T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021
KARAR NO : 2024
HAKİM
KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 3-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/01/2021
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/06/2018 tarihinde davalı firma adına tescilli kamyon ile davalı sürücü sevk idaresinde kaza gerçekleştiği, temizlik işçisi ...'nun ölümüne neden olduğunu, tutulan kaza tespit tutanağında sürücü ...'in 54/1-A maddesini ihlal ettiği, yaya ...'nun bankette yürüdüğünden kusurunun olmadığı tespit edildiğini, ceza dosyasında keşif yapıldığını ceza dosyasında alınan 30/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın kazayı önleme veya kazadan kaçınma imkanı zamanı ve mesafesi olmadığı, kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, sürücü ...'in yola yeterli dikkati vermediği, direksiyonda uykuya dalıp yayaların faydalandığı banket üzerinde bulunan yayaya tedbirsiz olarak çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, asli derecede kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın evli ve 4 çocuk babası olduğunu, ailesinin geçimini tek kişi olarak yaptığını, yıllık kazancının asgari ücret tutarında olduğunu, ölümüyle eşi ve çocuklarının maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalının asli derecede kusurlu olduğunu, ailesinin üzerinde telafisi mümkün olmayan etkiler bıraktığını, eş için 60.000,00TL ve çocuklarının her biri için ayrı ayrı 35.000,00TL olmak üzere toplam 200.000,00TL manevi tazminat istediklerini, kaza yapan ve sürücüsü kusur olan aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketiyle yapıldığını, sigorta şirketinden de sorumluluk sınırı içerisinde maddi tazminat talepleri olduğunu, davalı firmanın işleten olarak müteselsilen sorumlu olduğunu beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı ... Cam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili dilekçesinde özetle; Davacıların talepleri sigorta kapsamında olduğunu, tazminata karar verilmesi halinde bunun davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalı ...'in, müvekili davalı ... Cam Ltd'nin işleteni olduğunu, meydana gelen maddi ve manevi zararlardan, söz konusu aracı sigortalayan davalı ...Türk Sigorta Şirketi sorumluluğunda olduğunu, araç işleteni konumunda olan müvekkilinin sorumluluğu, araç sürücüsünün kusur sorumluluğunu aşamayacağını, kazanın meydana gelişinde, araç sürücüsünün kusuru etkileyen/ ortadan kaldıran bir durum söz konusu olduğundan müvekkilinin sorumluluğunun da ortadan kalktığına karar verilmesi gerektiğini, ceza davasında Bursa 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .................... Sayılı dosyasında yer alan Bursa Çekirge Devlet Hastanesi'nin 18/06/2018 tarihli (olaydan 9 gün önce) laboratuvar tetkik raporunda davalı ...'in şeker (Glukoz Akş) seviyesinin 304 olduğu (normal aralık 70-100) görüldüğünü, olayın meyanda gelişinde davalı ...'in kusurluluk halini azaltan/ortadan kaldıran bir nedenin olduğunu ve buna istinaden araç işleten konumunda olan müvekkili davalı ... Ltd'nin de kusur sorumluluğunu azaltan/ortadan kaldıran bir durumun söz konusu olduğunu ispatladığını, yargıtay içtihatlarında aracın önüne hayvan çıkması nedeniyle gerçekleşen trafik kazasında kusur sorumluluğunun doğmayacağı belirtildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava görevsiz mahkemede açıldığını, davacıların ileri sürdüğü iddialar ile ilgili bir sorumluluk kabul etmediklerini, olayda müterafik kusuru mevcut olduğu kabul edilse dahi, müteveffa ve işvereninin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağını kesen bir durum mevcut olduğundan yine müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, müterafik kusur halinin bulunduğu durumlarda 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 52. Maddesi gereğince tazminat hesaplamasında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, işveren gereken önlemleri almadığını, yol kenarında işçilerin çalışması sebebiyle meydana gelebilecek her türlü kazanın önüne geçmek amacıyla Belediye Yol Yapım, Bakım ve Onarım İşlerinde Çalışma Yönergeleri kapsamında belirtilen çalışma alanına uygun bariyer, trafik konisi ve sair işaretleyicilerin Belediye tarafından temin edilmediği bilindiğini, işverenin kusur oranının tazminat taleplerinde göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, müteveffa ve işvereninin AĞIR KUSURLU olması sebebiyle illiyet bağı kesildiği için müvekkilinin hukuki sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Türk Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, görev itirazları olduğunu, meydana gelen trafik kazası, müteveffa bakımından bir iş kazası olduğunu, davanın işveren mali mesuliyet sigortası kapsamında karşılanması gerektiğini, meydana gelen kazada kazazede, işçi olarak çalıştığından işveren mali mesuliyet sigortacısının tespiti ile davanın ihbarını talep ettiklerini, bahsi geçen 27.06.2018 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, müvekkili şirkete 18/11/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 662919617 numarası ile; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başına 330.000-TL olduğunu, müvekkili sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, müvekkil şirketin tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, davacı yanın şirkete başvuru yapması üzerine aktüer hesaplaması yapıldığını, hesaplamadan peşin sermaye değeri tenzil edildiğinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu herhangi bir tutar kalmadığının tespit edildiğini, müteveffa ...'nun yasal varislerinden olan çocuklarının yaşları destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanabildiği yaş sınırları dışında olduğunu, müvekkili şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapıldığını, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerinde hesaplanan tazminattan peşin sermaye değerini tenzil ettiğinde bakiye tazminat kalmadığından dolayı, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden davacının faiz isteme hakkı doğmadığını, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava ile davacılar, 27/06/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında miras bırakanları olan ...'nun vefatı nedeniyle maddi ve manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) talebine ilişkindir.
Dava ve cevap dilekçeleri, Osmangazi Sosyal Güvenlik Müdürlüğü'nün 14/07/2021 ve 12.10.2022 tarihli müzekkere cevabı, Gürsu Belediye Başkanlığı 14/07/2021 tarihli müzekkere cevabı, Gürsu Kaymakamlığı 09/08/2021 tarihli yazı cevabı, Bursa Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu ... Muh sayılı yazı cevabı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 21.01.2022 ve 07/04/2022 tarihli yazı cevabı, BUSKİ 11/04/2022 tarihli yazı cevabı, Gürsu İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 10/10/2022 tarihli yazı cevabı, Gürsu Jandarma Müdürlüğü'nün 17 Ekim 2022 tarihli yazı cevabı, Teleferik Polis Amirliği'nin 26.12.2022 tarihli yazı cevabı, Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 30.01.2023 tarihli yazı cevabı, ve yapılan yazışmaların cevapları dosyamız içerisine alınmıştır.
Kusur oranının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 01/11/2021 tarihli raporda " ... Plaka Sayılı Kamyon Sürücüsü ...'in: Dava konusu trafik kazasında 2918 Sayılı K.T.K.’nın ''Trafik İşaret ve Kurallarına Uyma Zorunluluğu '' başlıklı 47/c, '' Geçme Kural ve Yasakları '' başlıklı 54/a ve '' Şerit İzleme '' başlıklı 56/a maddesini ihlal ettiğinden % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğuna, Yaya ...' nun: Dava konusu trafik kazasında 2918 Sayılı K.T.K.’nın herhangi bir maddesini ihlal ettiği tespit edilemediğinden ''Atfı Kabil Kusuru '' olmadığı," tespit edilmiştir.
Tazminat oranının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlinin 04/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda "TRH 2010 tabloları dikkate alınarak prograsif rant formülü ile hesaplama yapıldığına, Davacılar tarafından açılan destek tazminatında çocukların kaza tarihinde reşit olduğu anlaşılmakla destek gören Eş ... için hesaplama yapıldığı, Dava dışı SGK tarafından ...'na dosyaya sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere 285.509,48 TI. PSD ödemesinde bulunulduğu, Yapılacak hesaplamada 5510s. Kanun 21/4.maddesi kapsamında rücuya tabi oranın 1/2'si mahsup yoluna gidilmiştir. Davacının desteğinin kazancının 695.115,69 TI. olacağını, Davacının zararının 347.557,84 TI. olacağı ve ödenen PSD değerinin 1/2'sinin mahsubu yoluna gidildiğinde zararının 204.803,10 TI. Olacağını, Davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 360.000,00 TI. Olduğu," tespit edilmiştir.
Alınan 26/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda "TRH 2010 tabloları dikkate alınarak prograsif rant formülü ile hesaplama yapıldığına, Davacılar tarafından açılan destek tazminatında çocukların kaza tarihinde reşit olduğu anlaşılmakla destek gören Eş ... için hesaplama yapıldığı, Dava dışı SGK tarafından ...'na dosyaya sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere 285.509,48 TL PSD ödemesinde bulunulduğu, Yapılacak hesaplamada 5510s. Kanun 21/4.maddesi kapsamında rücuya tabi oranın 1/2'si mahsup yoluna gidildiği, Davacının desteğinin kazancının 2023 yılı verileri dikkate alınarak 1.099.003,88 TL Olacağı, Davacının zararının 549.501,94 TI. olacağı ve ödenen PSD değerinin 1/2'sinin mahsubu yoluna gidildiğinde zararının 406.747,20 TL Olacağı, Davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 360.000,00 TL olduğu," tespit edilmiştir.
O halde; tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, işbu dava ile davacılar, 27/06/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında miras bırakanları olan ...'nun vefatı nedeniyle maddi ve manevi Tazminat talep ettikleri, davacılardan Mahizar'ın müteveffa'nın eşi olduğu, davacılar Emine, Azize, Marziye ve Raziye'nin ise müteveffa'nın çocukları olduğu, davalılardan ise; davalı ...'in araç sürücüsü olduğu, davalı ... Cam Sannayi Ltd.Şti.nin işleten, davalı ...Sİgorta'nın ise davalı aracın ZMMS'si olduğu, dosya arasında alınan 01/11/2021 tarihli rapor bilirkişi raporu ile davacı miras bırakanlarının kusursuz, davalı Kenan'ın ise %100 kusurlu olduğu, destekten yoksun kalma bakımından alınan 26/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise davacılardan müteveffanın çocuklarının kaza tarihinde reşit olmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmadığı, davacılardan müteveffanın eşi Mahizar'ın bakımından ise, dava dışı SGK tarafından ...'na 285.509,48 TL PSD ödemesinde bulunulduğu, yapılacak hesaplamada 5510s. Kanun 21/4.maddesi kapsamında rücuya tabi oranın 1/2'si mahsup yoluna gidildiğinde davacının desteğinin kazancının 1.199.003,88 TL olacağı, davacının zararının 549.501,94 TL olacağı ve ödenen PSD değerinin 1/2'sinin mahsubu yoluna gidildiğinde zararının 406.747,20 TL olacağı, davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 360.000,00 TL olduğu, davacılar vekilinin 19/09/2024 tarihli 13.celsedeki beyanı ile davacıların maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği, davacıların vekaletnamelerinin incelenmesinde feragat etme yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla bu durumda davacıların maddi tazminat talepleri bakımından davanın Reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise; Davacıların manevi tazminat isteminin temelinde, davalının haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; kusur, zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun TBK 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarihli ve 1966/7 E., 1966/7 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yine Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (TBK 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (TBK 57). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile TBK’nın 58. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında TBK’nun 58. maddesi uygulanır. TMK’nın 24. ve TBK’nın 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir.
Somut dosya değerlendirildiğinde; davalılardan ...Türk Sigorta bakımından, bu davalının ZMMS olması, poliçede manevi tazminata ilişkin herhangi bir kloz bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı bakımından manevi tazminat talebinin Reddine karar vermek gerekmiş; diğer davalılar bakımından ise, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, tarafların kusur durumları ile davacıların vefat nedeniyle duydukları muhtemel ızdırap da değerlendirilerek takdiren, Davacılardan ... için 60.000,00 TL, Davacılardan ...................... için 35.000,00'er TL'ye 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılar ... ve ... Cam Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların maddi tazminat taleplerinden feragat ettikleri anlaşıldığından her bir davalı bakımından Davanın Ayrı Ayrı Reddine,
-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılara ayrı ayrı verilmesine,
2-Davacıların davalı ...Türk Sigorta bakımından manevi tazminat talebinin Reddine,
-Davalı ...Türk Sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...Türk Sigorta tarafa verilmesine,
3-Davacıların davalılar ... ve ... Cam Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi bakımından manevi tazminat taleplerinin Kabulü ile, Davacılardan ... için 60.000,00 TL, Davacılardan....................... için 35.000,00'er TL'ye 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılar ... ve ... Cam Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 3.585,45 TL ve 419,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 4.005,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Alınması gereken 13.662,00 TL karar harcından peşin alınan 686,52 TL ve 6.930,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.045,48 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Peşin harç 686,52 TL ve ıslah harcı 6.930,00 TL ve 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.675,82 TL'nin davalılardan alınarak davacılar tarafına verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılar tarafına verilmesine,
8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekili yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır