Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-2-19 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 17-27/454-195
Karar Tarihi : 22.08.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK,
Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Dr. Bülent GÖKDEMİR, Didem ULUÇ SÜDEMEN,
Kemal KÜÇÜKKAVRUK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Ersan Pazarlama Tic. Ltd. Şti.
Hayrullah Mahallesi Azerbaycan Bulvarı Seçkinler Sitesi
No:58/B, Onikişubat, Kahramanmaraş
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - BSH Ev Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Balkan Caddesi No:51
Ümraniye, İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: BSH Ev Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin bayilerinin internet
siteleri üzerinden yaptıkları satışı kısıtladığı iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle,
- BSH Ev Aletleri Sanayi ve Ticareti A.Ş.’ye (BSH) ait olan Bosch markasının 10 yılı
aşkın süredir bayiliğini yaptıkları,
- BSH’nin 2010 yılında münhasır bayilik sözleşmesini değiştirdiği, yapılan değişiklikle
sözleşmeye “(Bayi) BSH’den izin almaksızın teşhir, satış veya pazarlamasını
internetten yapamaz” hükmünün eklendiği,
- Bosch Bölge Müdürlüğüne internet satış iznine ilişkin yazı yolladıkları, kendilerine
olumlu veya olumsuz dönüş yapılmadığı, internetten satış yapmaya devam ettikleri,
- BSH’nin 2015 yılında münhasır bayilik sözleşmesini yenilediği,
- Bayilik sözleşmesinin yenilenmesinin ardından, 2016 yılı Haziran ayında BSH
tarafından yollanan ıslak imzalı uyarı mektubunun kendilerine ulaştığı,
- Bosch Güney Anadolu Bölge Müdürü (…..) ile yaptıkları görüşmede internetten
satışları bir başka şirket üzerinden fatura ederek satış yapmaya devam
edebileceklerinin belirtildiği
ifade edilerek; bayilik anlaşmasının yürürlükte olduğu süreçte BSH tarafından
internetten satış yapılmasının engellendiği iddia edilmiştir. Başvuruda ayrıca, söz
konusu davranışların devam etmesi halinde ciddi zararların ortaya çıkacağı
gerekçesiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)
kapsamında gerekli yaptırımların uygulanması talep edilmiştir.
17-27/454-195
2/16
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 25.04.2017 tarih, 2837 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine düzenlenen 04.05.2017 tarih ve 2017-2-19/İİ sayılı İlk İnceleme
Raporu, 15.05.2017 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 17-16/239-M sayı ile
iddialar hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca
düzenlenen 09.08.2017 tarih ve 2017-2-19/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek
karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; BSH hakkında soruşturma açılmasına gerek
olmadığı, bununla birlikte elde edilen bulgu ve emareler dikkate alınarak, 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti bozucu etki doğuran ya da doğurabilecek
uygulamalardan kaçınılması gerektiği, aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
hakkında işlem başlatılacağı yönünde Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
ilgili teşebbüse görüş bildirilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Taraf: BSH Ev Aletleri San. ve Tic. A.Ş. (BSH)
(5) BSH, 1967 yılında Robert Bosch GmbH Stuttgart ile Siemens AG Munich’in ortak
girişimiyle kurulan bir şirkettir. BSH Bosch und Siemens Hausgerate'nin Türkiye'deki
iştiraki BSH, ana markaları Bosch ve Siemens, özel markası Gaggenau ve yerel
markası Profilo ile Türkiye’de 1992 yılından bu yana faaliyet göstermektedir.
I.2. BSH Hakkındaki Geçmiş Tarihli Kurul Kararları
(6) BSH bayilik sözleşmelerine ilişkin ilk Kurul kararı, BSH’nin Siemens markalı ürünlerin
dağıtımını yapan ve yüklenilen hak ve yükümlülükler merkezinde eşit statüde bulunan
bayiler arasında ayrımcılık yaptığı iddiasının incelendiği 19.02.2015 tarih, 15-08/107-44
sayılı önaraştırma kararıdır. Kararda BSH’nin bayileri arasında ayrımcı uygulamalar
yaptığını gösterir nitelikte herhangi bir teşebbüsler arası anlaşmanın elde edilmediği,
ayrıca ilgili pazarlarda hâkim durumda bulunmadığı belirlenen BSH’nin bayilerine olan
satışlarındaki uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal olarak
nitelendirilemeyeceği ifade edilmiştir. Öte yandan, kararda “Siemens Münhasır Bayilik
Sözleşmesi” incelenmiş olup, BSH’nin yetkili bayileri ile yaptığı sözleşmelerin münhasır
niteliklerinden dolayı Kanun’un 4. maddesi kapsamına girdiği belirtilerek, sözleşme
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ)
kapsamında değerlendirilmiştir. Bu kapsamda bir dikey anlaşmanın 2002/2 sayılı
Tebliğ’de tanınan muafiyetten faydalanabilmesi için öncelikle sağlayıcının dikey
anlaşma konusu mal veya hizmeti sağladığı ilgili pazar(lar)daki payının %40’ın altında
olması gerektiği, dosya kapsamında tanımlanmış olan pazarların tamamında BSH’nin
pazar payının %40’ın altında kaldığı ve incelenen sözleşmeleri grup muafiyetinin
kapsamı dışına çıkaracak herhangi bir kısıtlama bulunmadığı, dolayısıyla ilgili münhasır
bayilik sözleşmelerinin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında tanınan muafiyetten
faydalandığı sonucuna ulaşılmıştır.
17-27/454-195
3/16
(7) Söz konusu önaraştırmanın ardından, BSH tarafından Kurum’a yapılan 05.08.2015
tarihli başvuru kapsamında, BSH ve perakendeciler arasında akdedilen “Marka
Münhasır Bayilik Anlaşması”na menfi tespit verilmesi talep edilmiştir. Başvuru üzerine
tesis edilen 06.10.2015 tarih ve 15-37/573-195 sayılı kararda, BSH’nin beyaz eşya
ticareti alanında faaliyet gösteren bayilerin her biri ile standart şekilde düzenlenmiş
“Marka Münhasır Bayilik Anlaşması” imzaladığı, bu anlaşmanın “tip anlaşma” niteliğinde
olduğu, anlaşmaya göre bayinin sözleşme konusu ürünleri yalnızca BSH’den ve/veya
belirleyeceği bir başka teşebbüsten satın almayı taahhüt ettiği ve dolayısıyla
anlaşmanın münhasırlık hükmü içeren bir dikey anlaşma hükmünde olduğu ifade
edilmiştir. Münhasır bayilik anlaşması olduğu anlaşılan sözleşmenin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği ve bu nedenle sözleşmeye menfi tespit
belgesi verilemeyeceği değerlendirilmiştir. Ardından 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında
sözleşme grup muafiyeti bakımından incelenmiş olup, Tebliğ kapsamında bir
anlaşmanın muafiyetten faydalanabilmesi için öncelikle sağlayıcının dikey anlaşma
konusu mal veya hizmeti sağladığı ilgili pazar(lar)daki pazar payının %40’ın altında
olması gerektiği, dosya kapsamında tanımlanmış olan pazarların tamamında BSH’nin
pazar payının %40’ın altında kaldığı ifade edilmiştir. Diğer taraftan 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, alıcıya getirilen belirsiz
süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüklerinin grup muafiyetinden
faydalanamayacağı, bildirim konusu dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde
öngörülen beş yıllık süreyi aşmadığı ve sözleşmede zincir teknoloji mağazalarını
kapsayan kısıtlayıcı bir hüküm de bulunmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca, 19.02.2015 tarihli
ve 15-08/107-44 sayılı Kurul kararında, BSH’nin bildirim konusu Sözleşme ile aynı
içerikteki münhasır bayilik sözleşmesinin (Siemens Münhasır Bayilik Sözleşmesi)
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında muafiyetten faydalandığının değerlendirildiği, bahsi
geçen Kurul kararında değerlendirilen sözleşme ile bildirim konusu Sözleşme arasında
esaslı bir farklılığın bulunmadığı belirtilerek, BSH ile bayiler arasında akdedilen “Marka
Münhasır Bayilik Anlaşması”nın 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlandığına karar verilmiştir.
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. İlgili Ürün Pazarı
(8) BSH’nin ürün portföyünü; fırın, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, buzdolabı, derin
dondurucu, elektrikli süpürge, ani su ısıtıcısı ve termosifon, ev konfor ürünleri ve
elektronik cihazlar gibi küçük ve büyük ev aletleri oluşturmaktadır. Diğer taraftan, BSH
tarafından sağlanan pazar payına ilişkin bilgilerde1; BSH’nin üretimini yaptığı ürünleri,
soğutucu, çamaşır makinesi, fırın, bulaşık makinesi ürün grupları şeklinde sınıflandırdığı
görülmüştür.
1 Ürün grubu bazında pazar payına ilişkin bilgiler, 06.20.2015 tarih ve 15-37/573-195 sayılı karardan
alınmıştır.
17-27/454-195
4/16
(9) Türkiye’de beyaz eşya pazarı büyümekte olup, pazarda BSH ile aynı ürün gruplarında
faaliyet gösteren teşebbüsler ve markalarına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo 1: Türkiye’de Faaliyet Gösteren Başlıca Beyaz Eşya Firmaları
Firma Adı Markalar Menşei
Arçelik A.Ş. Arçelik, BEKO, Grundig, Flavel, Altus Türkiye
BSH Ev Aletleri San. ve Tic. A.Ş. Bosch, Profilo, Siemens, Gaggenau Almanya
Vestel Beyaz Eşya San. ve Tic. A.Ş. Vestfrost, Regal, Vestel, Finlux, Seg, Nexton, Sharp Türkiye
İndesit Company Beyaz Eşya San. ve
Tic. A.Ş. Hotpoint, İndesit, Scholtes, Stinol, Aristo İtalya
Türk Demir Döküm Fabrikaları A.Ş. Demirdöküm, Vaillant Türkiye
Kumtel Dayanıklı Tüketim Malları Plastik
San. ve Tic. A.Ş. Luxell, Kumtel Türkiye
Sersim Dayanıklı Tüketim Malları San.
ve Tic. Koll. Şti. Simfer Türkiye
(10) Tabloda görüldüğü üzere, incelemeye konu BSH firması, pazarda Bosch, Profilo,
Siemens ve Gaggenau markalarıyla faaliyet göstermektedir. Söz konusu ürün grupları
ve bu ürünlerde BSH’nin pazar paylarına aşağıda yer verilmektedir.
Tablo 2: BSH ve Rakiplerinin Soğutucu Ürün Grubu İçin Pazar Payları (%)
Dönem Ocak-Aralık 2014 Ocak 2015 Şubat 2015 Mart 2015 Nisan 2015
Ürün Marka BESD2 GFK3 BESD GFK BESD GFK BESD GFK BESD GFK S
oğutucu
Ü
rün
G
rubu
BSH (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
KOÇ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
VESTEL (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İNDESİT (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablo 3: BSH ve Rakiplerinin Çamaşır Makinesi Ürün Grubu İçin Pazar Payları (%)
Dönem Ocak-Aralık 2014 Ocak 2015 Şubat 2015 Mart 2015 Nisan 2015
Ürün Marka BESD GFK BESD GFK BESD GFK BESD GFK BESD GFK
Ç
am
aşır
M
akinesi
Ü
rün
G
rubu
BSH (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
KOÇ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
VESTEL (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İNDESİT (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablo 4: BSH ve Rakiplerinin Fırın Ürün Grubu İçin Pazar Payları (%)
Dönem Ocak-Aralık 2014 Ocak 2015 Şubat 2015 Mart 2015 Nisan 2015
Ürün Marka BESD GFK BESD GFK BESD GFK BESD GFK BESD GFK F
ırın Ü
rün
G
rubu
BSH (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
KOÇ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
VESTEL (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İNDESİT (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablo 5: BSH ve Rakiplerinin Bulaşık Makinesi Ürün Grubu İçin Pazar Payları (%)
Dönem Ocak-Aralık 2014 Ocak 2015 Şubat 2015 Mart 2015 Nisan 2015
Ürün Marka BESD GFK BESD GFK BESD GFK BESD GFK BESD GFK
B
ulaşık
M
akinesi
Ü
rün
G
rubu
BSH (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
KOÇ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
VESTEL (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İNDESİT (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(11) İlgili ürün pazarının tespitinde, tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri
bakımından aynı sayılan mal veya hizmetlerden oluşan pazar dikkate alınmaktadır. Bu
kapsamda, BSH tarafından sağlanan ürünler incelendiğinde ilgili pazarın dayanıklı
tüketim ürünleri satış pazarı olarak ele alınması mümkündür. Ancak internet satışları
bakımından dosya kapsamında ulaşılan sonucu değiştirmeyeceğinden, bu aşamada net
bir pazar tanımı yapılmamıştır.
2 BESD: Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği.
3 GFK Araştırma Şirketi
17-27/454-195
5/16
I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
(12) Teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri alanın rekabet koşullarının yeterli derecede homojen
ve özellikle komşu bölgelerden hissedilir derecede farklı olması, ilgili coğrafi pazarın
tespitinde büyük bir önem taşımakta ve coğrafi pazar açısından belirleyici olmaktadır.
BSH’nin faaliyetleri dikkate alındığında ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.4. BSH’de Yapılan Yerinde İnceleme ve Görüşmeler
(13) Dosya kapsamında 12.07.2017 tarihinde İstanbul’da bulunan BSH Türkiye Genel
Müdürlüğü’nde teşebbüs temsilcisiyle bir görüşme gerçekleştirilmiş, ardından bilgi talep
edilmiştir. Söz konusu görüşmede teşebbüs temsilcisi tarafından, hâlihazırda yürürlükte
bulunan bayilik sözleşmelerinde yer alan internet ve e-ticaret kanalıyla aktif satışın
gerçekleştirilemeyeceğine dair hükümde yer alan “aktif” ibaresinin 2015 yılında Rekabet
Kurumuna bildirilen sözleşmeye satış yöntemine açıklık getirilmesi, yanlış anlaşılmaların
ortadan kaldırılması amacıyla eklendiği vurgulanmış, nitekim 2015 yılında revize edilen
sözleşme öncesinde de internetten pasif satışların engellenmesine yönelik bir
uygulamanın var olmadığı ifade edilmiştir.
(14) Yapılan görüşmenin ardından BSH tarafından cevaben gönderilen yazıda özetle;
- BSH’nin Bosch markalı küçük ve büyük ev aletlerinin üreticisi/ithalatçısı olduğu,
bu ürünlerin satışını perakendeciler aracılığıyla ve münhasır dağıtım sistemi ile
bayilik sözleşmesi çerçevesinde yürüttüğü,
- Bu kapsamda marka imajı ve kurumsal kimliğin korunması amacıyla bayilerin
tüm dünyadaki grup şirketlerinde standart uygulanan kuralları gösteren Bosch Ev
Aletleri Marka Kitabı ve bunun yanı sıra ürünlerin fikri mülkiyet hakları ile korunan
marka, logo, amblem ve pazarlama ilkelerine uygun olarak hareket etmesi
gerekliliği nedeniyle bayilere bazı kısıtlamalar getirilebildiği,
- Ev aletleri ürünlerinin satış öncesi tanıtım hizmetlerinin önemli olduğu, bu
ürünlerin pazarlanmasında satış noktalarının fiziki özellikleri ve satış personelinin
bilgi ve kabiliyetinin tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi bakımından hayati önem
arz ettiği,
- Bu kapsamda tüketici faydasının gözetilmesi hedefi doğrultusunda Bosch markalı
ürünlerin uygun olmayan yerlerde, yeterli bilgi ve kabiliyeti bulunmayan kişilerce
satılmasının istenmediği, bayilik sözleşmesinin de bu amaçlara uygun olarak
düzenlendiği
ifade edilmiştir.
(15) Yukarıda yer verildiği üzere, BSH tarafından yapılan açıklamada; solo ve ankastre
buzdolabı, fırın, çamaşır ve bulaşık makinesi gibi ürünlerin satış öncesi kadar satış
sonrası lojistik operasyon ve montaj hizmetlerinin belirli teknik kurallarla bağlı, oldukça
zor, zahmetli ve masraflı olduğu, bu nedenle Bayilik Sözleşmesi kapsamında BSH-
Türkiye'nin belirleyeceği sair münhasır müşteri gruplarına sözleşme konusu ürünlerin
aktif satışını BSH'nin izni olmaksızın yapmaması şartının koşulduğu, ayrıca BSH’nin
sözleşme konusu ürünlerin internet üzerinden satış ve pazarlanmasına/elektronik
ticaretine ilişkin münhasır hak ve yetkileri elinde tuttuğu ve perakendeci bayi için
sözleşme konusu ürünlerin aktif satışını internette yapabilmesi için önceden yazılı izin
alma şartını getirdiği ifade edilmiştir.
17-27/454-195
6/16
(16) BSH vekili tarafından gönderilen cevabi yazıda ayrıca, ürünlerin teknolojik nitelikleri,
tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve tüketiciye kaliteli mal ve hizmet sunulması
gerekliliği, marka imajı, kurumsal kimlik ve kalite standartlarının korunması,
bedavacılığın önlenmesi gibi haklı gerekçeler nedeniyle ürünlerin çoklu satış platformları
ve açık artırma platformlarından satışının esasen uygun görülmediği, nitekim aynı
durumun BSH’nin beyaz eşya sektöründeki rakipleri için de geçerli olduğu ifade
edilmektedir.
(17) Bununla birlikte şikâyetçinin, BSH’nin internet üzerinden yapılan satışları engellediği
iddiasının doğru olmadığı, nitekim şikayetçinin uzun zamandır “” internet
sitesinde hem ürün teşhiri hem de ürün satışı yaptığı, mevcut durumda bayilik ilişkisi
sona ermiş olmakla birlikte bayilik devam ederken de şikayetçinin sözleşme konusu
ürünleri bu internet platformunda teşhir ettiği, hatta, halen Bosch markalı ürünleri bahse
konu internet sitesinden “evimkolay” adlı dükkan başlığı altında sattığı belirtilmiş olup,
söz konusu satışı gösteren ekran görüntüsü BSH tarafından gönderilen yazı ekinde
sunulmuştur.
(18) BSH tarafından gönderilen yazıda ayrıca internet sitesinde yer
alan kullanıcı yorumlarına ilişkin ekran görüntüsü çıktısına yer verilmiş olup, 2014
senesinde de şikâyetçinin “evimkolay” adı ile “” internet sitesinde
Bosch markalı ürünlerin satışını yapmakta olduğu bilgisine yer verilmiştir. Bu kapsamda
BSH tarafından şikâyetçinin iddiasının gerçekleri yansıtmadığı, -her ne kadar
BSHTürkiye çoklu satış platformları ve açık artırma platformlarından satışın yapılmasını
arzu etmese de- internet satışlarının tabi olacağı prensiplere ilişkin özel bir bağlayıcı
deklarasyonu henüz bulunmadığından, buralardan satış yapan bayilere engel
olunmadığı veya bu nedenle bayilere herhangi bir yaptırım uygulanmadığı ifade
edilmiştir.
(19) Öte yandan, BSH’nin açıklamalarında Türkiye'deki e-ticaretin toplam perakende ticaret
hacmi içindeki payının 2016 yılı itibarıyla %1,3 olduğu, BSH’nin Türkiye’de internet
üzerinden satışlarının toplam cirosunun ‰2’si civarında olduğu, internet üzerinden
satışlarda mesafeli satış olması nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca azami 30 gün içinde
teslimat ve tüketicilerin koşulsuz iade hakkı bulunduğu, teslim edilip ambalajı açılarak
montajı yapılan bir ev aletinin koşulsuz iade kapsamında iade edilmesi halinde, ürünün
geri alınması için ilave nakliye operasyonu ve masrafı gerektiği, ürün bir kez geri
alındıktan sonra artık aynı ürünün “sıfır” ürün olarak satışının mümkün olmadığı,
bankalarla yapılan anlaşmalar ve finansal düzenlemeler vb. hususlar nedeniyle bu
ürünlerin elektronik ticaret açısından olumsuzluk yarattığı ve bu gibi aksaklıkların
internet satışlarında müşteri memnuniyetsizliğine ve dolayısıyla marka imajının zarar
görmesine neden olduğu ifade edilmiştir. Bu noktada, internet sitesi kurulumu, yönetimi
ve satış operasyonlarının yürütülmesi gereksinimlerine ek olarak, buzdolabı, çamaşır
makinesi, bulaşık makinesi gibi havaleli ürünlerin satış öncesi ve sonrası lojistik ve
hizmet gereksinimleri ve bu operasyonların masrafı ve zorlukları nedeniyle perakendeci
bayilerin de bu tür satışa ilgi göstermedikleri dile getirilmiştir.
(20) Son olarak, ilgili Kurul kararlarında da tespit edildiği üzere, BSH’nin pazar payının
%40'ın oldukça altında olduğu, teşebbüsün pazarda önemli rakipleri bulunduğu,
sektörde en önemli rakip olan Koç Grubunun yaklaşık %50 civarında pazar payı ile
hâkim durumda olduğu, sonuç olarak dağıtım ve perakende seviyede rekabetin yüksek
olduğu pazar koşulları altında BSH’nin bayileriyle akdettiği sözleşmelerde getirdiği aktif
satış yasağının rekabeti kısıtlamadığı vurgulanmıştır.
17-27/454-195
7/16
(21) Bu kapsamda BSH tarafından 02.06.2010 tarihi itibarıyla yürürlükte olan bayilik
sözleşmesi örneğine yer verilmiş olup, esasen Kurul'un 06.10.2015 tarih ve 15-37/573-
195 sayılı kararında atıf yapılan 19.02.2015 tarih ve 15-08/107-44 sayılı Kurul kararı ile
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında muafiyetten faydalandığı değerlendirilen sözleşmenin,
Haziran 2010 tarihi itibarıyla da yürürlükte olan sözleşme olduğu belirtilmektedir.
(22) BSH Genel Merkezinde yapılan görüşme kapsamında talep edilmiş olan, internet
üzerinden satış yapan bayiler listesine ilişkin olarak teşebbüs tarafından yapılan
açıklamada, BSH-Türkiye’nin internetten satış amacıyla kurulan web sitesine ilişkin
kalite koşulları ile internet satışlarının tabi olacağı prensiplere ilişkin özel bağlayıcı bir
düzenlemeyi (örneğin yüksek çözünürlüklü görseller kullanılması, farklı markalı
ürünlerden açıkça ayrı bir şekilde satışa arz edilmesi, online müşteri hizmeti sağlanması
gibi) henüz yapmadığı, öte yandan bu mecradan satış yapan Bosch bayilerine engel
olmadığı veya bu nedenle herhangi bir yaptırım uygulamadığı tekrarlanmıştır. Bu
nedenle, BSH tarafından internet üzerinden satış yapan Bosch bayilerinin kimler
olduğunun takip edilmediği ve buna ilişkin bir liste tutulmadığı beyan edilmiştir.
(23) Sözleşmede yer alan internet üzerinden aktif satış yasağına ilişkin olarak BSH
tarafından yapılan açıklamanın devamında, teknolojinin gelişmesi ile birlikte Türkiye'de
de başlayan elektronik ticaret özelinde aktif-pasif satış ayrımının nasıl yapılacağı, hangi
koşulların getirilebileceği, hangi tür kısıtlamaların grup muafiyetinden çıkılmasına neden
olacağı gibi konuların Avrupa'da olduğu gibi Türkiye'de de halen tartışmalı olduğu,
internet üzerinden satışlara ilişkin Türk rekabet mevzuatında özel bir düzenleme
bulunmadığı, Türkiye’de perakende içinde e-ticaretin payına paralel olarak BSH’nin
internet üzerinden satışlarının toplam cirosuna oranının yaklaşık ‰2 civarında olması
nedeniyle, BSH tarafından bugüne kadar bayilerinin internet satışlarının tabi olacağı
prensiplere ilişkin özel bir bağlayıcı düzenleme yapmamış olmakla birlikte, bayilerine
deklare edeceği bu tür bir yazılı düzenlemenin hazırlığı içinde olduğu, Kurum tarafından
yapılacak bir düzenleme olması durumunda bu düzenlemenin BSH için de yol gösterici
olacağı, özellikle gri alanlarda nasıl hareket edileceğine ilişkin önemli bir hukuki
güvence sağlayacağı vurgulanmıştır.
(24) Şikayetçi ile olan bayilik sürecine ilişkin olarak BSH tarafından yapılan açıklamada,
şikayetçi Ersan Pazarlama Tic. Ltd. Şti.’nin (Ersan Pazarlama) BSH’ye Kahramanmaraş
4. Noterliği'nden 07.04.2017 tarih ve 7818 yevmiye numaralı bir ihtarname gönderdiği
ve BSH’nin "uzun yıllardır bir çok konuda baskı ve mobbing uyguladığı", "internet
üzerinden çok uygun fiyatlara satış yaptığı gerekçesi ile uyarı yaptığı ve siparişleri
göndermediği", "hâkim durumunu kötüye kullanarak muhatabı yıldırmaya devam ettiği,
"diğer firmalar ile rekabetini engellediği", "prim iptal faturası düzenleyerek alacaklı
duruma geçmeye çalıştığı" iddialarını ileri sürdüğü, bu ihtarnameye cevaben BSH-
Türkiye’nin Beyoğlu 31. Noterliği’nden gönderdiği 27.04.2017 tarih ve 16560 yevmiye
numaralı cevabi ihtarname ve ihbar ile asılsız iddiaların cevaplandığı ve BSH-Türkiye ile
şikayetçi arasında imzalanan "Bosch Marka Münhasır Bayilik Sözleşmesinin
feshedildiği” ihbarının 27.01.2016 tarihinde gönderildiği, ayrıca şikayetçinin mevcut
bakiye borcunu ödemesinin talep edildiği ifade edilmiştir.
17-27/454-195
8/16
(25) BSH tarafından gönderilen bilgilerde, BSH ile şikâyetçinin karşılıklı iradeleri
doğrultusunda BSH bayiliğinin 30.11.2016 tarihi itibarıyla sonlandırılması hususunda
mutabık kalındığı ve bu yolda karşılıklı işlemler tesis edilmeye başlandığı, BSH’nin son
olarak şikâyetçinin kendisine verdiği müşteri borçları listesi uyarınca teslimatlarını
yaptığı, hatta şikâyetçinin kendisinin bayilik ifa ettiği mağazada bir tanıdığının bayilik
açması için öneride bulunduğu, ancak önerinin BSH tarafından uygun görülmediği, daha
sonraki bir tarihte BSH’nin aynı bölgede başka bir mağazada bayilik faaliyetinde
bulunmak üzere üçüncü bir şahısla 15.03.2017 tarihinde anlaştığı ve bu bayinin
18.04.2017 tarihinde faaliyete başladığı, ayrıca bayilik sürecinde Sözleşme’de belirtilen
münhasırlık yükümlülüğüne aykırı olarak bayinin başka ürünler sattığı, bayinin
Sözleşme’nin 5.1.2. maddesinde yer alan "BAYİ, BSH'nin önceden yazılı iznini
almaksızın başkaca herhangi bir tabela bulundurmayacağını peşinen kabul, beyan ve
taahhüt eder." hükmünü ihlal etmiş olmasına rağmen, bayilik ilişkisinin sona ermesinden
dolayı BSH tarafından bayiye karşı hukuki yola başvurulmadığı beyan edilmiştir.
Bayiliğin feshine ilişkin karşılıklı işlemlere rağmen, şikâyetçinin 2017 Şubat ayında tek
taraflı olarak Bosch bayiliğine devam etmek istediği, hâlbuki o tarihte şikayetçinin başka
bir markanın bayiliğini yapmak üzere anlaştığı, bu iddianın rakip marka internet sitesi
üzerinden doğrulanabileceği ifade edilmiştir.
(26) Öte yandan, şikâyetçinin BSH’nin 2010 yılından beri bayilerinin internet satışlarını
engellediğini iddia ettiği, hâlbuki 2010 yılında BSH-Türkiye’nin bizzat kendisinin dahi
internet satışı olmadığı, BSH’nin resmi internet sitesi üzerinden satışlarına 2013 yılı
ortalarında (hatta başlangıçta sadece küçük ev aletleri ile) başlayabildiği, bu noktada
şikâyetçinin sözleşmesini süresinden önce sona erdirerek rakip markanın bayiliğini
almak istediği süreçte şikâyette bulunmuş olmasının, şikâyetin kötü niyetle yapıldığını
ortaya koyduğu ifade edilmiştir.
(27) Bu noktada, BSH, şikâyet ile amaçlanan hususun rakip şirket olan Arçelik’in bayiliğini
almak üzere BSH ile arasındaki sözleşmeyi süresinden önce sonlandırabilmek ve
BSH’ye karşı sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemek olduğunu
ileri sürmektedir.
(28) Bu kapsamda BSH tarafından, ticari uyuşmazlıktan kaynaklanan şikâyetin reddine karar
verilmesi, ayrıca daha önce Kurul tarafından grup muafiyetinden yararlandığına karar
verilen Münhasır Bayilik Sözleşmesi’nin grup muafiyetinden yararlanamayacağının
değerlendirilmesi durumunda ise ilgili sözleşmeye bireysel muafiyet tanınması talep
edilmektedir.
(29) Öte yandan, dosya kapsamında BSH Güney Anadolu Bölge Satış Müdürlüğünde
yerinde inceleme ve görüşme yapılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda aşağıda yer
verilen bilgi ve belgeler elde edilmiştir.
(30) (…..) tarafından 07.12.2016 tarihinde bölge müdürlüklerine gönderilmiş olan e-postada,
şikayetçi konumundaki Ersan Pazarlama’nın yanı sıra online satış platformlarından satış
yürüten 15 adet bayinin listesine ulaşılmıştır. Belgede, “Bayilerimiz ile imzaladığımız
sözleşmede yer alan maddenin aksine internette ürün satışı tespit edilen…” ifadesi yer
almaktadır.
(31) (…..) adlı çalışan tarafından 07.12.2016 tarihinde bölge müdürlüklerine gönderilmiş olan
“Online Satış Sipariş İşleyişi Hakkında Bilgilendirme” başlıklı belgede, şikayete konu
online sipariş sürecinin aktarıldığı görülmektedir. (…..).
17-27/454-195
9/16
(32) BSH Güney Anadolu Bölge Satış Müdürüyle yapılan görüşmede şikâyetçinin bayilik
ilişkisini sonlandırmayı talep ettiği ve 01.01.2017 tarihi itibarıyla bayilik ilişkisinin
sonlanması hususunda tarafların anlaştığı, Nisan 2016 tarihi itibarıyla Arçelik bayiliği
aldığı, bu süreçte de sitesi üzerinden kendilerinden izin almadan satış
yapmaya başladığı, şikâyet etme sebebinin ise kendisine yakın yeni Bosch bayisi tesis
edilmesi olduğunu belirtmiştir.
I.4. Değerlendirme
I.4.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme
(33) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi; belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacı taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaları
yasaklamaktadır. İlgili madde, aynı seviyede faaliyet gösteren rakip teşebbüsler
arasındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları (yatay anlaşmalar) kapsadığı gibi rakip
olmayan, başka bir ifadeyle ticaretin farklı seviyelerinde yer alan teşebbüsler arasındaki
anlaşmaları (dikey anlaşmalar) da kapsamaktadır.
(34) 2002/2 sayılı Tebliğ’de, üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet
gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı
veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar dikey anlaşmalar olarak
tanımlanmaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca rakip teşebbüsler arasında yapılan
dikey anlaşmalar, bir istisna haricinde bu Tebliğ ile tanınan muafiyetten
yararlanamamaktadır. İlgili istisnaya göre sağlayıcının anlaşma konusu malların hem
üreticisi hem de dağıtıcısı olduğu, alıcının ise bu mallarla rekabet eden malların üreticisi
değil dağıtıcısı olduğu dikey anlaşmalar grup muafiyetinden yararlanabilmektedir.
(35) BSH ve bayiler arasındaki ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamındaki niteliğini
belirlemek bakımından tarafların faaliyetleri incelendiğinde; BSH, temel olarak mobilite
çözümleri, dayanıklı tüketim malları, sanayi teknolojileri, enerji ve bina teknolojileri
alanları olmak üzere dört iş kolunda üretim ve ithalatın yanı sıra, bu ürünlerin dağıtımı
ve tüketiciye satışını da gerçekleştirmektedir. Dolayısıyla BSH, incelemeye konu
dayanıklı tüketim malları bakımından üretim ve dağıtım aşamasında faaliyet gösteren
dikey bütünleşik bir firmadır. Öte yandan bayiler ise dağıtım seviyesinde faaliyet
göstermektedir. Bu noktada, BSH ve bayilerin dağıtım seviyesinde rekabet etmeleri
mümkündür.
(36) Tebliğ’de belirtildiği üzere, sağlayıcının anlaşma konusu malların hem üreticisi hem de
dağıtıcısı olduğu, alıcının ise bu mallarla rekabet eden malların üreticisi değil dağıtıcısı
olduğu dikey anlaşmalar bu Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanabilmektedir.
Dolayısıyla, BSH ve bayileri arasındaki ticari ilişki, 2002/2 sayılı Tebliğ anlamında
muafiyete konu olabilecek bir dikey anlaşma/ilişki niteliğindedir.
(37) Önaraştırmaya konu iddia, BSH’nin, bayisinin internet üzerinden satış yapmasını
engellemiş olduğudur. BSH ile bayileri arasında imzalanan “Münhasır Bayilik
Sözleşmesi”nin temel amacı, “1. Sözleşmenin Konusu” başlıklı bölümünde “İşbu
sözleşme ile BSH, bayiye sözleşme konusu ürünleri işbu sözleşme ile taraflar arasında
teati edilmiş şartlar dairesinde yalnızca BSH’dan sağlayarak pazarlama, satış sonrası
hizmetleri sağlama ve hizmet ve performans ilkelerine uyarak yeniden satma hakkını
verir ve işbu Sözleşme taraflar arasında sürdürülecek işbirliği ile ilgili olarak hak ve
yükümlülükleri kapsar.” şeklinde ifade edilmektedir.
17-27/454-195
10/16
(38) Maddenin devamında internet satışlarına ilişkin olarak;
“BSH’nin sözleşme konusuna giren işlerde BAYİ’nin ….. olarak belirlenen ana satış
bölgesinde kendisine bağlı şubeler ve dağıtım şirketleri kurma, perakende satış
şubeleri açma ve birden fazla yeniden satıcılık ihdas etme hakkı saklıdır. BSH,
sözleşme konusu ürünlerin internet üzerinden satış ve pazarlanmasına/elektronik
ticaretine ilişkin münhasır hak ve yetkilerini elinde tutmaktadır ve BAYİ, BSH’nin
önceden yazılı iznini almaksızın SÖZLEŞME’ye konu ürünlerin teşhir, satış ve
pazarlamasını internette yapamaz.” hükmü yer almaktadır. BSH tarafından yapılan
açıklamada, 2015 yılında söz konusu hükümde değişiklik yapıldığı ve internette satış
yasağının önüne “aktif” ibaresinin konulduğu ifade edilmiştir. Bu noktada söz konusu
maddenin güncel hali, “BSH, sözleşme konusu ürünlerin internet üzerinden satış ve
pazarlanmasına/elektronik ticaretine ilişkin hak ve yetkilerini elinde tutmaktadır ve
bayi, BSH’nin önceden yazılı iznini almaksızın Sözleşmeye konu ürünlerin aktif
satışını internette yapamaz.” şeklindedir.
(39) Sözleşmenin rekabet hukuku bağlamında önem taşıyan bir diğer maddesi, “2.5.1. Satış
ve Pazarlama Faaliyetleri” başlığı altında yer almakta olup, madde metni “… BAYİ,
sözleşme ürünleri dışında başkaca hiçbir ürünü mağazasında teşhir edemez, teşhir
etmeden de olsa satış ve pazarlamasını yapamaz, hiçbir surette satışına aracılık
edemez.” şeklindedir. Anılan hükme göre bayi, mağazasında sadece BSH ürünlerini
satabilecektir.
(40) Yerinde incelemede elde edilen ve yukarıda yer verilen belge, BSH’nin,
gibi platformlarda satış yapmakta olan bazı bayileri listelediği ve bayileri uyardığına
işaret etmektedir. Öte yandan, şikâyetçi, BSH tarafından bayinin internette satış
yapmaması konusunda uyarıldığına ilişkin bir belge sunmuş olup, söz konusu yazı da
bayilerin dönem dönem BSH tarafından internet satışı yapmamaları konusunda
uyarıldığını destekler niteliktedir. Bu noktada, bayilik sözleşmesinde yer alan ve
teşebbüsün internet satışlarını kısıtlama potansiyeli taşıyan hüküm ile uygulamadaki
etkisinin, muafiyet incelemesi kapsamında ayrıca ele alınması gerekmektedir
I.4.2. Dikey Anlaşmalarda İnternet Satışlarının Engellenmesi
(41) İnternet üzerinden yapılan satışlar, tüketicilerin arama maliyetinin ve işletmelerin
dağıtım maliyetinin azalması, işletmelere daha geniş coğrafyaya ve daha fazla
tüketiciye ulaşma imkânı sunması ve yeni iş modelleri yaratması nedeniyle dünyada ve
ülkemizde giderek yaygınlaşmıştır.
(42) AB Komisyonu 2015 yılında e-ticaret sektörünü mercek altına almış olup, 2017 yılı
itibarıyla yayımlanan sektör raporunda internet satışlarına yönelik oldukça kapsamlı
tespitler yapıldığı görülmektedir. Raporda, son dönemde e-ticarete yönelik olarak
dağıtım seviyesindeki dikey kısıtlamaların önemli ölçüde arttığı ifade edilmiştir. Buna
göre, iş modeli ve stratejisine bağlı olmakla birlikte; e-ticaret kanalında fiyat
kısıtlamaları, internet platform yasakları, fiyat karşılaştırma araçlarına yönelik
kısıtlamalar ve bunların yanı sıra sadece online satış yapan teşebbüslerin dağıtım
ağından çıkarılması gibi kısıtlamalar giderek yaygınlaşmaktadır4.
4 , p.6
17-27/454-195
11/16
(43) Komisyon’un dağıtım anlaşmalarına ilişkin temel rekabet perspektifi, dikey anlaşmanın
tarafı olan dağıtıcıların internet üzerinden satış yapabilme özgürlüklerinin
kısıtlanmaması gerektiği yönündedir. Konuya ilişkin temel rekabet hukuku mevzuatına
bakıldığında, pazar payı eşiğini geçmeyen ve ağır sınırlama olarak adlandırılan
uygulamaları içermeyen dağıtım anlaşmalarının “330/2010 sayılı Grup Muafiyeti
Tüzüğü” ve bunun uygulanmasına yönelik esasları içeren, “Dikey Kısıtlamalara İlişkin
Kılavuz” (AB Kılavuzu) çerçevesinde ABİDA m. 101 uygulamasından muaf tutulabilmesi
mümkündür. Bununla birlikte, seçici dağıtım sistemini benimsemiş olan üreticinin son
kullanıcılara yapılacak aktif/pasif satışları engellemesi, Tüzük kapsamında belirtilen ağır
sınırlamalar arasındadır. AB Kılavuzu’nda pasif satışın doğrudan engellenmesinin yanı
sıra, pasif satışın engellenmesi ile aynı sonucu doğuran uygulamaların da rekabeti
kısıtlayacağı değerlendirilmektedir. Kılavuz’a göre;
- Başka bir dağıtıcının münhasır bölgesinde olduğu tespit edilen müşterinin, web
sitesine erişiminin kısıtlanması veya bu müşterinin, üreticinin veya ilgili dağıtıcının
sitesine yönlendirilmesi,
- Kredi kartı bilgilerinden ilgili müşterinin, talebin yöneldiği dağıtıcının münhasır
bölgesinde olmadığının fark edilmesi durumunda işlemin sonlandırılması,
- İnternet kanalıyla yapılan toplam satışların oranına ilişkin kısıtlama getirilmesi,
- Dağıtıcının internet üzerinden tekrar satışa sunacağı ürünler için geleneksel satış
kanalında arz edilecek ürünlere kıyasla daha yüksek fiyat ödemesinin
kararlaştırılması
şeklindeki uygulamalar, sınırlayıcı olmayan şekilde sayılmak suretiyle, sadece doğrudan
değil dolaylı olarak pasif satışın engellenmesi kapsamında yasaklanmaktadır.
(44) Kılavuz’a göre söz konusu dikey sınırlamanın bireysel muafiyetten yararlanabilmesinin
koşulu, sözleşmeye konu ürünün fiziki satış noktasında satılmasını haklı kılacak nesnel
bir gerekçe bulunmasıdır5. İnternet satışlarının yasaklanmasına ilişkin AB içtihadında
Fransız Rekabet Otoritesinin Pierre Fabre kararı önemli bir yer tutmaktadır6. Kozmetik
ve kişisel bakım ürünleri pazarında faaliyet gösteren Pierre Fabre hakkında soruşturma
yürüten Fransız Rekabet Otoritesi, teşebbüsün dağıtım anlaşmalarında internet
satışlarını yasaklamasının “amaç” yönüyle rekabeti kısıtladığına ve bu yönüyle grup
muafiyetinin yanı sıra anlaşmanın bireysel muafiyetten de faydalanamayacağına karar
vermiştir.
(45) Kararı temyizen inceleyen Mahkeme’nin görüş talebi üzerine verdiği yanıtta; ABAD,
internet satışlarının engellenmesini konu alan anlaşmanın, ürünün özelliklerinden
kaynaklanan nesnel bir gerekçe bulunmadığı sürece amacı itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı
olacağını belirtmiştir. Böylelikle, anlaşmaya konu ürünlerin kullanımı için uzman
tavsiyesi gerektiği ve internet satışlarının marka imajına zarar verdiği yönündeki
savunmanın Mahkeme nezdinde kabul görmediği anlaşılmaktadır.
5 Kılavuz para. 60.
6 C-439/09 Pierre Fabre Dermo-Cosmétique SAS, judgment of 13 October 2011.
17-27/454-195
12/16
(46) Bu noktada, Komisyon’un internet üzerinden satışlara yönelik nesnel haklı gerekçe
yaklaşımında ürünün niteliğinin esas alındığı ve bu yasağın hukuka uygunluğunun,
reçeteli ilaçlar veya internetten satışa ilişkin kamu yasağının söz konusu olduğu
ürünlerle sınırlı olduğu görülmektedir7. Dolayısıyla, bu yaklaşıma göre, objektif olarak
gerekçelendirilmediği sürece internet satışlarına ilişkin kesin ve genel bir yasaklamanın,
rekabeti amaç yönünden sınırladığı kabul edilmektedir8.
(47) Öte yandan online satış kısıtlamalarının, Almanya Rekabet Otoritesi
Bundeskartellamt’ın ve mahkemelerin uygulama öncelikleri arasında olduğu
görülmektedir. Berlin Temyiz Mahkemesi’nin Scout Satchels9 kararında mahkeme,
ürünü e-bay platformunda sattığı için ticareti engellenen dağıtıcının başvurusunu
değerlendirdiği kararında, sağlayıcının, ürünün offline olarak indirim marketlerinde
satışına izin vermesine rağmen e-bay platformunda ürün satışına izin verilmemesinin,
marka imajının korunması argümanıyla bağdaşmadığını ifade etmiştir.
Bundeskartellamt’ın Adidas10 kararında ürünlerin online platformlarda satışını
yasaklayan Adidas hakkında soruşturma başlatılmış, Adidas’ın ihlale konu
uygulamalara son vermesi üzerine soruşturma süreci sonlandırılmıştır. Bir başka
kararda Asics11 distribütörlerinin başvurusu üzerine Bundeskartellamt konuyu
incelemeye almış, inceleme sürecinde Asics ihlale konu kısıtlamalara son vermiştir12.
Bunun üzerine Bundeskartellamt tarafından konuya ilişkin açıklayıcı bir karar
yayınlanarak, dağıtıcıların online pazarda satış ve yanı sıra fiyat karşılaştırma sitelerini
desteklemelerinin engellenemeyeceği yönünde görüş beyan edilmiştir.13
(48) Teknolojik ürün olması nedeniyle, dosya konusu dayanıklı tüketim mallarına benzer
özellikler içeren ses ve ev sinema ekipmanları üreticisi Bang&Olufsen hakkında yapılan
inceleme sonucunda, teşebbüse ses ve işitme sistemleri pazarında online satışları de
facto engellemek suretiyle distribütörlerinin rekabet etmesini kısıtladığı gerekçesiyle
para cezası verilmiştir14. 2012 yılında verilen kararda Yüksek Mahkeme’nin Pierre Fabre
kararına atıf yapan Fransız Rekabet Otoritesi, Bang&Olufsen’in bayilerinin ticari
özgürlüğünü kısıtladığını, ayrıca tüketicilerin daha çok seçenek ve düşük fiyatla ürünlere
erişimini engellediğini vurgulamıştır. Bahse konu davada Bang&Olufsen’in bayilerinin
kendi web sitelerini kurabiliyor olmalarına rağmen, Bang&Olufsen’in logo ve markasını
kullanamamaları ya da bu ürünleri kendi web sitelerinde satma yetkileri
bulunmamaktadır.15 Kararda, Bang&Olufsen’in, ürünlerin teknik özellikleri nedeniyle
uzaktan satışa uygun olmadığı yönündeki savunması kabul görmemiştir.
7 Cemile Yüksek, Seçici Dağıtım Sisteminde İnternetten Satış Sınırlamaları, Rekabet Kurumu Uzmanlık
Tezleri Serisi, s. 25.
8 The Assessment of Selective Distribution Systems Post-Pierre Fabre, Crıstıana De Faverı, Global
Antitrust Review 2014, s. 93.
9 On September 19, 2013, the Kammergericht, the Court of Appeals of Berlin, Judgment, Case 2 U 8/09
Kart.
10 Adidas AG, Bundeskartellamt 27 June 2014, B3-137/12.
11 ASICS Deutschland GmbH, Bundeskartellamt, 26 August 2015, B2-98/11.
12 Adidas ve Asics davalarında Frankfurt Temyiz Mahkemesi kararında, online satışlarda 3. taraf
platformlarının özellikle küçük ve orta ölçekli bayileri olumsuz etkilediği, çünkü bu teşebbüslerin online
müşterileri çekebilmek için Amazon ve e-bay gibi platformlara bağımlı oldukları ifade edilmektedir.
germany-and-the-impact-of-pierre-fabre-on-selective-distribution-referral-to-the-court-of-justice-in-coty/
13 Benzer nitelikte kararlar için bakınız Deuter kararı,
Issues/June-2014-I/ The-German-Court-condemns-a,
Issues/December-2015/The-Higher-Regional-Court-of-78520.
14 Autorité de la concurrence, 12th December 2012, Decision n°12-D-23, Bang et Olufsen.
15 The E-Commerce Sector Inquiry: Can It Stop National Competition Authorities from Adopting an Overly
Restrictive Approach?, Francesco Carloni, Scott S. Megregian, and Me´lanie Bruneau, Journal of
European Competition Law & Practice, 2015, Vol. 6, No. 9
17-27/454-195
13/16
(49) Son olarak 2013 yılında Bosch Siemens hakkında Bundeskartellamt tarafından verilmiş
olan karara16, başvuru konusunun esas olarak indirim sistemlerine ilişkin olmasına
rağmen, internet satışlarıyla doğrudan bağlantısı nedeniyle burada yer verilmesinde
yarar görülmektedir. Bosch Siemens Hausgeräte GmbH (BSHG)’nin bayileri tarafından
BSHG’nin indirim sisteminin fiziksel mağazası bulunan bayilerle birlikte aynı zamanda
online satış yapan (karma bayi) bayileri dezavantajlı duruma düşürdüğü iddia edilmiştir.
Sisteme göre toplam online satışlar arttıkça indirim oranı azalmakta olduğundan,
bayilerin online satışları sınırlamaya zorlandığı, böylelikle online satışlardaki rekabetin
kısıtlandığı öne sürülmüştür. Bundeskartellamt söz konusu ikili fiyatlamanın rekabete
aykırı bir fiyatlama davranışı olduğu ve rekabeti amaç yönünden kısıtladığına
hükmetmiştir. Kararın ardından BSHG, bayilerine bildirimde bulunarak indirim sistemini
değiştirmiştir17.
(50) Ülkemiz rekabet hukuku mevzuatı bağlamında internet üzerinden yapılan satışlar aktif
satış-pasif satış olarak kategorize edildiğinde, çoğunlukla pasif satış (web sitelerinde
öncelikle bir başka bayiye tahsis edilmiş müşteri grubu ya da bölgedeki tüketiciye açıkça
ulaşmaya yönelik “banner” ve bağlantıların kullanılması ya da bu bölge ve müşterilere
onlardan talep gelmediği halde elektronik posta gönderilmesi hariç) olarak
değerlendirilmektedir. Bu çerçevede bir sağlayıcının alıcılarının internet üzerinden satış
yapmasını kısıtlaması bir tür pasif satış kısıtlaması niteliğindedir. Nitekim Dikey
Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 24. paragrafında da açıkça internet kanalıyla
yapılan satışların pasif satış niteliği taşıdığı ifade edilmektedir.
(51) 2002/2 sayılı Tebliğ ve Kılavuz çerçevesinde sağlayıcının hangi hallerde alıcısının pasif
satış faaliyetlerine sınırlama getirebileceği belirlenmiştir. Kılavuz’un 29. maddesinde
belirtildiği üzere 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen dört istisnai düzenlemeden ilki dışındakilerde herhangi bir aktif-pasif satış
ayırımı yapılmamıştır. Dolayısıyla, son üç istisnai hükmün uygulama alanı bulduğu
durumlarda alıcının yapacağı her türlü aktif veya pasif satış sağlayıcı tarafından
kısıtlanabilecektir. Aktif-pasif satış ayrımı yapılan istisna münhasır bölge ya da müşteri
tahsis edilen dikey ilişkilere yönelik olup, bu durumda sağlayıcı, alıcının pasif satışlarına
bir kısıtlama getirememektedir.
(52) Aktif-pasif satış ayrımı yapılmayan istisnalardan biri seçici dağıtım sistemi üyelerinin
yetkili olmayan dağıtıcılara satış yapmalarının kısıtlanmasıdır. Diğer yandan seçici
dağıtımda perakende seviyede faaliyet gösteren bayilerin nihai tüketicilere yaptıkları
aktif ya da pasif satışların hiçbir şekilde kısıtlanamayacağı belirtilmektedir. Bu noktada,
doğrudan ya da dolaylı olarak internet satışlarının kısıtlanmasının, Tebliğ çerçevesinde
anlaşmayı grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran ağır bir dikey sınırlama niteliği
taşıdığını söylemek mümkündür.
(53) Kılavuz’da, mehaz AB mevzuatından farklı olarak, dağıtım anlaşmaları bakımından
internet üzerinde pasif satışı engellemeye yönelik uygulamalar sayılmamıştır. Bununla
birlikte, mehaz AB Kılavuzu’nda pasif satışı kısıtlayıcı uygulamalar arasında sayılmış
olan, “….müşterinin, üreticinin veya ilgili dağıtıcının sitesine yönlendirilmesi” şeklindeki
uygulamanın, BSH’nin bayilerinin internet sitelerinde online satış sekmesinde BSH’nin
merkezi web sayfasına yönlendirme yapıldığı dikkate alındığında, inceleme konusu
somut olay bakımından gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
16 Bosch Siemens Hausgeraete GmbH, Bundeskartellamt, 23 December 2013, B7-11/13.
17 .
17-27/454-195
14/16
I.4.3. Muafiyetin Geri Alınmasına Yönelik Değerlendirme
(54) 4054 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre; aşağıdaki hallerde muafiyet ve menfî tespit
kararları geri alınabilir ya da tarafların belirli davranışları yasaklanabilir:
“a) Kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda değişiklik olması,
b) Karara bağlanan şartların veya yükümlülüklerin yerine getirilmemesi,
c) Kararın söz konusu anlaşma hakkında yanlış veya eksik bilgiye dayanarak verilmiş
olması.”
(55) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinin birinci fıkrasında ise, Tebliğ ile muafiyet tanınmış
bir anlaşmanın Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere
sahip olduğunun tespit edilmesi durumunda, Kurul’un, anlaşmaya Tebliğ ile tanınan
muafiyeti geri alabileceği hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla, herhangi bir dikey anlaşma
Tebliğ’e uygun olarak düzenlenmiş olsa bile, uygulama aşamasında piyasada
doğurduğu etki itibarıyla muafiyet alınabilmesine imkân tanıyan koşulları karşılamaktan
uzaklaşmış ise, Tebliğ’in sağlamış olduğu muafiyet koruması Kurul tarafından geri
alınabilecektir18.
(56) Bu çerçevede BHS’nin incelemeye konu Münhasır Bayilik Sözleşmesi’nin 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesindeki koşullardan birini sağlamadığının tespit edilmesi durumunda,
söz konusu anlaşmaya tanınan muafiyet geri alınabilecektir. Bu nedenle BSH’nin,
doğrudan ya da dolaylı olarak bayilerinin internet üzerinden dayanıklı tüketim malları
satışını kısıtlaması sonucunu doğuran uygulamasının muafiyet değerlendirmesine tabi
tutulması gerekmektedir.
(57) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a) bendinde aranan ilk şart, malların üretim veya
dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik
veya teknik gelişmenin sağlanmasıdır. Bu çerçevede yapılacak değerlendirmede ortaya
çıkacak yararlı etkilerin sadece işlemin tarafları için değil; ekonominin geneli için geçerli,
somut nitelikte olması gerekmektedir. Bu çerçevede, örneğin dağıtım maliyetlerinin
düşürülmesi, mal arzının, çeşitliliğin artırılması, arzın devamlılığının sağlanması, satış
öncesi hizmet kalitesinin artırılması gibi olumlu etkiler ekonominin geneline yansıyacak
somut etkiler olarak sayılabilecektir.
(58) Genel olarak dikey anlaşmalarda münhasırlığın, bölge ya da müşteri bazında birtakım
olumlu etkilerinin bulunduğu kabul edilmektedir. Bu anlaşmalar bir ürünün satışının
desteklenmesini kolaylaştırmakta, o ürünün satış miktarını dolayısıyla arzını artırarak
devamlılığını sağlamaktadır. Bir bölge ya da müşteri grubuna aktif olarak sadece
kendisinin satış yapacağını bilen dağıtıcının yatırım güdüsü artmakta, bu yöntemle
müşteriye özel yatırımlara girişilmesi de sağlanmış olmaktadır. Dağıtıcının tüm faaliyet
ve çabasını kendi bölgesine ya da müşteri grubuna yöneltmesi daha yoğun
pazarlamaya olanak vermektedir. Dağıtımda ölçek ekonomileri ortaya çıkmakta,
böylelikle dağıtım rasyonelleşmektedir. Bu tür dikey anlaşmalar; farklı sağlayıcıların
ürünleri arasındaki rekabeti de desteklemektedir. Ayrıca dağıtıcılara bölgesel
münhasırlık ya da müşteri münhasırlığı verilmesi, dağıtıcılar arasındaki bedavacılık
sorunlarını bertaraf ederek yatırımların ve satışların optimum düzeyde gerçekleşmesine
katkıda bulunan düzenlemelerdir.
18 Kılavuz par. 48.
17-27/454-195
15/16
(59) Bununla birlikte, yukarıda ifade edildiği üzere münhasır bölgeye ya da müşteri grubuna
yapılacak aktif satışlar kısıtlanabilirken, pasif satışın yasaklanması 2002/2 sayılı Tebliğ
ve Kılavuz kapsamında ağır bir sınırlama olarak görülmektedir. Dolayısıyla, objektif
olarak gerekçelendirilmediği sürece pasif satışın ilgili anlaşma kapsamında, ya da fiili
uygulamalar yoluyla kısıtlanması, dikey anlaşmadan beklenen ekonomik/teknik gelişme
ve faydaları ortadan kaldırmaktadır. BSH’nin incelemeye konu Münhasır Bayilik
Sözleşmesi’nin eski versiyonunda “… BSH, sözleşme konusu ürünlerin internet
üzerinden satış ve pazarlanmasına/elektronik ticaretine ilişkin münhasır hak ve
yetkilerini elinde tutmaktadır ve BAYİ, BSH’nin önceden yazılı iznini almaksızın
SÖZLEŞME’ye konu ürünlerin teşhir, satış ve pazarlamasını internette yapamaz.”
hükmü yer almaktadır. BSH tarafından yapılan açıklamada, 2015 yılında söz konusu
hükümde değişiklik yapıldığı ve internette satış yasağının önüne “aktif” ibaresinin
konulduğu ifade edilmiştir. Söz konusu maddenin güncel hali, “BSH, sözleşme konusu
ürünlerin internet üzerinden satış ve pazarlanmasına/elektronik ticaretine ilişkin hak ve
yetkilerini elinde tutmaktadır ve bayi, BSH’ın önceden yazılı iznini almaksızın
Sözleşmeye konu ürünlerin aktif satışını internette yapamaz.” şeklindedir. Dolayısıyla,
2015 öncesinde pasif satışın sözleşme kapsamında yasaklandığı görülmektedir.
(60) 2015’ten sonraki dönem için sözleşme lafzına bakıldığında ise pasif satışın
yasaklanmadığı görülmektedir. Ancak yukarıda yer verilen mehaz AB mevzuatı ve
içtihada bakıldığında, sözleşmede pasif satış yasaklanmamış olmasına rağmen
uygulamada de facto olarak pasif satışın yasaklanabilmesi mümkündür. Dağıtıcının
internet sitesine girildiğinde müşterinin, sağlayıcının web sitesine yönlendirilmesi, bu
uygulamanın örneklerinden biridir. Öte yandan, BSH tarafından yapılan açıklamalarda,
marka imajının korunması ve lojistik birtakım sorunlar nedeniyle pasif satışın BSH
tarafından desteklenmediği, ayrıca internette satış yapan bayilere ilişkin bir liste
tutulmadığı ifade edilmektedir. Bu noktada, sözleşme hükmünün BSH’nin fiili
uygulamasıyla birlikte değerlendirilmesi sonucunda, 5. maddenin (a) bendinde yer alan
dağıtım ve hizmet sunumunda gelişme ve iyileşmenin sağlanması koşulunu
karşılamadığı anlaşılmaktadır.
(61) Bu nedenle, BSH ile bayiler arasında akdedilen Marka Münhasır Bayilik Anlaşması’nın
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu, söz konusu anlaşmanın 4054
sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşullarla bağdaşmaz etkilerinin mevcut
olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle, anlaşmaya 06.10.2015 tarih ve 15-37/573-
195 sayılı Kurul kararı ile 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamında sağlanan grup muafiyetinin Kanun’un 13. maddesi uyarınca geri alınması
gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
(62) Öte yandan, dayanıklı tüketim malları bakımından internetten satış uygulamasının
görece yeni bir uygulama olduğunu belirtmek önem arz etmektedir. Nitekim incelemeye
konu sağlayıcı BSH tarafından, internetten satış konusunda sözleşmelerini yeniden
düzenleyecekleri, Kurum bünyesinde online satışlara yönelik yapılan çalışma
doğrultusunda uygulamalarına yön verecekleri beyan edilmiştir. BSH tarafından
geçmişte şikâyetçi bayiye internetten satış konusunda uyarı gönderilmiş olmakla
beraber, dosya kapsamında yapılan incelemede, çeşitli internet platformlarında satış
yapması nedeniyle, bu satışı gerçekleştiren bayilere somut bir yaptırım uygulandığını
gösterir nitelikte bir belgeye rastlanmamıştır.
17-27/454-195
16/16
(63) Bu noktada, faaliyet gösterdiği ürünler bakımından piyasada önemli rakiplerin varlığı,
ürünün niteliği, bayilere online satışları nedeniyle somut yaptırım uygulanmamış olması
gibi hususlar dikkate alındığında, BSH hakkında bu aşamada soruşturma açılmasına
gerek bulunmadığı, bununla birlikte 4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil etmemesi
bakımından bayilik sözleşmesinin tadil edilmesi suretiyle grup muafiyeti koşullarına
uygun hale getirilmesi veya tadili gerçekleştirilmiş sözleşmeye Kurul tarafından bireysel
muafiyet tanınması halinde anlaşmanın yürürlüğe alınması ve grup muafiyeti
kapsamında bulunan veya bireysel muafiyetten faydalanabileceğine hükmedilen
sözleşmeye aykırı uygulamalar ile rekabeti bozucu etki doğuran ya da doğurabilecek
davranışlardan kaçınılması gerektiği hususunda, anılan Kanun’un 9. maddesinin üçüncü
fıkrası uyarınca teşebbüse görüş bildirilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(64) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
bu aşamada soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
2. BSH Ev Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile bayiler arasında akdedilen Marka
Münhasır Bayilik Anlaşması’nın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olduğuna, söz konusu Anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
koşullarla bağdaşmaz etkilerinin mevcut olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle
Anlaşmaya 06.10.2015 tarih ve 15-37/573-195 sayılı Kurul kararı ile tanınan grup
muafiyetinin Kanun’un 13. maddesi uyarınca geri alınmasına,
3. Marka Münhasır Bayilik Anlaşmasının tadil edilmek suretiyle grup muafiyetine
uygun hale getirilmesi veya Kurum nezdinde yapılacak başvuru sonucunda
bireysel muafiyet kapsamında değerlendirilmesi sonrasında yürürlüğe alınması ve
rekabeti bozucu etki doğuran ya da doğurabilecek davranışlardan kaçınılması
gerektiği hususunda aynı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
teşebbüse görüş bildirilmesi için Başkanlığın görevlendirilmesine
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy