TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2021
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan görüşmeler sonucunda davalı tarafından sunulan 12.11.2020 tarihli fiyat teklifi ile, 1,5*1250 mm 6110 (20-2042 Stok) 1 rulo ürün ... rulo ürün olmak üzere 2 rulo ürünün alım satımı konusunda anlaşılmış olduğunu, söz konusu i) 1,50x1250 mm 6110 (20-2043 Stok) 1 rulo ürün ve ii) ... 1 rulo ürün için davalı şirket tarafından gönderilen kalite sertifikası ile akredite laboratuvar analiz sonuçları kıyaslandığında fahiş değer farkı ortaya çıktığı, satın alınan 2 ruloda da davalının sunduğu sertifikalar ile kimyasal analiz sonuçlarının örtüşmediğine ilişkin 19.11.2020 tarihinde davalı şirkete ayıp bildirimi yapılmış olduğunu, üzerine ürünlerin olması gereken kalitenin dışında ve kabul edilemez düzeyde ayıplı değerlerin görüldüğü gerekçesiyle davalı şirket tarafından durumun üretici firmadan izahının isteneceği belirtilmiş olduğu; ardından ürünlerin iade alınacağı bildirilerek ayıba ilişkin kabul beyanı yinelenmiş olduğunu ve iade prosedürüne geçileceğinden bahsedilmiş olduğunu, ancak iade günü geldiğinde davalı tarafından ürünlerin iadesinden vazgeçildiği şeklinde bir geri dönüş alınmış olduğu, uyuşmazlığa konu ürünlerin kimyasal analiz sonucu ortaya çıkan değerleri ile sertifikalarının örtüşmediği; sertifikaların alım satıma konu ürünleri tanımlamadığı, davalı şirketle yapılan görüşmelerde durumun üretici firmadan kaynaklanabileceği belirtilmiş olduğu ve ayıba ilişkin kabul beyanı alenen vurgulanmış olduğu, ne var ki, iadeye ilişkin prosedüre gerektiği şekilde başlanmamış ve iade işlemleri tamamlanamamış olduğu, tüm bildirimlere rağmen ayıplı ürünlerin davalı şirket tarafından teslim alınmaması üzerine tarafımızca ... 10. Noterliği’nin 18.01.2021 tarihli yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu gizli ayıplardan doğan doğrudan ve dolaylı zararlarının tazmin ve ilgili mevzuattan doğan diğer tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydı ile 2 grup ürünün toplam 22.667,80 USD tutarındaki ücretinin davacı şirkete iadesi talep edilmiş olduğunu, davalı vekili tarafından gönderilen 10.02.2021 tarihli ihtarnamesi ile cevap verilerek özetle taleplerin kabul edilmediği, TTK. M. 5/A kapsamında gerçekleştirilen zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamamış olduğu, sözleşmenin feshi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-USD bedelin ödeme tarihiden itibaren 3095 SK. M.4/a hükmü uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davacıya iadesine, ayıplı ürünlerin davalı şirket tarafından teslim alınmasına, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının dava konusu ürünler hakkındaki “ayıplı mal” iddialarının dayanağı bulunmadığı gibi dava konusu rulo ürünler, üretici firmadan alındığı -orijinal haliyle- ve üretici firmanın verdiği sertifikalar ile davacıya teslim edilmiş olduğunu ve bu konuda davalı şirkete yüklenebilecek mahiyette bir kusur bulunmadığını, kaldı ki, hiçbir zaman kabul anlamına gelmemek üzere, davacının iddia ettiği hususlara ilişkin ayıp ihbarının süresi içinde yapılmadığı, öncelikle satımı yapılan rulo ürünler ile ilgili davalı şirkete isnat edilen iddialar tamamen asılsız olduğu, davacı, vekil eden firmaya göndermiş olduğu maillere göre çelişkili ifadelerde bulunmuş olduğu, davacı taraf kendi beyanları ile çelişir durumda olduğu, işbu dava kötü niyetli olarak ikame edilmiş olduğu, müvekkilinin iadeye hazır olduğunu bildirdiği ruloları iadeden vazgeçtiği; süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı ruloları da işledikten sonra iade etmek istemesi basiretli bir tacir olarak hareket etmediğinin açık göstergesi olduğunu, dava konusu ürünler davalı davacı taraftan alınan onayın ardından siparişe sadık kalınacak şekilde teslim edilmiş olduğunu, bu ürünlerle ilgili sonradan davacının yapmış olduğu bildirim üzerine müşteri memnuniyeti kapsamında iade alınmak istenmişse de davacının talepleri kendi çıkarları doğrultusunda değişmiş olduğu; sözleşmeye aykırılık oluştuğunu, zira ekteki sözleşmesinin koşullarında da açıkça belirtildiği üzere "müşteri malzemenin ayıplı olduğunu tespit ederse malzemeleri işlemeksizin tesliminden itibaren en geç 7 gün içerisinde satıcıya yazılı ayıp ihbarında bulunacaktır." ibaresine aykırı olarak ruloları bildirimden sonra işleyerek bir kısmının iadesinden vazgeçmiş olduğu ancak tamamen keyfiyete bağlı olarak seçtiği diğer ruloyu ise kötü niyetli olarak işledikten sonra iade vermeye çalışmış olduğu, arz ve izah edilen nedenler ile beraber ürünlerle ilgili davalının hiçbir eksik yada kusuru bulunmadığını, bununla birlikte sözleşmede de açık şekilde belirtildiği üzere süresinde yapılmayan ihbar varken ve dahası işlenmiş ürünler söz konusuyken davacının taleplerinde haksız olduğu, Haksız ve dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Eldeki dava, davacının ticari alım-satımdan kaynaklı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatması, borçlu davalının ise davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek süresinde takibe itiraz etmesi neticesinde açılmış itirazın iptali davasıdır. Davanın İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı taraf kendisine verilen ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmiştir.Davalı taraf ise ayıp iddiasını kabul etmemiş ve ayıbı kabul anlamına gelmemek üzere ihtarın süresinde yapılmadığını ileri sürmüştür.Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.Mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu aldırılmıştır. Aldırılan 09/03/2022 tarihli SMMM bilirkişisi raporu ile ;" Davacı satıcı davalıdan satın almış olduğu rulo saçlardan bir kısmının ayıplı olduğunu ifade ederek bu ayıplı ürünlerin geri alınıp parasını talep etmiş davalı ise ayıbın süresi içinde ihbar edilmediğin ve ürünlerin işlenmiş olması nedeniyle de aralarındaki fiyat teklifinde yazılı olduğu üzere işlenmiş malın iadesinin alamayacağını ifade ederek talebi reddetmiştir. sonraki yedi gün içinde satıcı ve alıcının belirleyeceği kişiler işlenmemiş mal üzerinde incelemede bulunacaklardır. İnceleme sonunda malzemelerin ayıplı olduğu kararlaştırılırsa satıcı en geç üç gün içinde malzemeleri hasarsız olarak satıcının fabrika sahası içine iletmekle yükümlü olduğu gibi satıcı hiçbir koşul ileri sürmeden malzemeleri geri alacaktır. Demektedir. Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari alım satımlarda alıcı açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde muayene külfetini yerine getirip ayıp ihbarında bulunulmalıdır Malların faturası 13.11.2020 tarihlidir. Alıcı malzeme numunesini test raporundan görüleceği üzere 27.11.2020 tarihinde laboratuvara teslim etmiştir. Testin sonucu 29.12.2020 tarihinde çıkmıştır. Davacı alıcı 18.01.2021 tarihinde ... altıncı noterliğinden çektiği 00390 yevmiye nolu ihtarname ile malın ayıplı olduğunu geri alınıp verilen tutarın iadesini ihtar etmiştir. Davalı satıcı bu ihtara ... 10. Noterliğinden gönderdiği cevabi ihtarname ile malların işlenmiş olması nedeniyle artık hurda değeri taşıdığı bu nedenle iade almanın söz konusu olmadığı ihtar edilmiştir. Tarafların yazışmaları kontrol edildiğinde: davacının belirtiten sürelerde muayene ettirmediği ve ayıp ihbarının yasal süresi içinde gerçekleşmediği görülmektedir. ayrıca aralarındaki anlaşmada iadenin malzemelerin işlenmesi halinde mümkün olmadığı, " bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın tekrar önceki bilirkişi heyetine tevdi ile davaya konu üründeki ayıbın gizli ayıp olup olmadığı ve bu ayıbın tespitinin üründe herhangi bir işlem yapmadan tespitinin mümkün olup olmadığı hususunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.Aldırılan ek bilirkişi ek raporunda özetle; Kesifte yapılan Kalibre boru analiz raporun da komisyon huzurunda yapılan ölçümle ölçümlerdeki elde edilen değerlerle Alınan Numunenin ... Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği Laboratuvarında Yapılan Analiz Sonuçları Kabul Görebilecek Sapma Oranları ile Aynı Çıkmış olduğunu, dolayısıyla satıcı tarafından alıcı davalı firmaya teslim edilen ürünler aynı carbon değerine sahip olmayan gizli ayıplı ürünler olduğunu, üründeki ayıbın gizli ayıp olup olmadığı ve bu ise yine kontrolle tespit olmayacak bir olay olduğu, burada her iki taraflı mağduriyet yaşanmaması karşılıklı güven olayını 2.ci plana atıp kendi bünyelerinde bulunan laboratuvarlarında analiz yaparak ürünün kendi istekleri ve satın aldıkları ürün özelliklerinde olmadığını belirleyip eldeki malzemeleri dilimlemeden iade edip karşılıklı zarar minimum düzeyde tutulabileceği, diğer taraftan rulolardan örnekleme yöntemi ile alınan küçük bir numunede kullanılmasını etkilemeyecek küçük çapta karbon yüzdesi olarak farklılıklar gösterebileceği mütalaa edilmiştir. Davacı tarafça dava değeri 21.667,80 USD arttırılarak toplam talep miktarı 22.667,80 USD'ye yükseltilmiştir.Açık ayıplarda TTK'nun 23/1-c maddesi uyarınca malın tesliminden itibaren alıcı sekiz gün içerisinde muayene ve ihbar külfetini yerine getirmelidir. Gizli ayıplarda ise aynı madde fıkrasının TBK 223.maddesine yaptığı yollama ile ayıp ortaya çıktığı anda gecikmeksizin ayıp ihbarı yapılmalıdır. Tacirlerin satım sözleşmesinde ayıp ihbarının ne şekilde yapılacağı TTK'da düzenleme altına alınmıştır. TTK18/1.maddesine göre tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenlik elektronik imza ile yapılmış e-posta sistemi ile yapılır. TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır.Bu kapsamda, tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, 20/06/2022 tarihli ve 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporları neticesinde davalı tarafından davacıya gönderilen ürünlerin ayıplı olduğu, ayıbın gözle ve kontrolle tespit edilemeyeceği, kimyasal analiz cihazında analiz yapılarak belirlenebileceği, dolayısıyla ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, 09/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davaya konu malların fatura tarihinin 13/11/2020 olduğu, her ne kadar malların teslim tarihi belli değil ise de 27/11/2020 tarihinde malların laboravatuara teslim edildiği ve test sonucunun 29/12/2020 tarihinde çıktığı, davacı her ne kadar 18/01/2021 tarihinde ... 6.Noterliği üzerinden davalıya ihtar çekse de dosya arasında bulunan belgelerden 19/11/2020 tarihinde davacının mail yoluyla ayıp bildirimini yaptığı, dolayısıyla gizli ayıp niteliğini barındıran mallarla ilgili ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, 20/06/2022 tarihli ve 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporları ile gizli ayıplı ürünlerden dolayı sözleşmeden dönmenin şartlarının oluştuğu, bu kapsamda davacı tarafından ödenen toplamı 22.667,80 USD'ye denk gelen tutarda 1.000,00 USD'ye 25/01/2021 tarihinden, 21.667,80 USD'ye ise 28/11/2024 (ıslah tarihi) tarihinden itibaren itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi hükmüne göre işleyecek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davaya konu davacı uhdesinde bulunan ürünlerin aynı anda davalıya iadesine şeklinde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Öte yandan her ne kadar duruşma esnasında kısa kararda "...1.000,00 USD'ye 25/01/2021 tarihinden, 22.667,80 USD'ye.." şeklinde hüküm kurulmuşsa da 22.687,80 USD ibaresinin hükme maddi hata ile yazıldığı, ıslah dilekçesinden de anlaşılacağı üzere toplam talep miktarının 22.667,80 USD olduğu anlaşılmış "22.667,80 USD" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine aşağıdaki şekilde "21.667,80 USD" ibaresi yazılmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davacının davasının KABULÜ ile ,1.000,00 USD'ye 25/01/2021 tarihinden, 21.667,80 USD'ye ise 28/11/2024 tarihinden itibaren itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi hükmüne göre işleyecek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davaya konu davacı uhdesinde bulunan ürünlerin aynı anda davalıya iadesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 52.102,76 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 12.975,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 39.127,56 (peşin+ıslah) TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri, posta, talimat, ... araç ücreti ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.911,00 TL yargılama gideri ve 13.462,90 TL harç olmak üzere toplam 18.373,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 118.411,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.