Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-2-294 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-24/330-118
Karar Tarihi : 18.3.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat 10
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Ali ARIÖZ, Nur Seda KÖKTÜRK, Nimet ALACAPUNAR
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : -Optimum Asansör ve Yürüyen Merdiven San. Tic.
Ltd. Şti.
Bayar Caddesi Dr. Şükrü Künt Sokak No:6/A
34742 Kozyatağı-İstanbul
-Flylift Asansör Yürüyen Merdiven ve Elektronik San.
Tic. Ltd. Şti. adına Yılmaz GÜNEŞ
İzzettin Çalışlar Cad. İnci Apt. No:7 D.5 20
Bahçelievler-İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : - Buga Otis Asansör San. Tic. A.Ş.
Balabandere Cad. No:3 34460 İstinye-İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Buga Otis Asansör San. Tic. A.Ş.’nin yedek parça temin
etmediği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Optimum Asansör ve Yürüyen Merdiven San. Tic. Ltd. Şti.
(Optimum) tarafından gönderilen başvuru dilekçesinde özetle;
– Otis marka asansörler için servis hizmeti sundukları ve hizmette kullanmak 30
amacıyla yedek parça fiyat listesi ve temin sürelerini içeren bilgileri 17.08.2009
ve 17.09.2009 tarihlerinde elektronik posta ile yazılı olarak Otis’ten talep etmiş
oldukları, ancak geçen süre içerisinde taleplerinin karşılanmadığı ve
gerekçesinin kendilerine bildirilmediği, bu nedenle 23.09.2009 tarihinde
taleplerini iadeli taahhütlü posta ile gönderdikleri, Otis’ten 29.09.2009 tarihinde
gelen cevap yazısında ise elektronik postaların ulaşmadığının ve genel bir
yedek parça listesi bulunmadığının ve taleplerinin parça bazında bildirmeleri
gerekliliğinin belirtildiği,
– Bunun üzerine 14.10.2009 tarihinde Optimum tarafından gönderilen iadeli
taahhütlü yazıda ihtiyaç duyulan yedek parçalar listelenerek fiyat ve temin 40
sürelerinin bildirilmesinin istendiği, posta yolu ile haberleşmenin ciddi
gecikmelere neden olduğu için yetkili kişi veya kişilerin elektronik posta adresleri
ve telefon numaralarının da talep edildiği,
10-24/330-118
2
– Geçen süre içerisinde bir cevap alınamadığından konunun 3E Hukuk bürosu
üzerinden takip edilmeye başlandığı, 04.11.2009 tarihinde hukuk bürosu
tarafından gönderilen yazı ile taleplerine cevap verilmesinin istendiği aksi
takdirde Rekabet Kurumuna ve ayrıca yargı yoluna başvuracaklarının bildirildiği
ancak bu yazının da Otis firması tarafından cevaplandırılmadığı,
– 05.10.2009 tarihinde Optimum tarafından, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi
Genel Müdürlüğü’nden konu hakkındaki görüşlerinin istendiği, Sanayi ve Ticaret 50
Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü’nün 20.10.2009 tarihli cevap yazısında
konunun ilgisi nedeni ile Rekabet Kurumuna iletilmesinin tavsiye edildiği,
– Otis firmasının Otis marka asansörlerde tek yedek parça satıcısı olduğu ve
kendisinden başka servis sağlayıcıların Otis marka asansörlerin servis
hizmetlerinde çalışma hakkını bu uygulamalarla sınırladığı,
– Otis firmasının kendi bakım portföyünde bulunan müşterilerine enflasyon
oranlarında zam yaparken, bakım portföyünden ayrılmış ve Optimum’un
müşterisi olmuş kişi ve kuruluşlara %70’lere varan oranlarda indirim yapmayı
teklif ettikleri,
– Bu davranışlarla Otis‘in Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği’ne ve 4054 sayılı 60
Yasanın ilgili hükümlerine aykırı hareket ettiği
Flylift Asansör Yürüyen Merdiven ve Elektronik San. Tic. Ltd. Şti. (Flylift) tarafından
gönderilen şikayet dilekçesinde özetle;
– Flylift’in Otis Marka asansörlere yönelik servis ve bakım hizmeti sunduğunu,
– 17.06.2009 tarihli, 19.08.2009 tarihli, 11.09.2009 tarihli ve 28.09.2009 tarihli
elektronik postalarla parça taleplerini Otis’e ilettiklerini ancak bugüne kadar
hiçbir şekilde parça tedariki yapamadıklarını,
– Otis‘in, Flylift’in müşterilerine acilen ve normal piyasa koşullarında yedek parça
temin ederek servis hizmetini sunabilmesini engelleyerek hâkim durumunu
kötüye kullanmakta olduğunu, 70
– Otis’in daha önce Otis’ten hizmet almış ancak Flylift fiyatını daha cazip bularak
Flylift ile çalışmaya başlamış müşterileri geri almak ve yeni bakım hizmeti almak
isteyen müşterileri de elinden kaçırmamak adına yıkıcı fiyatlandırma yaparak
rekabeti ihlal ettiğini belirttiği
iddia edilerek, konunun 4054 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi talep
edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 3.12.2009 tarih ve 8561 sayı ile giren
şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 28.12.2009 tarih, 2009-2-
294/İİ-09-AA sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 6.1.2010 tarih ve 10-
01 sayılı toplantısında görüşülmüş ve 10-M sayılı karar ile Otis hakkında 80
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda hazırlanan
08.03.2010 tarih ve 2009-2-294/ÖA-10-AA sayılı Önaraştırma Raporu, 12.3.2010
tarih ve REK.0.06.00.00-110/116 sayılı Başkanlık Önergesi ile 10-24 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; Buga Otis Asansör San. Tic. A.Ş.
hakkında, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 41. maddesi
uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na,
Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği’ne, yalnızca asansör bakım-onarımı ile
10-24/330-118
3
iştigal eden ve yasal gereklilikleri yerine getirmiş firmaların da yedek parça
taleplerinin karşılanmasını sağlayacak hüküm konulmasının uygun olabileceği 90
yönünde görüş verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
I.1.1 Hakkında İnceleme Yapılan Taraf: Otis
Dosya konusu önaraştırmada hakkında inceleme yapılan taraf olan Otis, hali
hazırda asansör, yürüyen merdiven ve yol imalat, montaj, tesisat modernizasyonu
ve bakım-onarım sektöründe faaliyet gösteren bir firmadır. 1993 yılında Buga Otis
Asansör Sanayi ve Ticaret A.Ş. adını alan firmanın mevcut durumdaki hisse
yapısına aşağıda yer verilmiştir:
Tablo 1: Otis Ortaklık Yapısı 100
Hissedarın Adı Hisse Adedi Hisse Oranı
%
Hisse Grubu
Otis Grubu 1.995.000 57,00 A Grubu
Eduard Matschnigg 630.050 18,00 B Grubu
Bora Gülan 533.700 15,25 C Grubu
Gül Şatıroğlu 8.800 0,25 C Grubu
Irene Matschnigg 122.450 3,50 B Grubu
Bora Hakan Temuçin 91.875 2,63 D Grubu
Ayşe Hümay Gülan 87.500 2,50 D Grubu
Rukiye Tülin Temuçin 30.625 0,87 D Grubu
Toplam 3.500.000 100,00
Otis, İstanbul Merkez Ofisi ve İstanbul fabrikası yanı sıra, Adana, Ankara, Antalya,
Bursa ve İzmir’deki bölge müdürlükleri, Eskişehir ve Kayseri’deki temsilcilikleri
aracılığıyla hizmet vermektedir. Söz konusu teşebbüsün 2008 yılına ilişkin yurtiçi
satışları (……….) TL’dir. Yürüyen merdiven ve yürüyen yollar dahil olmak üzere
toplam (……….) adet kurulu asansörü bulunan Otis, bakım onarım hizmeti verdiği
ürün sayısını ise, diğer markalar da dahil olmak üzere, (….) adet olarak vermiştir.
Otis ayrıca, 2009 yılında kurulan yaklaşık 15.000 yeni asansörün yaklaşık
(….)’ünün Otis tarafından kurulduğunu belirtmiştir.
I.1.2. Başvuran Taraflar
I.1.2.1. Optimum 110
Optimum, Otis firmasında çeşitli görevlerde bulunmuş kişilerin bir araya gelmesiyle
2008 yılı sonunda kurulmuştur. Asansör bakım onarım ve montaj faaliyetinde
bulunmaktadır. Optimum’un bakım onarım hizmetini verdiği müşteri sayısı (….)
olup, portföyünde toplam (….) adet asansör bulunmaktadır.
I.1.2.2.Flylift
Asansör ve yürüyen merdiven/yol bakım, arıza ve tamiratı konusunda bir yıldır
faaliyette bulunan Flylift, başta Otis markası olmak üzere, Schindler, Kone,
Thyssen gibi diğer uluslararası markaların ve tüm yerli markalı ürünlerin yedek
parçalarını da temin ederek, bakım, arıza, tamirat ve modernizasyonlarını
gerçekleştirmektedir. 120
10-24/330-118
4
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. Sektör Hakkında Genel Bilgiler ve İlgili Mevzuat
Rekabet Kurulu’nun 15.07.2009 tarih ve 09-33/742-178 sayılı Kone II kararında yer
verdiği Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği (AYSAD) verilerine göre
Türkiye’deki asansör ve yürüyen merdiven sektöründe 1.500’den fazla firma
faaliyettedir ve 250.000’den fazla asansör bulunmaktadır. 2006 yılında montajı
yapılan asansör sayısı 15.000 iken, 2007 yılında ise bu sayı 16.000’e çıkmıştır.
AYSAD verilerine göre sektörde faaliyet gösteren Thyssen, Kone, Otis, Schindler 130
Türkeli Asansör San. A.Ş. ve Eta- Melco Dış Tic. Ltd. Şti.’nin asansör sayısı
bazında toplam pazar payları satış ve montaj pazarında yaklaşık olarak %20,
bakım ve tamir hizmetleri pazarında ise yaklaşık olarak %10 civarındadır.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik
Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ile 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun’a dayanılarak çıkartılan ve 15 Şubat 2003 tarih, 25021
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 95/16/AT Asansör Yönetmeliği, asansör ve ilgili
aksamlarının kullanıcıların sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde
projelendirilmesi, tasarımı, imali, montaj ve bakımının gerçekleştirilmesini teminen;
tasarım, imalat ve piyasaya arz aşamalarında uyulması gereken temel sağlık ve 140
güvenlik kurallarını belirlemektedir.
Aynı Bakanlık tarafından 2008 yılında çıkarılan, 18.11.2008 tarihinde 27058
sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği ile ilk
asansör yönetmeliğinin bazı maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. 2008 yılında
çıkarılan yönetmeliğin “Yürürlükten Kaldırılan Hükümler” başlıklı 12. maddesinde;
“15/2/2003 tarihli ve 25021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Asansör
Yönetmeliğinin (95/16/AT) 14 ilâ 26 ncı maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
ifadeleri yer almaktadır. Asansör bakım hizmetlerinin 2003 yılında çıkarılan
yönetmeliğin “Bakım” başlıklı 23. maddesi ile düzenlendiği göz önüne alındığında
uygulanması gereken hükmün 2008 yılında çıkarılan yönetmeliğin 6. maddesi 150
olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre;
6/(ç) “Asansör monte eden, yaptığı her tip ve özellikteki asansörün yedek
parçalarını 10 (on) yıl süreyle temin etmek ve kendisince monte edilen asansöre
aylık bakım ve servis hizmeti veren bir başka asansör monte edenin veya onun
yetkili servisinin veya bina sorumlusunun bu konudaki talebini acilen ve normal
piyasa koşullarında karşılamak zorundadır. Bununla birlikte asansör monte eden,
kendi bilgi ve becerisini içeren ticari sırları saklı kalmak kaydıyla, yedek parçaların
yanı sıra bakım hizmeti verilebilmesini temin eden diğer araç ve bilgileri de ilgililere
sağlar. Asansörü monte eden, asansöre müdahale edilmesine engel olunması
amacıyla çeşitli cihaz ve şifreleme yöntemlerini kullanmış ise, ilgilinin asansöre 160
müdahale edebilmesi için gerekli tüm bilgi ve imkânı sağlamak zorundadır.”
I.2.2 İlgili Ürün Pazarı
Dosya konusu başvurunun temelini, Otis’in, kendisinden asansör bakım-
onarımında kullanılmak üzere yedek parça talep eden kişi veya firmaların söz
konusu taleplerini karşılamadığı iddiası oluşturmaktadır. Bir ana ürün ile o ürüne
ilişkin yedek parça ve/veya teknik hizmetler, farklı zamanlarda ihtiyaç duyulan
ancak birbirini tamamlayıcı nitelikte olan ürünlerdir.
Asansör gibi ürünlerin içerisinde yer aldığı pazarlar, zamanla tamamlayıcı ürün ve
hizmetlere ihtiyaç duymaları sebebiyle, “birincil” veya “öncül” pazarlar olarak; yedek
10-24/330-118
5
parça, sarf malzemesi, tamir, bakım-onarım hizmetleri gibi birincil ürünle birlikte 170
kullanılan ve birincil ürünün satın alınmasından belli bir süre sonra ihtiyaç duyulan
ürün ve hizmetlerin bulunduğu pazarlar ise “ikincil” veya “ardıl” pazarlar olarak
tanımlanmaktadır1. Konu ile ilgili rekabet hukuku kapsamında ele alınması gereken
hususlar ise i) söz konusu ürün ve hizmetlerin aynı pazara dahil edilip
edilemeyeceği, ii) edilmezse ikincil ürün ve hizmetlerin yer aldığı pazarların marka-
spesifik tanımlanıp tanımlanamayacağıdır. AB Komisyonu tarafından 2005 yılında
yayınlanan “82. Maddenin Modernizasyonu Hakkında AB Tartışma Metni”nde
(Tartışma Metni), ardıl pazarın değerlendirilmesiyle ilgili bir bölüm yer almaktadır.
Söz konusu bölümde Komisyon’un ikincil piyasalarda ilgili pazar tanımlanırken,
normal bir pazar tanımında kullanılan yaklaşımı kullanacağı ifade edilmektedir. 180
Bunun anlamı, ardıl pazarda yer alan ikincil ürünlerin ayrı bir pazar oluşturup
oluşturmadığı incelenirken, birincil ürünün satışları üzerindeki (o ardıl pazarın
oluşmasına neden olan) etkilerin dikkate alınmayacağıdır. Bir diğer deyişle, pazar
tanımının odağında gelecekte birincil ürünü alma olasılığı olan potansiyel
müşterilere değil, hâlihazırda birincil ürünü satın almış olan müşterilere yapılan
ikincil ürün ve hizmet satışları yer almaktadır.
Tartışma Metni’nde marka-spesifik ardıl pazar tanımlanmasının hangi durumlarda
söz konusu olamayacağından da bahsedilmektedir. Bunlardan birincisi başka
üreticilerin ikincil ürünlerine geçişin mümkün olması durumudur. Eğer ikincil ürün
başka üreticiler tarafından da piyasaya sürülebiliyorsa, belli bir markanın birincil 190
ürününü alan müşteri ardıl pazarda o markanın ikincil ürünlerine kilitlenmeyecektir
ve böyle bir durumda (marka-spesifik olmayan) ortak bir ardıl pazar belirlemek
gerekir. Tartışma Metni’nde ikinci olarak, başka marka bir birincil ürüne geçiş ve
böylece ardıl pazardaki yüksek fiyatlardan kaçınabilme olasılığından
bahsedilmektedir. Böyle bir durumda geçiş maliyetlerinin yüksek olmaması
gerekmektedir. Geçiş maliyetleri ise iki türde olabilir. İlk olarak kullanılmış birincil
ürünü, geçişin ekonomik olduğu cazip bir fiyattan satmak/satın almak mümkün
olmayabilir. Bu, eğer birincil ürünün fiyatı ikincil ürüne göre yüksekse, daha da
önemli hale gelmektedir. İkinci tür geçiş maliyetleri ise fiyat hariç yatırımlar ile
ilgilidir. Bunlar eğitim, rutini değiştirme, yüklemeler, yazılım vb. olabilmektedir. 200
Sonuçta ancak ayrı bir ardıl pazarın olmadığına karar verildiği durumlarda analiz,
(birincil ve ikincil ürünlerin birlikte yer aldığı) toplam sistem pazarı üzerinden
yapılacaktır.
Konuya ilişkin Rekabet Kurulu kararları da bulunmaktadır. Bunlardan ilki HP
kararıdır2. Söz konusu kararda Kurul, HP marka yazıcılarda kullanılan yedek
parçaların sadece HP tarafından üretiliyor olmasını, bunların üretiminin ileri
teknoloji ve başlangıç maliyeti gerektirmesi nedeniyle başka teşebbüslerce üretim
yapılmasının zor olmasını ve bu sebeple HP markalı yazıcıların yedek parçaları ve
servis hizmetlerinin yakın ikamesinin bulunmamasını göz önüne alarak ilgili
pazarları “HP markalı yazıcıların satış sonrası servis hizmetleri, HP markalı 210
yazıcılarda kullanılan yedek parça ve sarf malzemeleri pazarı” olarak tanımlamıştır.
1 Örneğin, bir araba sahibi arabayı satın alışından sonraki bir tarihte, bakım ya da yedek parça gibi,
arabanın etkin kullanımı için gerekli olan ürün ve hizmetlere ihtiyaç duyacaktır. Bu örnekte araba
birincil ürün, yedek parça, servis gibi satış sonrası ürün ve hizmetler ise ikincil ürünler olarak ifade
edilebilir.
2 08.05.2001 tarih ve 01-22/192-50 sayılı Hewlett Packard Bilgisayar ve Ölçüm Sistemleri A.Ş.
kararı.
10-24/330-118
6
Kone I kararında ise3, Kone Asansör Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Kone) tarafından,
kendi markasını taşıyan asansörlerdeki elektronik kartlara şifre girilmesi suretiyle
diğer asansör tamir firmalarının faaliyetlerinin engellendiği iddiası çerçevesinde
yapılan değerlendirmede, iddia konusu eylemlerin bir kötüye kullanma olması
sonucuna varılması halinde bir pazar tanımı yapılacağı ifade edilmiş ancak
başvurulara temel teşkil eden şifreleme fiiline yönelik somut bir kanıt
bulunamadığından soruşturma açılmasına gerek olmadığına hükmedilmiş ve
kararda ilgili pazar tanımlaması yapılmamıştır.
Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Vestel Angel ev güvenlik sistemleri 220
bakım, onarım hizmetlerinin sağlanmasında şifreleme uyguladığı iddiası üzerine
yürütülen inceleme sonucunda alınan Vestel kararında ise4 Kurul, pazarda,
herhangi bir markanın ürünlerinin bakım onarım servis hizmetlerinin başka bir
firmaca sağlanması önünde teknik ya da ticari olarak benzer bir imkânsızlık
olmaması (belli bir düzeyde teknik donanıma sahip olduktan sonra, bir “reset”leme
işlemi ile sisteme ulaşımın mümkün olması) sebebiyle ilgili ürün pazarını “Vestel
Angel ürünlerine yönelik bakım, onarım ve servis hizmetleri pazarı” olarak değil, “ev
güvenlik sistemleri bakım ve tamir hizmetleri” olarak tanımlamıştır.
Sonuç olarak, ardıl pazarların varlığı durumunda rekabet hukuku kapsamında
yapılacak bir değerlendirmede ortaya çıkabilecek sonuçlar şu şekilde sıralanabilir: 230
i) Birincil ürün ve ikincil ürünlerin yer aldığı sistem pazarı,
ii) Birincil pazarda yer alan tüm markalara ait yedek parça veya servisin yer aldığı
bütüncül ardıl pazar,
iii) Herhangi bir markaya ait yedek parça veya teknik servis, bakım-onarımın yer
aldığı marka-spesifik ardıl pazar.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında, ilgili dosya kapsamında yapılabilecek en
dar pazar tanımının Otis markalı asansörlerde kullanılan yedek parçalar pazarı
olacağı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, dosya kapsamında herhangi detaylı bir
pazar analizine ve kesin bir pazar tanımına gidilmeksizin ilgili ürün pazarının, en
dar haliyle, “Otis markalı asansörlerde kullanılan yedek parçalar pazarı” olduğu 240
varsayılacaktır. Bu durumda Otis marka asansörlerin bakım-onarımı hizmetleri
pazarı da etkilenen pazar olarak değerlendirilecektir.
I.2.3 İlgili Coğrafi Pazar
İncelemeye konu olan faaliyetlerin tüm Türkiye çapında gerçekleştirilmesi ve ülke
içerisinde rekabetin farklılaşmasına neden olacak bir unsurun bulunmaması
sebebiyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
I.3. Hâkim Durum Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un Tanımlar başlıklı 3. maddesinde hâkim durum “Belirli bir
piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız
hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri 250
belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmıştır.
3 8.7.2005 tarih ve 05-144/618-155 sayılı Kone Asansör Sanayi ve Ticaret A.Ş. kararı
4 14.8.2008 tarih ve 08-50/758-308 sayılı Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. kararı
10-24/330-118
7
Ardıl pazarlar için yapılacak bir hakim durum analizi ile ilgili olarak Avrupa Birliği
Komisyonu, 25. Rekabet Politikası Raporu’nda5 hakim durumu rakiplerden ve
müşterilerden kayda değer ölçüde bağımsız hareket edebilme yeteneği olarak
tanımlamış, satış sonrası ürün/hizmet pazarlarında pazar gücü değerlendirilirken,
birincil pazar ve ardıl pazar arasındaki bağlantının göz önünde bulundurulmasının
ve olay bazında analiz yapılmasının gerekli olduğunu ifade etmiştir. Söz konusu
raporda, firmanın satış sonrası ürün/hizmet pazarında hâkim durumdan
kaynaklanan herhangi bir kötüye kullanma davranışının mevcut olup olmadığı
araştırılırken, birincil ürün ve ikincil ürün pazarları arasındaki ilişkinin göz önünde 260
bulundurulması ve “firmanın birincil ürün pazarından bağımsız bir şekilde ikincil
ürün fiyatlarını arttırıp arttıramayacağının sorgulanması gerektiği” belirtilmiştir. Bu
çerçevede değerlendirmeye alınması gereken başlıca unsurlar, “öncül piyasadaki
ürünün fiyatı ve ömrü, ardıl piyasalardaki fiyatlardaki şeffaflık, bu piyasalardaki ürün
fiyatlarının, ana ürünün fiyatına oranı ve bütün bu bilgileri elde etme sürecinde
katlanılan maliyetlerin yüksekliği” olarak ortaya konmuştur.
Bu bağlamda AB Komisyonunca alınan Pelikan-Kyocera kararında6, yazıcı ve bu
yazıcılar için toner kartuşu üreten ve yazıcı pazarında hâkim durumda bulunmayan
Kyocera’nın, ikincil ürünler bakımından da hâkim durumda olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır. Komisyon bu kararında; 270
– Yazıcının ömrü süresince kullanılan toner kartuşlarının toplam maliyetinin yazıcı
maliyetine oranının yüksek olması,
– Toner kartuşlarının fiyatına ilişkin bilginin ulaşılabilir olması,
– İkincil ürünlerin fiyatının artması halinde başka marka yazıcıya geçişte ciddi bir
maliyetin söz konusu olmaması,
– Kilitlenmiş ve yeni müşteriler arasında fiyat farklılaştırması imkânının mevcut
olmaması
hususlarını göz önünde bulundurmuştur.
Rekabet Kurulu’nun 08.05.2001 tarih ve 01-22/192-50 sayılı kararında ise, HP
ürünlerinin satış sonrası hizmetlerinin çok büyük oranda HP servis ağı kapsamında 280
gerçekleştirilmesinden hareketle, HP’nin söz konusu servis ağı sebebiyle, kendisi
tarafından satışı yapılan ve kendi markasını taşıyan ürünlerin satış sonrası
servisleri açısından hâkim durumda olduğuna hükmedilmiştir.
Xerox marka yazıcıların tonerlerinin yüksek fiyata satıldığı ve bu nedenle
tüketicilerin zor durumda bırakıldığı iddiası üzerine verilen 15.05.2008 tarih ve 08-
33/417-143 sayılı kararda ise;
“-Başvuru sahibinin almış olduğu yazıcının ve kullanmak istediği tonerin fiyatı
arasında yaklaşık üçte birlik bir oran olduğu, bu nedenle yazıcının ekonomik ömrü
süresince kullanılacak tonerin toplam maliyetinin, yazıcı maliyetine oranının yüksek
olduğu, 290
− Toner fiyatlarına ilişkin bilginin ulaşılabilir olduğu,
5
6 Pelikan-Kyocera, Case IV/34330, European Commission 25. Report on Competition Policy 1995,
s. 41, paragraf 87.
10-24/330-118
8
− Toner fiyatlarının artması halinde başka marka yazıcıya geçişte ciddi bir maliyetin
söz konusu olmadığı”
anlaşıldığından, yazıcı almayı düşünen ve henüz tercih aşamasında olan
kullanıcıların, ödeyecekleri toplam maliyetlerini düşünerek bir marka
seçmelerinden, bu seçim sırasında yazıcı piyasasındaki firma sayısı kadar seçenek
bulunduğundan ve yazıcı pazarının rekabetçi yapısından dolayı Xerox firması için,
yazıcı ve toner pazarlarında hâkim durum tespitinin yapılamayacağı ve bu nedenle
başvuru ile ilgili olarak herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığı sonucuna
varılmıştır. 300
Bu bağlamda, işbu dosya konusu başvuru ile ilgili olarak yapılan incelemede
aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır:
1. Sektörde faaliyet gösteren asansör tedarikçileri, servis firmaları ve yedek
parça ithalatçıları ile yapılan görüşmeler sonucunda asansör için gerekli olan
binlerce adet yedek parçanın bulunduğu, kuyu dibi tamponu, elektrik tesisatı,
ray, halat, cıvata, somon, sac gibi bazı parçaların yan sanayi üretimleri
bulunurken elektronik komponent, buton, service tool gibi bazı parçaların ise
ancak asansör üreticisi veya üreticinin anlaştığı başka bir firma tarafından
üretildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla bazı yedek parçalar bazında alternatif
üretici ve tedarik kanalları mevcut iken bazı parçalar asansör üreticisinden 310
temin edilebilmektedir. Söz konusu yedek parçaların sayı ve çeşidinin fazla
olması bu parçaların fiyat aralığına da yansımaktadır. Asansör için gerekli
olan yedek parçaların fiyatları 1-2 Türk Lirasından binlerce liraya kadar
değişebilmektedir.
2. Bir asansörün toplam kullanım ömrü yapılan bakım ve onarıma göre
değişkenlik gösterebilmektedir. Periyodik bakımları yapılmış bir asansörün
20-30 yıl kullanılabileceği, hatta 80 yıldır çalışan asansörlerin bulunduğu da
sektör yetkililerince ifade edilmiştir. Asansörlerin kullanım ömrünün uzun
olmasından hareketle, bakım onarımı düzenli bir şekilde yapılmış olan bir
asansörün ömrü boyunca katlanılan bakım-onarım ve yedek parça 320
maliyetinin asansör fiyatına oranla yüksek olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Ancak teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler asansörlerin modernizasyonunu
ve dolayısıyla kullanım ömrünü de kısaltmış gibi görülmektedir. Bu sebeple
asansör pazarı söz konusu olduğunda birincil ürün ile ikincil ürün fiyatları
arasındaki ilişki ile ilgili olarak, bu aşamada kesin bir yargıya varılamayacağı
kanaatine ulaşılmıştır.
3. Asansör üreticisi firma tarafından üretilen yedek parçalar yabancı menşeli
asansör üreticilerinin Türkiye’de yerleşik iştirakleri veya distribütörlerinden
temin edilebileceği gibi yurtdışı kaynaklarından da temin edilebilmektedir.
Zira Fransa, Almanya, İtalya gibi Avrupa ülkelerinde veya Çin, Hong Kong 330
gibi Uzakdoğu ülkelerinde, asansör üreticisi firmalardan orijinal yedek parça
satın alarak birçok firmanın çok sayıda yedek parçasının tüm dünyaya
satışını gerçekleştiren teşebbüslerin bulunduğu yapılan incelemeler
sonucunda anlaşılmıştır. Söz konusu yedek parçaların fiyatları konusunda
ise genellikle üretici veya satıcı firmalarla irtibata geçilerek talep edilen
parçanın ürün kodu, kimlik numarası ve/veya fotoğrafı iletilerek fiyat
istenmektedir. Diğer bir deyişle, herhangi bir bağımsız servisin yedek parça
fiyatlarına doğrudan ulaşabileceği bir kaynak bulunmamaktadır. Söz konusu
hususun yedek parça sayısının on binleri bulmasından kaynaklandığı ifade
10-24/330-118
9
edilse de bu durum yedek parça fiyatlarının yeterince şeffaf olmamasına 340
sebep olmaktadır.
4. Sektörde yapılan incelemeler sonucunda bir asansörün genellikle mekanik
(makine motoru, rayları vs.) ve elektronik olmak üzere iki ana bölümden
oluştuğu anlaşılmıştır. Kumanda panosunun/panelinin değiştirilmesi veya
modernizasyon adı verilen işlem ile cihazın elektronik aksamı değişmiş
olmakta, bu da esasen bir marka asansörden diğer bir markaya geçiş
anlamına gelmektedir. Söz konusu işlemin maliyetinin işçilik hariç yaklaşık
3.000-4.000 Türk Lirasına mal olduğu sektörde faal teşebbüslerce ifade
edilmiştir. Sonuç olarak ikincil pazardaki yüksek fiyatlardan dolayı birincil
ürüne geçiş mümkün olmakla birlikte belli bir maliyete katlanmayı 350
gerektirmektedir. Bunun yanında geçiş maliyeti oluşturan öğrenme, kurulum
vb. gibi maliyetlerin ise asansörler bakımından yüksek olmadığı kanaatine
varılmıştır.
Yukarıda yer verilen bilgilerin yanı sıra asansör satış/kurulum pazarı ve bakım
onarım pazarının ve bu pazarlardaki rekabetin seviyesinin de incelenmesi
gerekmektedir. AYSAD verilerine göre Türkiye’deki asansör ve yürüyen merdiven
sektöründe 1.500 adetten fazla firma faaliyettedir. Şu anda ülke genelinde 250.000
adetten fazla asansör bulunmaktadır. 2006 yılında montajı yapılan asansör sayısı
15.000 iken, bu sayı 2007 yılında 16.000’e çıkmıştır. Sektörde asansör ve yürüyen
merdiven satışı, satış sonrası bakım ve servis hizmetleri sonucunda şirketler 360
tarafında elde edilen toplam ciro yaklaşık 600 milyon avrodur.
Otis tarafından verilen bilgilere göre 2009 yılında ülke çapında kurulumu yapılan
15.000 adet asansörün yaklaşık (….) tanesi kendileri tarafından kurulmuştur.
Hâlihazırda kurulu olan (….) yürüyen merdiven ve yürüyen yol, (….) konut
asansörü, (….) diğer genel asansör, (….) özel proje, (….) bex grubu (building
existing-eski asansörün sökülüp tekrar yenisinin takılması ile oluşan grup) olmak
üzere toplam (….) adet Otis markalı yürüyen yol ve asansör bulunmaktadır. 2009
sonu itibariyle sahip olunan bakım onarım yapılan cihaz sayısı ise (….) adet olarak
ifade edilmiştir. Bu sayının (….) kadarının ise Otis dışında kalan üreticilerin
asansörleri olduğu belirtilmiştir. 370
AYSAD tarafından sağlanan ancak kesin olmadığı ifade edilen verilere göre Otis’in
ve diğer dört adet yabancı menşeli asansör üreticisinin ( Schindler Türkeli Asansör
San. A.Ş., Thyssenkrup Asansör San. ve Tic. A.Ş., Kone Asansör San. ve Tic. A.Ş.
, Eta- Melco Dış Tic. Ltd. Şti. ) toplam pazar payları asansör imalat ve montaj
pazarında yaklaşık olarak % 20; bakım ve tamir hizmetleri pazarında ise yaklaşık
olarak % 10 civarındadır. Otis’in 2008 yılı pazar payı ise asansör imalat ve montaj
pazarında % (….); asansör tamir ve bakım hizmetleri pazarında da % (….) olarak
gerçekleşmiştir7.
Görüldüğü üzere asansör pazarı veya imalat ve montaj pazarı olarak
tanımlanabilecek birincil pazarda Otis, asansör adedi bazında düşük bir pazar 380
payına sahiptir. Bunun yanında Otis markalı asansörlerin yaklaşık %(….)’sine
bakım onarım hizmetinin Otis tarafından verildiği göz önüne alındığında bu pazarda
da belli seviyede bir rekabetin var olduğu anlaşılmaktadır.
7 26.05.2009 tarih ve 2009-2-78/Öİ-09-EÖ sayılı Devralma Ön İnceleme Raporu
10-24/330-118
10
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; Otis’in, Otis markalı asansörlerde
kullanılan yedek parçalar pazarında hakim durumda olduğu hususuna ilişkin kesin
bir yargıya varmak mümkün değildir. Bu sebeple, öncelikle teşebbüsün söz konusu
pazarda hâkim durumda olduğu varsayılarak iddia konusu uygulamaların bir ihlal
teşkil edip etmediği incelenecek, ihlal tespit edilmesi halinde ise daha detaylı bir
ilgili ürün pazarı ve hâkim durum analizinin gerekli olduğu sonucuna varılacaktır.
I.4. Elde Edilen Bilgiler ve Değerlendirme 390
I.4.1. Önaraştırma Sürecinde Tespit Edilen Hususlar
Dosya konusu olay, asansör imalat, satış, montaj ve bakım onarım sektöründe
faaliyet gösteren Otis’in bağımsız servis sağlayıcılarına yedek parça temin etmediği
iddiası üzerinedir. Dolayısıyla, önaraştırma sürecinde bu iddianın doğruluğunu
araştırmak üzere 09.02.2010 tarihinde raportörlerce başvuru sahibi ile görüşülmüş
ve 10.02.2010 tarihinde Otis’te yerinde inceleme yapılmıştır. Tarafların ifadelerinin
yanı sıra, iddia edilen konuya ilişkin iletişim olup olmadığı araştırılmıştır. Bununla
birlikte başvuru sahibinden, sektörde faaliyet gösteren diğer bakım onarım
firmalarından ve yedek parça tedariğinde bulunan diğer firmalardan konuya ilişkin
bilgi talep edilmiştir. Elde edilen bilgiler aşağıda sunulmaktadır: 400
Başvuru Sahibinden Alınan Bilgiler
Optimum’da yapılan görüşmede, Şirket Yetkilisi tarafından özetle;
- “Bir senedir faaliyet gösterdikleri, daha önce 6 sene Otis firmasında
mühendis olarak çalıştığı,
- Şu anda Optimum’un portföyünde (….) adet asansör olduğu, bunların
(….)’sinin Otis marka asansör olduğu,
- Kuyudibi tamponu, elektrik tesisatı, ray, halat, cıvata, somon, saclar gibi
farklı şekillerde yan sanayiden de elde edilebilen parçalar (bu parçalar
asansör malzemesi satan yerlerde bulunabilmekte ancak bu parçalar
kolayca bozulmamaktadır ve bozulsa da asansörün çalışmasını 410
engellemeyebilir) haricindeki diğer tüm parçalar (elektronik komponent,
buton, service tool gibi) için Otis’e bağımlı oldukları, bunların ikamesinin
olmadığı, çoğu arıza tespiti için dahi arıza cihazına (service tool) ihtiyaç
duyulduğu, bu cihazın da sadece arıza tespiti için yeterli olmadığı, kendi
teknik bilgilerinin de önemli ve kritik olduğu, bu cihazı hiçbir servis yapan
firmaya vermedikleri,
- Optimum’un elinde yedek parça tutmak amacıyla Otis’ten satın alma
yapmak istendiği, parça bazında taleplerinin de karşılanmadığı
- Bir başka firmanın (yerli firmalar) Otis marka asansörlere servis hizmeti
veremediği, Otis’ten ayrılan kişilerin kurduğu Optimum, Kentlift (Bursa), 420
Flylift (Avrupa Yakası) gibi firmaların teknik birikimleri nedeniyle bunu
yapabildikleri,
- Otis tarafından uygulanan yedek parça fiyatlarının standart olmadığı,
müşterilere göre değişiklik gösterdiği,
- Optimum’un müşteri kazanabilmek için müşteriye ihtiyaç olduğunda yedek
parça sağlayabileceğini ispat etmek durumunda olduğu, aksi halde
müşteriyi alamayacağı dolayısıyla müşteriye güvence verebilmek amacıyla
yedek parça temin etmesi gerektiği,
- Sahip oldukları müşterinin asansörlerine yedek parça temin
edememelerinden dolayı asansörün çalışmaması durumunda müşterinin 1 430
10-24/330-118
11
günden fazla bekletilmesinin çok zor olduğu, müşterinin bu gibi firmalarla
çalışmak istemeyeceği,
- Adet olarak 5 büyük firmanın toplam %25 pazar payına sahip olduğu, ama
gelir olarak pazarın %75-80 ine sahip oldukları,
- Parça bazında Optimum tarafından talep edilen malzemelerin birçoğunun
Otis tarafından Türkiye’de üretildiği, bu parçaların çoğunluğunun patent
haklarıyla korunduğu,
- Otis olarak kendi stok numaralarının ve ürünlerin uluslararası Otis
geçerliliği olan ident numaralarının kullanıldığı, müşteri tarafından isim
bazında parça talep edildiğinde parçaların ident numaraları ile istenmesi 440
gerektiğini ifade ettikleri bu şekilde parça teminini zora soktukları,
- Garanti süresinin sanayi malı olduğu için sektörde 2 yıl olduğu,
- Asansörün kumanda panosu değişimini işçilik hariç 3500 liraya, her şey
dahil 6000 liraya yapabilecekleri, bu şekilde asansörün markasının
değişmiş olacağı çünkü beyninin değişmiş olacağı, ancak böyle bir
değişimi genelde müşterinin istemediği,
- Bakım onarım pazarı oluşmadan önce Otis’in diğer asansör üreticileri ile
ilgili herhangi bir korkusu olmadığı ve bu sebeple bakım onarım yedek
parça fiyatlarını istedikleri gibi belirleyebildikleri,
- Asansör pazarında rekabet arttıktan sonra Otis’in bu pazardaki karlarının 450
azaldığı ancak bu azalışı bakım onarım ve yedek parça pazarında fiyatları
artırarak dengeledikleri, özellikle garanti süresince müşterilere bakım
onarım fiyatlarını yüksek tuttukları”
ifade edilmiştir.
Yerinde İncelemede Alınan Bilgiler
Otis’te yapılan görüşmede, Genel Müdür Bora GÜLAN tarafından aşağıda yer
verilen hususlar belirtilmiştir:
- “Asansör satmak /monte etmek ve servis yapmak şeklinde sıralanan iki
hizmetimiz var, asansör satışı sadece Otis markayı içerirken servis hizmeti
37 farklı marka için sunulmaktadır. 460
- (….) yürüyen merdiven ve yürüyen yol, (….) konut asansörü, (….)diğer
genel asansör, (….) özel proje, (….) bex grubu (building existing-eski
asansörün sökülüp tekrar yenisinin takılması ile oluşan grup) olmak üzere
toplam kurulu (….) asansörümüz vardır. Aralık sonu itibariyle bakımını
yaptığımız asansör sayısı tüm türler dahil (….) adet, tahminen (….)’i
yabancı markadır. Tüm kurulu asansörlerin 1000-2000’lik kısmının atıl
olduğunu da düşünürsek yaklaşık olarak asansörlerin (….) bakımını
yapıyoruz. Geçen sene servis sözleşmesini kaybettiğimiz asansör sayısı
yaklaşık 600’dür. Merdiven altı asansör firmaların varlığı bizim kalite ve
güvenlik standartlarımıza zarar vermektedir. Geçen sene kurulan 15.000 470
yeni asansörün (….)’ü Otis tarafından kuruldu, 150.000 servis hizmeti
verilen toplam asansörden (….)’i bizim bakımını yaptığımız asansörlerdir.
- Asansör pazarında hakim durumda değiliz diye düşünüyorum. Geçen yıl
montajı gerçekleşen 15.000 asansörden (….)’ü bize aittir. Ancak Otis
markalı asansörlerin bakım onarımı pazarında yüksek payımızdan
bahsedilebilir, o da ortalama çalışan (….) asansörde (….)’idir.
- Bizden parça talebi ticari teamüllere ve yasal gerekliliklere uygun kişiler
tarafından yapıldığında parça veriyoruz, ama prensip olarak Otis marka
asansörüne hizmet verirken yedek parçayı Otis’ten almak istemiyorlar.
Yurtdışı (ithalat), yan sanayi ve yurt içinde yedek parça satan firmalar 480
10-24/330-118
12
olduğu için oradan temin ediyorlar. Güvenlik ve buna bağlı sorumluluk
nedenlerinden ötürü yedek parça isteyen firmanın asansör firması
olduğunu gerekli olan çeşitli belgelerle (Bakım belgesi, San Tic Bakanlığı
Yeterlilik belgesi gibi ) teyit ediyoruz.
- İlgili kodların belirtilerek talep edilmesiyle biz ürünleri temin ediyoruz ve
bizim ürettiğimiz ürünlerin tamamının üzerinde kodlarımız vardır.
- Şüphelendiğim iki firmadan biri olan Optimum kurucuları bizde bordrolu
çalışırken firma kuruyor, teknik personel olduğu için elinde olmaması
gereken fiyat bilgileriyle bu fiyatların yarısına teklif sunarak kendi reklamını
yapıyor. Web sitesinde gösterdiği örneklerin Otis marka olması, 490
sözleşmelerinin Otis sözleşmelerinin birebir aynısı olması, referans
listesinde hizmet vermediği firmaları bulundurması ve Otis çalışanlarını
çeşitli şekillerde rahatsız etmesi nedenleriyle kötü niyetli olduklarından
dolayı haksız rekabet davası açtık. Bizden ayrılan kişilerin açtığı Astor,
GTS, Doğu Asansör, Akademi gibi birçok firma var ve bu ve benzeri
firmalarla normal ticari ilişkimi sürdürüyoruz, bu firmalar Otis marka
asansörlere servis hizmeti veriyor, rekabet ediyoruz ve yedek parça temin
ediyoruz.
- Otis olarak Türkiye’de ürettiğimiz parçalar yedek parça değil, genelde
kabin, mesnet gibi yedek parça kapsamına girmeyen aksamlardır. Eğer 500
yedek parça kapsamında bir aksam üretiyorsak üstünde mutlaka ident
numarası bulunur.
- Biz yedek parça talebini Otis markanın prestijini korumak adına ve ticari
olarak mantıklı olduğu için karşılarız.
- Müşterilerin %60’ı yaklaşık ilk sözleşmeyi yaparken bakım koşullarını ve
yedek parça fiyatlarını da dikkate almaktadırlar ve hizmet kalitesi de
dikkate alındığında yüksek fiyatlarla da portföye aldığımız müşteriler
olmaktadır. Yalnız 10 yıllık yedek parça fiyatlarını talep eden
müşterilerimize kesin bir şey söyleyemiyoruz, ithal parçaların fiyatları
aydan aya dahi büyük değişimler gösterebiliyor. 510
- Müşteri bir şekilde asansöründen memnun olmadığında asansörü
değiştirmesi maddi açıdan makuldür, modernizasyon dediğimiz yöntemle
örneğin kumanda panelinin değiştirilmesiyle ve gerekli kablolama yapılarak
(1500 euro gibi bir fiyata) yapılabilir. İyi bir teknisyen için geçiş maliyeti
bence sıfırdır (çünkü teknisyen bu ürüne modernizasyon yapmaya gerek
olmadan hizmet verebilir). Buna rağmen asansörün teknolojisini
değiştirerek hizmet verilmesi istendiğinde ortalama geçiş maliyeti 1.500-
2.000 euro civarındadır. Biz ana dokümanları zaten müşterilerimize
bırakmak zorundayız ve bırakıyoruz. Service tool asansör bakımı için kritik
bir cihaz olmayıp teknik bilgisi olan kişiler bu cihazın yokluğunda da sorunu 520
giderebilir, service tool esasen asansörün müşteriye teslim öncesinde ilk
devreye alınmasında kullanılır. Bununla birlikte servis esnasında da
arızanın daha kolay ve çabuk bulunmasını sağlar. Bu parça bizden talep
edildiğinde veremeyiz, çünkü güvenlik önlemleri nedeniyle yanlış
kullanıldığında kazalara neden olabilir.
- Teknik bilgisi gelişmiş olan bir asansör teknisyeni her marka asansöre
servis hizmeti verebilir. Sadece Otis teknolojisini anlayabilmek gibi bir
kavram yoktur, zaten Otis’e servis verilebilmesi için gerekli teknik
dokümanları da her tesiste sağlamaktayız. Biz 37 farklı markaya hizmet
10-24/330-118
13
verebiliyorsak, diğer asansör firmalarının da benzer işleri 530
gerçekleştirebileceğini düşünüyorum.”
Yedek Parça Tedarikçilerinden Alınan Bilgiler
Önaraştırma kapsamında, 03.03.2010 günü Astek Asansör Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Genel Müdürü Tunç TİMURKAN ile raportörlerce telefon görüşmesi yapılmış ve
sorulan sorulara aşağıdaki cevaplar alınmıştır:
- “Firmamız yurtdışından her marka asansör için orijinal yedek parça temin
etmekte ve yurtdışından bu parçaların ithalatını gerçekleştirmektedir.
Avrupa’daki çeşitli ülkelerde (Almanya, Fransa, İtalya gibi) birçok marka
asansörün binlerce adet yedek parçasının satışını yapan firmalar 540
mevcuttur. Bu firmalar yedek parça stoklarını asansör üreticisi firmalardan
veya üreticilerin üretim yaptırdıkları firmalardan parça temin ederek
oluşturmaktadırlar.
- Yedek parçayı yurtdışından temin etmenin hem avantajları hem de
dezavantajları vardır. Dezavantajı; yurtdışından ithal edilen parçaların daha
pahalıya gelmesidir. Fiyat farkı parçaya göre değişmektedir. Fiyat farkının
temel sebebini özellikle nakliye ve gümrük masrafları oluşturmaktadır.
Avantajı ise yedek parçanın yurtdışından daha kısa bir zamanda
getirilebilmesidir. Biz istenen bir parçayı 3-4 gün veya 1 hafta içerisinde
temin edebilmekteyiz. Üretici firmalar ise yedek parçayı geç temin 550
edebilmekteler.
- Yedek parça konusunun hassas bir konu olduğunu düşünüyorum. Bir
asansörün bozulması halinde çok kısa zamanda müdahale etmek
gerekiyor, bu da yedek parçanın kısa zamanda temin edilebilmesini
gerektiriyor.
- Türkiye’de bakım ücretleri Avrupa’nın çok altında gerçekleşmektedir.
- Bakım pazarının rekabete açık olması gereklidir çünkü bu pazarda
tekelleşme olursa bakım fiyatları yüksek olabilir.
- Dünya geneline bakıldığında asansör firmalarının bakım portföylerinde
sadece kendi markaları değil, farklı markalara da ait asansörlerin 560
bulunduğu görülmektedir.
- Bakım pazarının gelişmesine yedek parçaların satışının geç yapılması,
yüksek fiyattan yapılması gibi yollarla engel olunmaması gerektiğini
düşünüyorum. Avrupa’da asansör üreticilerinin bu gibi yollara başvurması
zaten mümkün değildir. Bu firmalar yedek parçayı talep edene sağlamak
yükümlülüğü altındadırlar.
- Üreticinin bağımsız firmalara yedek parça sağlamaması sıkıntılara yol
açabilir. Nispeten küçük firmaların yurtdışı temin kaynaklarına ulaşmaları
zor olabilir. Zira yurtdışı firmalarla kontak kurmak, anlaşabilmek için yeterli
miktarda İngilizce bilgisine sahip olmak gibi ek maliyetler bulunmaktadır. 570
Nakliye maliyetleri de bir başka konudur. Az miktarda parça alındığında,
bunların hava yolu ile ulaştırılması pahalı olabilmektedir.
- Türkiye’de asansör ve asansör bakım onarımı pazarları zayıf pazarlardır.
Zamanla, bu sektörün gelişmesiyle, yurtdışı kaynaklı yedek parça satışı
yapan firmalar Türkiye’de stok tutmaya başladıklarında yedek parçaya
erişim kolaylaşacaktır.
10-24/330-118
14
- Özellikle yurtdışı kaynaklı büyük asansör üreticilerinin yedek parça
taleplerini doğrudan reddedemeyeceklerini düşünüyorum. Çünkü bu
firmaların yurtdışı merkezleri böyle bir durumdan kaynaklanacak sorunlarla
uğraşmak istemez. 580
- Üretici firmalar da zamanla küçük ama yetkin firmaların faaliyetlerine mani
olamayacaklarını anlayacaklardır. Ama tek kişilik bir bakım firması 30-40
adet asansör bakımı ile kendini idame ettirebilir ama üreticiye karşı bir güç
elde edemez.”
03.03.2010 günü El Es Teknik Asansör ve Yürüyen Merdiven Teknolojileri Genel
Müdürü Kubilay Köse ile telefon görüşmesi yapılmış ve sorulan sorulara verilen
cevapların yukarıdaki tutanakta yer alan ifadeleri doğrular nitelikte olduğu
görülmüştür.
Diğer Bağımsız Servis Sağlayıcılarından Alınan Bilgiler
Astor Asansör Sanayi ve Ticaret Ltd Şti.’nce, yapılan telefon görüşmesini müteakip 590
e-posta ile istenen bilgi talebine verilen cevaplar aşağıdadır:
- Astor asansör prensip olarak sadece kendi yaptığı asansörlere bakım
hizmeti vermektedir. Bunun tek istisnası müşterinin bizi bulması vasıtasıyla
oluşan 5 adet Otis markalı asansöre vermekte olduğumuz bakım
hizmetidir.
- Firmamızın ihtiyaç duyduğu yedek parçalar portföydeki hacimle
kıyaslandığında çok azdır (Düzenli ve sağlıklı bakım hizmeti verilen
asansörlerde parça değişikliği ihtiyacı asgari olmaktadır.) Gerekli yedek
parçalar bizim yaptığımız asansörlerde komponent üreticilerinden orijinal
ürün olarak temin ediliyor. 600
- Bakmakta olduğumuz Otis asansörlerde de parça ihtiyacı ender
olmaktadır, Otis' ten başka bir yoldan malzeme temini yapmadık.
- Yurtdışından temin edilen parçalar mutlaka daha uzun sürede gelmektedir.
Fiyat konusu duruma göre değişiyor.
- Bu konuda objektif bir tecrübemiz yok. Bazı müşterilerimizi büyük firmalara
kaptırdık.
- Otis'ten daha önce yedek parça talep ettik ve teslim aldık. Malzemelerin
teslim süreleri ( belki ithal oluşu nedeniyle ) 1 hafta mertebesinde oluyor.
GTS Asansör San. ve Tic. Ltd. Şti.’nce, yapılan telefon görüşmesini müteakip e-
posta ile istenen bilgi talebine verilen cevaplar aşağıdadır: 610
- Otis tarafından yaklaşık 15 yıl önce monte edilmiş olan 2 adet asansöre
bakım hizmeti veriyoruz. Bunun dışında sadece kendi markamız olan GTS
markalı asansörlere bakım hizmeti veriyoruz.
- Yedek parçaları komponent üreticilerinden tedarik ediyoruz. Temin kanalı
olarak ya direkt üretici ya da distribütörlerini kullanıyoruz. Asansör
komponentlerinin büyük bir çoğunluğunda muadil komponent kullanma
şansınız var. Sadece kumanda panosu ve işletim sistemi gibi know-how
gerektiren komponentler üreticiye özgü olabiliyor.
- Yedek parçaları temin etmekte bir sıkıntı yaşamıyoruz.
10-24/330-118
15
- Yerli üretim yedek parça temin süreleri ve fiyatları Avrupa üretimi yedek 620
parçalara göre kısa ve ucuz, Uzak Doğu üretimi yedek parçalara göre
temin süresi kısa ama fiyatı daha pahalıdır.
- Böyle bir tutumun var olduğunu düşünmüyoruz. Müşterilerimizi çok uluslu
şirketlere de, yerli ve iyi işler yapan firmalara da ve de yerli ama çok kötü
işler yapan firmalara da kaptırdığımız oluyor.
- Otis’ten daha önce parça talep ettik ve bir zorlukla karşılaşmadık. Diğer
firmalarla böyle bir tecrübemiz olmadı.
Ankara’da faaliyet gösteren Valter/Asteknik Asansör ve Alfa Asansör, Elazığ’da
faaliyet gösteren Fırat Asansörleri Koll. Şti. yetkilisi ve AYSAD Yön. Kur. Başkan V.
ile yapılan telefon görüşmelerinden alınan bilgiler de yedek parçaların farklı 630
şekillerde temin edilebildiğine dair yukarıdaki hususlar teyit edilmiştir.
Dolayısıyla, bakım onarım hizmeti veren teşebbüslerin yukarıdaki beyanları
doğrultusunda, asansör yedek parçalarının orijinal asansör üreticisi dışındaki
kanallardan da temin edilebildiği sonucuna ulaşılmıştır.
I.4.2. Değerlendirme
I.4.2.1. Rekabet Hukukunda Mal Vermeyi Reddetme Eylemi
Mal vermeyi reddetme eylemi, temel olarak, bir teşebbüsün herhangi bir rakip
firmaya mal teminini doğrudan ve herhangi bir gerekçe olmaksızın reddetmesi
şeklinde ya da yüksek fiyat ve/veya düşük kalitede mal temin etmek gibi olumsuz
ticari koşullarda mal vermeyi teklif etmesi/mal vermesi şeklinde ortaya 640
çıkabilmektedir. Tanımlamadan da anlaşılacağı üzere, teşebbüsün birtakım ağır
ticari koşullar ileri sürerek mal teminini teklif etmesi de mal vermeyi reddetme
eyleminin gerçekleşmesi için yeterli olmaktadır.
Mal vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukuku kapsamında değerlendirilebilmesi
için birtakım şartların varlığı gerekmektedir. İlk olarak, verilmeyen/ticari olarak daha
kötü şartlarla verilen mal, nihai ürünün ortaya çıkarılması için vazgeçilemez nitelikte
olmalıdır. Şayet o mal vazgeçilemez niteliği haiz değilse, o malı vermeme eylemi alt
pazarda önemli bir zarara yol açmıyor anlamına gelmektedir. Benzer şekilde, o malı
alıp tekrar (herhangi bir katma değer eklemeksizin) satmak isteyen yeniden satıcı
söz konusu ise, mal vermeyi reddetme eylemi rekabet hukuku kapsamında 650
değerlendirilmeyecektir.
İkinci şart, eylemin temin edilmeyen malın kullanıldığı alt pazardaki rekabete önemli
ölçüde zarar vermesi gerekliliğidir. Alt pazardaki rekabetin olumsuz etkilenmesine
ilişkin olarak, Rekabet Kurulu içtihatları incelendiğinde, Kurul’un temel endişesinin,
alt pazarda rakiplerin azalması yoluyla rekabetin kısıtlanıp kısıtlanmadığının tespiti
olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, mal verme zorunluluğu, özellikle, alt pazara
girişte önemli engeller olması halinde daha da önem kazanmaktadır.
Rekabet hukuku içtihadında mal vermeyi reddetme eylemi alt pazarda rakiplerin
faaliyetlerinin sona ermesine yol açıyorsa ya da böyle bir riski barındırıyorsa, söz
konusu eylemin tüketici refahında net bir zarar ortaya çıkaracağı ve dolayısıyla 660
rekabetin kısıtlandığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle, rakibin pazar dışına
itilmesi riski/tehdidi mal vermeyi reddetme eyleminin ihlal olarak kabul edilmesi için
gerekli bir şart olarak ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, taraflar arasında her türlü
anlaşmazlık, dışlama tehdidi olarak algılanmamakta, mal vermeyi reddetme
10-24/330-118
16
eyleminin alt pazarda rakibi pazar dışına çıkarıp çıkarmayacağının detaylı bir
şekilde analiz edilmesi gerekmektedir.
Rekabet Kurulu 03-03/25-7 sayılı TDİ kararında bir limana erişimin reddedilmesinin,
alternatif bir liman yapmanın pazarda faaliyet göstermek isteyen rakipler açısından
imkânsız olmaması nedeniyle, ihlal olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir.
Aynı şekilde 07-47/506-181 sayılı Anadolu Cam-Solmaz Mercan kararında, mal 670
vermeyi reddetme eylemi sonucunda, pazarda alternatif teşebbüslerin varlığının
devam etmesi ve bu nedenle fiyat ve kalite gibi birtakım parametrelerin olumsuz
yönde değişmemesi nedenleriyle, pazarda rekabetin olumsuz etkilenmediğine
hükmetmiş, bununla birlikte ilgili karar, Danıştay tarafından, mal vermeyi reddetme
eyleminin rakipler üzerinde kısıtlayıcı etkilerinin olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Kurul pazardan dışlanma riskini tespit ederken, mal alamayan rakibin pazar
payındaki azalma veya mal vermeyen hâkim teşebbüsün pazar payındaki artış,
reddetme eyleminin süresi, iki teşebbüs arası ticari ilişkinin geçmişi gibi faktörleri de
dikkate almaktadır. Örneğin, mal vermeyi reddetme eylemi incelenirken, hakim
teşebbüsün pazar payı rakiplerine rağmen eski seviyesini koruyorsa veya artıyorsa, 680
bu durumda reddetme eyleminin, rakiplerin pazardan dışlanmasına yol açar
nitelikte olduğu varsayılabilecektir. Diğer taraftan, reddetme/mal vermeme eylemi,
kısıtlı bir zaman için gerçekleşmişse, bu durumun rakiplerin dışlanmasına yol
açmayacağına hükmedilebilecektir. Ticari ilişkilerin geçmişi konusunda ise, şayet
evvelden iki teşebbüs arasında, ilgili mal konusunda bir ticaret oluşmuşsa, mevcut
durumda verilmeyen o malın faaliyet için gerekliliği şartı aranmayabilecek,
dolayısıyla mal vermeyi kesme eylemi, ihlal olarak değerlendirilebilecektir.
Mal vermeyi reddetme eyleminin analizinde, hakim teşebbüsün bu konudaki niyeti
de önem arz etmektedir. Bununla birlikte, salt niyetin varlığı bir ihlal için yeterli
olmamakta, genellikle mal vermeme eyleminin etkilerinin incelenmesi sırasında 690
destekleyici bir unsur olarak kullanılmaktadır.
Avrupa Komisyonu’nun Roma Antlaşması’nın 82. maddesinin uygulanmasına
yönelik çıkardığı Rehber’de8 de mal vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukuku
anlamında ihlal olarak sayılması için gerekenler şu şekilde sıralanmaktadır:
- Malın/girdinin gerekliliği: Bu şartın varlığı analiz edilirken dikkate alınan,
malın/girdinin olmaması halinde rakiplerin o malı/girdiyi kullanamamaktan dolayı
faaliyet edip edememeleridir. Dolayısıyla, verilmeyen malın/girdinin alternatifinin
olmaması ve bu yokluk nedeniyle rakiplerin hâkim teşebbüse alt pazarda rekabetçi
baskı kuramamaları halinde, sunumu reddedilen malın/girdinin gerekliliğinden söz
edilebilecektir. 700
- Etkin rekabetin ortadan kalkması: Hâkim teşebbüsün mal vermeyi reddetmesi
eyleminin alt pazarda rekabeti ortadan kaldırması gerekliliği, eylemin ihlal olarak
değerlendirilmesinde aranan ikinci kriterdir.
- Tüketici zararı: Tüketici zararının ortaya çıkması kriterinde dikkate alınan husus,
hâkim teşebbüsten mal alamayan rakiplerin alt pazarda yenilikçi ürünler
sunmalarının engellenip engellenmediğidir. Bu durum özellikle talep eden
teşebbüsün, rakip teşebbüsten malı alıp sadece aynı nitelikte bir ürün vermeyi
8 Guidance on the Commission's Enforcement Priorities in Applying Article 82 of the EC Treaty to
Abusive Exclusionary Conduct by Dominant Undertakings.
10-24/330-118
17
düşünmemesi, yeni veya geliştirilmiş mal ve hizmet sunmayı planlaması halinde
ortaya çıkacaktır.
Özet olarak, mal vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukukunca ihlal olarak kabul 710
edilebilmesi için gerekli şartlar şu şekilde sıralanabilir:
Teşebbüs hakim durumda olmalıdır,
Verilmeyen mal, alt pazarda faaliyet için gerekli olmalıdır,
Mal vermeme/mal vermeyi reddetme eyleminin objektif ve haklı gerekçeleri
bulunmamalıdır,
Eylem sonucunda (alt) pazarda rekabet ortadan kalkıyor/önemli ölçüde
azalıyor olmalıdır. Malı alamayan rakibin faaliyet gösteremeyecek hale
gelmesi veya pazardan dışlanması, rekabetin ortadan kalkmasının bir
tezahürü olarak değerlendirilebilir.
I.4.2.2. Otis’in Yedek Parça Vermeyi Reddettiği İddiasının Değerlendirilmesi 720
Otis’in başvuru sahibi teşebbüslere, Otis marka asansörlerin bakım-onarımında
kullanılmak üzere yedek parça vermediği ve bu konudaki talepleri yanıtsız bıraktığı
iddiasının değerlendirilmesi için öncelikle, anılan reddetme eyleminin gerçekleşip
gerçekleşmediğinin incelenmesi, daha sonrasında ise bu reddetme eylemi
sonucunda asansör bakım hizmetleri pazarında rekabetin önemli ölçüde azalması
veya ortadan kalmasının söz konusu olup olmadığının değerlendirilmesi
gerekmektedir. Söz konusu inceleme ve değerlendirmeler Otis’in Otis marka
asansörlerde kullanılacak yedek parçalar pazarında hâkim durumda olduğu
varsayılarak yapılacaktır.
Raportörlerce yapılan yerinde inceleme esnasında elde edilen belgelerden ve 730
sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerden alınan bilgilerden, Otis marka
asansörlerde kullanılan yedek parçaların yurtiçi ve yurtdışında başka kaynaklardan
temin edilebildiğini anlaşılmaktadır. Otis tarafından üretilen yedek parçalar, Fransa,
Almanya, İtalya gibi Avrupa ülkelerinde veya Çin, Hong Kong gibi Uzakdoğu
ülkelerinde yerleşik olan ve asansör üreticisi firmalardan orijinal yedek parça satın
alarak birçok firmanın çok sayıda yedek parçasının tüm dünyaya satışını
gerçekleştiren teşebbüslerden temin edilebilmektedir9. Bunun yanında yurtdışındaki
firmalarla irtibatı olan ve yurtiçi servis firmalarına yedek parça sağlayan yerli
firmalar da bulunmaktadır10. Bununla birlikte, asansör bakım ve onarımı için gerekli
olan her tür yedek parçanın, o asansörün üreticisi firmadan temin edilmesi 740
zorunluluğu bulunmamaktadır. Örneğin kuyu dibi tamponu, elektrik tesisatı, ray,
halat, cıvata, somon, sac, kapı kilidi gibi bazı parçaların üretimini yapan yerli ve
yabancı birçok firma bulunmaktadır. Bunun yanında, elektronik komponent, buton,
service tool gibi bazı parçalar ancak asansör üreticisi veya üreticinin anlaştığı
başka bir firma tarafından üretilebilmektedir. Sonuç olarak belli marka bir asansöre
bakım onarım hizmeti vermek isteyen bir servis firması, ihtiyacı olan yedek parçayı
asansör üreticisi hariç başka kanallardan da temin etme olanağı bulabilmektedir.
9 Bu gibi bazı teşebbüslere , ,
, ,
adreslerinden ulaşılabilmektedir.
10 Astek Asansör Sanayi ve Limited Şti., Eles Teknik.
10-24/330-118
18
Yapılan incelemelerde, Otis’in kendisine yapılan yedek parça taleplerini
karşıladığını gösterir belgelere de rastlanmıştır. Örneğin 26 Ocak 2010 tarihinde
Astor Asansör Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yetkilisinden Otis’e gönderilen “Yedek 750
parça ihtiyacı hk.” konulu e-postada yer alan;
“ Fiyat ve teslim süresini acilen bildirirseniz sevinirim.
GONG BOARD….GBA 23550 B1….3 ADET”
ifadelerine cevaben 3 Şubat 2010 tarihinde Otis yetkilisi Betül Taktak tarafından
aşağıdaki e-posta gönderilmiştir:
“Hüseyin Bey,
Malzemenin fiyatı 150 Euro +Kdv’dir.
Malzeme stoklarımızda mevcuttur. İstediğiniz zaman alabilirsiniz. İyi
çalışmalar,
Betül.” 760
Yukarıda yer verilen yazışma haricinde 2004-2007 yılları arasında cevaplanan
yedek parça talepleri de mevcuttur. Söz konusu taleplerin asansör sahibi
müşterilerden, bağımsız servis firmalarından ve Otis markalı asansörlere servis
veren farklı marka asansör üreticilerinden geldiği görülmektedir. Aynı şekilde Otis
de, bakımını yaptığı başka marka asansörlerin yedek parçalarını asansör
üreticilerinden veya yurtdışı kaynaklı birtakım toptancılardan veya bu toptancılarla
çalışan yerli firmalardan temin ettiği görülmektedir.
Dosya konusu bakımından, başvuru sahibi Optimum ve Flylift firmalarının da
Otis’ten yedek parça talep ettikleri fakat başvuru tarihine/Otis’te yapılan inceleme
tarihine kadar söz konusu taleplerin karşılanmadığı görülmektedir. Optimum 770
firması, 17.08.2009 tarihinde e-posta ile Otis’ten yedek parça talep etmiş ancak bu
talebinin yanıtsız kalması üzerine 17.09.2009 tarihinde e-posta ile, 23.09.2009
tarihinde ise iadeli taahhütlü posta ile talebini yinelemiştir. Otis’ten 29.09.2009
tarihinde gelen cevap yazısında ise e-postaların kendilerine ulaşmadığı, genel bir
yedek parça listesi bulunmadığı ve taleplerini parça bazında bildirmeleri gerektiği
belirtilmiştir. Ancak Otis’te raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde 17.8.2009
tarihli e-postanın Özgür Aren, Tuncay Karakoç, Aziz Bilge ve Bora Gülan’a ulaşmış
olduğu anlaşılmıştır. Aynı gün yapılan şirket içi yazışmalarda Genel Müdür Bora
Gülan’ın;
“Benimle konuşmadan cevap vermeyin ltf. 3-5 gün beklesin.” 780
şeklinde şirket çalışanlarını uyardığı görülmektedir.
Otis’in bu duruma ilişkin açıklaması, yedek parça taleplerinin ticari hayatın usulüne
uygun olarak ve aynı zamanda parçanın tam olarak ne olduğunu gösterir bir şekilde
yapılmayışından dolayı karşılanamadığı, tam olarak hangi parçanın istenildiğini
göstermesi bakımından, parçanın niteliğini belirten ayırt edici bir seri
numarası/kodun talepte belirtilmesi, bu mümkün değilse istenilen parçanın
fotoğrafının talebe eklenmesinin gerektiğidir. Nitekim Otis’in de diğer marka yedek
parça taleplerinde seri numarasını belirttiği veya o parçanın fotoğrafını talebe
eklediği görülmektedir.
10-24/330-118
19
Optimum firmasının talepleri sonucunda Otis firması şirketin hukuk bürosu ile 790
yazışmış, Optimum’a nasıl bir cevap yazılması gerektiğine dair görüş istemiştir. Söz
konusu e-postaya cevaben Nejat Aday;
“ Mine Hanım,
Anladığım kadarıyla yönetmeliğin 15. maddesine göre
Madde 13- Servis istasyonları , “Yedek Parça Fiyat Listesi”ni, tüketicilerin
görebileceği bir yere asmak veya katalog halinde ya da bilgi işlem ortamında ise
tüketiciye göstermek zorundadır.
Bu nedenle listemizi müşteriye göndermemek sıkıntı doğurabilecektir. Bunun yerine
listeyi de müşteriye göndererek, kendi listelerindeki tutarsızlığa atıfta bulunduktan
sonra bu listeden mal seçmelerini talep etmek yerinde olabilir. Bu süreç de 800
tamamlandıktan sonra, parçanın sevki için makul bir süre vererek parçaları
göndermek yerinde olur.
(…) Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım. (…)”
şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. Söz konusu yazışma Otis’in Optimum’un
yedek parça talepleri konusunda bir politika arayışına girdiğini ve yedek parça
sağlamamasının hukuki olarak sorunlara yol açabileceğini öğrendiğini
göstermektedir.
Otis ile başvuru sahibi teşebbüs arasındaki ilişki incelendiğinde, Optimum ve Flylift
firmalarının Otis’ten ayrılan mühendis ve teknik elemanlarca kurulmuş olduğu
görülmektedir. Otis’in iddialarına göre bu çalışanlar Otis ile imzalamış oldukları iş 810
akdinde yer alan rekabet yasağına ters düşecek şekilde davranmışlardır. Bunun
üzerine Otis firması, söz konusu kişilerin iş akitlerinin hilafına birtakım uygulamalar
içinde oldukları iddiası ile yargıya başvurmuştur. Dolayısıyla Otis ile başvuru sahibi
firmaların yetkilileri arasında oluşmuş bir ihtilafın varlığından söz etmek
mümkündür.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında, Otis’in başvuru sahibi iki firmaya yedek
parça vermeme, geç verme veya taleplerini yanıtlamama konusunda bir niyetinin
varlığından söz edilebilecektir. Fakat diğer bakım firmalarına karşı böyle bir niyetin
varlığından söz etmek mümkün görünmemektedir.
Otis’in başvuru sahibi firmaya veya başka bakım firmalarına yedek parça 820
vermemesi halinde, verilmeyen parçanın asansör bakım hizmetleri pazarında
faaliyet için gerekli olup olmadığı ve ilgili parçayı alamayan teşebbüsün pazardan
dışlanıp dışlamadığı incelendiğinde; Otis’in yaklaşık 10.127 asansör montajı
yapmış olması, Otis tarafından bakım hizmeti yapılan (diğer tüm markalar dahil)
toplam asansör sayısının ise 4.969 olması ve sektörde faaliyet gösteren birtakım
firmaların ve AYSAD yetkililerinin, herhangi bir marka asansörün yedek parçasının
alternatif kaynaklardan temin ediliyor olduğunu belirtmeleri, bakım firmalarının,
Otis’ten yedek parça temin edilmese dahi alternatif kaynaklardan Otis marka yedek
parça temin ederek veya Otis marka yedek parça ile muadil parça kullanarak
asansör bakım hizmetleri pazarında faaliyette bulunabileceklerini göstermektedir. 830
Bunun yanında, başvuru sahibi firmalar Otis marka asansörlerin bakımını
yapamasalar dahi, birçok değişik marka asansörün bulunduğu bu pazarda
faaliyetlerine devam edebileceklerdir. Dolayısıyla, sadece Otis marka asansörlerin
yedek parçasını, Otis’in bizzat kendisinden temin edememek nedeniyle, asansör
bakımı yapan teşebbüslerin asansör bakım hizmetleri pazarından dışlanması,
10-24/330-118
20
dolayısıyla bu pazarda rekabetin ortadan kalkması şeklinde bir durumun
varlığından söz etmek mümkün değildir. Daha önce de belirtildiği gibi, Otis markalı
asansörlerin yaklaşık %(….)’sinin bakım-onarımının başka teşebbüsler tarafından
yapılıyor olmasının, diğer firmaların Otis asansörleri için gerekli yedek parçaları
temin edemedikleri ve dolayısıyla asansör bakım hizmetleri pazarında faaliyette 840
bulunamayacakları iddiasının çürütülmesi için yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bunun yanında, her iki başvuru sahibi teşebbüsün de müşterileri ile akdettikleri
bakım sözleşmelerinde ve fiyat tekliflerinde, Otis marka asansörlerde kullanılacak
yedek parçanın temini konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadıklarını ve bu tür
parçaları temin edebildiklerini belirttikleri, aynı şekilde buna benzer açıklamaları
web sayfalarında da yaptıkları dikkate alındığında, başvuru sahibi teşebbüslerin
Otis’ten parça temin edememe halinde de faaliyetlerine devam
ettikleri/edebilecekleri görülmektedir.
Aynı şekilde, başvuru sahibi iki teşebbüsün de bir yıl gibi nispeten kısa
sayılabilecek bir süredir faaliyet göstermekte olduğu, bu zaman zarfında belirli bir 850
portföyü oluşturarak hâlihazırda yaklaşık (….) müşteriye ve (….)-(….) adet
asansöre bakım hizmeti verdikleri, dolayısıyla iddia edilen eylemin gerçekleştiği
dönemde dahi portföyüne müşteri ekleyebildikleri dikkate alındığında pazarda
rekabetin ortadan kalkması durumunun oluşmadığı söylenebilecektir.
Her ne kadar Optimum ve Flylift faaliyete başlamalarından itibaren çeşitli müşteriler
ile bakım anlaşması imzalamış olsalar da, bu süre zarfında bakım portföylerinden
çıkarak Otis’e geçen müşterileri de olmuştur. Otis’in söz konusu müşterilere bakım
onarım sözleşmesi teklifi götürdüğü ve teklif fiyatını –geçmiş senelere göre-
oldukça aşağı çektiği raportörlerce yapılan yerinde inceleme esnasında elde edilen
belgelerden de anlaşılmaktadır. Ancak başvuru sahibi teşebbüslerin müşteri 860
kayıplarının sebebinin bu müşterilere verilen hizmet esnasında yedek parça
ihtiyaçlarının karşılanamaması değil, Otis’in bu müşteriler için başvuru sahibi
firmalarla rekabete girmesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla alt pazarda
rakiplerin yaşadığı müşteri kayıpları doğrudan Otis’in iddia konusu mal vermeyi
reddetme eyleminden kaynaklanmamaktadır. Ayrıca Optimum’un, Flylift’in veya
diğer tüm bağımsız bakım firmalarının pazara girmesi ile birlikte, asansör bakım
hizmeti fiyatının zamanla düşmeye başlaması da, başvuru konusu eylemlerin
gerçekleştiği varsayımı altında, eylemin gerçekleşmesi halinde dahi tüketici
zararının mevcut olmadığına işaret etmektedir.
Raportörlerce yapılan yerinde inceleme sırasında Otis’te elde edilen, Otis’in 870
dönemler itibarıyla asansör bakım pazarında elde ettiği ve kaybettiği yeni bakım
işlerini gösterir listeler incelendiğinde de, söz konusu firmanın aslında kendi
markasının bakımına ilişkin birçok iş kaybettiği görülmektedir. Söz konusu durum
nedeniyle, hakim durumdaki teşebbüsün mal vermeyi reddetme eylemine bağlı
olarak ilgili alt pazarda pazar payını artırması veya koruması halinde rakiplerin
pazardan dışlanıyor olabileceği kriterinin sağlanmadığı kanaatine varılmıştır.
Özetlemek gerekirse, raportörlerce yapılan yerinde incelemede elde edilen
belgeler, başvuru sahibi teşebbüsler, hakkında inceleme yapılan teşebbüs ve
sektörde faaliyet gösteren bazı firmalar ile yapılan görüşmeler sonucunda, Otis’in
başvuru sahibi firmaların yedek parça taleplerini yanıtsız bıraktığı veya geç 880
yanıtladığına dair kimi belgelere rastlanmış olmasına rağmen, eylemin rekabet
hukuku kapsamında mal vermeyi reddetme şeklinde ortaya çıkan bir ihlal olarak
nitelenebilmesi için gerekli olan;
10-24/330-118
21
- Malın ilgili pazarda mutlak gerekli olması unsurunu taşımadığı,
- İddia konusu eylem sonucunda ilgili pazarda etkin rekabetin ortadan
kalkması, rakiplerin pazardan dışlanması ve tüketicinin zarara uğraması
unsurlarına ilişkin olarak ise yeterli emare ve belge bulunmadığı
görülmüştür.
Esas itibariyle, yukarıda da açıklandığı üzere, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı asansör
montaj ve bakım-onarım sektöründe birtakım düzenlemeler getirmiş bulunmaktadır. 890
Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği’nin 6. maddesi, kimlerin asansör yedek
parçası talep edebileceğini düzenlemiştir. İlgili madde uyarınca, asansör temin
eden (montaj yapan) teşebbüs, montajını yaptığı her tip ve özellikteki asansörün
yedek parçalarını “10 (on) yıl süreyle temin etmek ve kendisince monte edilen
asansöre aylık bakım ve servis hizmeti veren bir başka asansör monte edenin veya
onun yetkili servisinin veya bina sorumlusunun bu konudaki talebini acilen ve
normal piyasa koşullarında karşılamak” zorundadır. İlgili hükümden de anlaşılacağı
üzere yedek parça talebini sadece aynı zamanda asansör montajcısı olan bakım
firmaları veya onun yetkili servisleri ile bina sorumluları yapabilmektedir.
Yönetmeliğin ilgili maddesine, asansör imal etmeyen ve montaj yapmayan, sadece 900
asansör bakım-onarım hizmeti veren firmaların da yedek parça taleplerinin
karşılanmasını sağlayacak bir hüküm konulması halinde, sektörde bu konuda
yaşanan sıkıntı ve belirsizlik ortadan kaldırılmış olacaktır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialara
ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy