Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-1-38 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-45/1086-379
Karar Tarihi : 17.08.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Dr. Murat ÇETİNKAYA, 10
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER : İsmail Atalay YOLCU, Harun ULU, Harun GÜNDÜZ,
Mehmet Mete BAŞBUĞ,
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Soylular Petrol Akaryakıt Servis İstas. Mark. Tur. ve İnş. Ltd.Şti
Temsilcileri: Av. Bora TERZİOĞLU, Av. Tuba TERZİOĞLU
Arapsuyu Mah. 642. Sok. No:42 Konyaaltı/Antalya
- Necati ÇETİNTAŞ
Temsilcisi: Av. Selda UĞUR
Merkez Mah. Güneşli Meydanı Boğaz İş Hanı 20
No:42 Bağcılar/İstanbul
- Altanlar Akaryakıt Otomotiv ve Gıda Tic. ve San. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Figen BESTİL
Yapıcı İş Merkezi B Blok No:408 Konya
- Ersay Tur. ve Petrol Tic. ve San. Ltd. Şti.
Temsilcileri: Av. Yaşar AYDIN, Av. Osman Yücel ÖNAL
Pirireis Mah. İsmet İnönü Bulvarı Merkon Sitesi N-Blok
Kat:6 Yenişehir/Mersin
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : BP Petrolleri A.Ş. 30
Temsilcisi: Av. İlmutluhan SELÇUK
Ebulula Mardin Cad. No:57Akatlar Beşiktaş/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: BP Petrolleri A.Ş. tarafından yapılan dikey anlaşmalar ve
çeşitli uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun’un ve 2002/2 sayılı Tebliğ’in ihlal
edildiği iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına intikal eden ve aşağıda yer verilen şikayetler
ile ilgili olarak hazırlanan 16.06.2011 tarih ve 2011-1-38/İİ-11-139.İAY sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun 23.06.2011 tarihli toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1. maddesi 40
uyarınca ilgili şirket hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun
üzerine, 4054 sayılı Kanun ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen
26.07.2011 tarih ve 2011-1-38/ÖA-11-139.İAY sayılı Önaraştırma Raporu ve
12.08.2011 tarih ve 2011-1-38/BN-11-139.İAY sayılı Bilgi Notu, sırasıyla 27.07.2011
tarih, REK.0.05.00.00-110/219 ve 15.08.2011 tarih, REK.0.15.00.00-110/247 sayılı
Başkanlık Önergeleri ile 11-45 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
11-45/1086-379
2
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvurularda özetle; BP Petrolleri A.Ş. (BP)’nin
şikayetçiler ile yaptığı dikey anlaşmaların ve çeşitli uygulamaların 4054 sayılı Kanun ile 50
2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu iddia edilmektedir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Soylular Petrol Akaryakıt Servis İstasyonu Mark. Turizm ve İnşaat Ltd. Şti.,
(Soylular) Necati Çetintaş, Altanlar Akaryakıt Otomotiv ve Gıda Tic. ve San. A.Ş
(Altanlar) tarafından yapılan başvurular bakımından; 4054 sayılı Kanun’un 9.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, gerekçeli kararın taraflara tebliği tarihinden
itibaren altmış gün içinde söz konusu dikey ilişkileri sonlandırmaları gerektiği, aksi
takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı yönünde
görüş bildirilmesinin uygun olacağı,
- Ersay Tur. ve Petrol Tic. ve San. Ltd. Şti. (Ersay) tarafından yapılan başvuru 60
bakımından ise BP A.Ş. hakkında soruşturma açılması gerektiği
İlgili Bilgi Notu’nda ise;
- Soylular, Necati Çetintaş tarafından yapılan başvurular bakımından; 4054 sayılı
Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, gerekçeli kararın taraflara tebliği
tarihinden itibaren altmış gün içinde söz konusu dikey ilişkileri sonlandırmaları
gerektiği, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem
başlatılacağı yönünde görüş bildirilmesinin uygun olacağı,
- Altanlar ve Ersay tarafından yapılan başvurular bakımından herhangi bir işlem
tesisine gerek olmadığı,
- BP hakkında bu aşamada bir soruşturma açılmasına gerek olmadığı 70
görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. BP Petrolleri A.Ş. (BP)
BP, petrol ürünlerinin depolaması ile toptan ve perakende satışının yanı sıra, madeni
yağ ve jet yakıtı ikmali alanlarında da faaliyet göstermektedir. Mevcut durumda BP
markası altında faaliyet gösteren toplam istasyon sayısı 649’dir.
I.2. Değerlendirme
Akaryakıt sektöründeki dağıtım şirketlerinin bayileriyle yaptıkları dikey anlaşmalar ve
bunlara ilişkin uygulamalar hakkında, Kurum kayıtlarına muhtelif tarihlerde intikal eden
başvurular işbu dosya kapsamında değerlendirmeye alınmış olup, aşağıda 80
açıklanacağı üzere, şikâyetler genel olarak, ilgili dağıtım şirketi ile bayisi arasındaki
dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu iddialarını
içermekte ve bu konuda gerekli işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
Bilindiği üzere Total-Akdağ kararının Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edilmesi
üzerine, 30.10.2008 tarihinde kararın Rekabet Kurulu tarafından yeniden tesis
edilmesiyle bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı ve onlarla birlikte değerlendirilen intifa,
tapuya şerh edilmiş kira ve benzeri uzun süreli sözleşmelerin sürelerinin beş yıllık üst
sınıra uygun hale getirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte,
05.03.2009 tarihli Barbaros-Altınbaş Petrol ve Polpet-Bölünmez Petrolcülük
kararlarında uygulamaların esasları belirlenmiş, izleyen süreçte gerek bireysel 90
muafiyet başvuruları gerekse şikayet başvuruları kapsamında birçok başvuru karara
bağlanmıştır. Önaraştırmaya konu iddialar akaryakıt sektöründe çeşitli şekillerde
kurulan dikey anlaşmaların farklı türlerine ilişkin olmakla birlikte, tamamı benzer
şekillerde daha önce gerek şikayet gerekse bireysel muafiyet başvurular şeklinde
11-45/1086-379
3
Rekabet Kurulunun önüne gelerek değerlendirilmiş ve benzer nitelikteki dikey ilişki
çeşitleri bakımından içtihat birliği sağlanmıştır.
Söz konusu kararlar ve sektörle yapılan görüş alışverişi neticesinde Kuruma yapılan
başvurular çerçevesinde, akaryakıt sektöründe çok çeşitli şekillerde kurulan dikey
anlaşmalarla karşılaşılmıştır. Bunlardan en yaygın olarak görülen anlaşma türünde,
akaryakıt istasyonu ya da istasyon inşasına elverişli arsa/arazi maliki bayi adayı ile 100
dağıtıcı arasında bayilik ilişkisinin kurulmasına esas teşkil eden bir protokol
yapılmakta, söz konusu protokolde yüklenilen taahhüde istinaden, malik tarafından
dağıtıcı lehine ilgili taşınmaz üzerinde uzun süreli kira ya da intifa hakkı tanınmasını
müteakiben taraflar arasında ayrıca bayilik sözleşmesi yapılmaktadır.
Bir başka anlaşma türünde ise bayilik faaliyeti yürütmek isteyen ancak akaryakıt
istasyonu sahibi olmayan kişiler, malik ile anlaşarak taşınmaz üzerinde kira hakkı elde
etmekte, söz konusu kira hakkına istinaden herhangi bir dağıtıcı ile bayilik ilişkisi
kurulmaktadır. Bu süreçte, dağıtıcı ile prensipte anlaşılmasının ardından; dağıtıcı, bayi
adayı ve malik arasında üçlü bir protokol yapılmakta veya protokol yapılmaksızın;
malik tarafından ilgili taşınmaz üzerinde dağıtıcı lehine intifa hakkı tanınmakta; 110
nihayetinde dağıtıcı ile taşınmaz üzerinde kira hakkını elinde bulunduran bayi arasında
da bayilik sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yine sektörde yaygın olarak görülen bir başka anlaşma türünde ise daha önce dağıtıcı
lehine ilgili taşınmaz üzerinde kira ya da intifa hakkı tanıyan malik ile dağıtıcı arasında
bayilik sözleşmesi yapılmakta ve istasyon bir müddet malik tarafından bayi sıfatıyla
işletilmektedir. Daha sonra malik ile dağıtıcı arasındaki sözleşme herhangi bir sebeple
sona erdiğinde, malik tarafından bulunan ve dağıtıcı tarafından onaylanan üçüncü bir
kişi bayilik faaliyetini devralmakta ya da işletme hakkı doğrudan dağıtıcı tarafından
üçüncü bir kişiye kullandırılmaktadır.
Kuşkusuz, sektörde yukarıda sayılanlar dışında da çeşitli şekillerde kurulan ve 120
sürdürülen dikey ilişkiler bulunmakla birlikte, işbu karar kapsamında gerek yukarıda
sayılan anlaşma türlerine uyan gerekse de daha farklı nitelikteki anlaşmaların 4054
sayılı Kanun’a ve ilgili mevzuata uygunlukları değerlendirilmiştir.
I.2.1. Konu ile İlgili Mevzuat Hükümleri, Danıştay ve Rekabet Kurulu Kararları
2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı,
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak
tanımlanmaktadır. Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini,
satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı 130
her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise, Tebliğ ile
tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı
aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Rekabet Kurulunun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca,
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan
dikey anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan
dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
Bunun yanında 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmeme 140
yükümlülüklerine veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde
anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin
olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya
11-45/1086-379
4
dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı
ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde
sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan
üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir
tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu
tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme
yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu 150
tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 36. paragrafında ise, Tebliğ’in
5. maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak
düzenlenen istisna konusunda, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna,
“öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya
da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının
alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da
kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik
ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında 160
değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz
konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
Söz konusu hüküm ve açıklamalar dikkatle irdelendiğinde, bahse konu istisnadan
yararlanmanın, öncelikle iki koşuldan birinin varlığına bağlı olduğu görülmektedir. Buna
göre alıcı (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini:
- ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir
üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu)
üzerinde,
- ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde edilen bir ayni veya şahsi kullanım hakkına konu bir tesiste 170
sürdürmelidir.
Bunun yanı sıra Kılavuzda açıkça belirtildiği gibi, taraflar arasındaki dikey ilişkinin
istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan itibaren
yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak kurulması gerekmektedir. Nitekim
Danıştay’ın TOTAL/Akdağ dosyasında, Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13.
Dairesi’nin E.2006/1604 esas numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen
13.05.2008 tarih ve K.2008/4196 sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeyi haklı
kılmaktadır. Söz konusu kararda özetle; dağıtıcının bayiyle kurmuş olduğu hukuki
ilişkinin yani taraflar arasındaki dikey anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira
sözleşmesi olmak üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra, Yüksek 180
Mahkeme’nin, bayilik sözleşmesi de dahil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında
sonradan oluşacak değişikliklerin değil, anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı
Tebliğ’e uygun olarak kurulup kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu
çerçevede yapılması gerektiğine işaret ettiği görülmektedir.
Bunun yanında konunun akaryakıt sektörü özelinde ayrı bir önemi de bulunmaktadır.
Şöyle ki; akaryakıt sektöründe akaryakıt istasyonu olmaksızın istasyonlu bayilik
faaliyeti yürütülememesi nedeniyle, dağıtım firmalarının ve bayilerin yürüttükleri ticari
faaliyet ile istasyon arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinde sayılan özel durum bir yana bırakılırsa, beş yıllık rekabet
yasağı süresinin esasen; “bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı 190
sözleşmeler yoluyla diğer dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır” olarak
yorumlanması gerekmektedir.
11-45/1086-379
5
Diğer taraftan, Rekabet Kurulunun ve Danıştayın konuyla ilgili olarak daha önce almış
olduğu kararlar ile de sabit olduğu üzere, intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer
etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin
2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına neden
olmaktadır. Bu bakımdan, işbu dosya kapsamında yer alan ve rekabet yasağı içeren
bayilik sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı intifa, kira gibi sözleşmelerin, aralarındaki
hukuki ve iktisadi ilişki nedeniyle tek bir anlaşma olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’e
uygunluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. 200
I.2.2. Önaraştırmaya Konu Dikey Anlaşmalar Bakımından Bireysel Muafiyet
Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un “Muafiyet” başlıklı 5. maddesine göre, Rekabet Kurulu, bu
maddede belirtilen koşulların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma,
uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin
uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir: Bu koşullar 5. maddenin birinci
fıkrasında aşağıdaki şekilde sayılmıştır:
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması, 210
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması
Dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerine Tebliğ ile getirilen beş
yıllık sürenin üzerinde bir süre için muafiyet tanınması ancak ve ancak çok istisnai
hallerde makul görülebilir. Rekabet Kurulu tarafından akaryakıt sektöründeki dikey
anlaşmalara bireysel muafiyet verilebilmesinin şartları 25.02.2010 tarih ve 10-19/229-
87 sayılı Delta ve 18.03.2010 tarih ve 10-24/338-122 sayılı Total kararlarıyla
belirlenmiş, söz konusu kararlardan sonraki tarihli muhtelif kararlarda da benzer
nitelikteki anlaşmalara bireysel muafiyet tanınmıştır. Anılan kararlarda; dikey 220
anlaşmaların, daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt
bayilik faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler üzerinde kurulmuş yeni akaryakıt
istasyonlarına ilişkin olmaları ve akaryakıt istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı
tarafından üstleniliyor olması dikkate alınarak, bayilerin beşinci yılın sonunda, dağıtım
firması tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden
bedelini ödeyerek anlaşmaları sona erdirebilmeleri konusunda tarafların anlaşmaları
koşuluyla, 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
Rekabet Kurulunun yukarıda anılan kararlarında ortaya koymuş olduğu koşulları
sağlayan dikey anlaşmalara bireysel muafiyet tanınmış ve söz konusu dikey
anlaşmalara ilişkin olarak ilgili bölümlerde ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır. İlgili 230
bölümlerde belirtilmeyen diğer anlaşmalar bakımından ise 2002/2 sayılı Tebliğ ile
öngörülen sınırı aşan süreler için bireysel muafiyet tanınmasının mümkün olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
I.3. BP Hakkındaki Şikayetler, Tespit ve Değerlendirmeler
Aşağıda yer verilen şikayetçiler tarafından, ayrıntıları dosyada bulunan ve hakkında
önaraştırma yapılan dağıtım firmasına ilişkin olarak özetle; intifa haklarının terkinine
ilişkin başvurular yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu şikayetler arasında intifa haklarının sona
erdirilmiş olduğu tespit edilenler açısından 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir
işlem yapılmasına gerek olmadığı anlaşıldığından, ayrıntılı olarak iddialara ve
tespitlere yer verilmeyerek değerlendirmelerde bulunulmuştur. 240
11-45/1086-379
6
I.3.1. Soylular Petrol Akaryakıt Servis İstasyonu Mark. Turizm ve İnşaat Ltd.Şti.
(Soylular)
Kurum kayıtlarına 22.03.2011 tarih ve 2177 sayı ile giren şikayet dilekçesinde özetle;
Soylular’ın maliki olduğu taşınmaz üzerinde 07.08.1995 tarihinde BP lehine 20 yıl
süreli intifa hakkı tesis edildiği, Rekabet Kurulunun kararları gereği söz konusu intifa
hakkının 18.09.2010 tarihinde sona ermesi gerektiği, ancak BP’ye çekilen
ihtarnamelere rağmen intifanın terkin edilmediği, bu nedenle BP hakkında gerekli
işlemlerin yapılması talep edilmektedir.
Konuyla ilgili olarak BP’den edinilen 15.07.2011 tarihli bilgi bilgi yazısında; söz konusu
taşınmaz üzerinde 07.08.1995 tarihinde Mobil lehine 20 yıllık bir intifa hakkı tesis 250
edildiği, bu hak ile sözleşmenin 12.09.1996 tarihinde BP’ye devredildiği, Soylular ile
olan bayilik ilişkisinin 18.09.2010 tarihinde sona erdiği, 04.10.2010 tarihinde Soylular’a
BP nezdinde doğan sebepsiz zenginleşmeye bağlı borçların ödenmesi karşılığında
intifa hakkının terkin edileceğine dair ihtarname çekildiği, BP’ye ait ekipmanların
istasyondan sökülerek geri alındığı ve bayinin başka bir dağıtım şirketi ile çalışmasının
önünde fiili bir engel kalmadığı, hatta Soylular’ın 18.09.2010 tarihinden sonra rakip
Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş.’nin bayiliğini aldığı ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler çerçevesinde; şikayet konusu akaryakıt
istasyonuna ilişkin olarak imzalanan bayilik sözleşmesi ile intifa hakkından oluşan ve
rekabet yasağı içeren dikey ilişkinin kesintisiz olarak sürmekte olduğu ve 18.09.2005 260
tarihi itibarıyla kalan süresi beş yılı aştığından, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı
Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanabildiği değerlendirilmektedir. Bu
nedenle 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, taraflara 60 gün içinde dikey ilişkiyi
sonlandırmaları hususunda süre verilmesinin, aksi takdirde haklarında işlem
başlatılacağının bildirilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
I.3.2. Necati Çetintaş
Kurum kayıtlarına 22.03.2011 tarih ve 2206 sayı ile giren başvuruda özetle; Necati
Çetintaş’ın maliki olduğu taşınmaz, önceki malik Sadık Çeken tarafından 01.03.2003
tarihinde İsmailoğulları Ltd.Şti.’ye kiralandığı, ancak İsmailoğulları Ltd.Şti. istasyonu
şirket adına değil müdürleri Esat Urucu adına işletmek istemelerinden ötürü taşınmazın 270
ilk maliki Sadık Çeken ile Esat Urucu arasında 01.04.2003 tarihinde kira sözleşmesi
yapıldığı ve bu kontrata da İsmailoğulları Ltd.Şti. ortağı Mustafa İsmail’in kefil olduğu
belirtilmiştir. Anılan kira kontratının 9.maddesinde yer alan, “Kiracının akaryakıt
istasyon bayiliğini alabilmesi için BP-POAŞ-SHELL gibi firmalarla anlaşma ve
sözleşme yapması halinde bu firmalara mülk sahibi (Sadık Çeken) tarafından kiralanan
yerin intifası verilecektir.” hükmü doğrultusunda, 30.04.2004 tarihinde BP adına on
yıllık intifa hakkı tesis edildiği ve 16.08.2004 tarihinde Esat Urucu’nun BP bayiliğini
aldığı, daha sonra Esat Urucu’nun işletmeciliği bıraktığı ve tesise kiracı olarak gelen
Mevlüt Oymak’ın 12.05.2006 tarihinde bayiliği devraldığı, Mevlüt Oymak’ın işletmeciliği
bırakınca istasyonun işletmeciliğini yeni malik Necati Çetintaş’ın da onayı ile 280
23.11.2007 tarihinde, tesisi halihazırda işletmekte olan Caner Akaryakıt Ltd. Şti.’nin
devraldığı, bu arada taşınmazın mülkiyeti de 04.05.2004 tarihinden itibaren şikayetçi
Necati Çetintaş’a geçtiği belirtilmiştir. Şikayetçi Necati Çetintaş dilekçesinde,
30.04.2004 tarihinde BP lehine verilen intifanın Rekabet Kurulunun kararları
doğrultusunda 18.09.2010 tarihinde sona ermesi gerektiğini, ancak BP’ye çekilen
ihtarnamelere rağmen intifanın terkin edilmediği, bu nedenle BP hakkında gerekli
işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.
11-45/1086-379
7
Konuyla ilgili olarak BP’den edinilen 15.07.2011 tarihli bilgi bilgi yazısında; söz konusu
istasyonla ilgili dikey ilişkinin gerek başlangıcında, gerekse devamında; malik ve 290
bayiler arasında hissedarlık, akrabalık, kira sözleşmesi ve benzeri türden bir ilişkinin
mevcut olmadığı, istasyonda faaliyet gösteren bayilerin BP tarafından bizzat ve
taşınmazın malikinden bağımsız bir şekilde tayin edildiği, malik ile bağlantısı
bulunmayan dikey ilişkilerin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan istisna
kapsamına girdiği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler çerçevesinde; söz konusu taşınmazın maliki
tarafından BP lehine intifa hakkının tanındığı tarihte, malik ile bayi arasında kira
sözleşmesi bulunduğu, bir başka ifadeyle malik ile bayi arasında bağlantı bulunduğu,
bu nedenle söz konusu dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’de yer alan istisna
hükmünden yararlanamayacağı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, şikayet konusu 300
akaryakıt istasyonuna ilişkin olarak imzalanan bayilik sözleşmesi ile intifa hakkından
oluşan ve rekabet yasağı içeren dikey ilişkinin kesintisiz olarak sürmekte olduğu ve
18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süresi beş yılı aştığından, 18.09.2010 tarihine kadar
2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanabildiği
değerlendirilmektedir. Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, taraflara
60 gün içinde dikey ilişkiyi sonlandırmaları hususunda süre verilmesinin aksi takdirde
haklarında işlem başlatılacağının bildirilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
I.3.3. Ersay Tur. ve Petrol Tic. ve San. Ltd. Şti. (Ersay) ve Altanlar Akaryakıt
Otomotiv ve Gıda Tic. ve San. A.Ş. (Altanlar)
Dosya mevcuduna göre, BP’den edinilen bilgilerden; yukarıdaki şikayetçiler tarafından 310
yapılan başvurular ile ilgili olarak, söz konusu istasyonların bulunduğu taşınmazlar
üzerindeki intifa haklarının sona erdirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede söz
konusu dikey ilişkiler ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem
yapılmasına gerek görülmemiştir.
I.4. Genel Değerlendirme
Dosya konusu şikayetler üzerine düzenlenen Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulunun
3.8.2011 tarihli toplantısında görüşülmüş ve BP’nin konuya ilişkin dikey anlaşmaları ile
ilgili olarak ek çalışma yapılmasına ve takiben konunun Kurul gündemine getirilmesine
karar verilmiştir. Bunun üzerine düzenlenen Bilgi Notu çerevesinde, raportörlerce
BP’den, bayileriyle yapmış olduğu ve 18.09.2010 tarihi itibarıyla veya bu tarihten 320
günümüze kadar geçen sürede grup muafiyeti kapsamı dışında kalmış nitelikte olan
dikey anlaşmalarının sayısına ve söz konusu dikey anlaşmalardan kaç tanesinin sona
erdirildiğine ilişkin olarak bilgi talep edilmiştir.
BP’den edinilen 11.08.2011 ve 12.08.2011 tarihli bilgi yazılarından; 18.09.2010 tarihi
itibarıyla durumu dikkate alınarak sözleşmeleri uyarlanan (anlaşması yenilenen, intifa
veya kira sözleşmeleri terkin ve yeniden tescil edilen veya kısaltılan) ve bu suretle
karşılıklı mutabakat içinde anlaşma yapılan istasyon sayısının 350 civarında olduğu
anlaşılmaktadır. Öte yandan bu kapsamda yer almayan ve 18.09.2010 tarihi itibarıyla
veya bu tarihten günümüze kadar geçen sürede süresi 5 yılı aşan ve sonlandırılması
gereken 84 adet dikey ilişki bulunduğu görülmektedir. 330
Yine BP tarafından gönderilen cevabi yazıda söz konusu 84 adet dikey ilişkiden;
- 49 adedinin sonlandırıldığı (terkin işleminin gerçekleştirildiği),
- 3 adedinin halen tapuda işlem yapılma aşamasında olduğu,
- 32 adedinin ise BP’nin elinde olmayan sebeplerle sona erdirilemediği
11-45/1086-379
8
ifade edilmektedir. BP tarafından 12.08.2011 tarihinde gönderilen elektronik postada
ise Altanlar Akaryakıt’a ilişkin intifa hakkının da kaldırıldığı ve böylece sona erdirilen
dikey ilişki sayısının 50’ye ulaştığı ifade edilmektedir.
Bahsi geçen dikey anlaşmaların sona erdirilememesine gerekçe olarak gösterilen
hususlar ise özetle şu şekildedir:
- BP tarafından gerekli girişimlerde bulunulmasına ve müracaatların1 yapılmasına 340
rağmen bayi tarafından terkin işlem harçları ödenmesinden kaçınılması veya bayiler
tarafından ipoteklerin de kaldırılmasının şart koşulması,
- Bayinin iflasına karar verilmiş olması,
- Ölüm ve sair sebeplerle malikin ya da muhatabın bulunamaması,
- Bazı istasyonların artık akaryakıt dağıtımında kullanılmaması (örneğin istasyonların;
malik tarafından yıkılarak otel yapılması ya da müteahhide verilmek istenmesi,
malikin akaryakıt dağıtımı ticari faaliyetini sonlandırması nedeniyle çok uzun süredir
faal olmaması, ruhsatı iptal edildiği için artık akaryakıt dağıtımında kullanılmasının
mümkün olmaması),
- Henüz 18.09.2010 tarihine gelinmeden çok önce (bir başka ifade ile henüz 350
muafiyetten istifade edilen bir dönemde) bayi tarafından hukuka aykırı olarak fiilen
sonlandırılan bayilik sözleşmelerinden doğan ve devam eden uyuşmazlıklar
bulunması.
Yine BP tarafından ifade edilen bir diğer husus, artık akaryakıt dağıtımında
kullanılmayan istasyonlar ile malikinin iflasına karar verilen istasyonlar dışında kalan ve
BP tarafından gerekli müracaatlar yapılmasına rağmen yukarıda değinilen nedenlerle
intifa veya kira sözleşmeleri terkin edilememiş tüm istasyonların, rakip dağıtım
şirketlerince işletilebildiğidir.
BP tarafından gönderilen bilgi ve belgeler ışığında vurgulanması gereken ilk husus,
daha önce Kurul kararına konu olan ve mevcut önaraştırmanın da kapsamında yer 360
alan Ersay Petrol ile yine mevcut önaraştırma kapsamında yer alan Altanlar
Akaryakıt’a ilişkin intifaların sona erdirilmiş olmasıdır. Ayrıca BP’nin bayileriyle yapmış
olduğu dikey anlaşmalardan, 18.09.2010 tarihi itibarıyla veya bu tarihten günümüze
kadar geçen sürede, süresi 5 yılı aşan ve sonlandırılması gerekenlerin yaklaşık olarak
%60’ının sonlandırıldığı görülmektedir. Dolayısıyla Kurulun daha önceden almış
olduğu kararlara, BP tarafından önemli sayılabilecek ölçüde bir uyumun sağlandığı
değerlendirilmektedir.
Her ne kadar BP’nin, halihazırda sona erdirilmesi gerektiği halde sonlandırılmamış
dikey anlaşmaları bulunmakla birlikte, bu anlaşmaların bir kısmının sona
erdirilememesine gerekçe olarak gösterilen hususlardan bazılarının (örneğin malikin 370
hayatta olmaması sebebiyle muhatabın bulunamaması, istasyonun yıkılarak yerine bir
başka inşaatın yapılması gibi), söz konusu dikey ilişkilerin sonlandırılmasında yaşanan
gecikmeleri haklı kılabilecek nitelikte hususlar olduğu düşünülmektedir. Bu çerçevede,
gerek daha önce Kurul kararına konu olmuş olan Ersay Petrol’e ilişkin intifa hakkının
sona erdirilmiş olması, gerekse Kurul kararlarına önemli sayılabilecek ölçüde bir
uyumun sağlandığı göz önüne alındığında, BP hakkında bu aşamada bir soruşturma
açılmasına gerek olmadığı değerlendirilmektedir.
1 Söz konusu girişimler ve müracaatlar ile kastedilenin; istasyonlara ilişkin noter kanalıyla yazışmalar yapılması veya
fiilen ziyaretlerde bulunulması, intifa veya kira sözleşmelerinin terkini için tapu müdürlüğü nezdinde girişimde
bulunulan ancak bayi/malik tarafından fiilen tapu harcının ödenmekten kaçınılması, ödenmeyeceğinin beyan
edilmesi yahut tapuda işlem yapılması için gerekli başvuruya yanaşılmaması, rayiç değer yazısı vb’nin alınmaktan
imtina edilmesi gibi nedenlerle terkinin gerçekleştirilemediği durumlar olduğu ifade edilmektedir.
11-45/1086-379
9
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Soylular Petrol Akaryakıt Servis İstasyonu Mark. Turizm ve İnşaat Ltd. Şti. ve 380
Necati Çetintaş tarafından yapılan başvurular bakımından; 4054 sayılı Kanun’un 9.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, taraflara gerekçeli kararın tebliği tarihinden
itibaren 60 gün içinde aralarındaki dikey anlaşmayı sonlandırmaları gerektiği, aksi
takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı yönünde görüş
bildirilmesi hususunda Başkanlığın görevlendirilmesine Kurul Üyesi Murat
ÇETİNKAYA’nın farklı gerekçesi ile,
2- Altanlar Akaryakıt Otomotiv ve Gıda Tic. ve San. A.Ş. ile Ersay Tur. ve Petrol Tic.
ve San. Ltd. Şti. tarafından yapılan başvurular bakımından 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde herhangi bir işlem tesisine gerek olmadığına,
3- BP Petrolleri A.Ş. hakkında bu aşamada bir soruşturma açılmasına gerek 390
olmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
11-45/1086-379
10
Rekabet Kurulu’nun 17.08.2011 tarih ve 11-45/1086-379 Sayılı Kararına;
FARKLI GEREKÇE
Mezkur Kurul kararının sonuç kısmının birinci maddesinde yer alan, dikey anlaşmanın
60 gün içerisinde sonlandırılmasına ilişkin yükümlülüğün, anlaşmanın her bir tarafı için
getirilmesi gerektiği görüşünde olduğumuz için, kararın söz konusu maddesine aynen
katılmamız mümkün olmamıştır.
Dr. Murat ÇETİNKAYA
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy