Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-4-269 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 07-59/680-237
Karar Tarihi : 11.7.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER : Süleyman CENGİZ, Bekir KOCABAŞ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
D. TARAFLAR : - Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Kısıklı Cd. Şehit Teğmen İsmail Moray Sk. No:2/1 34662
Altunizade/İstanbul 20
- Mutlular Oto Lastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Merve Şehir Mh. Otobüs Servis Garajı 27090 Şehitkamil/Gaziantep
E. DOSYA KONUSU: Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile
bayisi arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi’ne muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 29.12.2006 tarih ve 9027 sayı ile giren, ancak
eksiklikleri en son 15.5.2007 tarih ve 3451 sayı ile tamamlanan başvuru üzerine, 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca düzenlenen
1.6.2007 tarih, 2006-4-269/MM-07-SC sayılı Muafiyet Ön İnceleme Raporu 4.6.2007
tarih, REK.0.08.00.001-130/178 sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul gündemine
sunulmuştur. Rekabet Kurulu, 4.7.2007 tarihinde yapılan ilk oylama sonucunda 4054 30
sayılı Kanun’un 51. maddesinde belirtilen karar yeter sayısının oluşmaması nedeniyle
yine aynı maddede belirtilen yöntem izlenerek kararın ikinci oylamaya kalmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verdikten sonra 11.7.2007 tarih ve 07-59 sayılı toplantısında nihai
kararını vermiştir.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda, Brisa Bridgestone Sabancı Lastik
Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Brisa) ile bayileri arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi ve
eklerinin;
- 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere
İlişkin Grup Muafiyet Tebliği’nin (2005/4 Sayılı Tebliğ) 4.3. maddesinin (a) ve (b)
bentlerinde yer alan “muafiyetin genel koşulu” olarak öngörülen şartları taşımadığı, 40
- Dolayısıyla 2005/4 sayılı Tebliğ ile sağlanan grup muafiyetinden yararlanamayacağı,
- Bayilik Sözleşmesi temelinde uygulanan, bayilerin %30’u aşan oranlarda satın alma
taahhütleri altına girmesi uygulamasının 2005/4 sayılı Tebliğ’in 6.1. maddesi (a) ve (b)
bentlerine aykırı olduğu,
07-59/680-237
2
- Bu uygulamanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 5. maddesi
kapsamında bireysel muafiyetten yararlanamayacağı
görüşüne yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı 50
Bildirime konu işlem taraflarının faaliyetleri dikkate alınarak, dosya mevcudu bilgiler
çerçevesinde, ilgili ürün pazarı her biri ayrı pazar olmak üzere, “binek araç lastik
yenileme pazarı”, “hafif/orta ticari araç (minibüs, kamyonet) lastik yenileme pazarı”, “ağır
ticari araç(kamyon, tır)/otobüs lastik yenileme pazarı”, “tarım ve iş makineleri lastik
yenileme pazarı” olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. Coğrafi Pazar
Brisa tarafından üretilen ya da satılan lastikler sahip olunan dağıtım kanalları aracılığıyla
tüm Türkiye’ye satılmaktadır. İlgili ürünün satıldığı farklı homojen pazarların varlığına
ilişkin tespit bulunmadığından, bildirime konu işlem açısından ilgili coğrafi pazar,
“Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir. 60
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Taraflar
H.2.1.1. Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Brisa)
Ana ortakları Sabancı Holding ve Japon şirketi Bridgestone Corporation olan Brisa
Bridgestone Sabancı Lastik San. ve Tic. A.Ş., Bridgestone ve Lassa markalarıyla
otomobil, hafif ticari araç, otobüs, kamyon, traktör ve iş makinesi lastiklerinin üretimi,
ihracatı ve yurt içi pazarlaması alanlarında faaliyet göstermektedir. Şirketin 2005 yılı
cirosu (……………) YTL’dir.
H.2.1.1. Mutlular Oto Lastik Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi (Mutlular)
Gaziantep merkezli Mutlular, Brisa’nın sağlayıcılığını yaptığı lastiklerin satışını 70
gerçekleştirmek üzere, Bayilik Sözleşmesi’ne taraf olmuştur.
H.2.2. Bildirime Konu Bayilik Sözleşmesi ve Ekleri
Taraflar arasında 14.2.2007 tarihinde Bayilik Sözleşmesi akdedilmiştir. Bayilik
Sözleşmesi’nde, bildirime konu bayilik anlaşması ile Brisa’nın, Türkiye’de ürettiği
ve/veya ithal ettiği ve pazarlama yetkisine sahip olduğu Bridgestone ve Lassa markalı
araç lastiklerinin pazarlama, satış ve dağıtımını, kendisinin bu amaçla uyguladığı yazılı
seçme kıstaslarına göre belirlenecek sınırlı sayıda Bayinin oluşturacağı niceliksel seçici
dağıtım sistemi ile sürdürmeyi amaçladığı belirtilmektedir.
Bayilik Sözleşmesi’nin “Satış ve Pazarlama” başlıklı 7. maddesinde, tarafların her yıl
ve/veya dönem sonunda bir sonraki yılın hedeflerini mevcut sözleşmede belirlenen 80
asgari alım adetlerinin altına düşmemek kaydıyla yeniden tayin ve tespit edebilecekleri,
tarafların her takvim yılında pazarlaması yapılacak ürünlerle ilgili satış hedefini ayrı bir
mutabakat ile belirleyecekleri belirtilmiş; ayrıca bayinin söz konusu satış hedeflerini
tutturmak için çalışacağı; bayinin performans değerlendirme kriterlerinin gerektirdiği
07-59/680-237
3
çabayı göstermeyerek tarafların karşılıklı mutabakata vardıkları satış hederini
tutturamaması halinde Brisa’nın sözleşmeyi feshetme hakkının saklı olduğu
düzenlenmiştir.
Bildirim konusu Sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmesi gereken eklerden
biri olan Taahhütname’de ise, Brisa’nın bayiye borç para vererek yapmış olduğu katkının,
taksitler halinde geri ödenmesine ilişkin koşullar ile Brisa’nın yapmış olduğu katkı 90
karşılığında bayinin satışını yapmayı taahhüt ettiği Brisa lastiklerinin miktarına ilişkin
hükümler yer almaktadır.
H.2.3. 4054 Sayılı Kanun ve 2005/4 Sayılı Tebliğ Çerçevesinde Değerlendirme
Bildirim, Brisa ile Mutlular arasında yapılan Bayilik Anlaşması örnek gösterilmek
suretiyle, Brisa ve bayileri arasında yapılan bayilik anlaşmalarına bireysel muafiyet
verilmesi talebini içermektedir.
2005/4 sayılı Tebliğ’in Kapsam başlıklı 2. maddesinde “Yeni motorlu taşıtların, bunların
yedek parçalarının ya da tamir ve bakım hizmetlerinin alımı, satımı veya yeniden satımı
konulu dikey anlaşmalar, dikey sınırlamalar içermeleri halinde… muaf tutulmuştur.”
denilmektedir. Aynı Tebliğ’in Tanımlar başlıklı 3 (p) maddesinde yedek parça “… bir 100
aracın parçalarını değiştirmek amacıyla aracın üzerine veya içine takılabilen, yakıt hariç
olmak üzere, motorlu taşıtın kullanımı için gerekli olan yağlar gibi ürünlerin de dahil
olduğu mallardır.” şeklinde tanımlanmaktadır. 2005/4 sayılı Tebliğ’in getirmiş olduğu
yedek parça tanımı çerçevesinde lastikler artık yedek parça olarak kabul edilmektedir ve
söz konusu ürünlerin dağıtımına ilişkin anlaşmaların da grup muafiyetinden yararlanmak
için 2005/4 sayılı Tebliğ’e uygun olarak yapılması gerekmektedir. 2005/4 sayılı Tebliğ’in
geçici 3. maddesi uyarınca ise halen bir başka Tebliğ’in kapsamına giren dikey
anlaşmaların bir yıllık geçiş süreci içerisinde 2005/4 sayılı Tebliğ’e uygun hale getirilmesi
gerekmektedir.
2005/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi grup muafiyetinin uygulanması için anlaşmaların 110
uyması gereken genel koşulları belirlemektedir. Bu çerçevede, ilk olarak muafiyetin
uygulanmasını belirli pazar payı eşiklerine bağlayan hükümler yer almaktadır. Tebliğ’de
muafiyet hükümlerinin motorlu taşıt veya yedek parça ya da bakım ve onarım hizmeti
pazarına yönelik olarak sağlayıcının payının %30’u geçmemesi durumunda
uygulanacağı; ancak niteliksel seçici dağıtımın benimsenmesi halinde herhangi bir pazar
payı eşiği aranmayacağı belirtilmektedir.
Bildirime konu Bayilik Sözleşmesi’nde, üretim zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet
gösteren Brisa ile bayileri arasında Brisa’nın Türkiye’de ürettiği ve/veya ithal ettiği ve
pazarlama yetkisine sahip olduğu Bridgestone ve Lassa markalı araç lastiklerinin
pazarlama, satış ve dağıtımına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Sözleşmenin Giriş 120
bölümünde sözleşme ile niceliksel bir dağıtım sistemi kurulmasının amaçlandığı açıkça
ifade edilmekte, sözleşme eklerinde bu amaçla belirlenen kriterler yer almaktadır.
Dolayısıyla bildirim konusu sözleşmenin Tebliğin 4. maddesi ile getirilen %30’luk pazar
payı eşiğine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya bilgilerine göre, Brisa’nın ilgili ürün pazarındaki pazar payı %30’u aşmadığı için
Tebliğ’de getirilen pazar payı eşiğinin sağlandığı dolayısıyla Tebliğ’in 4/1. maddesi
şartının yerine getirildiği anlaşılmaktadır.
07-59/680-237
4
Yeni taşıt satıcılarının veya bakım-onarım hizmeti sağlayıcılarının dinamik rekabete
girmesine izin veren ve daha istikrarlı bir çerçeve tesis etmek amacıyla getirilen
koşullardan biri anılan Tebliğ’in 4.3. maddenin (a) bendinde; “Sağlayıcı ile dağıtıcı veya 130
yetkili servis arasında yapılan anlaşmada, dikey anlaşmadan doğan hakların ve
yükümlülüklerin, dağıtım sisteminde bulunan ve dağıtıcı veya yetkili servis tarafından
seçilen başka bir dağıtıcıya veya yetkili servise aktarılmasına sağlayıcının rıza
göstermesi” şeklinde düzenlenmiştir.
Bildirim konusu sözleşmede bayinin haklarının devrine ilişkin çeşitli düzenlemeler olduğu
tespit edilmiştir. Sözleşmenin 8.4. maddesinde bayiye, dağıtım sistemi içerisindeki diğer
bayilere devir imkanı tanındığı görülmektedir. Buna karşılık, sözleşmenin 7.4.
maddesinde sistem içi devir işlemi, diğer devir işlemleri ile birlikte Brisa’nın inceleme ve
onayı şartına bağlanmaktadır. Hakların devri konusunu düzenleyen bir diğer madde olan
“Temlik” başlıklı 18. maddede sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin devrini karşı 140
tarafın onayı şartına bağlamaktadır. Dolayısıyla, inceleme konusu sözleşme bakımından
Tebliğ’in 4.3. maddesi (a) bendi şartının yerine getirilmediği görülmektedir.
Tebliğ’in 4.3. maddesinin (b) bendinde sözleşmenin feshinin detaylı ve objektif
gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak yapılması yükümlülüğü getirilmektedir. İnceleme
konusu Bayilik Sözleşmesinin 13. maddesinde, değişik fesih durumları düzenlenmiştir.
Sözleşmenin 13.1. maddesinde, tarafların esaslı yükümlülüklerini yerine getirmemesi
halinde sözleşmenin feshine ilişkin düzenleme getirilirken, Tebliğ hükümlerine uygun
şekilde “feshin detaylı ve objektif gerekçelerini içeren bir ihtarname” öngörülmektedir.
Benzer şekilde sözleşmenin 13.4. maddesinde de tüketici haklarının korunması, bayinin
unvan ve ortaklık yapısı değişikliklerinin bildirilmesi, açılacak şube ve acentelerin 150
bildirilmesi ve gizlilik hükümlerinin ihlali konularını düzenleyen maddelere aykırı
davranışlar nedeniyle sözleşmenin feshi durumlarında da “feshin detaylı ve objektif
gerekçelerini içeren bir ihtarname” öngörülmektedir. Buna karşılık, sözleşmenin 13.2.
maddesinde düzenlenen iflas, acz ve benzeri durumlarla birlikte şirket hisselerinde ve
kontrolünde önemli değişiklik olması halinde sözleşmenin fesh edilebileceği
düzenlemesi “feshin detaylı ve objektif gerekçelerini içeren bir ihtarname” gönderilmesi
şartına bağlanmamıştır. Benzer şekilde 13.3. maddede yer alan ek teminat talebinin
yerine getirilmemesi durumunda sözleşmenin feshi de “feshin detaylı ve objektif
gerekçelerini içeren bir ihtarname” şartına bağlanmamıştır. Ayrıca sözleşmenin “Satış
ve Pazarlama” başlığını taşıyan 7.1. maddesi dördüncü paragrafında getirilen 160
performans değerlendirme kriterlerinin gerektirdiği çabayı göstermeme ve böylece satış
hedeflerinin tutturulmaması durumunda sözleşmenin feshedilmesi hakkının da “feshin
detaylı ve objektif gerekçelerini içeren bir ihtarname” şartına bağlanmadığı
görülmektedir. Yukarıda aktarılan tespitler ışığında Sözleşmenin 7.1., 13.2. ve 13.3.
maddelerinin düzenlemelerinin Tebliğ’in 4.3. maddesi (b) bendinde getirilen şartı
taşımadıkları anlaşılmıştır.
2005/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre grup muafiyetinden yararlanabilmek için
getirilen son şart; anlaşmanın her iki tarafına da anlaşmadan kaynaklanan
yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile ilgili olarak ortaya çıkan anlaşmazlıkları, tarafların
mahkemeye başvurma hakkına halel getirmeksizin, bağımsız bir uzmana ya da hakeme 170
götürme hakkının tanınmasıdır. Sözleşmenin 17. maddesi ile getirilen düzenlemenin,
Tebliğ’in 4.4. maddesi ile getirilen hakeme başvurabilme şartını karşıladığı
değerlendirilmiştir.
07-59/680-237
5
Tebliğin 6. maddesinde ise, anlaşmanın tamamını muafiyet dışına çıkarmamakla birlikte,
tebliğ kapsamında muafiyetten yararlanamayacak olan rekabet kısıtlamalarının listesi
yer almaktadır. Bunlardan ilki, rekabet etmeme yükümlülüğüdür. Tebliğin 3.
maddesinde; rekabet etmeme yükümlülüğü, alıcının anlaşma konusu mal veya
hizmetlerle rekabet eden malları veya hizmetleri üretmesini, satın almasını, satmasını
veya yeniden satmasını engelleyen doğrudan ya da dolaylı her türlü yükümlülük olarak
tanımlanmış ve buna ilaveten, alıcının bir önceki takvim yılındaki alımları esas alınarak, 180
ilgili pazardaki anlaşma konusu mal veya hizmetlerin ya da onları ikame eden mal veya
hizmetlerin %30’undan fazlasının sağlayıcıdan veya sağlayıcının göstereceği başka bir
teşebbüsten satın almasına yönelik olarak alıcıya doğrudan veya dolaylı biçimde
getirilen herhangi bir yükümlülüğün de rekabet etmeme yükümlülüğü olarak kabul
edileceği düzenlenmiştir.
Bildirime konu bayilik sözleşmesinin 7. maddesinin “Satış ve Pazarlama” başlıklı 7.1.
maddesinin üçüncü paragrafında, “tarafların her yıl ve/veya dönem sonunda bir sonraki
yılın hedeflerini bayilik sözleşmesi uyarınca asgari alım adetlerinin altına düşmemek
kaydıyla yeniden tayin ve tespit edecekleri” düzenlenmiş, aynı maddenin son
paragrafında ise, tarafların her takvim yılında pazarlaması yapılacak ürünlerle ilgili satış 190
hedefini ayrı bir mutabakat ile belirleyecekleri, düzenlenmiştir. Esasen 2005/4 sayılı
Tebliğ, sağlayıcı ile alıcının yıllık alım veya satım hedefleri belirlemesine herhangi bir
kısıtlama getirmemektedir. Ancak; alıcıya getirilecek yıllık alım hedefi, alıcının bir önceki
takvim yılındaki alımları esas alınarak, ilgili pazardaki anlaşma konusu mal veya
hizmetlerin ya da onları ikame eden mal veya hizmetlerin %30’undan fazlasının
sağlayıcıdan veya sağlayıcının göstereceği başka bir teşebbüsten satın almasına yol
açması durumunda rekabet yasağı haline gelecektir. Bildirime konu bayilik
sözleşmesinde, bu anlamda rekabet yasağı olarak yorumlanabilecek açık bir hüküm
bulunmamaktadır. Ancak, inceleme konusu bayilik sözleşmesi 2005/4 sayılı Tebliğ
kapsamında değerlendirilirken bayilik sözleşmesinde yazılı bulunan hükümlerin yanında 200
tarafların bayilik anlaşması çerçevesinde uygulamayı amaçladıkları yıllık alım hedefi
sisteminin de dikkate alınması gerekmektedir. Zira, bildirim formunda da ifade edildiği
üzere, Brisa’nın bireysel muafiyet başvurusuna sunmuş olduğu inceleme konusu
anlaşmayı yapmaktaki temel amacı, bugüne kadar uygulamakta olduğu yıllık alım hedefi
uygulamasını değiştirmeden sürdürmektir. Bugüne kadarki uygulamada, Brisa
tarafından belirlenen yıllık alım hedefleri, bayilerin yıllık toplam satışlarının yaklaşık
%80’ine tekabül etmektedir. Bu tür bir uygulamanın inceleme konusu bayilik sözleşmesi
çerçevesinde sürdürülmesinin, 2005/4 sayılı Tebliğ bağlamında bir rekabet yasağı
olacağı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan tespit değerlendirmeler ışığında inceleme konusu sözleşmenin 210
2005/4 sayılı Tebliğ’in 4.3. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde yer alan “muafiyetin genel
koşulu” olarak öngörülen şartları taşımadığı değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan, bildirime konu anlaşmanın alıcıya getirdiği alıcının satışını yaptığı
ürünlerin %30’dan fazlasını sağlayıcıdan alma şeklindeki rekabet etmeme yükümlülüğü,
mevcut haliyle 2005/4 sayılı Tebliğ’in öngördüğü koşulları karşılamamaktadır. Bu
nedenle, yatırımların geri dönüşünün sağlanması için gerekli olduğu iddia olunan söz
konusu yükümlülüklere bireysel muafiyet tanınması talep edilmiştir.
07-59/680-237
6
H.2.4. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Bildirime konu anlaşmada alıcıya getirilen sadece Brisa’dan ürün almaya dair rekabet
etmeme yükümlülüğü ile 2005/4 sayılı Tebliğ’in öngördüğü %30’luk sınır aşılmaktadır. 220
Bu durumda söz konusu rekabet etmeme yükümlülüğü ile ilgili hükümlerin Kanun’un 5.
maddesinde öngörülen koşulların oluşmasına engel olup olmadığının değerlendirilmesi
gerekmektedir.
H.2.4.1. Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme
ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
Hangi hallerin ekonomik yarar sağladığının somut olayın özelliklerine göre
değerlendirilmesi gerekmekle birlikte, genel olarak üretim ve dağıtım maliyetlerinin
düşürülmesi, kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni
piyasalara girişin kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması
gibi hallerin varlığı halinde ekonomik yararın sağlandığı kabul edilmelidir. 230
İnceleme konusu bakımından ele alındığında, kendi imkânları ile bayilik standartlarını
yerine getiremeyen müteşebbislere finansal destek sağlanması, hatta bu desteğin bir
kısmının donanım olarak sağlanması pazara girişleri kolaylaştıracak, dağıtım ağının ve
ürünlerin tüketiciye ulaştırılmasına aracılık eden sistemin geliştirilmesini sağlayacak
niteliktedir. Buna karşılık, başvuru konusu uygulamanın sadece yeni girişlerin
kolaylaştırılmasına yönelik bir uygulamadan ibaret olmadığı, bilakis 30 yıla kadar varan
sürelerle ticari ilişki halinde bulunulan bayileri de kapsadığı anlaşılmaktadır. Başvuru
formunda yer alan bilgilere göre dağıtım sisteminin tamamı 490 bayiden oluşmaktadır.
Buna karşılık 2006 yılında sisteme 5 adet yeni bayi girmiştir. Bildirim Formunda yer alan
veriler pazara girişi kolaylaştırma etkisinin büyük olmadığını ortaya koymaktadır. Buna 240
karşılık, finansal destek uygulamasının dağıtım sisteminde bir hizmet standardı
yakalanmasını ve bu standardın korunmasını sağlayacak nitelikte olduğu
değerlendirilmiştir. Bu noktada özelikle dikkate alınması gereken husus, yukarıda
değinilen olası faydaların uygulamanın tamamına ilişkin olmayıp sadece finansal destek
uygulaması kısmına ilişkin olduğudur. Uygulamanın rekabet etmeme yükümlülüğünün
yukarıdaki yararlar bakımından ne derece vazgeçilmez olduğunun ayrıca
değerlendirilmesi gerekmektedir.
H.2.4.2. Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
4. madde anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi
için, yukarıda değinilen malların dağıtımı veya hizmetlerin sunulmasından elde edilen 250
iyileşmenin tüketiciye yansıtılması gerekmektedir. Kanun'da tüketicinin ekonomik
gelişmeden yarar sağlaması gerektiği belirtilmekle birlikte, yararlanmanın ölçüsü ve
kapsamı hususunda herhangi bir ifade yer almamaktadır. Ancak, ortaya çıkan ekonomik
fayda ile tüketicinin elde edeceği menfaat arasında makul bir denge olması gerektiği
kabul edilmelidir. Tüketicinin yarar sağlaması açısından beklenen genellikle fiyatlar
seviyesindeki düşüş olmakla birlikte, satış sonrası etkin hizmetler, ürün çeşitliliğinin
artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında devamlılığın
sağlanması gibi koşullar da tüketicinin elde edeceği menfaat kapsamındadır.
Bun göre, bayilere finansal destek sağlanması uygulamasının tüketiciye yarar
sağladığından bahsedilebilecektir. Zira, dağıtım sisteminin yaygınlaşması ve yüksek 260
hizmet standartlarına ulaşması tüketiciye fayda sağlayacak gelişmelerdir.
07-59/680-237
7
H.2.4.3. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
Muafiyetin üçüncü şartı, anlaşmanın veya kararın teşebbüslere ilgili piyasanın önemli bir
bölümünde rekabeti ortadan kaldırma imkânı tanımaması, bir başka deyişle sağlanan
ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlamasının rekabetin
ortadan kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmamasıdır. Bu şartın amacı, rekabetin
kısmen sınırlandırılmasına izin verilen piyasalardaki reel ve potansiyel rekabetin
devamının teminidir.
Ülkemizde lastik sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin pazar paylarına ilişkin resmi
bir bilgi bulunmamakla birlikte, Brisa’nın kendisinin ve başlıca rakiplerinin yıllık satış 270
rakamlarına göre yaklaşık pazar payları şu şekildedir:
Teşebbüs Binek/Minibüs/Kamyonet Otobüs/Kamyon
Brisa % (….) % (….)
Michelin Lastikleri A.Ş. % (….) % (….)
Goodyear Lastikleri T.A.Ş. % (….) % (….)
Türk Pireli Lastikleri A.Ş. % (….) % (….)
Petlas A.Ş. % (….) % (….)
Oltaş Otomotiv Lastikleri A.Ş.
(Continental)
% (….) % (….)
Diğer % (….) % (….)
Görüldüğü üzere Brisa, Binek/Minibüs/Kamyonet lastikleri pazarında %(…) ve
Otobüs/Kamyon lastikleri pazarında da %(…) pazar paylarına sahiptir. Pazar payı
bakımından Brisa’ya en yakın üç teşebbüs de her iki segmentte de Brisa’nın ancak
yarısı kadar pazar payı elde edebilmektedir. Ayrıca Türkiye’de perakende lastik dağıtımı
alanında faaliyet gösteren yaklaşık 4000 teşebbüsten 490 tanesi, Brisa bayisidir. Bu
veriler, Brisa’nın faaliyet gösterdiği ilgili ürün pazarlarındaki en büyük teşebbüs olduğunu
ortaya koymaktadır. Bu veriler ışığında pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkmayacağının kabul edilmesi mümkün görülmemektedir.
H.2.4.4. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu 280
Olandan Fazla Sınırlanmaması
Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşul gereği, tüketicilere yansıtılan
ekonomik gelişme ve iyileştirmenin elde edilmesinde rekabeti daha az sınırlayan bir
yöntem mevcut ise anlaşmaya muafiyet tanınamayacaktır. Bu koşula aykırılık, ya
izlenen amacın elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanması ya da
rekabetin sınırlanması gereğinin dahi bulunmaması halinde olabilir. Teşebbüsler prensip
olarak anlaşma ile amaçladıkları ekonomik yararların gerçekleştirilmesinde rekabeti en
az sınırlayıcı yöntemi tercih etmekle yükümlüdürler.
Bayilere finansal destek sağlanması, yatırımlarına katkıda bulunulması böylece dağıtım
sisteminin geliştirilmesi uygulaması buna karşılık bayilere rekabet etmeme yükümlülüğü 290
uygulaması bakımından rekabetin zorunlu olandan fazla kısıtlanmadığının kabul
edilmesi mümkün görülmemektedir. Zira, finansal katkının sağlayıcıya geri ödenmesinin
rekabeti en az kısıtlayacak yöntemi şüphesiz rekabet etmeme yükümlülüğü değildir.
Nitekim, bayilik sözleşmesinin ekinde yer alan taahhütname incelendiğinde, bireysel
muafiyet başvurusunda konu olan finansal destekten “borç” olarak bahsedildiği ve ne
şekilde ödeneceğinin düzenlendiği görülmektedir. Bildirim sahibi taraflar Rekabet
Kurumu kayıtlarına 10.5.2007 tarihinde intikal eden yazılarında Bayileri ile güvene dayalı
olarak yürüyen ilişkileri nedeniyle bu taahhütnamenin imzalanmadığını ifade
07-59/680-237
8
etmektedirler. Bildirime konu finansal destek ve maliyetlerin rekabet etmeme
yükümlülükleri temelinde münhasırlık ile ödenmesi uygulaması, ilgili pazarlarda 300
rekabetin ağır şekilde kısıtlanmasına yol açacak niteliktedir. Buna karşılık, finansal
destek sağlanarak elde edilecek faydalar korunurken, oluşturulacak ödeme planı
temelinde bayiler hem ticari kararlarında daha bağımsız olabilecekler hem de yüksek
nitelikli hizmet sunmaya devam edebileceklerdir.
Özetle, Brisa’nın bayilik sözleşmesi temelinde uygulanan, bayilerin %30’u aşan
oranlarda satın alma taahhütleri altına girmesi uygulamasının 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesi kapsamında “ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkmaması” ve “rekabetin aynı maddenin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde
edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması” koşullarını taşımadığı, dolayısıyla
söz konusu uygulamanın bireysel muafiyetten yararlanamayacağı anlaşılmaktadır. 310
I. SONUÇ
Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile bayisi arasında akdedilen
Bayilik Sözleşmesi’ne muafiyet tanınması talebi ile ilgili olarak;
1- Başvuru konusu sözleşmenin 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey
Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 4.3.
maddesinin (a) ve (b) bendinde düzenlenen muafiyet şartlarını taşımadığına,
dolayısıyla grup muafiyetinden yararlanamayacağına OYBİRLİĞİ ile,
2- Bayilik Sözleşmesi temelinde uygulanan, bayilerin %30’u aşan oranlarda satın
alma taahhütleri altına girmesi uygulamasının 2005/4 sayılı Tebliğ’in 6.1.
maddesinin (a) ve (b) bentlerine aykırı olduğu dolayısıyla, anılan uygulamanın 320
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyetten
yararlanamayacağına OYÇOKLUĞU ile
karar verilmiştir.
07-59/680-237
9
(11.07.2007 tarihli, 07-59/680-237 sayılı Kurul Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile bayisi arasında
aktedilen Bayilik Sözleşmesi’ne muafiyet tanınması talebine ilişkin Kurul
Kararının 2. maddesine aşağıdaki nedenlerle katılmamız mümkün olamamıştır:
Kararda, Brisa ile bayisi arasındaki Bayilik Sözleşmesi’nin, bazı
hükümlerinin 2005/4 sayılı Tebliğin 4.3. maddesinin (a) ve (b) bendlerine uygun
düşmediğinden grup muafiyetinden yararlanamadığı, diğer taraftan da, bayilerin
%30’u aşan oranda satın alma taahhütleri altına girmesi nedeniyle de Kanun’un 5.
maddesi kapsamında bireysel muafiyetten yararlanamayacağı sonucuna
ulaşılmıştır.
Sözleşmenin, grup muafiyetinden yararlanamadığı şeklindeki çoğunluk
görüşüne iştirak edilmekle birlikte, bireysel muafiyetten yararlanılamayacağına
dair görüşe iştirak edemiyoruz. Zira, her ne kadar Brisa, ilgili pazarda % (…-….)
Pazar payına sahip ve pazarın lideri konumundaysa da, mevcut, yaklaşık 4000
civarındaki bayi adedinin sadece 490 tanesi Brisa ile münhasır çalışacaktır. Geride
3500 civarında bayi bulunması nedeniyle, “ilgili piyasanın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmadığı” düşünülmektedir. Kanun’un 5. maddesindeki diğer
koşulları da karşıladığı düşünüldüğünden, anılan sözleşmeye bireysel muafiyet
verilebileceği görüşüyle, çoğunluğun kararına katılmamız mümkün olamamıştır.
Prof Dr. Nurettin KALDIRIMCI Mehmet Akif ERSİN
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy