TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/11/2021
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 15.12.2014 ve 01.06.2015 tarihlerinde sözleşme yapıldığını, iş bu sözleşmelere göre davalı şirkete bir takım Medikal ürünler tedarik edileceğini, Davalının tedarik etmiş olduğu medikal ürünler için ... tarafından davacı şirketten bir kesinti yapılması durumunda davalının bu kesintileri davacı şirkete ödeyeceğini, Davacı şirketle davalı arasında yapılan sözleşme gereğince, davalının tedarik ettiği ürünlerden dolayı ... tarafından davacı şirketten yapılan kesinti bedelleri davacı şirket tarafından davalıya iade faturası ile faturalandırıldığını, davalı bu iade fatura miktarlarını ödemediğini, Davacı şirkette ödenmeyen bu bedeller için davalıya karşı icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, Davalı başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Bunun üzerine davacı tarafından 15.10.2021 tarihinde 2021/111649 arabuluculuk numarası ile arabuluculuğa başvurduğunu 21.10.2021 tarihli son tutanağında anlaşma sağlanamadığını, beyanla ... 8. İcra Müdürlüğünün 2021/.... E dosyasına yapılan kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptalini ile takibin devamına takip tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmesine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı taraf icra takibi ve davamın yetkisiz mahkemede açıldığını, mahkemenize açılan bu davayı haksız, hukuka ve hakkaniyete aykırı, kötü niyetli ve dayanaktan yoksun bulunan davanın reddini talep ettiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, Davacı 2014-2015 yıllarına ilişkin faturalardan söz ettiğini, Bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduğunu, Davacı, müvekkili ile aralarında bulunduğunu iddia ettiği sözleşmeyi delil olarak göstererek, alacaklı olduğunu iddia ettiğini, Dayanak icra takibinden gönderilen ödeme emrine sözleşme eklenmediğini, Müvekkilline davacı arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, ... sisteminde gördükleri sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığını, davalının davacı ile şifahi olarak anlaştıkları malzemeleri davacıya tedarik ettiğini, müvekkilinin davacıdan alacağı dahi mevcut olduğunu, Sözleşme içeriğinde hastanenin ve doktorun hatasından kaynaklanan kesintilerin satıcıya yansıtılmayacağı yazılı olduğunu, Davacının talep ettiği ... kesintilerinin, doktor ve davacı hastane hatalarından kaynaklı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, Davalının davacıya tedarik ettiği ürünlerin tedarik tarihleri itibariyle, ... tarafından ödemeleri yapılmakta olduğunu, Davacı hastanenin ve davacı çalışanı doktorların SUD kodlama ve endikasyon hatası nedeniyle ... tarafından ödeme yapılmamış olabileceğini Dava konusu malzemelerin davalı tarafından ameliyatta kullanmış olduğunu, zira davacı taraf söz konusu malzemelerin kullanıldığını ve fakat ... tarafından ödemesinin yapılmadığı iddiasında olduğu, Davalının malzemeyi alan ve hatta herhangi bir sorun bildirmeden malzemeyi kullanan davacı hastanenin kullanımından yıllar sonra (iddiaya malzeme 2014-2015 yıllarında alındığı) malzeme ile ilgili sorun olduğunu ileri sürmesi, niyetli hukuka ve hakkaniyete aykırı bir davranış olduğunu, Davacının malzemenin sorunlu olduğunu iddia ettiğini bunun için neden iade yoluna gitmediği ve bununla ilgini neden ihtar çekmediğini, Tedarik eden firmanın malzemeyi teslim etmekle sorumluluğu sona erdiğini, bundan sonra malzemeyi teslim alan ve aldığı malzemeleri kontrol etme ve varsa sorun derhal tedarikçi firmayla iletişime geçmesi ve ürünü iade etmesi ürünü teslim alan firmaya ait olduğunu, Davacı, yükümlüklerini yerine getirmeyerek, kendi ve doktor hatası nedeniyle davalı tarafı sorumlu tutmaya çalıştığını, Davacı tarafından dosyaya sunduğu tarafından kesilen cezalarla ilgili 2 adet fatura bulunmasına rağmen davacı bunlardan sadece birini icra takibine koyması davacının kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, davacı gerçekten alacaklı olduğuna inansaydı, faturaların tamamını talep edebileceğini, Bu husus dahi davanın mesnetsiz olduğunu gösterdiğini, Bu nedenle yetki ve zamanaşımı itirazlarımız nedeniyle davanın reddini esas yönünden de haksız, kötü niyet içeren ve dayanağı bulunmayan davanın reddini, davalı lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
... 8.İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 63.046,64-TL asıl alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 10/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 11/08/2021 tarihli dilekçesiyle borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Alacağı varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 29/08/2022 tarihli raporda "Davacı taraf Jimer Kadın Sağlığı A.Ş.'nin 2016, 2017, yıllarına ait yasal defterlerini e defter olarak tuttuğu İlgili yıllarda, e-defter beratlarının ilk aylarının ve son aylarının kanuni sürelerde oluşturulduğu, Davalı taraf ... incelenmek üzere 2015-2016 yıllarına ait yasal defterleri olan Yevmiye Defteri,Defteri Kebir ve Envanter defterlerini beyan ettiği bu defterlerin yasal süresinde 6102 sayılı TTK nu 64/3 maddesine ve V.U.K 220-221-222 Maddelerine göre açılış ve 2015 yılına ait kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, 2016 yılının kapanış kaydının son sayfası olan 124. Sayfasının eksik olduğu için kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği,Davacı tarafın 2016-2017 yıllarına ait yasal defter bilgilerine göre davaya konu 14.11.2017 tarihli ... nolu 63.046,64TL tutarlı faturanın yasal defterlerine kayıtlı olduğu ve davacı tarafın davalı taraftan 63.046,64TL alacaklı olduğu, Bağlı bulunduğu Vergi Dairesine 14.11.2017 tarihli ... nolu 63.046,64TL tutarlı faturanın BS formu ile bağlı bulunduğu Vergi Dairesine bildirimde bulunmadığı,Davalı taraf ...'ün ibraz ettiği 2015-2016 yıllarına ait resmi defterlerinin yazdırılırken muhasebe kayıtları ana hesapları kapsayacak içerikte tercih edildiği, Davacı tarafın cari hesap bilgilerine davalı tarafın resmi defter kayıtlarında ulaşılamadığından davacı tarafa ait borç veya alacak tespiti yapılamadığı, Davalı taraf ...'ün bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevap müzekkeresine göre davacı taraftan mal veya hizmet alışı veya satışı yapmış olduğuna dair bir bildirimde bulunmadığı" tespit edilmiştir. Usul ve yasaya uygun görülen rapor doğrultusunda davacı taraf bakiye harcı tamamlamıştır.O halde tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Dava, ... 8. İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile takip tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmesi ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin olduğu, takibe dayanak borcun esas olarak davacı şirket ile davalı arasında 15.12.2014 ve 01.06.2015 tarihlerinde yapılan sözleşmeler gereğince ... tarafından davacı şirketten yapılan kesintinin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği halde ödenmemesi nedeniyle davalıya faturalandırılan bedelin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle başlatılan takipte yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, bu kapsamda tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, yeterli, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporu ile, davacı tarafın ticari defter kayıtlarından davacının davalıdan 63.046,64TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarından ise borcun çıkmadığı ve davalının BA/BS formlarında faturaların bulunmadığı, davalının davaya konu sözleşmedeki imzayı inkar ettiği, imza incelemesine ilişkin belgelerin mahkemece toplandığı ancak ispat yükü davacıda olmasına ve usulüne uygun şekilde yapılan ihtarata rağmen davacı tarafça imza incelemesi için masrafın tamamlanmadığı, bu kapsamda ispat yükü davacıda olmasına rağmen ticari defterlerin birbirini doğrulamamaları (HMK 222) ve davalının sözleşmedeki imzasının inkar etmesine rağmen gerekli masrafları davacının yatırmamasından dolayı imza incelemesi yapılamaması karşısında davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Şartlar oluştuğundan %20 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Yapılan masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar yasasına göre alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 761,45 TL'nin mahsubu ile fazla yatan 146,05 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davalının bu dava sebebiyle yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T'ye göre red nedeniyle belirlenen 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılara ödenmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iadesine,
Dair, Davacı yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğuna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır