AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 17554/08
BİRSÖZLER TEKSTİL ÜRÜNLERİ TİC. SAN. LTD. ŞTİ. ve Selim BİRSÖZ / Türkiye
Başkan
Julia Laffranque,
Hâkimler
Jon Fridrik Kjølbro,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, 21 Kasım 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Yukarıda belirtilen 17 Mart 2008 tarihli başvuruyu göz önünde bulundurarak,
Davalı Hükümetin görüşlerini ve başvuranların karşı görüşlerini dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Birinci başvuran Birsözler Tekstil Ürünleri Ticaret ve Sanayi Ltd. Ştd., Mersin ilinde kayıtlı bir şirket, ikinci başvuran Selim Birsöz ise 1961 doğumlu ve Mersin’de ikamet eden bir Türk vatandaşıdır. Başvuranlar, Mahkeme önünde Adana Barosuna bağlı Avukat H. Gürcan tarafından temsil edilmişlerdir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuranlar, bir sözleşmeden kaynaklanan bir ihtilaf üzerine, 19 Haziran 1997 tarihinde, Adana Ticaret Mahkemesinde bir şirket hakkında dava açmışlardır. Dava, 6 Temmuz 2007 tarihinde, Yargıtay’ın kararıyla sona ermiştir. Nihai karar, 20 Eylül 2007 tarihinde başvuranlara tebliğ edilmiştir.
B. İlgili İç Hukuk
5. İlgili iç hukuka ilişkin açıklamalar, Turgut ve Diğerleri/Türkiye, ((k.k), no. 4860/09, §§ 19-26, 26 Mart 2013) kararında yer almaktadır.
ŞİKÂYETLER
6. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6. maddesine dayanarak, yargılamaların aşırı uzun sürmesi hususunda şikâyette bulunmuşlardır.
7. Başvuranlar, ayrıca, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında, yargılamaların adil olmadığını ileri sürmüşlerdir. Başvuranlar, bu şikâyetlerinin yanı sıra, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesi kapsamında, yerel mahkemelerin verdikleri haksız kararlar nedeniyle, mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesi haklarının ihlal edildiğini öne sürmüşlerdir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
B. Yargılamaların uzunluğuna ilişkin şikâyet hakkında
8. Başvuranlar, yargılamaların süresinin, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen “makul süre” şartına uygun olmadığından şikâyet etmişlerdir.
9. Hükümet, 6384 sayılı Kanun uyarınca, yargılamaların uzunluğu ve kararların icra edilmemesine ilişkin başvurulara yönelik yeni bir hukuk yolu olarak Tazminat Komisyonunun kurulduğunu belirtmiştir. Hükümet, başvuranların Tazminat Komisyonuna başvuruda bulunmamaları nedeniyle, iç hukuk yollarını tüketmediklerini ve bu gerekçenin, Mahkeme tarafından Turgut ve Diğerleri ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) kararında da kabul edildiğini belirtmiştir.
10. Mahkeme, Hükümet tarafından da ortaya konulduğu üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemektedir. Sonrasında ise, yukarıda anılan Turgut ve Diğerleri kararında, başvuranların, iç hukuk yollarını, diğer deyişle söz konusu yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle yeni bir başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Mahkeme, bu kararı verirken, özellikle, bu yeni hukuk yolunun muhtemel surette erişebilir olduğu ve yargılamanın uzunluğuna ilişkin şikâyetler açısından makul bir tazmin imkânı sağlamaya elverişli olduğu kanısına varmıştır.
11. Mahkeme, yukarıda anılan Ümmühan Kaplan kararında (77. paragraf), Hükümete hâlihazırda bildirilmiş olan bu tür başvuruları normal usul kapsamında inceleyebileceğini vurgulamıştır.
12. Ancak, Hükümetin, başvuranların 6384 sayılı Kanun’la oluşturulan yeni hukuk yoluna başvurma yükümlülüklerine ilişkin ilk itirazını dikkate alan Mahkeme; yukarıda anılan Turgut ve Diğerleri davasında vardığı sonucu yinelemektedir. Dolayısıyla, Mahkeme, söz konusu şikâyetin, iç hukuk yollarının tüketilmemesi sebebiyle, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca reddedilmesine karar vermiştir.
B. Diğer Şikâyetler
13. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6. maddesine dayanarak, yargılamaların adil olmadığını iddia etmişlerdir. Başvuranlar, ayrıca, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesi kapsamında, yerel mahkemelerin verdikleri haksız kararlar nedeniyle, mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesi haklarının ihlal edildiğini öne sürmüşlerdir.
14. Mahkeme, mevcut bilgi ve belgeleri göz önünde bulundurarak ve şikâyet konusu hususları görev alanına girdiği ölçüde dikkate alarak, Sözleşme veya Ek Protokollerde belirtilen hak ve özgürlükler açısından herhangi bir ihlalin söz konusu olmadığı kanaatine varmıştır. Dolayısıyla, Mahkeme, başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 3 ve 4. fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 14 Aralık 2017 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy