TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
ANA DAVA
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:2-
3-
4-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 5-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 6-
BİRLEŞTİRİLEN ... 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/ ESAS SAYILI DAVADA
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:2-
3-
4-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 5-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 6-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/05/2021
KARAR TARİHİ : 24/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle ; Davacının Davalı şirketin hissedarı olduğunu aynı zamanda davalı şirketin kurucusu ... ... mirasçısı olduğunu Davalı şirketle ... arasında düzenlenen yeminli mali müşavirlik sözleşmesinin üzerindeki imzanın murise ait olmadığını bu sahte sözleşmelerle ve sahte onaylarla şirketin vergi incelemesinin önlendiğini açığa alınan hasılattan bu işi organize edenlerin yararlandığını bu sözleşmelerin hukuken geçersiz olduğunu bu sahte sözleşmelerle 2012-2013 Tarihli yeminli malimüşavirlik sözleşmesindeki imzaların Davalı ... Kuruoğluna ait olduğunu bu sözleşmelerle sahte pişmanlık beyanlarının ve vergi dairesine çeşitli beyannamelerin verildiğini bu beyannamelerle şirketin zarara uğratıldığı hissedar olan davacınında zarara uğratılmış olduğunu , bu zarardan ... ...ında diğer davalılarla birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... Turizm Tekstil San. Ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle ; Sözleşmenin ... tarafından imzalandığı kabul edilse dahi bu davalının yetkisiz temsilci sıfatına taşıdığını davalı şirketin düzenli olarak ... sözleşmesi imzalamasının zorunlu olmadığını şirket ortağının eldeki davayla ve sözleşme nedeniyle doğrudan zarara uğramasının mümkün olmadığını ortaya çıkacaksa şirketin tüzel kişiliğinde ortaya çıkabileceğinin tazminat talebinin zaman aşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; Haksız fiil olarak nitelendirilen iddialarının muhattabının davalı ... olmadığını, yine sözleşmeninde tarafının davalı ... olmadığını ileri sürülen fiilin faili olarak nitelendirilemeyeceğini , davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; 21.01.2011 Tarihinde imzalanan ... sözleşmesinin 8. Maddesinde 1 Ay önce yazılı ihbarda bulunulmaması halinde sözleşmenin kendiliğinden uzayacağının kararlaştırıldığını 2012 ve 2013 yılları için yapılan sözleşmelerdeki imza ... ait olmasa dahi yetkisiz temsile ilişkin hükümlere uygulanması gerektiğini ... 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/ Esas sayılı dava dosyasındaki davalıların sorumluluk gerektiricek bir durumun bulunmadığının belirlendiğini davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürerek sorumluluk davasında ilişkin vakalarla bu davanın aynı olduğunu bu nedenle bu davaların birbirine derdest olduğunu sahte olduğu iddia edilen ticaret sicile başvuruya ilişkin belgelerle ilgili olarak yetkisiz temsile ilişkin kuralların uygulanması gerektiğini yapılan bu işlemlere şirketin onay ve icazet verdiğini davanın zaman aşımına uğradığını ... Cumhuriyet başsavcılığının 2018/ Soruşturma sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Birleştirilen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/ Esas sayılı dosyasında;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirketin hissedarı olduğunu aynı zamanda davalı şirketin kurucusu ... ... mirasçısı olduğunu ... Ticaret Sicil Memurluğunca düzenlenen 17.06.2011 Tarihli imzala sirküler belgesinin sahte olduğunu bu belgedeki imzanın muris ... ait olmadığı savcılık dosyasında yapılan incelemede bu durumun tespit edildiğini Ticaret Sicil Müdürlüğünün bu belgeyi alırken imzayı noter imza sirküleri ile karşılaştırmadığını yasa ve yönetmeliğe aykırı davrandığını yine bu sahte belge ile ... 10 Noterliğince 23.06.2011 Tarihli imza sirkülerinin birçok sahte işlemde kullanıldığını ... 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/ Esas sayılı dava dosyasında muris ... ... şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla mirasçısı olduğu için kendisine ait dava açıldığına oysaki muris ... ... demans hastası olduğunu temsil ve ilzam ehliyetinin bulunmadığının ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce düzenlenen 06.11.2012 Tarihli imza sirkülerinin sahte olduğu ceza dosyasında alınan raporda sahte olduğunun tespit edildiğini Ticaret Sicil Müdürlüğünce gerekli incelemeler yapılmadan bu belgeye dayanılarak işlem yapıldığının davalılar ertan pakize ve lütfi hakkında ... 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/ esas sayılı dava dosyasında özel belgede sahtecilik suçundan dava açıldığından muris ... ... 15.10.2012 tarihinde alzheimer rahatsızlığı tanısının konulduğu şirket muhasebecisi ... ... muris ... ... için takip cihazı alındığını gösteren 26.09.2012 tarihli gider makbuzunun ceza dosyasına konulduğunun davalılar tarafından sahte belgeler düzenlenerek ... trafik sicil müdürlüğünden ... Plakalı aracın kaydının silindiğinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce düzenlenen 27.02.12 tarihli yetki belgesinin sahte olduğunun burdaki imzanın muris ... ait olmadığının ceza dosyasında tespit edildiğinin sahte yetki belgeleri ile davalı ... ... davalı şirkete ait ... ilçesi ... köyü 398 Ada 7 Parsel kayıtlı taşınması 1.500.000,00 TL'Lİk kredi karşılığı ... ... Bankası A.ş lehine ipotek olarak tesis ettiğini 17.06.2011 Tarihli genel kurul sonuçlarının ilama ilişkin işlerinin kararının ve ilanının sahte imzalı dilekçe üzerine yapıldığı ticaret sicil müdürlüğününde yasa ve yönetmelik gereği gerekli araştırmayı yapmadan bunu tescil ve ilan ettirdiğini davalı ... ... oğlu rasim ... adına açılan hesaplarla şirkete ait gelirleri kaçırarak şirketi zarara uğrattıklarını sahte imza sirküleri ile murisin özel hesaplarından ve şirket hespalarından çok miktarda para aktarıldığının şirketin yeminli mali müşavirininde katıldığı eylemlerle murisin akıl sağlığı yerinde olmadığı halde varmış gibi hareket edilerek sahte sözleşmeler yapılarak şirketin zarara uğratıldığının davalı ... ... yetkisi olmadığı halde ... sözleşmeleri imzalandığını , sahte olduğu bildirilen yetki belgesi ile sahte olarak ipotek seneti düzenlendiğini ... Bankasından alınan 1.500.000,00 TL'lik kredi ile şahsi borçlarının kapatıldığını taşınmazında ipotek nedeniyle satıldığını şirketin bu şekilde zarara uğratıldığını bu zararlar için şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunduğunu bu olaylar nedeniyle 10.000,00 Manevi tazminat ödenmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Turizm Tekstil San. Ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin 2021/ Esassına kaydedilen dava dilekçesinin incelemesi sonucunda, düzenlenen 02.06.2021 tarihli tensip tutanağında davalılar arasında ... yerine dava dilekçesinde bulunmayan ... Ticaret ve Sanayi Odası ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yer verildiğini, zaptın 10.,11. ve 12.maddelerinde de Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeler nedeniyle açılan davanın, tazminatla ilgili bölümünü ilgilendiren davanın tefriki ile iptali talep edilen belgelerin celbine karar verildiğini, tefrik edilen dosya Sayın Mahkemenin 2021/ Esasına kaydedildiğini, davacı, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerin sahteliğinin tespiti hakkında Sayın Mahkemenin 2021/ Esasına kayıtlı dosya ile ayrı bir açmış olup, işbu davanın konusu olmadığını, ... ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmeler olduğunu, davacı tarafın, söz konusu sözleşmelerde davalı şirket adına atılan imzaların davalılardan ...'na ait olduğu iddiası ile ... ve ... haklarında 2018 yılında suç duyurusunda bulunduğunun bilindiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/ soruşturma sayılı dosyası ile yapılan tahkikat sonucunda, Savcılık 2018/ sayılı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair" karar verdiğini, tüm bu nedenlerle beyanlarının kabulü ile, dava dilekçesinde gösterilen delillerden, davanın konusunu ilgilendirmeyen delillerin toplanması talebinin reddine, Yargılama sonunda haksız davanın reddine Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini davalı şirket adına talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; Haksız fiil olarak nitelendirilen iddialarının muhattabının davalı ... olmadığını, yine sözleşmeninde tarafının davalı ... olmadığını ileri sürülen fiilin faili olarak nitelendirilemeyeceğini , davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; diğer davalı ... ile yine diğer davalı ... Turizm Tekstil San.ve Tic. A.Ş. arasında 21/01/2011 tarihinde ... Denetim Tasdik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 8.1. Maddesinde; "sözleşmenin 01/01/2011 tarihinden itibaren en az 1 yıl süre ile geçerli olmak üzere düzenlendiği, sözleşmenin sona erdiği larihten en az 1 ay önce yazılı ihbarda bulunulmaması halinde sözleşmenin 1 yıl daha kendiliğinden Uzayacağı" hükmüne yer verildiğini, ... A.Ş.'nin sözleşmenin sona ereceğine ilişkin diğer davalı ...'a gönderdiği herhangi bir ihbar söz konusu olmadığını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 2012 ve 2013 yılları için yeni bir sözleşme düzenlemeye gerek bile olmadığı halde, sözleşmelerin düzenlenmesinden sonra üzerindeki imzanın ... ...'na ait olup olmamasının esasa etkili olmadığı açıkça ortada olduğunu, huzurdaki dava ile ilgili olarak davacı vekili müvekkil ..., diğer davalı ... haklarında ... C.Başsavcılığına 2018/ Soruşturma sayılı dosya ile şikayetçi olduğunu, savcılıkça 2018/ sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava davalı şirkete ait 16/01/2012 tarihli 21/01/2013 tarihli yeminli mali müşavirlik denetim ve tam tasdik sözleşmelerinin sahteliğinin tespiti ve iptal ile bu hususlardan kaynaklı olarak davacının 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat istediği anlaşılmaktadır.Eldeki davada dava dilekçesindeki taleplerin ileri sürülmüş biçimine göre birden fazla istem bulunduğu düşüncesiyle tensip düzenlenirken tazminat davası hakkında tefrik kararı verilmiş ve tazminat istemi ayrı bir esasa kaydedilmiştir. Ancak bu işlemden sonra davacı tarafın Mahkemeye sunduğu dilekçelerde ve 30/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi içeriğinde sahteliğin bir vakıa olarak ileri sürüldüğünü yargılamanın içerisinde vakıalara yönelik olarak tahkikatta değerlendirme ve araştırma yapılmasının istendiği eldeki dava ile aslında sahteliğe ilişkin olarak ortaya çıkan zararın tazminini istendiği belirtilmiştir.Bir davada birden fazla talep hakkında hüküm kurulması istendiğinde objektif dava birleşmesi söz konusudur. Ancak davacı taraf eldeki davada söz konusu sahteliğe ilişkin ileri sürülen hususların tazminat isteminin nedeni olarak ortaya konulduğu, ıslah dilekçesi ile bu hususlarla ilgili olarak ayrı bir eda hükmünün istenmediği açıklandığından tefrik edilen tazminat isteminin davanın konusu olarak kaldığı anlaşılmakla dosyada birleştirme kararı verilmiştir. İki ayrı esas davacının dava dilekçesi içeriğindeki açıklamalarından kaynaklanmış olup daha sonra sunulan beyan dilekçeleri ile 30/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi sonrasında davacının sahtecilik nedeniyle iptale ilişkin eda hükmü içeren bir talebinin bulunmadığı, eda hükmü içeren talebinin tazminat istemi olduğu anlaşılmakla birleştirme kararı verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tazminat isteminin dayanağı olan vakıalar sahtecilik istemi olduğu buna ilişkin olarak Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama yapılmıştır. Davacının haksız fiil niteliğindeki sahteciliğe ilişkin iddialarının aynı zamanda suç teşkil etmesi nedeniyle ... 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/ Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş söz konusu dosya sonuçlanarak hükme bağlanmış ve sanıkların beraatine karar verilmiştir. Davalılar hakkındaki tazminat istemi onları gerçekleştirdiği ileri sürülen haksız fiile yönelik eylemler nedeniyledir. Ancak gerek ceza dosyasında yapılan yargılama sonucu davalıların ileri sürülen haksız fiilden kaynaklı sorumluluklarına dair yeterli delil bulunmadığı gibi ceza dosyasındaki mahkemenin beraate ilişkin hüküm ve gerekçeleri dikkate alındığında haksız fiilin unsurları olan fiil, zarar ve illiyet bağı unsurlarından fiilin davalılar tarafından gerçekleştirildiği subuta ermiş değildir, nitekim ceza dosyasında da bu gerekçe ile sanıklardan hakkında beraat kararı verilmiştir.Yargılama devam ederken Mahkememizce ... A.Ş.'nin kayıtlarında da bilirkişi incelemesi yapılmış, bir zarar bulunup bulunmadığı araştırılmış, davacı tarafın istediği zararın doğrudan kendisinin gördüğü zarar mı yoksa şirketin uğradığı zararın şirkete tahsilinin mi talep edildiği açıklattırılmış, davacı tarafça davacının doğrudan doğruya zarar isteminin bulunduğu ileri sürüldüğünden davacıya doğrudan doğruya zararın ne şekilde gerçekleştiği, hangi olguların vakıalardan kaynaklandığı, zararın ne olduğu ve hangi delillerle ne şekilde ispatlanacağı hususunun açıklanması istenilmiş, yapılan inceleme ve araştırmalarda davacının söz konusu iddia edilen eylem nedeniyle kendisinin isteyebileceği doğrudan doğruya bir zararının bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafın şirketin iş ve işlemleri ile ilgili olarak ileri sürdüğü vakıaların niteliği ve içeriğine göre ortaya çıkan zararın var ise şirket bakımından doğması muhtemel nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Esasında çoğunlukla yöneticilerin ve haksız eylemden sorumlu olan kişilerin şirket faaliyeti ile ilgili iş ve işlemleri ile ilgili ortaya çıkan zarar şirket üzerinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle çoğunlukla zararla ilgili gerçek hak sahibi çoğunlukla şirkettedir. Ortaklar da şirketin uğradığı zararın şirkete ödenmesi için tazminat davası açabilirler. Çoğunlukla ortaklar bu iş ve işlemlerden dolaylı zarar görürler. Doğrudan doğruya zarar gören çoğunlukla şirkettir. Ortak dolaylı zarar gördüğü durumlarda şirkete ödenmesi istemli dava açabilir. Ancak bazen de ortak bu iş ve eylemler nedeniyle doğrudan doğruya kendisi de zarar görebilir ancak ortak doğrudan doğruya zararın zararı doğuran olguları zararın varlığını ve miktarını ve bu zararın davalı taraflarca yapılan iş ve işlemlerden kaynaklandığını ispatlamalıdır. Eldeki dava dosyasında yukarıda açıklandığı üzere haksız fiil sorumluluğunu gerektiren eylem zarar ve illiyet bağı unsurlarından davalıların sorumluluğunu gerektiren eylemin davalılar tarafından gerçekleştirildiği sübuta ermediği gibi (ki ceza dosyasında da bu nedenle beraat kararı verilmiştir.) davacı doğrudan doğruya meydana gelen zararı ortaya koyup ispatlayabilmiş değildir.Eldeki davadaki talep ıslah dilekçesi sonrasında yalnızca tazminat istemi olarak kaldığından ıslah dilekçesi ile davacı taraf dava dilekçesindeki talep sonucunu daraltarak sahtecilik nedeniyle belgenin iptali istemi ortadan kalkmıştır. Esasında Islah, iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı kapsamında kalan bir usûl işlemin yapılmasına hizmet etmektedir. Bu çerçevede ıslah, değiştirme veya genişletme olarak değerlendirilemeyecek talep sonucunun daraltılması için kullanılmasına gerek yoktur, ancak davacı taraf dava dilekçesin tamamen ıslah ederek verdiği dilekçede sahteciliğe ilişkin iptal ve tescil istemi bakımından dava dilekçesindeki talebini ıslah dilekçesi ile daraltarak yalnızca tazminat talebinde bulunduğundan eldeki davada daraltılan bu talepler ile ilgili olarak red kararı verilmesi gerekmiştir. Davacı taraf her ne kadar sahteciliği ileri sürülen belgelerle ilgili adli emanetten celp edilerek sahtecilik araştırmasının yapılmasını ileri sürülmüşse de yukarıda açıklandığı üzere sahte belgeye dayanılarak iptal ve tescil istemine ilişkin eda talebi daha sonrasından davacı tarafça daraltıldığından bununla ilgili zaten hüküm kurulamayacaktır. Tazminat istemleri yönünden de yukarıdaki açıklanan gerekçelerle davanın reddi gerektiği anlaşıldığından ana dava ve daha sonradan tefrik edilerek ana dava ile birleştirilen davadaki istemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
(Ana dava birleşen dava bakımından)
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan başlangıçta alınan 341,55 TL peşin harç ve 150,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 123,85 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara eşit oranda ödenmesine,
Birleştirilen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyasında
1-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan 150,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 465,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 20.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara eşit oranda ödenmesine,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve bir kısım davalı vekillerinin yüzüne karşı, davalı ...'ın tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 24/12/2025
Başkan ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Katip ...
E-imzalı