edilen giriş ve çıkış noktalarında, taşıtan tarafından m3/gün 730
olarak rezerve edilen kapasite karşılığında taşıyıcıya ödenecek bedeldir.
İlgili kurul kararlarında, 2007 yılı için 7 giriş 1 çıkış; 2008 yılı için 9 giriş ve 2
çıkış noktasında rezerve edilen kapasite miktarları için m3/gün bazında
kapasite bedeli üst sınırı belirlenmiş olup, bu sınır 2007 yılı için farklı giriş
noktalarına göre 0,000073 YTL/ m3/gün - 0,00338 YTL/ m3/gün, 2008 yılı için
ise 0,000089 YTL/ m3/gün - ,0,00455 YTL/ m3/gün; çıkış noktaları bakımından
ise, 2007 yılı için 0,007042 YTL/ m3/gün, 2008 yılı için ise 0,003036 YTL/
m3/gün ve 0,007098 YTL/ m3/gün olarak tespit edilmiştir.
740
- İletim Hizmet Bedeli: Taşıtanın şebekeden çektiği birim m3 doğalgaz
için taşıyıcıya ödeyeceği bedeldir. İlgili Kurul kararlarında, iletim hizmet
bedelinin üst sınırı belirlenmiş olup, bu tutar 2007 yılı için 0,006170 YTL/m3,
2008 yılı için 0,012537 YTL/m3 tür.
ii) Sevkiyat Kontrolüne Ait Tarifeler
Taşıtanların veya taşıyıcının sistem dengesini bozmaları durumunda
birbirlerine ödeyecekleri bedeli ifade etmektedir. Sevkiyat kontrolüne ait
tarifeler; sistem dengelemesine katılım bedeli, kesinti dengeleme bedeli, 750
hizmet kesinti bedelinden oluşmaktadır
1. Sistem Dengelemesine Katılım Bedeli;
a) Günlük Dengesizlik Ücreti
b) Düzenleme Ücreti
olmak üzere iki alt kalemden mürekkeptir.
1a) Günlük Dengesizlik Ücreti
760
Taşıtan için günlük dengesizlik ücreti hesabında taşıtanın; doğal gaz teslim
ettiği giriş noktalarındaki günlük giriş ve doğal gaz çektiği çıkış noktalarındaki
toplam günlük çekiş miktarları arasındaki fark dikkate alınır. Giriş – Çıkış > 0
ise, pozitif dengesizlik,Giriş – Çıkış
Günlük dengesizlik ücreti uygulaması için ayrıca müsaade edilen tolerans
düzeyleri belirlenmiş olup bu düzeylerin içinde kalınması halinde o taşıtan
kabul edilebilirlik sınırları içerisinde, aksi halde ise kabul edilebilirlik sınırları
dışındadır. Bu durumlara tekabül eden miktarlar için sırasıyla, “tolerans içi
miktar” ve “tolerans dışı miktar” olarak ifade edilmektedir. Günlük dengesizlik 770
ücreti, taşıtanın dengesizliği negatif ise taşıtan tarafından taşıyıcıya; taşıtanın
dengesizliği pozitif ise taşıyıcı tarafından taşıtana ödenecek olup, her iki
durum için farklı formüllere göre hesaplanmakta ve ay sonunda kümülatif
olarak faturalandırılmaktadır.
1b) Düzenleme Ücreti
Düzenleme ücreti; her bir giriş ve çıkış noktası için, ilgili günde programda
belirtilen giriş ve çıkış miktarları ile gerçekleşen miktarlar arasındaki farkın,
08-50/750-305
17
“düzenlenmiş tolerans miktarı”nı aşan kısmı için taşıtanlar tarafından ödenen 780
bedeldir. Düzenlenmiş tolerans miktarı, ilgili EPDK kararlarında belirtilen usule
göre hesaplanır.
2. Kesinti Dengeleme Bedeli
Bir taşıtanın günlük çekişinin günlük girişinden fazla olması sonucu sistem
dengesinin bozulması nedeniyle taşıyıcının başka bir taşıtana yaptığı doğal
gaz teslimlerinde kesinti veya azaltmaya gitmesi durumunda buna neden olan
taşıtan, sistem dengelemesine katılım bedeline ilaveten bundan etkilenen
taşıtana ödenmek üzere, taşıyıcıya kesinti dengeleme bedelini de ödemekle 790
mükellef olup, bu bedel ilgili kararlarda belirlenen yönteme göre
hesaplanmaktadır.
3. Hizmet Kesinti Bedeli
Taşıyıcının işletme hatası nedeniyle sistem dengesini bozması ve kesintiye yol
açması sonucunda, taşıyıcı tarafından kesinti ve azaltmaya uğrayan taşıtanlara
ödenen bedel olup her bir çıkış noktası için ayrı ayrı hesaplanmaktadır.
Depolama Tarifesi: 800
Depolama tarifesi hususunda, 2007 ve 2008 yıllarında uygulanacak tarifelere ilişkin
olarak sırasıyla 1005 ve 1428 Sayılı EPDK Kurul Kararları bulunmaktadır.
Depolama Bedeli Hesaplama Yöntemi: Depolama fiyatı üst sınırı 2007 Ocak ayı
için 0,028584 YTL/m3, 2008 yılı Ocak ayı için ise 0,031613 YTL/m3, olarak tespit
edilmiş olup her iki yıl için bu fiyatın Şubat ayından başlamak üzere her ay aşağıdaki
formülasyona göre güncelleneceğine karar verilmiştir:
fdepo (i) = fdepo (i-1) (1+ÜFE(i-2)) 810
Burada:
i : Tarifenin uygulanacağı ay,
fdepo (i) : i nci ayda, depolama lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından
uygulanacak
depolama fiyatının üst sınırı (YTL / m3),
fdepo (i-1) : i-1 inci ayda, depolama lisansı sahibi tüzel kişiler
tarafından
uygulanan depolama fiyatının üst sınırı (YTL / m3),
ÜFE(i-2) : i-2 nci ayda Üretici Fiyatları Endeksi’nde meydana gelen 820
ve i-1
inci ay içinde açıklanan değişim oranıdır (%).
1006 sayılı toptan satış tarifesi hakkındaki kararın 4. maddesi ile BOTAŞ’ın
uygulayacağı depolama bedelinin, 2007 yılı için bu çerçevede belirlenen tarifenin
%16’sını geçemeyeceğine karar verilmiştir.
830
08-50/750-305
18
Toptan Satış Tarifesi
Toptan satış tarifesi hususunda, 2007 ve 2008 yıllarında uygulanacak tarifelere ilişkin
olarak sırasıyla 1006 ve 1439/2 Sayılı EPDK Kurul Kararları bulunmaktadır. Diğer
tarife unsurlarının aksine, toptan satış tarifesine ilişkin 2007 ve 2008 yılına ilişkin
EPDK kararları önemli bir farklılık arz etmektedir. 2007 yılına ilişkin 1006 sayılı
kararda, Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin Geçici 2. Maddesi hükmü
doğrultusunda, toptan satış fiyatı için bir üst sınır belirlenmiş, ancak bu yaklaşım
2008 yılına ilişkin tarife esaslarının belirlendiği 1439/2 sayılı kararda terk edilerek,
toptan satış fiyatının tespiti tamamen serbest bırakılmıştır. 840
2007 yılı için Toptan Satış Fiyatı Hesaplama Yöntemi: Toptan Satış Fiyatı üst
sınırı Ocak ve Şubat ayı için 0,424333 YTL/m3 olarak tespit edilmiş ve bu fiyatın Mart
ayından başlamak üzere her ay aşağıdaki formülasyona göre güncellenmesi karara
bağlanmıştır:
ftoptan (i) = ftoptan (i-1) (1+ ∆kur + ∆alım)
Burada:
i : Tarifenin uygulanacağı ay,
ftoptan (i) : i nci ayda BOTAŞ tarafından uygulanacak doğal gaz 850
toptan satış fiyatının üst sınırı (YTL / m3),
ftoptan (i-1) : i-1 inci ayda BOTAŞ tarafından uygulanan doğal gaz
toptan satış fiyatının üst sınırı (YTL / m3),
∆kur : i-1 inci ay içinde gerçekleşen ortalama ABD Dolar
Kurunun i-2 nci ay içinde gerçekleşen ortalama ABD Dolar
Kuruna göre değişim oranı,
∆alım : i-1 inci ay içinde BOTAŞ tarafından temin edilen doğal
gazın ABD doları cinsinden ağırlıklı ortalama alım fiyatının
i-2 nci ay içinde gerçekleşen ağırlıklı ortalama alım fiyatına
göre değişim oranıdır. 860
LNG Toptan Satış Tarifesi
LNG toptan satış tarifesi hususunda, 2007 ve 2008 yıllarında uygulanacak tarifelere
ilişkin olarak sırasıyla 1007 ve 1411 Sayılı EPDK Kurul Kararları bulunmaktadır.
LNG toptan satışlarına ilişkin olarak 2007 yılı kararı ile getirilen üst sınır, 2008 yılına
ilişkin kararda kaldırılarak, bu faaliyete ilişkin fiyat tespiti tamamen serbest
bırakılmıştır.
870
I.2.4.4. Genel Yatırım ve Finansman Kararnamesi ve Yüksek Planlama Kararı
(YPK Kararı)
15.10.2007 tarihli ve 2007/12702 sayılı 2008 yılına ait Genel Yatırım ve Finansman
Kararnamesinin uygulanmasında izlenecek usul ve esaslar, söz konusu kararname
ile verilen yetki ile Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenmektedir. Hazine
Müsteşarlığı tarafından yayımlanan 2008 yılı Genel Yatırım ve Finansman
Programının Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesinin “Satış Fiyatlarının
ve Tarifelerinin Belirlenmesi” başlıklı 19. maddesinde 880
08-50/750-305
19
“Satış fiyatları belirlenirken, uygulanan ekonomik programda yer alan ilke ve
politikalar ve teşebbüsün finansman ihtiyacı dikkate alınacak ve teşebbüsü
zarara uğratacak veya üretim maliyetlerinin altında kalacak bir satış fiyatı
belirlenmeyecektir. Fiyat ve tarifeler saptanırken, programdaki kar-zarar,
yatırım ve diğer mali hedefler dikkate alınacaktır.”
denilmektedir.
Diğer yandan YPK, 14.2.2008 tarihinde, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Devlet 890
Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu ile ilgili kamu iktisadi teşekkülleri temsilcilerinin katılımı ile hazırlanan “Enerji
KİT’lerinin Uygulayacağı Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasının Usul ve
Esasları”nın kabulüne karar vermiştir.
Söz konusu metinle, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnameye tabi kuruluşların (BOTAŞ, TKİ, EÜAŞ, TETAŞ ve EDAŞ)
mali açıdan sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmaları amaçlanmıştır.
Bu amaçla söz konusu enerji KİT’lerinin “Maliyet Bazlı Fiyatlandırma (MBF) 900
Mekanizması” uygulamaları öngörülmüştür. Söz konusu mekanizma 1.7.2008
tarihinde yürürlüğe girecek ve Elektrik Piyasası Kanununun, Geçici 9. maddesinde
belirtilen geçiş dönemi (31.12.2012) süresince uygulanacaktır. Enerji KİT’leri Ocak
ayı (2008 yılında Temmuz ayı) için Genel Yatırım ve Finansman Programında
belirlenen fiyatları uygulayacaklardır. Ocak (2008 Temmuz) ayını izleyen aylarda ise
uygulayacakları yeni tarifeyi söz konusu metinde yer alan ve/veya ilgili mevzuattaki
formülasyonlara göre belirleyeceklerdir. BOTAŞ için söz konusu metinde yer alan
formülasyon aşağıdaki gibidir:
F YTL Fiyat (i)= F YTL Fiyat (i-1) *(1 + Δ kur + Δ alım) 910
i : Tarifenin uygulanacağı ay,
F YTL Fiyat (i) : i inci ayda BOTAŞ tarafından uygulanacak doğal gaz toptan
satış fiyatı (YTL/m3)
F YTL Fiyat (i-1) : i-1 inci ayda BOTAŞ tarafından uygulanacak doğal gaz toptan
satış fiyatı (YTL/m3)
Δ kur : i-1 inci ayda gerçekleşen ortalama ABD Dolar kurunun 1-2 inci 920
ay içinde gerçekleşen ortalama ABD Dolar kuruna göre değişim oranı
Δ alım : i-1 inci ay içinde BOTAŞ tarafından temin edilen doğal gazın
ABD Doları cinsinden ağırlıklı ortalama alım fiyatının i-2 inci ay içinde
gerçekleşen ağırlıklı ortalama alım fiyatına göre değişim oranı
Öte yandan, YPK Kararının “MBF’nin İşleyişine İlişkin Genel Usul ve Esaslar”
başlıklı maddesinde;
“iii. Enerji KİT’leri, belirleyecekleri yeni tarifeler ile güncel Genel Yatırım ve 930
Finansman Programında belirlenen mali hedefleri tutturacaklardır.”
08-50/750-305
20
denilmektedir.
Söz konusu Karar uyarınca yayımlanan Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasının
Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesi’nin (Ek:4) 6/4 maddesinde,
“Enerji KİT’leri, Kararın II.3. maddesinin (iii) fıkrası uyarınca, 01.07.2008
itibariyle yürürlüğe girmek üzere belirleyecekleri yeni tarifeler ile 2008 yılı
Yatırım ve Finansman Programında kendileri için belirlenen mali hedefi 940
tutturacaktır. Bu çerçevede, kuruluşlar tariflerini öncelikli olarak kendileri için
belirlenen ve Kararda yer alan formülleri kullanarak tespit edecek ve
uygulayacaktır. Ancak, formülün uygulanması sonucunda belirlenen revize
fiyat, mali hedefin üzerinde bir gelir yaratırsa, fiyat azami mali hedef kadar
gelir yaratacak şekilde tespit edilecektir. Ancak, formülün uygulanması
sonucunda belirlenen revize fiyat, mali hedefin altında bir gelir yaratırsa, fiyat
asgari mali hedef kadar gelir yaratacak şekilde tespit edilecektir.”
denilmekte, yani MBF mekanizması sonucunda ortaya çıkacak fiyatlar neticesinde
mali hedeflerden pozitif ya da negatif yönde bir sapma olursa fiyatların mali hedefi 950
tutturacak şekilde revize edileceği belirtilmektedir.
Buna göre, enerji KİT’leri belirleyecekleri yeni tarifeler ile güncel Genel Yatırım ve
Finansman Programında belirlenen mali hedefleri tutturacaklardır. Maliyet dışı
faktörlere bağlı olarak yıllık kar ve faiz dışı fazla hedeflerinde önemli ölçüde sapma
ihtimali ortaya çıkması durumunda, bu husus enerji KİT’leri tarafından dikkate
alınacaktır. Formülasyonlarda yer alan maliyetlere ilişkin değişiklikler ile yılsonuna
yönelik revize makro ekonomik gösterge varsayımları (döviz kuru, petrol fiyatı, TEFE,
TÜFE, vb), Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından ilgili enerji KİT’lerine
bildirilecektir. 960
YPK Kararı neticesinde ortaya çıkan Maliyet Bazlı Fiyatlandırma (MBF)
Mekanizması’nın BOTAŞ cephesinde uygulamasına bakıldığında ise metinde
öngörülen formülasyonların henüz tam anlamı ile uygulanmadığı görülmektedir.
Aşağıdaki tabloda, 2007 yılı boyunca hiçbir tüketici türünde zaman yapmayan
BOTAŞ’ın 2008 yılı başından itibaren doğal gaz fiyatlarına yapmış olduğu zam
miktarları yer almaktadır.
Tablo 3: 2008 Yılı Doğal Gaz Zam Oranları
Zam Oranı
(%)
Konut / Abone Sanayi/Kesintisiz
Serbest Tüketici
(……..) (……..) (……..)
(……..) (……..) (……..)
(……..) (……..) (……..)
970
MBF başlamadan önce, 2008 yılı (……..) ve (……..) aylarında, BOTAŞ hem abone
hem de sanayi fiyatlarına zam yapmıştır. 1.7.2008 tarihinde başlayan MBF’de yer
alan formüllere göre söz konusu tarih itibarıyla enerji KİT’lerinin bir baz fiyat
ayarlaması yapması ve söz konusu fiyatın da maliyetleri yansıtıcı nitelikte olması
beklenmektedir. İlerleyen aylarda da, BOTAŞ’ın ABD Doları kurundaki ve doğal gaz
alım maliyetindeki değişiklikleri fiyatlara yansıtması gerekmektedir. Aşağıdaki tabloda
08-50/750-305
21
2008 yılı (……..) ve (……..) aylarındaki ortalama ABD Doları kuru ve BOTAŞ’ın ağırlıklı
ortalama doğal gaz alım fiyatı görülmektedir.
Tablo 4: 2008 Yılı (……..) ve (……..) Aylarındaki Ortalama ABD Doları Kuru ve Ağırlıklı 980
Ortalama Doğal Gaz Alım Fiyatı
Ort. ABD
Doları Alış
Kuru
Ort.
Doğal Gaz Alım Maliyeti
(ABD Doları)
(……..) (……..) (……..)
(……..) (……..) (……..)
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere, (……..) ayı verileri (……..) ayı verileri ile
kıyaslandığında ortalama ABD Doları kurunda pek bir değişiklik olmamasına rağmen,
ortalama doğal gaz alım maliyetinde ciddi artışlar (%.....) görülmektedir. Oysa
BOTAŞ, (……..) ayında herhangi bir zam yapmamış, (……..) ayında konut/abone
tüketicilerine ve sanayi tüketicilerine uyguladığı doğal gaz fiyatına ise (%....) oranında
zam yapmıştır. Burada ilk akla gelen 1.7.2008 tarihinde BOTAŞ’ın henüz tam olarak
maliyetlerini yansıtan bir baz fiyat ile MBF’ye başlamadığı ve aslında geçmiş aylarda
yapılmış olması gereken zamları (……..) ayında gerçekleştirdiğidir. 990
I.2.4.5. Hazine Müsteşarlığı’nın BOTAŞ’a Yazısı
Hazine Müsteşarlığı’nın 8.7.2008 tarihinde BOTAŞ’a göndermiş olduğu yazıda
yukarıda bahsedilen olasılığı teyit eder niteliktedir. Söz konusu yazıda özetle,
BOTAŞ’ın MBF Mekanizması kapsamında 1.7.2008 itibariyle geçerli
olmak üzere yeni tarifelerini belirleyerek yürürlüğe koyma konusundaki
yükümlülüğünü yerine getirmediği,
Doğalgaz alım maliyetlerinin artan petrol fiyatlarına bağlı olması 1000
sebebiyle, özellikle 2008 yılının ikinci altı ayında tarife değişikliğinin
elzem olduğu, söz konusu tarife değişikliğinin yapılmaması durumunda,
BOTAŞ’ın maliyet altında bir fiyattan satış yapmak durumunda
kalabileceği,
1.8.2008 tarihi itibarıyla 2008 yılı Yatırım ve Finansman Programı
kapsamında BOTAŞ’ın belirlenen mali hedefleri tutturacak fiyat
ayarlamasını yapması gerektiği,
1.7.2008 tarihi itibarıyle yapılmayan fiyat ayarlamasının yarattığı gelir
kaybını da telafi edecek şekilde 1.8.2008 itibariyle uygulanacak
tarifelerin hesaplanması gerektiği 1010
belirtilmektedir.
I.2.5. Fiyat-Maliyet Analizi
BOTAŞ’ın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında hakim durumunu kötüye
kullanan bir fiyat politikası uygulayıp uygulamadığının anlaşılması için BOTAŞ’ın fiyat
ve maliyetlerine ilişkin detaylı bir analize ihtiyaç vardır.
08-50/750-305
22
1020
I.2.5.1. Fiyat Tarifesi Oluşumu
BOTAŞ’ın doğalgaz satış fiyat tarifesi, her ay Doğal Gaz Satış Dairesi tarafından
sunulan müzekkere doğrultusunda Yönetim Kurulunca alınan karar ile belirlenerek ay
başında şirketin resmi web sitesinde ilan edilmektedir. İlan edilen fiyat tarifesi 1 aylık
süre için geçerlidir.
Tarifelerin hukuki dayanağını yukarıda açıklandığı gibi; 4646 Sayılı Doğalgaz
Piyasası Kanunu, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Doğalgaz Piyasası Tarifeler
Yönetmeliği, EPDK’nın doğal gaz sektöründe uygulanacak “İletim ve Sevkıyat Kontrol 1030
Tarifesi”, Depolama Tarifesi”, “Toptan Satış Tarifesi”, “LNG Toptan Satış Tarifesi” ve
“Perakende Satış Tarifesi”ne ilişkin kararları ile 1.7.2008 tarihinden itibaren geçerli
olmak üzere YPK Kararı oluşturmaktadır.
BOTAŞ’ın tarife türleri aşağıdaki gibidir:
Dağıtım şirketlerine (hem abone hem de serbest tüketicileri için)
uygulanacak doğal gaz satış tarifesi
Kesintili/ kesintisiz serbest tüketicilere ve organize sanayi bölgelerine
(OSB) uygulanacak doğalgaz satış tarifesi (2007 yılı içerisinde söz
konusu müşteriler dağıtım bölgesi içinde olup olmamalarına göre de 1040
ayrı tarifelere tabi tutulurken 2008 yılı Ocak ayı sonunda bu
uygulamaya son verilmiştir.)
LNG toptan satış tarifesi
Yİ, YİD ve kamu (EÜAŞ ve HEAŞ) elektrik santrallerine uygulanacak
doğal gaz satış tarifesi
Satış fiyatını oluşturan kalemler ise şunlardır:
İletim bedeli
Depolama Bedeli 1050
Toptan Satış Fiyatı
Birim Maliyet (Dağıtım bölgesi dışı müşteriler)
Taşıma Bedeli (Serbest tüketici)
Toptan satış tarifesinin oluşmasındaki etken faktörler, “Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı
Değişim Oranı”, “USD Kur değişimi Oranı” ve “ÜFE Değişim Oranı”dır. Bunlara ek
olarak, yıllık Genel Yatırım ve Finansman Programı uyarınca Hazine tarafından
belirlenen kar-zarar ve mali hedefler de fiyatın belirlenmesinde önem arz etmektedir.
Hazine Müsteşarlığı tarafından yayımlanan 2008 yılı Genel Yatırım ve Finansman 1060
Programının Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Genelgesinin “Satış Fiyatlarının
ve Tarifelerinin Belirlenmesi” başlıklı 19. maddesinde teşebbüsü zarara uğratacak
veya maliyetlerinin altında kalacak bir satış fiyatı belirlenmeyeceği esası getirilmiştir.
08-50/750-305
23
I.2.5.2. Maliyet Oluşumu
BOTAŞ’ın doğal gaz satış faaliyetine ilişkin olarak maliyetleri iki ana kalemden
oluşmaktadır: Doğal gazın maliyeti ve fonksiyonel maliyet. 1070
Doğal Gazın Maliyeti
“Hakim Durum Analizi” bölümünde de belirtildiği gibi 1987-2001 yılları arasında
BOTAŞ, altı ülke ile sekiz adet doğal gaz ithalat anlaşması imzalamıştır. Söz konusu
sözleşmelerden Rusya, Azerbaycan, İran, Nijerya ve Cezayir ile yapılan yedi tanesi
fiili olarak aktiftir ve BOTAŞ bu sözleşmeler yoluyla gaz ithalatı gerçekleştirmektedir.
Anılan sözleşmelerden doğan doğal gaz alım fiyatları çeşitli kriterler bazında farklılık
arz etmektedir. Bu kriterlerden bazılarına aşağıda yer verilmiştir:
1080
Kontratlarda yer alan fiyat formülleri ve söz konusu formüllerde yer alan
değişkenler,
Kontratların ilk başladığı tarihte baz olarak alınan fiyatlar,
Alınan ürünün doğal gaz veya LNG formunda olması (Nijerya ve
Cezayir’den alınan LNG, Marmara Ereğlisi’ndeki LNG terminalinde
gazlaştırılarak boru hattına verilmektedir.),
LNG’nin uzun dönem kontratlar aracılığı ile mi yoksa spot olarak mı
piyasadan alındığı,
Kontratlarda yer alan al-ya da-öde yükümlülükleri,
Kontrat fiyatı üzerinden miktar, bağlı olarak indirimlerin olup 1090
olmadığı,
Kontratın imzalandığı sıradaki dünya doğal gaz fiyatları ve arz-talep
dengesi; doğal gazın fiyatında daha sonra olması öngörülen muhtemel
değişiklikler (artış veya azalış).
Yukarıdaki kriterlerle kısıtlı olmayan birçok etken doğal gaz alım anlaşmalarında
farklı fiyatların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, BOTAŞ’ın çeşitli
ülkelerle yapmış olduğu anlaşmalardaki doğal gaz fiyatları da büyük ölçüde
birbirinden farklılık arz etmektedir.
1100
BOTAŞ, doğal gazın maliyetini, tüm sözleşmeler yolu ile aldığı (gaz veya LNG
formundaki) doğal gazın “Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatını (AOAF)” hesaplayarak, bir
diğer deyişle tüm maliyetleri paçallayarak bulmaktadır.
Fonksiyonel Maliyet
Fonksiyonel maliyetler dolaylı ve dolaysız giderler olmak üzere iki kısımdan
oluşmaktadır. Dolaysız maliyetler kalemleri aşağıdaki gibidir:
İlk Madde Malzeme: Doğal gazın tüketiciye ulaştırılmasına kadar 1110
katlanılan elektrik, su gibi maliyetler
Personel Giderleri
Dışarıdan Sağlanan Fayda: Tamir, bakım, müşavirlik hizmetleri, eğitim
gibi dışarıdan alınan hizmetlerden oluşmaktadır.
08-50/750-305
24
Çeşitli Giderler
Vergi, Resim ve Harç
Amortisman
Finansman Giderleri: Bu gider özellikle, BOTAŞ’ın almış olduğu
borçların anapara ve faiz ödemelerini kapsamaktadır. BOTAŞ bazı kamu
kurum ve kuruluşlarından (EÜAŞ, EGO gibi) alacaklarını tahsil edemediği için 1120
çeşitli giderleri karşılamak üzere bankalardan borçlanmaktadır.
Dolaylı giderler ise aşağıdaki kalemlerden oluşmaktadır:
Yardımcı Hizmet Giderleri: Bilgi işlem, ikmal ve idari işlere ilişkin olarak
yapılan harcamalar bu kalem altında yer almaktadır.
Üretim Yerleri Yönetim Giderleri: BOTAŞ’ın çeşitli istasyonlarında
çalışan personelin yönetim giderlerini kapsamaktadır.
I.2.5.3. Fiyat-Maliyet Karşılaştırmalı Analizi 1130
Fiyat-maliyet karşılaştırmalı analizini yaparken; Doğal Gaz Satış Dairesi’nden alınan
aylık bazda tüm müşterilere yapılan satışların “Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı
(AOSF)”, Doğal Gaz Alım Dairesi’nden alınan aylık bazda üretilen ve ithal edilen
doğal gazın “Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı (AOAF)”, Finansman ve Muhasebe
Dairesi’nden alınan aylık bazda dolaysız ve dolaylı gider kalemlerinden oluşan
“Fonksiyonel Maliyetler” kullanılmıştır.
Aşağıda BOTAŞ’ın fiyat ve maliyetlerine ilişkin 4 farklı durum irdelenecek ve buradan
çıkan sonuçlar değerlendirilecektir. 1140
1. Durum: BOTAŞ’ın Muhasebe Hesaplarından Doğrudan Alınan Rakamlar
BOTAŞ’ın mali tablolarına bakıldığında, AOSF, AOAF ve fonksiyonel maliyet
kalemlerinin, doğal gaz satış, iletim, LNG terminali ve depolama (Egegaz ve
TPAO’ya ödenen bedeller) maliyetleri bazında ayrı ayrı hesaplandığı görülmektedir.
1.Durumda BOTAŞ’tan alınan rakamlar, BOTAŞ’ın kendi hesap düzeninde tablolara
yansıtılmıştır.
1150
2. Durum: BOTAŞ’ın Muhasebe Hesaplarına Doğru İletim Bedellerinin
Yansıtıldığı Tablolar
BOTAŞ’ın toptan satış faaliyeti ele alındığında, doğal gazın alımına ilişkin her türlü
maliyetin, yani Marmara Ereğlisi LNG terminalinde doğal gazın sıvılaştırılarak boru
hattına verilmesi veya oradaki LNG’nin toptan satılmasına ilişkin maliyetlerin, başka
şirketlere ait olan depolama tesislerine ödenen bedellerin hesaba alınması çok
doğaldır. Fakat BOTAŞ’ın toptan satış faaliyeti ile iletim faaliyeti hesap ayrıştırmasına
tabi tutulmuştur, dolayısıyla iletim ve toptan satış faaliyetlerinin gelir ve giderleri ayrı
tablolarda yer almalıdır. Oysa BOTAŞ’tan alınan toptan satış faaliyetine ilişkin mali 1160
tablolarda yer alan “iletim” başlığı altındaki maliyet kalemlerinin toptan satış faaliyeti
ile alakalı olan iletim gideri değil, BOTAŞ’ın ayrı bir hesap/muhasebe düzeninde yer
alması gereken ve BOTAŞ’ın Doğal Gaz İşletmeleri Bölge Müdürlüğü tarafından
yürütülen iletim faaliyetine ilişkin gider olduğu tespit edilmiştir.
08-50/750-305
25
Halbuki Doğal Gaz İşletmeleri Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen iletim faaliyeti,
BOTAŞ’ın toptan satış faaliyeti ve toptan satış faaliyeti gerçekleştiren başka
şirketlerce (Shell, Aksa, vb) ortak olarak kullanılmakta, söz konusu iletim faaliyetine
ilişkin maliyetler ayrı hesaplanmakta ve söz konusu faaliyetin gelir kalemini de
sadece BOTAŞ’ın toptan satış biriminden aldığı bedeller değil, aynı zamanda diğer 1170
kullanıcılardan aldığı bedeller de oluşturmaktadır.
Dolayısıyla, 2. durumda, BOTAŞ’tan alınan ve hesap ayrıştırması yolu ile toptan
satıştan ayrıştırılmış olan iletim faaliyetinden Doğal Gaz İşletmeleri Bölge
Müdürlüğü’ne ait olan maliyet rakamları çıkarılıp, yerine BOTAŞ’ın toptan satış için
söz konusu müdürlüğe ödediği iletim bedelleri (iletim bedeli –iletim kapasite bedeli,
iletim hizmet bedeli- ve sevkiyat kontrolüne ait bedeller –sistem dengelemesine
katılım bedeli, kesinti dengeleme bedeli, hizmet kesinti bedeli-) eklenmiştir.
3. Durum: BOTAŞ’ın Muhasebe Hesaplarına Doğru İletim Bedellerinin 1180
Yansıtıldığı ve EÜAŞ/HEAŞ/YİD/Yİ Hariç Tablolar
“İlgili Ürün Pazarı” kısmında anlatıldığı üzere, doğal gaz ile çalışan EÜAŞ ve bağlı
ortaklığı (HEAŞ), YİD ve Yİ santrallerine doğal gaz satışı sadece BOTAŞ tarafından
gerçekleştirilmekte ve söz konusu alana başka toptan satış şirketlerinin girmesi
mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla yeni toptan satış şirketleri sadece
EÜAŞ/HEAŞ/YİD/Yİ santralleri dışında kalan müşteriler için birbirleri ve BOTAŞ ile
rekabet edebileceklerdir.
2007 yılına ait toptan satış fiyatlarına dair 1006 sayılı EPDK kararının 12.
maddesinde; “BOTAŞ’tan doğrudan gaz alan; Yap-İşlet-Devret ve Yap-İşlet 1190
Santralleri, Hamitabat Elektrik Üretim Anonim Şirketine ait santral, Elektrik Üretim
Anonim Şirketine ait santraller mevcut sözleşmeleri sona erene kadar bu karar
kapsamı dışındadır” denilmek suretiyle bahse konu santraller için tavan fiyat
konusunda bir istisna getirildiği görülmektedir.
Benzer şekilde, Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasının Uygulanmasına Yönelik
Usul ve Esaslar Genelgesi’nin BOTAŞ’a yönelik 8. maddesinin 3. fıkrasında;
“BOTAŞ’ın kendisinden doğrudan gaz alan; Yap-İşlet-Devret ve Yap-İşlet Santralleri,
Hamitabat Elektrik Üretim Anonim Şirketi ile Elektrik Üretim Anonim Şirketine ait
santrallere uygulayacağı fiyatların, 2008 yılına ait sözleşmelerdeki hükümler 1200
çerçevesinde belirlenmeye devam edeceği” hükmü yer almaktadır.
EÜAŞ/HEAŞ/YİD/Yİ santralleri ile BOTAŞ arasında imzalanan sözleşmelerdeki fiyat
hükümlerine bakıldığında ise, çeşitli formüllere dayanan doğal gaz satış fiyatları
görülmektedir. Fakat yine sözleşmelerde yer alan “fiyat revizyon” maddeleri taraflar
arasında fiyatların revize edilmesine imkan vermektedir. Söz konusu santraller
BOTAŞ’tan aldıkları gazın maliyetini kendi elektrik satış fiyatlarına doğrudan
yansıtabildikleri için aldıkları doğal gazın fiyatı söz konusu şirketlerin karlarında bir
farklılık meydana getirmemektedir.
1210
Bu açıklamalardan yola çıkarak, 3. durumda rekabete açık olmayan ve farklı
fiyatlandırmaya tabi olan EÜAŞ/HEAŞ/YİD/Yİ santrallerine ait mali bilgilerin
BOTAŞ’ın toplam mali bilgilerinden ayıklanmış hali analiz edilmektedir. 3.durum,
rapor kapsamında incelenen 4 durum arasında, hukuki ve fiili anlamda en gerçekçi
mali rakamlara sahip olması ve şikayet konusu ilgili ürün pazarı ile birebir örtüşmesi
sebebiyle en muteber mali tablolardan oluşmaktadır.
08-50/750-305
26
4. Durum: BOTAŞ’ın Muhasebe Hesaplarına Doğru İletim Bedellerinin
Yansıtıldığı ve EÜAŞ/HEAŞ/YİD/Yİ/LNG/Abone Hariç Tablolar
1220
Pazara yeni giren ya da pazara girmeyi planlayan teşebbüslerin potansiyel müşteri
grubu içinde, dağıtım şirketleri ile serbest müşteriler bulunmaktadır. Ayrıca, toptan
satış şirketlerinin doğal gaz toptan satışı yanında LNG toptan satışları yapmaları da
hukuken mümkün görünmektedir. Yeterince rekabet ortamının oluştuğu gelişmiş bir
piyasada faaliyet gösteren aktörlerin söz konusu ürün ve müşteri gruplarının
tamamına hitap edebilmeleri, hukuken olduğu gibi fiilen de mümkün olabilirdi. Ancak,
ülkemizde özellikle toptan satış pazarı bakımından rekabetçi bir pazara geçişte
henüz sürecin başlarında bulunulması, pazara yeni giren ya da potansiyel olarak
yakın gelecekte girebilecek durumdaki teşebbüslerin pazardaki payları ve dolayısıyla
BOTAŞ’ın rakiplerine göre sahip olduğu konum dikkate alındığında, bahse konu 1230
teşebbüslerin gerek LNG toptan satış pazarına gerekse abonelere yönelik toptan
satış pazarına girebilmeleri fiilen neredeyse imkansız gibidir. Bu durum, LNG toptan
satış pazarı bakımından, BOTAŞ dışındaki teşebbüslerin gerekli depolama
imkanlarının bulunmamasının yanı sıra, daha da önemlisi LNG’ye yönelik bir ithalat
sözleşmeleri bulunmaması münasebetiyle bu konuda BOTAŞ’a bağımlı olmaları, bu
alanda faaliyet gösterebilmelerinin önündeki önemli engellerdendir. Abonelere
yönelik olarak dağıtım şirketlerine yapılan toptan satış ise, talebin mevsimselliği ve
yaz - kış arasındaki önemli tüketim farkı bu teşebbüslerin söz konusu müşterilere
hitap etmesini güçleştirmektedir. Zira bahse konu teşebbüslerin sahip oldukları
kontratlar görece oldukça düşük miktarlı olduğundan, satışlarını aboneleri de 1240
içerecek şekilde dizayn ettiklerinde, özellikle yaz aylarında kontratlardaki al ya da öde
yükümlülüğü nedeniyle güçlük çekebileceklerdir. Dolayısıyla, pazarın fiili durumu
dikkate alınarak, LNG toptan satışları ile abonelere yönelik olarak dağıtım şirketlerine
yapılan toptan satışların dışarıda bırakılması suretiyle, geri kalan pazarlar
bakımından bir analiz yapılması anlamlı olacaktır.
Bu çerçevede, son bir durum analizi mahiyetinde, EÜAŞ/HEAŞ/YİD/Y’lere ek olarak
BOTAŞ’ın LNG toptan satışları ile abonelere yönelik olarak dağıtım şirketlerine
yaptığı toptan satışlar dışarıda bırakılmak suretiyle ortaya çıkan duruma aşağıda yer
verilmiştir; 1250
08-50/750-305
27
1. Durum: BOTAŞ’ın Muhasebe Hesaplarından Doğrudan Alınan Rakamlar
Tablo 5: 2007 Yılı BOTAŞ Maliyet Bazlı Doğal Gaz Satış Gelir Tablosu
($/1000 sm³) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
Aylık Ortalama Satış Kuru
(USD) 1.4259 1.396 1.4089 1.3599 1.339 1.3219 1.2841 1.3174 1.2648 1.1984 1.1899 1.179
Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı
(AOSF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı
(AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Brut Kar ( AOSF - AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Fonksiyonel Maliyet
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Kar (Brut Kar - Fonk. Mal.)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Tablo 6: 2008 Yılı BOTAŞ Maliyet Bazlı Doğal Gaz Satış Gelir Tablosu
($/1000 sm³) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran
Aylık Ortalama Satış Kuru
(USD) 1.1741 1.1936 1.2387 1.3032 1.2508 1,2237
Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı
(AOSF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı
(AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Brut Kar ( AOSF - AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Fonksiyonel Maliyet
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Kar (Brut Kar - Fonk. Mal.)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
2. Durum: BOTAŞ’ın Muhasebe Hesaplarına Doğru İletim Bedellerinin Yansıtıldığı Tablolar
Tablo 7: 2007 Yılı BOTAŞ Maliyet Bazlı Doğal Gaz Satış Gelir Tablosu
($/1000 sm³) Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
Aylık Ortalama Satış Kuru
(USD) 1.2841 1.3174 1.2648 1.1984 1.1899 1.1790
Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı
(AOSF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı
(AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Brut Kar ( AOSF - AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Fonksiyonel Maliyet
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
İletim Maliyeti
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Kar (Brut Kar - Fonk. Mal.-
İletim Maliyeti)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Tablo 8: 2008 Yılı BOTAŞ Maliyet Bazlı Doğal Gaz Satış Gelir Tablosu
3. Durum: BOTAŞ’ın Muhasebe Hesaplarına Doğru İletim Bedellerinin Yansıtıldığı ve
EÜAŞ/HEAŞ/YİD/Yİ Hariç Tablolar
Tablo 9: 2007 Yılı BOTAŞ Maliyet Bazlı Doğal Gaz Satış Gelir Tablosu
($/1000 sm³) Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
Aylık Ortalama Satış Kuru
(USD) 1.2841 1.3174 1.2648 1.1984 1.1899 1.1790
Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı
(AOSF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı
(AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Brut Kar ( AOSF - AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Fonksiyonel Maliyet
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
İletim Maliyeti
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Kar (Brut Kar - Fonk. Mal.-
İletim Maliyeti)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
($/1000 sm³) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran
Aylık Ortalama Satış Kuru
(USD) 1.1741 1.1936 1.2387 1.3032 1.2508 1,2237
Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı
(AOSF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı
(AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Brut Kar ( AOSF - AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Fonksiyonel Maliyet
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
İletim Maliyeti
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Kar (Brut Kar - Fonk. Mal.-
İletim Maliyeti)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
08-50/750-305
29
Tablo 10: 2008 Yılı BOTAŞ Maliyet Bazlı Doğal Gaz Satış Gelir Tablosu
4. Durum: BOTAŞ’ın Muhasebe Hesaplarına Doğru İletim Bedellerinin Yansıtıldığı ve
EÜAŞ/HEAŞ/YİD/Yİ/LNG/Abone Hariç Tablolar
Tablo 11: 2007 Yılı BOTAŞ Maliyet Bazlı Doğal Gaz Satış Gelir Tablosu
($/1000 sm³) Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
Aylık Ortalama Satış Kuru
(USD) 1.2841 1.3174 1.2648 1.1984 1.1899 1.1790
Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı
(AOSF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı
(AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Brut Kar ( AOSF - AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Fonksiyonel Maliyet
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
İletim Maliyeti
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Kar (Brut Kar - Fonk. Mal.-
İletim Maliyeti)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Tablo12: 2008 Yılı BOTAŞ Maliyet Bazlı Doğal Gaz Satış Gelir Tablosu
Yukarıda bahsedilen, dört farklı durumun değerlendirilmesi sonucu ortaya
çıkan kar/zarar rakamları aşağıdaki tabloda yer almaktadır.
($/1000 sm³) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran
Aylık Ortalama Satış Kuru
(USD) 1.1741 1.1936 1.2387 1.3032 1.2508 1,2237
Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı
(AOSF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı
(AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Brut Kar ( AOSF - AOAF)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Fonksiyonel Maliyet
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
İletim Maliyeti
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Kar (Brut Kar - Fonk. Mal.-
İletim Maliyeti)
(……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
($/1000 sm³) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran
Aylık Ortalama Satış Kuru
(USD) 1.1741 1.1936 1.2387 1.3032 1.2508 1,2237
Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı
(AOSF)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı
(AOAF)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Brut Kar ( AOSF - AOAF)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Fonksiyonel Maliyet
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İletim Maliyeti
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kar (Brut Kar - Fonk. Mal.-
İletim Maliyeti)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
08-50/750-305
30
Tablo 13: 2007 ve 2008 Yıllarında BOTAŞ’ın Kar/Zarar Tablosu
2007
Kar/Zarar
(%)
2008
Kar/Zarar
(%)
Durumlar
Tem.
Ağu. Eyl. Ekim Kas. Ara. Ocak Şub. Mart Nis. May. Haz
1. Durum (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2. Durum (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
3. Durum (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
4. Durum (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere, BOTAŞ’ın her durumda 2 ayda zarar
ettiği, buna ek olarak 3. durumda 1 ay daha, 4. durumda 2 ay daha zarar ettiği
görülmektedir.
BOTAŞ’ın mali tabloları iki ay geriden hesaplandığı için, içinde bulunduğumuz
ay itibari ile (…..) ayının tüm mali tabloları tamamlanmış, fakat (…..) ve (…..)
ayına ilişkin yeterli mali bilgi elde edilememiştir. Dolayısıyla 2008 yılı (…..) ve
(…..) ayları içerisinde BOTAŞ’ın zarar veya kar ettiği konusunda kesin bir
hükme varmak imkansızdır. Ancak Hazine Müsteşarlığı’nın 8.7.2008 tarihinde
BOTAŞ’a yazmış olduğu yazının ardından, BOTAŞ, abone ve sanayi
fiyatlarına (%...) oranında zam yapmıştır. Fakat (…..) ayına ilişkin mali tablolar
henüz hazırlanmadığı için BOTAŞ’ın (…..) ayı içerisinde zarar edebileceği
tahmin edilmekle birlikte zararın boyutu bilinmemektedir. Dolayısıyla (…..)
ayında yapılan bu zamların, zarar rakamlarını ne derece telafi edeceği
bilinmemektedir.
Tablo 5-12’daki fiyat ve maliyet rakamlarına bakıldığında ise, her durumda bir
ayda BOTAŞ’ın ağırlıklı ortalama satış fiyatının, ağırlıklı ortalama (gaz) alım
fiyatının altında olduğu; diğer bir deyişle BOTAŞ’ın satış fiyatının, en dar
anlamdaki ortalama değişken maliyet anlamına gelen gaz fiyatının altında
olduğu görülmektedir. 3. ve 4. durumda söz konusu durum buna ek olarak bir
ay daha geçerlidir. Buradan hareketle,
1. ve 2. durumlar göz önüne alındığında bir ayda,
3. ve 4. durumlarda ise iki ayda
BOTAŞ’ın zararına satış yaptığını söylemek mümkündür.
BOTAŞ’ın her durumda zarar ettiği bir ayda ise fiyatlar, ortalama toplam
maliyetin altında, ama ortalama doğal gaz alım maliyetinin üstünde
seyretmektedir. Ancak bu rakamların ortalama değişken maliyetin veya
ortalama kaçınılabilir maliyetin altında olup olmadığının belirlenebilmesi
açısından BOTAŞ’ın tüm değişken ve kaçınılabilir maliyet kalemlerinin
incelenmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, şikayetçinin ve BOTAŞ’ın doğal gaz alım maliyetleri
karşılaştırıldığında ise, aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere, Şikayetçi A.Ş.’nin
doğal gaz alım maliyetleri BOTAŞ’ınkinden % (…)-%(…) arasında değişen
oranlarda yüksektir. Bunun sebebi de raporun önceki bölümlerinde belirtildiği
gibi BOTAŞ’ın çeşitli kaynaklardan aldığı doğal gazın maliyetini paçallaması,
Şikayetçi A.Ş.’nin ise tek bir kaynaktan tedarik etmesidir.
08-50/750-305
31
Tablo14: 2008 Yılında BOTAŞ’ın ve Şikayetçi A.Ş.’nin Doğal Gaz Alım Maliyetleri
BOTAŞ’ın ortalama gaz maliyeti ile şikayetçinin gaz maliyeti arasındaki fark
oldukça yüksektir. Öyle ki BOTAŞ, söz konusu maliyetin üzerine fonksiyonel
ve iletim maliyetlerini, yani doğal gaz maliyeti dışında kalan tüm maliyetlerini
eklediğinde dahi, (……) ayı dışında şikayetçinin sadece doğal gaz alım
maliyeti BOTAŞ’ın toplam maliyetinin üstünde çıkmaktadır. Dolayısıyla,
mevcut durumda, BOTAŞ’ın “0” ya da çok düşük karlarla satış yapması
durumunda dahi, şikayetçinin kar edecek şekilde satış yapması zor
görünmektedir. Ancak, BOTAŞ’ın mevcut durumda, birkaç ülke ile tahkim
sürecinde olması ve fiyat konusunda ileriki dönemlerde (hatta bazı
kontratlarda geriye dönük olarak) kuvvetle muhtemel değişiklik yaşanacak
olması sebebiyle söz konusu durum değişebilecektir.
Özetle, ülkemizde doğal gaz piyasasının düzenlenmesi ve serbestleştirilmesi
amacına yönelik olarak kabul edilen 4646 sayılı Kanun’un belirlediği piyasa
faaliyetleri; ithalat, iletim, toptan satış, depolama ve dağıtım faaliyetlerinden
müteşekkildir. Bunlardan iletim ve dağıtım faaliyetleri, doğrudan şebekeye
ilişkin olup doğal tekel niteliği arz eden özelliklere sahiptir. Dolayısıyla bu
faaliyetler bakımından fiyatlandırma ve şebekeye erişim gibi hususlar
doğrudan regülasyona tabi kılınmış ve bu hususlarda ilgili düzenleyici
kuruluşun alacağı karar ve yapacağı düzenleme ve denetimler ile arz ve iletim
güvenliği gibi hususların güvence altına alınması ve diğer alanlar bakımından
etkin ve işleyebilir bir rekabet ortamının tesis edilebilmesine en elverişli
ortamın sağlanması öngörülmüştür. Serbestleşmeden beklenen asıl fayda ise
esas olarak, iletim ve dağıtım alanlarındaki elverişli koşulları da kullanarak
yeşerecek olan; ithalat, toptan satış ve depolama faaliyetlerinin
kavuşturulacağı rekabetçi yapıdır. Bu faaliyetlerden ithalat ve depolama
alanlarında rekabetçi yapının tesis edilmesi, gerek 4646 sayılı Kanun’un
getirdiği kimi kısıtlamalar, gerekse fiili durumun bir sonucu olarak kısa
dönemde mümkün görünmemektedir. Zira ithalata ilişkin olarak 4646 sayılı
Kanun’un Geçici 2. maddesi ile getirilen sınırlama kısa ve orta dönemde ciddi
bir ithalat alternatifinin ortaya çıkmasını engellemekte ve fiili durumda doğal
gaz depolamasına imkân veren mevcut tesislerin tamamı fiilen BOTAŞ
tarafından kullanılıyor olması, özel teşebbüsler tarafında bu konuya yönelik
görülür bir talebin bulunmaması yanında mevcut tesislerin kullanımının devri
gibi hususlarda bu aşamada herhangi bir adım atılmamış olması nedeniyle bu
alanda da yakın bir gelecekte rekabetçi bir yapının oluşmasını beklemek çok
da gerçekçi görünmemektedir. Aynı Kanun’un, toptan satış faaliyetlerinin
rekabetçi bir yapıya kavuşturulmasına yönündeki düzenlemeleri ise belki
gerekenden de daha radikal bir yapılanma öngörmekte ve yerleşik
teşebbüsün pazarın % 20’sini geçmeyecek bir paya sahip olması için
Ağırlıklı Ortalama Alım Fiyatı
(AOAF)
($/1000 sm³) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran
Aylık Ortalama Satış Kuru
(USD) 1.1741 1.1936 1.2387 1.3032 1.2508 1,2237
BOTAŞ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şikayetçi A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Fark (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Fark (%) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
08-50/750-305
32
BOTAŞ’a her yıl için belirli bir yükümlülük getiren ve 2009 yılında
tamamlanması öngörülen oldukça katı bir geçiş süreci öngörülmüştür. Buna
rağmen, adı geçen Kanun’un öngördüğü bu geçiş sürecine ilişkin olarak
gereken adımlar atılamadığı için Kanun’un öngördüğü pazar yapısı toptan
satış pazarı bakımından da oluşabilmiş değildir. Raporun önceki bölümlerinde
ayrıntılarına yer verildiği üzere, düzenlenen kontrat devir ihalesi ile ancak cüzi
bir miktar için pazar rekabete açılabilmiş, bunun da oldukça küçük bir miktarı
için 2007 yılı sonunda fiili bir giriş yaşanabilmiştir. Böylesi bir ortamda, hâkim
durumda bulunan yerleşik teşebbüsün pazardaki davranışları pazara girişlerin
yaşanabilmesi ve rekabetin filizlenebilmesi için son derecede önem arz
etmektedir. Bu bağlamda, hakim durumda bulunan teşebbüsün fiyatlama
davranışı da aynı derecede mühim olup bu konuda ileri düzeyde bir
hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir.
İncelenen dönem bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kimi aylar bakımından
maliyetin altında kalınacak bir fiyat uygulanması düşündürücüdür. Öte
yandan, pazarın özel durumu her ne olursa olsun, pazarda etkin bir
teşebbüsün bu etkinliğinden dolayı cezalandırılması sonucuna yönelebilecek
kararlar bakımından da oldukça hassas davranmak gerekmektedir.
Dolayısıyla, bu özellikleri havi bir pazarda yalnızca belirli bir döneme bakarak
ve çeşitli bakış açılarına göre iki ila dört ay arasında maliyetin altında bir satış
fiyatının tespit edilmiş olması, BOTAŞ’ın yıkıcı fiyatlama yaptığına dair bir
emare olmakla birlikte, bu yönde kesin bir kanıt olarak kabul edilemeyecektir.
Pazarın yapısı ve BOTAŞ’ın uygulamalarına yönelik yapılan değerlendirmeler
ışığında, BOTAŞ’ın yılın geri kalan kısmında takip edeceği fiyat politikasının,
davranışın yıkıcı olup olmadığının tespiti bakımından son derecede önemli
olduğu görülmektedir.
Bu noktada dikkate alınması gereken bir diğer husus, konuya ilişkin YPK
kararı doğrultusunda 1.7.2008 itibarıyla uygulamaya konulan Maliyet Bazlı
Fiyatlandırma Mekanizması’dır. Bu uygulamada BOTAŞ yönünden Temmuz
ayı itibarı ile bazı aksaklıklar olduğu anlaşılmakta olup, BOTAŞ tarafından
Ağustos ayından itibaren geçerli olmak üzere belirlenen fiyat artışlarının
geçmiş dönemlerdeki zararların karşılanmasında ne derece etkin olabildiği
incelenmelidir.
Buna ek olarak piyasada yılın ikinci kısmında olması muhtemel gelişmelerin
(tahkim süreçlerinin sonuçları, doğal gaz toptan satış piyasasına muhtemel
yeni girişler neticesinde doğal gaz piyasasında yaşanacak gelişmeler)
BOTAŞ’ın fiyatlandırma yapısı üzerindeki etkilerinin izlenmesi yerinde
olacaktır.
Bu aşamada bir soruşturma açılmasından ziyade, yılın ikinci yarısı için
BOTAŞ’ın maliyet ve fiyat yapısının yakından izlenmesi yolunun evleviyetle
tercih edilmesi gerektiği, bu çerçevede geçici tedbir kararı alınmasına yer
olmadığı düşünülmektedir.
K. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
1. BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.’nin incelenen dönemde
(2007 yılı ve 2008 yılının ilk altı ayı) bazı aylarda maliyetinin altında
08-50/750-305
33
doğalgaz satışı gerçekleştirdiği tespit edilmekle birlikte bu aşamada
soruşturma açılmasına gerek olmadığına ve şikayetin reddine,
2. Şikayetçinin geçici tedbir istemine yönelik olarak bu aşamada herhangi
bir karar alınmasına yer olmadığına,
3. Ancak pazarın yapısı ve 1.7.2008 tarihi itibarıyla Maliyet Bazlı
Fiyatlandırma Mekanizması’nın uygulamaya konulmuş olması hususları
dikkate alındığında, 2008 yılı sonuna kadar BOTAŞ’ın fiyat ve
maliyetlerinin 1. Daire Başkanlığı tarafından izlenmesine,
4. Bu kapsamda 4054 sayılı Kanun’un 14. ve 15. maddelerinin
uygulanması konusunda Başkanlığa yetki verilmesine,
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
08-50/750-305
34
Rekabet Kurulu’nun 17.07.2008 tarih ve 08-50/750- 305 sayılı Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.’nin uyguladığı fiyat politikası
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddiası üzerine yapılan
önaraştırma sonucu alınan karara karşıyım. Şöyle ki;
Hakim durumdaki bir teşebbüsün, fiyatlarını belirli bir süreyle belirli bir
seviyenin altında tutması mevcut rakip teşebbüslerin pazarda faaliyet
göstermesini zorlaştırabilmekte hatta bu teşebbüslerin pazar dışına çıkmasına
sebep olabilmektedir. Bunun yanı sıra bu yolla potansiyel rakiplerin de pazara
girişi güçleştirilmekte ya da imkansız hale getirilmektedir. Rakip teşebbüslerin
pazar dışına itilmesi sağlandıktan sonra, fiyatlar yukarıya çekilerek, düşük
fiyat dönemindeki zararlar telafi edilmektedir. Rekabet hukukunda “yıkıcı
fiyat” olarak adlandırılan bu durum, dışlayıcı bir uygulama olarak hakim
durumun kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilmektedir.
BOTAŞ, Türkiye doğal gaz toptan satış pazarındaki % 97’lik pazar
payı, kamu kurumu olması ve yaptığı ithalat sözleşmeleri Türkiye Cumhuriyeti
Hazinesi garantili olduğu için alım gücü çok yüksek bir kuruluştur.
-Doğal gaz alış maliyetinin gas oil, ağır fuel oil ve hafif fuel oil fiyatlarındaki
değişimlere bağlı olarak üç ayda bir tespit edildiği, söz konusu tespit sırasında
da son altı aylık fiyat ortalamalarının dikkate alındığı ve maliyetlerin dolar kuru
üzerinden olduğu,
-Dolar kurunun 1 Ocak-31 Mart tarihleri arasında % 10 arttığı, buna ek olarak
Ekim 2007- Mart 2008 tarihleri arasında petrol fiyatlarının % 26 arttığı ve
petrol fiyatlarındaki bu artışın doğal gaz satış fiyatı üzerindeki etkisinin % 12
olması gerektiği, ancak tüm bu gelişmelere rağmen BOTAŞ’ın satış
fiyatlarında herhangi bir artış meydana gelmediği,
- (..…)-(…..) tarihleri arasında BOTAŞ’ın satış fiyatlarının, Şikayetçi
A.A.’nin maliyetinin dahi altında gerçekleştiği,
ve böylece; doğal gaz toptan satışı pazarında hakim durumdaki BOTAŞ’ın,
maliyetinden daha düşük fiyat ile doğal gaz satarak yıkıcı fiyatlandırma
uygulamak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.
maddesini ihlal ettiği anlaşılmaktadır.
Hakim durumda bulunan Botaş, çapraz sübvansiyon uygulaması
eşliğinde (Rekabete açık olan toptan satış piyasasında görece düşük fiyatlar
uygulayıp, buna karşı rekabete açık olmayan EÜAŞ, YİD ve Yİ’lere yönelik
satışlarda, giderek artan oranlarda yüksek fiyatlama politikası uygulayarak,
toplam satışlar içindeki yüksek payı içerisinde, anılan gruplardan elde ettiği
gelirleri, düşük fiyatlı satışların finansmanında kullanarak) yıkıcı fiyatlama
08-50/750-305
35
politikası izleyerek rakiplerini bilinçli bir biçimde piyasa dışına itmektedir. Bir
an için BOTAŞ’ın hükümet politikaları doğrultusunda, artan maliyetleri
fiyatlarına yansıtmadığı sözkonusu olsa bile, sonuçta; yıkıcı fiyat uygulaması
yoluyla toptan satış piyasasında rakiplerinin faaliyetini güçleştirdiği ve
piyasaya yeni giriş yapacak şirketlere engel olduğu açıktır. Nitekim ; başkaca
şirketlerin bu işte ekonomik kazanç bulmamaları nedeniyle istek göstermediği
için BOTAŞ, yeni “Kontrol Devri” ihalesi gerçekleştirememektedir.
BOTAŞ doğal gaz fiyatına 2002 yılından 2008 yılı (…….) ayına kadar
herhangi bir zam yapmamıştır. Özellikle uluslararası piyasalarda fiyatların
hızla arttığı son iki yıllık süreçte de bu politikasını sürdüren şirket, 2007
yılından itibaren büyük mali sıkıntılar içerisine girmiştir. Yurt dışı ödemelerini
aksatmamak için bankalardan kredi kullanan Botaş, personel maaşlarını bile
banka kredisiyle ödemek zorunda kalmıştır. Uyguladığı gerçekçi olmayan
yıkıcı fiyat sebebiyle bankalara 2 milyar YTL., Maliye’ye 2,5 milyar YTL., borç
takan şirket nihayet 2008 yılı (…….) ayında doğal gaz fiyatına zam yapmıştır,
yapmak zorunda kalmıştır.
Botaş’ın maliyetinin altında doğal gaz satışı gerçekleştirdiği sabittir.
Önaraştırma safhasında yapılan tespitler BOTAŞ hakkında soruşturma
açılmasına yetecek durumdadır.
Açıkladığım nedenlerle 14.8.2008 tarih, 08-50/750-305 sayılı karara
muhalifim.
M.Sıraç ASLAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy