Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-1-206 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-60/1569-560
Karar Tarihi : 07.12.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, 10
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Harun ULU, Mehmet Mete BAŞBUĞ
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Denizoğlu Tic. Koll. Şti. – Adnan Denizoğlu ve Ortakları
Temsilcisi: Av.Tolga ALİBEYOĞLU
288/6 Sok. No:8/1 Sezen Sit. Gül Apt. K:1 D:2 Bornova/İzmir
- Mehmet KEPEZ ve Nejdet KEPEZ
Temsilcisi: Av.Tayfun SÜMER
1. Bayraktar Sok. Ülker Ünver İş Merkezi No:9 K:2 D:6 20
Ataşehir/İstanbul
- Erdem GENEL
İkizdere Sok. No:9-15 GOP Çankaya/Ankara
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : BP Petrolleri A.Ş.
K-2 Plaza Sarıkanarya Sok. No:14 Kozyatağı/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: BP Petrolleri A.Ş. (BP) tarafından yapılan dikey anlaşmalar
ve çeşitli uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun’un ve 2002/2 sayılı Tebliğ’in ihlal
edildiği iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına intikal eden ve aşağıda yer verilen şikâyetler 30
ile ilgili olarak hazırlanan 20.10.2011 tarih ve 2011-1-119/İİ-11-139.İAY sayılı İlk
İnceleme Raporu, 27.10.2011 tarih ve 11-54 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1. maddesi
uyarınca ilgili şirket hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun
üzerine, 4054 sayılı Kanun ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen
29.11.2011 tarih ve 2011-1-206/ÖA-11-139.İAY sayılı Önaraştırma Raporu 05.12.2011
tarih ve REK.0.15.00.00-110/329 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-60 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 40
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvurularda özetle; BP’nin dağıtım şirketlerinin
bayileriyle yaptıkları dikey anlaşmaların ve bunlara ilişkin uygulamaların, 4054 sayılı
Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliği’ne aykırı olduğu iddia edilmektedir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, dosya konusu iddialara ilişkin olarak;
- Denizoğlu Tic. Koll. Şti.-Adnan Denizoğlu ve Ortakları tarafından yapılan başvuru
bakımından; şikâyete konu taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunun lisansının
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından iptal edilmesi ve taraflar arasındaki
11-60/1569-560
2
sözleşmenin de bu nedenle sona ermesi nedenleriyle BP hakkında herhangi bir işlem
yapılmasına gerek olmadığı,
- Erdem GENEL tarafından yapılan başvuru bakımından; söz konusu dikey ilişkinin 50
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden faydalandığı, bu nedenle BP
hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı,
- Kepezler Koll. Şti. Mehmet KEPEZ ve Nejdet KEPEZ tarafından yapılan başvuru
bakımından; BP tarafından intifanın terkini amacıyla taraflara vekâletname
gönderilmesi nedeniyle, BP hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı
hususları ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. BP PETROLLERİ A.Ş.
BP, petrol ürünlerinin depolaması ile toptan ve perakende satışının yanı sıra, madeni
yağ ve jet yakıtı ikmali alanlarında da faaliyet göstermektedir. Mevcut durumda BP 60
markası altında faaliyet gösteren toplam istasyon sayısı 642’dir.
I.2. Değerlendirme
Akaryakıt sektöründeki dağıtım şirketlerinin bayileriyle yaptıkları dikey anlaşmalar ve
bunlara ilişkin uygulamalar hakkında, Kurum kayıtlarına muhtelif tarihlerde intikal eden
başvurular bu dosya kapsamında değerlendirmeye alınmış olup, aşağıda açıklanacağı
üzere, şikâyetler genel olarak, ilgili dağıtım şirketi ile bayisi arasındaki dikey
anlaşmaların 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu iddialarını
içermekte ve bu konuda gerekli işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
Bilindiği üzere, 26.01.2006 tarih ve 06-04/57-15 sayılı Total-Akdağ kararının Danıştay
13. Dairesi tarafından iptal edilmesi üzerine, 30.10.2008 tarihinde kararın Kurul 70
tarafından yeniden tesis edilmesiyle bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı ve onlarla birlikte
değerlendirilen intifa, tapuya şerh edilmiş kira ve benzeri uzun süreli sözleşmelerin
sürelerinin beş yıllık üst sınıra uygun hale getirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bununla birlikte, 05.03.2009 tarihli Barbaros-Altınbaş Petrol ve Polpet-Bölünmez
Petrolcülük kararlarında uygulamaların esasları belirlenmiş, izleyen süreçte gerek
bireysel muafiyet başvuruları gerekse şikâyet başvuruları kapsamında birçok başvuru
karara bağlanmıştır. Önaraştırmaya konu iddialar akaryakıt sektöründe çeşitli
şekillerde kurulan dikey anlaşmaların farklı türlerine ilişkin olmakla birlikte, tamamı
benzer şekillerde daha önce gerek şikâyet gerekse bireysel muafiyet başvurular
şeklinde Kurulun önüne gelerek değerlendirilmiş ve benzer nitelikteki dikey ilişki 80
çeşitleri bakımından içtihat birliği sağlanmıştır.
Kuruma yapılan başvurular çerçevesinde, akaryakıt sektöründe çok çeşitli şekillerde
kurulan dikey anlaşmalarla karşılaşılmıştır. Bunlardan en yaygın olarak görülen
anlaşma türünde, akaryakıt istasyonu ya da istasyon inşasına elverişli arsa/arazi maliki
bayi adayı ile dağıtıcı arasında bayilik ilişkisinin kurulmasına esas teşkil eden bir
protokol yapılmakta, söz konusu protokolde yüklenilen taahhüde istinaden, malik
tarafından dağıtıcı lehine ilgili taşınmaz üzerinde uzun süreli kira ya da intifa hakkı
tanınmasını müteakiben taraflar arasında ayrıca bayilik sözleşmesi yapılmaktadır.
Bir başka anlaşma türünde ise bayilik faaliyeti yürütmek isteyen, ancak akaryakıt
istasyonu sahibi olmayan kişiler, malik ile anlaşarak taşınmaz üzerinde kira hakkı elde 90
etmekte, söz konusu kira hakkına istinaden herhangi bir dağıtıcı ile bayilik ilişkisi
kurulmaktadır. Bu süreçte, dağıtıcı ile prensipte anlaşılmasının ardından; dağıtıcı, bayi
adayı ve malik arasında üçlü bir protokol yapılmakta veya protokol yapılmaksızın;
malik tarafından ilgili taşınmaz üzerinde dağıtıcı lehine intifa hakkı tanınmakta;
11-60/1569-560
3
nihayetinde dağıtıcı ile taşınmaz üzerinde kira hakkını elinde bulunduran bayi arasında
da bayilik sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yine sektörde yaygın olarak görülen bir başka anlaşma türünde ise daha önce dağıtıcı
lehine ilgili taşınmaz üzerinde kira ya da intifa hakkı tanıyan malik ile dağıtıcı arasında
bayilik sözleşmesi yapılmakta ve istasyon bir müddet malik tarafından bayi sıfatıyla
işletilmektedir. Daha sonra malik ile dağıtıcı arasındaki sözleşme herhangi bir sebeple 100
sona erdiğinde, malik tarafından bulunan ve dağıtıcı tarafından onaylanan üçüncü bir
kişi bayilik faaliyetini devralmakta ya da işletme hakkı doğrudan dağıtıcı tarafından
üçüncü bir kişiye kullandırılmaktadır.
Kuşkusuz, sektörde yukarıda sayılanlar dışında da çeşitli şekillerde kurulan ve
sürdürülen dikey ilişkiler bulunmakla birlikte, bu karar kapsamında gerek yukarıda
sayılan anlaşma türlerine uyan gerekse de daha farklı nitelikteki anlaşmaların 4054
sayılı Kanun’a ve ilgili mevzuata uygunlukları değerlendirilmiştir.
I.2.1. Konu ile İlgili Mevzuat Hükümleri, Danıştay ve Rekabet Kurulu Kararları
2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, 110
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak
tanımlanmaktadır. Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini,
satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı
her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5 (a) maddesinde ise, Tebliğ ile
tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı
aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Kurulun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca, 18.09.2005
tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan dikey
anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup 120
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan
dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
Bunun yanında 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmeme
yükümlülüklerine veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde
anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin
olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya
dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı
ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde
sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan 130
üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir
tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu
tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme
yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu
tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 36. paragrafında ise, Tebliğ’in
5. maddesinde, dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak
düzenlenen istisna konusunda, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna,
“öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya
da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının 140
alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da
kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik
ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
11-60/1569-560
4
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında
değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz
konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
Söz konusu hüküm ve açıklamalar dikkatle irdelendiğinde, bahse konu istisnadan
yararlanmanın, öncelikle iki koşuldan birinin varlığına bağlı olduğu görülmektedir. Buna
göre, alıcı (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini:
- ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir 150
üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu)
üzerinde,
- ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde edilen ayni veya şahsi kullanım hakkına konu bir tesiste
sürdürmelidir.
Bunun yanı sıra Kılavuzda açıkça belirtildiği gibi, taraflar arasındaki dikey ilişkinin
istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan itibaren
yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak kurulması gerekmektedir. Nitekim
TOTAL/Akdağ dosyasında, Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13. Dairesinin
E.2006/1604 esas numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen 13.05.2008 tarih 160
ve K.2008/4196 sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeyi haklı kılmaktadır. Söz
konusu kararda özetle; dağıtıcının bayiyle kurmuş olduğu hukuki ilişkinin yani taraflar
arasındaki dikey anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira sözleşmesi olmak
üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra, Yüksek Mahkemenin, bayilik
sözleşmesi de dâhil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında sonradan oluşacak
değişikliklerin değil, anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun olarak
kurulup kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu çerçevede yapılması
gerektiğine işaret ettiği görülmektedir.
Bunun yanında konunun akaryakıt sektörü özelinde ayrı bir önemi de bulunmaktadır.
Şöyle ki; akaryakıt sektöründe akaryakıt istasyonu olmaksızın istasyonlu bayilik 170
faaliyeti yürütülememesi nedeniyle, dağıtım firmalarının ve bayilerin yürüttükleri ticari
faaliyet ile istasyon arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinde sayılan özel durum bir yana bırakılırsa, beş yıllık rekabet
yasağı süresinin esasen; “bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı
sözleşmeler yoluyla diğer dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır” olarak
yorumlanması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Rekabet Kurulunun ve Danıştayın konuyla ilgili olarak daha önce almış
olduğu kararlar ile de sabit olduğu üzere, intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer
etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin
2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına neden 180
olmaktadır. Bu bakımdan, bu dosya kapsamında yer alan ve rekabet yasağı içeren
bayilik sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı intifa, kira gibi sözleşmelerin, aralarındaki
hukuki ve iktisadi ilişki nedeniyle tek bir anlaşma olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’e
uygunluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
I.2.2. Önaraştırmaya Konu Dikey Anlaşmalar Bakımından Bireysel Muafiyet
Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un “Muafiyet” başlıklı 5. maddesine göre, Rekabet Kurulu, bu
maddede belirtilen koşulların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma,
uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin
uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir: Bu koşullar 5. maddenin birinci 190
fıkrasında aşağıdaki şekilde sayılmıştır:
11-60/1569-560
5
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması.
Dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerine Tebliğ ile getirilen beş
yıllık sürenin üzerinde bir süre için muafiyet tanınması, ancak ve ancak çok istisnai
hallerde makul görülebilir. Kurul tarafından akaryakıt sektöründeki dikey anlaşmalara 200
bireysel muafiyet verilebilmesinin şartları 25.02.2010 tarih ve 10-19/229-87 sayılı Delta
ve 18.03.2010 tarih ve 10-24/338-122 sayılı Total kararlarıyla belirlenmiş, söz konusu
kararlardan sonraki tarihli muhtelif kararlarda da benzer nitelikteki anlaşmalara bireysel
muafiyet tanınmıştır. Anılan kararlarda; dikey anlaşmaların, daha önce üzerinde hiçbir
gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış
arsalar/araziler üzerinde kurulmuş yeni akaryakıt istasyonlarına ilişkin olmaları ve
akaryakıt istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı tarafından üstleniliyor olması dikkate
alınarak, bayilerin beşinci yılın sonunda, dağıtım firması tarafından üstlenilen ilişkiye
özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona
erdirebilmeleri konusunda tarafların anlaşmaları koşuluyla, 10 yıla kadar muafiyet 210
tanınmasına karar verilmiştir.
Rekabet Kurulunun yukarıda anılan kararlarında ortaya koymuş olduğu koşulları
sağlayan dikey anlaşmalara bireysel muafiyet tanınmış ve söz konusu dikey
anlaşmalara ilişkin olarak ilgili bölümlerde ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır. İlgili
bölümlerde belirtilmeyen diğer anlaşmalar bakımından ise 2002/2 sayılı Tebliğ ile
öngörülen sınırı aşan süreler için bireysel muafiyet tanınmasının mümkün olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
I.3. BP Hakkındaki Şikâyetler, Tespit ve Değerlendirmeler
I.3.1. Denizoğlu Tic. Koll. Şti. - Adnan Denizoğlu ve Ortakları (Denizoğlu)
Kurum kayıtlarına 14.09.2011 tarih, 6490 sayı ile giren şikâyet dilekçesinde özetle; 220
Denizoğlu’nun maliki olduğu taşınmaz üzerinde 31.08.2004 tarihinde BP lehine 22 yıl
süreli intifa hakkı tesis edildiği, Rekabet Kurulunun kararları uyarınca söz konusu intifa
hakkının 18.09.2010 tarihinde sona ermesinin gerektiği, ancak BP’ye çekilen
ihtarnamelere rağmen intifanın terkin edilmediği belirtilerek, BP hakkında gerekli
işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
BP’nin konuya ilişkin yazısında; BP ile Denizoğlu arasındaki bayilik sözleşmesinin
01.03.2007 tarihinde beş yıl süre ile yenilendiği, söz konusu taşınmaz üzerinde
akaryakıt istasyonu işleten Denizoğlu’nun bayilik lisansının, İzmir Büyükşehir
Belediyesince Gayrısıhhi Müessese açma ruhsatının iptali nedeniyle, Enerji Piyasası
Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 21.01.2008 tarihinde iptal edildiği, 230
Denizoğlu’nun söz konusu taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu işletmeciliği
yapamayacağının değerlendirildiği, öte yandan BP ile Denizoğlu arasındaki intifanın
terkinine ilişkin görüşmelerin devam ettiği ifade edilmiştir.
Mezkûr bilgi ve belgelere göre; şikâyet konusu akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak
imzalanan bayilik sözleşmesi -her ne kadar 01.03.2007 tarihinde 5 yıl süreyle
yenilenmiş olsa da- yukarıda yer verilen gerekçeyle sona ermiştir. Bu çerçevede, söz
konusu taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonu işletmeciliği sona ermiş olduğundan,
BP hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmektedir.
11-60/1569-560
6
I.3.2. Erdem GENEL 240
Kurum kayıtlarına 20.06.2011 tarih, 4577 sayı ile giren ve İmancıoğlu İnşaat Taah. ve
Petrol Tic. San. A.Ş (İmancıoğlu) hissedarı Erdem GENEL tarafından gönderilen
şikâyet dilekçesinde özetle; İmancıoğlu’nun maliki olduğu taşınmaz üzerinde
18.06.2006 tarihinde BP lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, Rekabet
Kurulunun kararları uyarınca, söz konusu intifa hakkının 18.09.2011 tarihinde sona
ermesi gerektiği, ancak BP’ye çekilen ihtarnamelere rağmen intifanın terkin edilmediği
belirtilerek, BP hakkında gerekli işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
BP’nin konuyla ilgili yazısında; İmancıoğlu’nun 07.03.2006 tarihinde BP lehine 15 yıl
süreli intifa hakkı verdiği, 10.04.2006 tarihinde ise bayilik sözleşmesi imzaladığı, ancak
rekabet mevzuatı çerçevesinde, bahse konu dikey ilişkinin 06.05.2011 tarihinde 250
feshedilerek, taraflar arasında 10.6.2011 tarihinde 5 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği,
intifanın tescili tarihinde de 5 yıl süreli bir bayilik anlaşması imzalandığı ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler çerçevesinde; söz konusu taşınmaz üzerinde
2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun bir şekilde intifa hakkı tesis edilmesi ve taraflar arasında 5
yıl süreli yeni bir bayilik sözleşmesi imzalanması sebepleriyle, dikey ilişki 2002/2 sayılı
Tebliğ’e uygun olup, söz konusu şikâyet hakkında herhangi bir işlem yapılmasına
gerek olmadığı değerlendirilmektedir.
I.3.3. Kepezler Koll. Şti. Mehmet KEPEZ ve Nejdet KEPEZ (Kepezler)
Kurum kayıtlarına 05.07.2011 tarih, 4914 sayı ile giren ve Kepezler adına Av. Tayfun
SÜMER tarafından gönderilen şikâyet dilekçesinde özetle; Kepezler ile BP arasında 260
30.12.2005 tarihinde bir bayilik anlaşması imzalandığı, 13.02.2006 tarihinde
işletmecilik yapılacak taşınmaz üzerinde BP lehine yaklaşık 10 yıl süreli bir intifa hakkı
tesis edildiği, ancak Rekabet Kurulu kararları çerçevesinde, dikey ilişkinin 5 yıl süre ile
grup muafiyetinden faydalanması sebebiyle, 06.06.2011 tarihinde Kepezler tarafından
intifa hakkının terkin edilerek dikey anlaşmanın sonlandırılması yönünde ihtarname
çekildiği, buna rağmen BP’nin bu ilişkiyi sonlandırmadığı, böylelikle Kepezler’in başka
dağıtım firmalarıyla anlaşamadığı, bu nedenle de işletmesini kapatmak istemeyen
Kepezler’in BP ile olan sözleşmesini birer aylık periyotlarla uzatmak durumunda kaldığı
belirtilmekte ve sayılan sepelerle BP hakkında gerekli işlemlerin yapılması talep
edilmektedir. 270
BP’nin konuya ilişkin yazısında; BP ile Kepezler arasında 21.12.2005 tarihinde 5 yıl
süreli bir bayilik anlaşması imzalandığı, 13.02.2006 tarihinde ise şikâyete konu
taşınmaz üzerinde BP lehine yaklaşık 10 süreli bir intifa hakkı tesis edildiği, söz konusu
dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’e uyumunun sağlanması amacıyla taraflar arasında
01.07.2011 tarihinde 20 gün süreli bir bayilik anlaşması imzalandığı, öte yandan
taşınmazın malikleri tarafından taşınmaz üzerindeki intifa hakkının terkin edilmesi için
başvurulduğu, ancak, taşınmaz malikleri tarafından 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun ilgili
maddesinde düzenlenen harcın yatırılmaması nedeniyle terkinin gerçekleşemediği,
bununla birlikte bu dönemde Mehmet KEPEZ ve Nejdet KEPEZ’in taşınmazı Kar-Ava
Akaryakıt Gıda Turizm İşletmeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (Kar-Ava)’ne devrettikleri, bu 280
nedenle bayilik lisanslarının EPDK tarafından iptal edildiği ve halihazırda söz konusu
taşınmazın Fullpet lisansı altında Kar-Ava tarafından işletildiği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgelerden; söz konusu taşınmaz üzerindeki intifa
hakkının terkini için BP tarafından Kepezler’e vekâletname gönderildiği
anlaşılmaktadır. Bu nedenle BP hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek
olmadığı kanaatine varılmıştır.
11-60/1569-560
7
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- Denizoğlu Tic. Koll. Şti.-Adnan Denizoğlu ve Ortakları tarafından yapılan başvuru 290
bakımından; şikâyete konu taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonuna ilişkin lisansın
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından iptal edildiği ve taraflar arasındaki
sözleşmenin de bu nedenle sona erdiği,
2- Erdem GENEL tarafından yapılan başvuru bakımından; başvuru konusu dikey
ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlandığı,
3- Mehmet KEPEZ ve Nejdet KEPEZ tarafından yapılan başvuru bakımından; BP
Petrolleri A.Ş. tarafından intifanın terkini amacıyla taraflara vekâletname gönderildiği
anlaşıldığından BP Petrolleri A.Ş. hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek
olmadığına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy