Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-3-174 (Muafiyet/Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 11-54/1379-489
Karar Tarihi : 27.10.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr.
Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit
GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER: Osman Tan ÇATALCALI, Çağlar Deniz ATA
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş.
Temsilcisi: Av. Gönenç GÜRKAYNAK ve Av. Bora İKİLER 20
Çitlenbik Sokak No: 12 Yıldız Mahallesi, Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş.
Temsilcisi: Av. Gönenç GÜRKAYNAK ve Av. Bora İKİLER
Tutka Eğitim Turizm ve Tüketim Malları Tic. A.Ş.
Urfa Yolu 1. km Emek Cad. Diyarbakır
E. DOSYA KONUSU: Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. ile Tutka Eğitim Turizm ve
Tüketim Malları Tic. A.Ş arasında akdedilen Konsinye Satış Sözleşmesine 30
bireysel muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ :Kurum kayıtlarına 13.07.2011 tarih ve 5168 sayı ile giren
bildirim üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un ve 2002/2
sayılı “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca
yapılan inceleme sonucu düzenlenen 13.10.2011 tarih ve 2011-3-174/MM-11-
347.OTÇ sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 20.10.2011 tarih ve
REK.0.17.00.00-130/391 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-54 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
40
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; Boyner Büyük Mağazacılık
A.Ş. ile Tutka Eğitim Turizm ve Tüketim Malları Tic. A.Ş. arasında akdedilen
Konsinye Satış Sözleşmesine,
- İçerdiği rekabet etmeme yükümlülüğü dolayısı ile menfi tespit belgesi
verilemeyeceği; bu yükümlülüğün süresinin belirsiz olması sebebiyle sözleşmenin
grup muafiyetinden de yararlanamadığı;
- Mevcut haliyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulların tamamını
karşılaması nedeniyle, inceleme konusu konsinye satış sözleşmesinin rekabet
etmeme yükümlülüğü hükmüne bireysel muafiyet tanınabileceği
50
11-54/1379-489
2
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. (BBM)
Ana faaliyet konusu perakende mağazacılık olan BBM, faaliyetlerini İstanbul, Ankara,
Adana, Antalya, Bursa, Balıkesir, İzmir, Trabzon, Tekirdağ, Manisa, Kütahya, Mersin, 60
Diyarbakır, Denizli, Konya, Kayseri, Eskişehir, Afyon, Erzurum, Rize, K.Maraş, Hatay,
Samsun, Muğla illerinde olmak üzere Türkiye genelinde toplam 24 ilde, 59 adet
mağaza ile sürdürmektedir.
BBM mağazalarında kadın, erkek, çocuk, genç aktif spor giyimden ayakkabı ve
aksesuara, kozmetikten ev dekorasyon ürünlerine kadar farklı kategorideki pek çok
yerli ve yabancı marka ürünleri bir arada sunulmaktadır. Kadın ve erkek giyimde
Cotton Bar, Pi, Asymmetry, Limon; erkek giyimde Altimod, çocuk giyimde
Mammaramma, Altimod Basics ve ev dekorasyon ürünlerinde Boyner Evde markaları
"Boyner özel markaları"nı oluşturmakta olup BBM ayrıca Beymen Club, Beymen 70
Business, B Beymen ve Beymen Studio markalarının da sahibidir.
Şirket hisselerinin %39,9'u halka arz edilmiş olup, İstanbul Menkul Kıymetler
Borsasında işlem görmektedir. Şirket yabancı ortaklı bir şirket olup, şirket hisselerinin
%30,05'lik kısmının sahibi Fenella S.A.R.L.'dır. Fenella S.A.R.L ve hissedarları,
sınırsız sorumlu ortakları olan Citigroup Venture Capital International Investment
G.P. Limited tarafından kontrol edilmektedir. Şirket hisselerinin %21.83'ü Boyner
Holding A.Ş.’ye ait olup BBM, Boyner grubu tarafından kontrol edilmektedir.
Boyner grubu, BBM haricinde Türkiye’de aşağıda sunulan şirketler vasıtasıyla hazır 80
giyim alanında faaliyet göstermektedir:
- Beymen Mağazacılık A.Ş.
- Altınyıldız Mensucat ve Konfeksiyon Fabrikaları A.Ş.
- Benetton Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Ay Marka Mağazacılık A.Ş.
- Fırsat Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
H.1.2. Tutka Eğitim Turizm ve Tüketim Malları Tic. A.Ş. (Tutka)
Sözleşmenin diğer tarafını BBM tarafından üretimi yahut dağıtımı gerçekleştirilen 90
ürünlerin nihai tüketicilere satışını yapmak üzere görevlendirilen Tutka
oluşturmaktadır. Tutka, her nevi tüketim mamullerinin alımı, satımı, ihracı, ithali,
komisyonu, dağıtımı, ticareti ve pazarlamasını toptan ve perakende olarak yapmak
üzere kurulmuş bir şirkettir.
11-54/1379-489
3
100
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Sözleşmeye taraf olan teşebbüslerin faaliyetleri sözleşmenin kapsamı ile birlikte
değerlendirildiğinde, birbirinden farklı sektörlere ilişkin ürünlerin aynı çatı altında
perakende satışının söz konusu olduğu görülmektedir. Pek çok ürün çeşidinin ayrı
ayrı katlarda/departmanlarda sergilendiği bu tür perakende formatları bölümlü
mağazalar (department stores) olarak adlandırılmaktadır.
110
Bildirime konu olan sözleşme, bayiye verilecek olan ürünlerin mağazada perakende
olarak satışına yönelik hükümleri düzenlemektedir. Söz konusu ürünler ise kozmetik,
kadın giyim ve aksesuar, erkek giyim ve aksesuar, ayakkabı, spor malzemeleri, ev
tekstili ve küçük ev aletleri gibi geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bu ürünler tüketici
nezdinde gerek nitelikleri gerekse kullanım amaçları ve fiyatları bakımından ayrı
pazarlarda yer almaları sonucunu doğuracak farklılıklar arz etmektedir.
Bununla birlikte sözleşmeye taraf olan teşebbüsler aslen bu ürünlerin tamamının her
bir ürün grubu için ayrı departmanlara ayrılan tek bir mağazada tüketicilere
perakende olarak satışı ile iştigal etmektedirler. Ayrıca sözleşme, ürünlerin 120
tamamının mağazada konsinye olarak satılmak üzere firmaya teslimine ve firma
tarafından müşterilere perakende satılmasına ilişkindir. Dolayısıyla, ilgili ürün pazarı
tanımında bu unsur özellikle dikkate alınmalıdır. Menfi Tespit/Muafiyet başvurusu,
sözleşmenin amacına uygun olarak, her bir ürün grubu bazında değil, bu ürünlerin
toplu olarak perakende satışı bazında değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, BBM’nin
faaliyetinin ve incelenmekte olan sözleşmenin konusunun bölümlü mağazacılık
olması nedeniyle ilgili ürün pazarı “bölümlü mağazacılık pazarı” olarak tespit
edilmiştir.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar 130
İlgili ürünlerin tüm Türkiye'de dağıtımının yapıldığı ve ülke genelinde rekabet
koşullarında bölgeler arasında belirgin farklılıklar olmadığı göz önüne alınarak ilgili
coğrafi pazar, “Türkiye" olarak belirlenmiştir.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. Sözleşmenin Konusu ve Niteliği
Başvuruya konu Konsinye Satış Sözleşmesinde (Sözleşme) Konsinye Alanın (Tutka) 140
mülkiyeti altında bulunan ve Sözleşme'ye konu ürünleri satışa arz etmek üzere
"hizmet markası" altında işleteceği Mega Center Alışveriş Merkezindeki işyerinin
işletilmesine, BBM'ye ait ürünlerin mağazada satılmak üzere Konsinye Alana
konsinye olarak teslimine ve Konsinye Alan tarafından Mağazada müşterilere
perakende satılmasına ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenlemektedir.
05.02.2003 tarihinde imzalanan sözleşme, daha önce 25.03.2004 tarih ve 04-22/235-
5 sayılı Kurul kararına konu olmuş ve söz konusu sözleşmeye ilgili karar ile 4054
sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca beş yıl süreyle bireysel muafiyet tanınmıştır.
11-54/1379-489
4
150
Dosya konusu başvuru ise, tanınmış olan bireysel muafiyetin süresinin dolması
nedeniyle yapılmıştır.
Sözleşmenin hukuki niteliğinin ortaya konmasında irdelenmesi gereken husus,
konsinye satış sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun kapsamında iki farklı “teşebbüs”
arasında akdedilen bir anlaşma niteliği taşıyıp taşımadığı; dolayısı ile Kanun’un 4.
maddesi kapsamında olup olmadığıdır. Hukuk Sözlüğü’nde konsinye satış, “bir malın
satması için satıcıya bırakılması, satması için emaneten bırakılan şey satımı; satıcı
bu malı satınca mal sahibi ücret (komisyon) anlaşmasına göre belirlenen miktarı
alıkoyar, geri kalanı mal sahibine geri verir; satılamayan mal geri verilir” şeklinde 160
tanımlanmıştır1. Buna göre konsinye satış sözleşmesini, bir malın sahibi tarafından
satılmak amacıyla bir başka kişiye bırakılmasını konu alan sözleşme olarak
tanımlamak mümkündür.
Konsinye satış sözleşmelerinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilip
değerlendirilmeyeceğinde, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliğinin Açıklanmasına Dair Kılavuz (Dikey Kılavuz)’da acentelere ilişkin yapılan
açıklamalar yol göstericidir.
Dikey Kılavuza göre, teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi 170
kapsamında olup olmadığını belirleyen faktör, acentenin müvekkili tarafından
atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığıdır. Eğer acente
müvekkili adına yapmış olduğu ya da aracılık ettiği sözleşmeden dolayı herhangi bir
mali ya da ticari risk almamışsa, müvekkilin acenteye atandığı işle ilgili getirdiği
kısıtlar Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmayacaktır. Tersinin geçerli olduğu
durumda ise acente bir takım riskler üstlenmesinin karşılığında ilgili alanda kendi
bağımsız kararlarını vermekte serbest olmalıdır.
Sözleşmenin ilgili maddeleri incelendiğinde; 2.6 numaralı maddesi ile Tutka’ya satış
geliştirme faaliyetlerine yönelik düzenlenecek tanıtım ve reklam giderlerine katılma 180
yükümlülüğü getirildiği, 4.4 ve 7.3 numaralı maddeleri ile sözleşme konusu ürünlerin
ayıp, hasar ve kayıp riskini Tutka’ya bıraktığı, 9.1 numaralı maddesi ile Tutka’ya
yalnızca sözleşme konusu ürünler için kullanılabilecek bir yatırım yapma zorunluluğu
getirdiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla Sözleşmenin yukarıda yer verilen ilgili maddeleri dikkate alındığında,
Sözleşme ile Tutka’nın ticari riskler üstlendiği görülmektedir. Bu nedenle
Sözleşme’ye Dikey Kılavuz’da yer alan acenteye yönelik hükümlerin
uygulanamayacağı anlaşıldığından, Sözleşme 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi
kapsamındadır. 190
H.3.2. Menfi Tespit Değerlendirmesi
Bir sözleşmeye 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre menfi tespit belgesi
verilebilmesi için sözleşmenin Kanun’un 4, 6 ve 7. maddelerine aykırı hükümler
taşımaması gerekmektedir.
1 YILMAZ, Ejder, “Hukuk Sözlüğü”, Ankara, 1992.
11-54/1379-489
5
Bildirime konu sözleşmenin 4054 sayılı Kanun çerçevesinde incelenmesi gerekli
görülen hükümlerini Dikey Kılavuz’a uygun olarak aşağıda sunulan başlıklar altında
gruplandırmak mümkündür: 200
a) Tek Marka: Sözleşme’nin 8.4. maddesi ile Konsinye Alan konumundaki Tutkaya
rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmiştir.
b) Yeniden Satış Fiyatı: Sözleşme’nin 5.2. maddesinde “CBM teslim ettiği her ürün
için perakende satış bedeli veya azami perakende satış bedeli öne(r)me hak-yetkisini
haizdir. Firma’nın ürünleri önerilen perakende satış bedeli’nin altında satması halinde
bu tür ürünler taraflar arasında yapılacak hesaplaşmada CBM tarafından önerilen
Perakende Satış Fiyatı’ndan satılmış gibi işlem görür.” hükmüne yer verilmiştir.
210
2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, alıcı teşebbüsün
kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesine ilişkindir. Buna göre,
alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi kesinlikle yasaktır. Ancak, sabit
veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının, alıcının azami satış
fiyatını belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür. Alıcıya
bildirilen azami veya tavsiye niteliğindeki satış fiyatlarının asgari veya sabit fiyata
dönüşmemesi için, söz konusu fiyatların azami veya tavsiye niteliğinde olduğunun
yayınlanan fiyat listelerinde ya da ürünün üzerinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda inceleme konusu sözleşmede yer verilen yukarıdaki hükmün ilk bakışta 220
yeniden satış fiyatının tespiti anlamına gelebileceği değerlendirilse de, konsinye
sözleşmesinin kendine has özellikleri ile birlikte incelendiğinde, sözleşmede rekabet
hukuku kapsamında bir fiyat tespiti öngörülmediği söylenebilir. Şöyle ki, konsinye
sözleşmesinde, normal alım satım sözleşmesinin aksine, malın zilyetliğinin devri ile
taraflar arasında malın alıcıya maliyetini belirleyecek bir fiyat oluşmamaktadır. Bu ise
iktisaden, sağlayıcıyı bir taban fiyat belirleme zorunluluğu içerisinde bırakmaktadır.
Aksi halde alıcı, sağlayıcının maliyetinin de altına ürünü nihai kullanıcıya satabilme
serbestisine sahip olacak ve böyle bir durumda sağlayıcı zarar edebilecektir.
Konsinye alan kendi komisyonundan taviz vererek gene düşük fiyattan satış
yapabilir. Dolayısı ile bu tür bir düzenlemenin yeniden satış fiyatının tespiti değil, 230
konsinye sözleşmesinin doğası gereği olduğu, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında yer alabilecek bir düzenleme olmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan Sözleşmede yer alan konsinye alana yönelik tek marka yükümlülüğü,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti sınırlayan bir hüküm
olduğundan, Sözleşmeye 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit
belgesi verilmesi mümkün değildir.
H.3.3. 2002/2 Sayılı Tebliğ Kapsamında Değerlendirme
240
2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde hangi tür anlaşmaların dikey anlaşma olarak
kabul edileceği ve bu Tebliğ’de öngörülen koşulları sağlaması kaydıyla 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan grup olarak muaf tutulacağı belirlenmiştir.
Bu belirleme doğrultusunda bir anlaşmanın dikey anlaşma olarak
değerlendirilebilmesi için aşağıda sunulan üç unsuru taşıması gerekmektedir:
- Anlaşma iki ya da daha fazla teşebbüs arasında yapılmalıdır.
11-54/1379-489
6
- Anlaşmaya taraf teşebbüslerin her biri anlaşmanın amaçları bakımından üretim ya
da dağıtım zincirinin farklı bir seviyesinde faaliyet gösteriyor olmalıdır.
- Anlaşma belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla 250
yapılmış olmalıdır.
Buna ek olarak, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde mal veya hizmetlerin alımı,
satımı veya yeniden satımına ilişkin hükümlerin yanı sıra, fikri hakların alıcıya devri
ya da alıcı tarafından kullanımını düzenleyen dikey anlaşmaların da belirli şartları
sağlaması halinde Tebliğ’de öngörülen grup muafiyetinden yararlanacağı
belirtilmektedir. Bu çerçevede anlaşmanın grup muafiyeti kapsamında
değerlendirilebilmesi için taşıması gereken unsurlara aşağıda yer verilmiştir:
- Fikri haklara ilişkin hükümler anlaşma konusu mal veya hizmetlerin kullanımı, satımı 260
veya yeniden satımı ile doğrudan ilgili olmalıdır.
- Fikri hakların alıcıya devri ya da alıcı tarafından kullanımı, anlaşma konusu mal
veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımına yardımcı nitelikte olmalı,
anlaşmanın esas amacını oluşturmamalıdır.
- Anlaşma fikri hakların sağlayıcı tarafından alıcıya devredilmesi ya da kullandırılması
hakkında olmalıdır.
- Fikri hakların devri ya da kullanımını düzenleyen hükümler Tebliğ ile muaf
tutulmayan dikey sınırlamalarla aynı amaç veya etkiye sahip rekabet sınırlamaları
içermemelidir.
270
Yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde, Sözleşme’nin Tebliğ’in 2. maddesi anlamında
bir dikey anlaşma olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
2002/2 sayılı Tebliğ anlamında bir dikey anlaşma niteliği arz eden Sözleşme’de, 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında sadece rekabet etmeme yükümlülüğü
hükmü bulunmaktadır.
2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş
yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüklerinin anlaşmayı grup muafiyeti kapsamı dışına
çıkaracağı düzenlenmekte, aynı maddenin devamında, rekabet etmeme 280
yükümlülüğünün beş yıllık süreyi aşacak şekilde zımnen yenilenebileceğinin
kararlaştırılması halinde, rekabet etmeme yükümlülüğünün belirsiz süreli sayılacağı
belirtilmektedir.
Her ne kadar Sözleşme’nin rekabet etmeme yükümlülüğünün düzenlendiği 8.4.
maddesinde bu yükümlülüğün süresi beş yıl olarak kararlaştırılmış olsa da
Sözleşme’nin sona ermesini düzenleyen 12.1. numaralı hükmü şu şekildedir:
“ …taraflardan herhangi biri süresinin sona ermesinden üç ay önce diğer tarafa aksi
yönde bir yazılı bildirimde bulunmadığı takdirde Sözleşme’nin süresi kendiliğinden bir
yıl için uzar. Bu hüküm müteakip yıllara da uygulanır.” 290
Bu hüküm tarafların açık irade beyanı olmadığı hallerde Sözleşme’nin bir yıllık
sürelerde kendiliğinden uzaması sonucunu doğurmakta, dolayısı ile Sözleşme ve
bunun doğal sonucu olarak rekabet etmeme yükümlülüğü belirsiz süreli hale
gelmektedir. Bu bağlamda, Sözleşme’de yer alan rekabet etmeme yükümlülüğünün,
süresinin belirsiz olması nedeniyle, 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan grup
muafiyetinden faydalanma mümkün olmayacaktır.
11-54/1379-489
7
H.3.4. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
300
Rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşulların
tamamını taşımaları halinde 4054 sayılı Kanun’un 4. madde yasaklamasından muaf
tutulmaktadır.
Söz konusu muafiyet koşullarından ilki üretim veya dağıtım ile hizmetlerin
sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin
sağlanması şeklinde düzenlenmiştir. Bu koşula yönelik olarak yapılacak
değerlendirmede ortaya çıkacak yararlı etkilerin sadece işlemin tarafları için değil;
ekonominin geneli için geçerli, somut nitelikte olması gerekmektedir. Bu çerçevede
örneğin dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi, mal arzının ve çeşitliliğinin artırılması, 310
arzın devamlılığının sağlanması, satış öncesi hizmet kalitesinin artırılması gibi olumlu
etkiler ekonominin geneline yansıyacak somut etkiler olarak sayılabilecektir.
BBM ile Tutka arasında akdedilen sözleşme nitelik itibarıyla bir konsinye satış
sözleşmesidir. BBM dosya konusu konsinye sözleşme vasıtasıyla bir dağıtım ağı
kurmayı ve ağın sürekliliğini sağlamayı amaçlamakta, kendi mağazaları dışında
yapacağı satışları bahse konu sözleşmeler ile kurduğu satış ağı aracılığı ile
gerçekleştirmektedir. BBM'nin yurt çapında mağaza sayısını artırma stratejisinin bir
parçası olarak kurduğu ve konsinye satışı içeren bu sistem ile BBM, pazardaki talebi
karşılayabilmektedir. Şöyle ki, sistem içerisinde, eksik ürünler BBM tarafından 320
nispeten makul bir süre içerisinde tespit ve tedarik edilebilmekte, fazla ürünler ise
dağıtım sistemi içerisindeki mağazalar arasında dağıtılarak satış faaliyetinin daha
verimli şekilde gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır. Dolayısıyla BBM'nin uyguladığı ve
özünde konsinye satışı içeren sistemin, etkinliğin artırılmasını sağlayan bir dağıtım
yolu olarak ortaya çıktığı kanaati oluşmuştur.
Diğer yandan 25.03.2004 tarih ve 04-22/235-51 sayılı Kurul kararında da ifade
edildiği üzere, çeşitli ürün gruplarının bir arada bulunabildiği ve promosyon
uygulamalarının yaygın olarak kullanıldığı mağazaların yaygınlaşması tüketiciler
açısından da fayda sağlayacaktır. Bu mağazaların çok sayıda markayı ve ürünü 330
barındırmaları, tüketicilerin karşılaştıkları ürünlerin çeşitliliğini artırmakta ve
tüketicilere promosyon aktiviteleri vasıtasıyla daha uygun koşullarda alışveriş imkanı
sağlamaktadır. Bu sistem ile yaratılan etkinlik artışı ise tüketicilere arzın artırılması ve
erişilebilecek ürün çeşidinin artması olarak yansıyacaktır. Buradan hareketle
Sözleşmenin tüketicinin anlaşmadan yarar sağlaması koşulunu da sağladığı
anlaşılmaktadır.
Muafiyetin üçüncü koşulu, anlaşmanın veya kararın teşebbüslere ilgili piyasanın
önemli bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırma imkânı tanımamasıdır. Bu şartın
amacı, rekabetin kısmen sınırlandırılmasına izin verilen piyasalardaki reel ve 340
potansiyel rekabetin devamının teminidir. Dosya mevcudu bilgilerden, pazarda
BBM’nin olası en yüksek pazar payının yaklaşık % … civarında gerçekleşebileceği
anlaşılmıştır. Diğer yandan pazarın yapısı ve koşulları irdelendiğinde BBM’nin pazar
gücüne dair sadece aynı segment ve pazarda yer alan teşebbüsler tarafından
yaratılan rekabetçi baskıyla karşı karşıya olmadığı, aynı zamanda her ürün segmenti
için benzer ürünlerin son kullanıcıya satışını yapan tüm teşebbüslerle de rekabet
ettiği söylenebilir. Bu ise kısıtlayıcı hükmün, ilgili piyasanın önemli bir bölümünde
11-54/1379-489
8
rekabeti ortadan kaldırma sonucunu doğurma ihtimalini olanaksızlaştırmaktadır.
Dolayısıyla, Sözleşmenin, Kanun'un 5. maddesinin (c) bendi bağlamında, ilgili
piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkması sonucunu 350
doğurmayacağı kanaatine varılmıştır.
Sözleşmenin rekabetin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan (a) ve (b)
bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması
koşulunu da, pazarın rekabetçi yapısı dikkate alındığında, sağladığı anlaşılmaktadır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamın göre,
360
1- Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. ile Tutka Eğitim, Turizm ve Tüketim Malları Tic.
A.Ş. arasında akdedilen Konsinye Satış Sözleşmesine, rekabet etmeme
yükümlülüğü içermesi nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde
menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
2- Söz konusu yükümlülüğün 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlanamadığına,
3- 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartların tamamını karşılaması
nedeniyle, bildirim konusu sözleşmeye bireysel muafiyet tanınmasına 370
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy