TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Otomotiv Metal San. Dış. Tic. Ltd. Şti. İle davacı arasında Galvenizli Yapısal Profil ve Yağmur Oluğu Üretim İşine İlişkin Satış Sözleşmesi imzalayarak davalının Çorlu ilindeki şantiyesindeki sözleşme konusu işleri davacıya verildiğini, sözleşme konusu işler için ham madde tedarik ettiğini, sözleşme gereğince davacı şirket tarafından davalının 150.000 USD avans yatırılacağı karşılığında ... Bankasının ... seri numaralı Avans Teminat Mektubu davalı şirkete şantiyesine gidilerek verildiğini, sözleşme ile avans yatırılması gereken tarihte çelik fiyatlarında fiyat farkı çıkması sebebiyle avans teminat mektubunun avansını yatırmayarak sözleşmeye aykırı davrandığını, teminat mektubunu davalı şirkete posta yoluyla iade ettiğini, davalı tarafça sözleşmenin ön sözleşme olduğu bu nedenle sözleşmeyi feshettiklerini belirttiğini, davalının ... 10. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 25/05/2022 tarihli ihtarnamesinde haksız fesih nedeniyle uğradıkları zararın giderilmesini talep ettiklerini, davalı şirket ... 31. Noterliğinin yevmiye numaralı 03/06/2022 tarihli İhtarnamesi ile yapılan sözleşmenin sipariş olduğunu, sözleşme olmadığını, sözleşme bedelinin yüzde yetmişi ödenmeden herhangi bir satın alma yapılamayacağından iddiaların kabul edilmediğini bildirdiğini, davalının avansı yatırmayarak temerrüde düştüğünü, davalı sözleşmenin ayakta kalmasını istediğini ancak davalının borcunu ifa etmediğini, davacının davalı tarafla görüşmesi üzerine üretim için ham madde siparişi verdiğini ve bu malzemeleri satın alarak işyerine getirdiğini, sözleşmede belirtildiği üzere iptal/ değişiklik olması halinde tüm masrafların müşteri tarafından ödenmesi gerektiğini, ekte sunulan faturalarda sözleşmeye istinaden ham maddeleri satın aldığını, davacının malları satın aldığı tarihteki ham madde fiyatındaki düşüş sebebiyle yaşanılan fiyat farkından dolayı davacının zarara uğradığını, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız yere feshettiği sözleşmeye göre davacının tüm zararlarını ve tüm masraflarını ödemekle yükümlü olduğundan, davalı tarafın edimini yerine getirmemesi sebebiyle uğranılan tüm zararların ve yapılan tüm masrafların tazminini zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca 18.04.2022 tarihli satış sözleşmesi şeklinde iddia edilen sipariş formu alım- satım sözleşmesine hazırlık niteliğinde olup taraflar arasında herhangi bir ürün alım satımı gerçekleşmediğini, gerçek bir Mal alışverişine dayanmayan birtakım sözde hukuki işlemlerle geçerlilik kazandırılmaya çalışılarak davacı yanca geçmişte böyle bir ticaret yapıldığı algısı yaratılmaya çalışıldığı, Ön siparişe konu satış koşul detayları ve taraflara yüklenen sorumluluklar formun hüküm kısmında belirlendiğini, siparişe konu ürünlerin davacı şirket tarafından hangi şartların yerine getirilmesiyle temin edileceği detaylıca ifade edildiğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için davalı tarafından ürünlerin toplam bedelinin yüzde yetmişlik kısmının avans ödemesi yapılması, mal sevki öncesi onay sürecinin tamamlanması v.s. Hususlar gerektiğini, sipariş formunda belirtilen hükümler uyarınca davalı şirket tarafından davacı yana iletilmiş herhangi ürün ölçüsü ya da teknik çizim bulunmadığını, sözleşme kurulmadığı için siparişe konu ürün teslimi de söz konusu olmadığını, ön sözleşmenin geçerli olarak doğmuş sayılabilmesi için, tarafların karşılıklı olarak açıkladıkları iradelerin birbirine uygun olması, her türlü iradeyi sakatlayan sebeplerden uzak bulunması gerektiğini, Somut nizada geçerli bir sözleşmenin varlığından söz edilemeyeceği gibi asıl borcun varlığından da söz edilemeyeceğini, dolayısıyla davacı yanca teyit edilen bir siparişin söz konusu olmadığı, neticede siparişin iptal ve değiştirilmesiyle tedarik edilen ham madde ve sarf malzemelerine ait masrafların talebi de mümkün olmadığını, Davacı taraf ile müvekkili arasında imzalanan bir ön sözleşme olmadığı, yürürlüğü dahi girmemiş bir ön protokole dayalı olarak zarar ve cezai şart talebinde bulunulması hukuken mümkün olmayacağını, sipariş formu kapsamında işi gerçekleştirmek için ham madde satın aldığını ve ham maddelerin birim fiyatının düştüğü iddiası ile zarar ettiğini belirten davacı sözleşme ilişkisi kurulmadan ve avans ödemesi yapılmadan sipariş formuna göre hareketle ham madde tedarik ettiğini, tedarik edilen hammadde ise davacı firmanın işi gereği zaten sipariş ettiği mal ve ürünler olup bu hususta bir zarardan bahsedilemeyeceği, ürün fiyatında yer alan varsa değişiklikler ise ticari piyasanın bir gereği olup fiyat hareketlerinin sorumlusunun müvekkili şirket olması da mümkün olmadığını, düşen fiyata ilişkin zarar iddiası haksız ve hukuka aykırı olduğu gibi müvekkili şirkete hiçbir sorumluluk tahmil edilmesi de mümkün olmadığını, davacı tarafça ibraz edilen faturalar davacı tarafın olağan ticari faaliyetinden kaynaklanmakta olduğunu, dava konusu siparişe ilişkin olduğuna dair herhangi bir delil ibrazı da bulunmadığını, Davacının iddiasının aksine sözleşmenin hüküm doğurması mümkün olmadığı gibi sözleşmeden doğan zararın varlığı da tarafımızca kabul edilebilir değildir. Herhangi bir mal teslimi de söz konusu değildir. Davacı yanca borç iddiasına dayalı alacak talebinde bulunulamaz. Müvekkil firmanın herhangi bir talimatı veya taahhüdü olmadan satın alınan ham maddelerden zarar iddiasına dayalı davacı tarafın alacak talepleri mesnetsiz, hukuka aykırı ve kötü niyetlidir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte tarafların sözleşmeyle bağlı tutulması hem onların ekonomik özgürlüklerini engeller, hem de bir başkası ile sözleşme yapma fırsatını ortadan kaldırdığını, Dava konusu sipariş formunun sözleşmeye hazırlık aşaması olduğu yukarıda izah edilen nedenlerle oldukça açık olduğunu, taraflar arasında kurulmuş mevcut bir sözleşme olmadığı ve bu sözleşmeden doğan zararların tazmin talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacı firmanın ticari faaliyetleri sırasında yapmış olduğu harcamaların benzin ve otoyol v.s. giderlerin müvekkiline tahmil edilmesi de mümkün olmadığını, Yetkisizlik itirazımızın kabulü ile dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini,Davacının taleplerini belirli hale getirmesi ve taleplerini ayrıştırması için davacıya süre verilmesini aksi halde davanın usulden reddini, İspat edilemeyen davanın tüm yargılama harç ve giderleriyle ücreti vekaletin karşı yana tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) talebine ilişkindir.Zarar ve alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 30/10/2023 tarihli raporda "Davacının sözleşme gereğince sipariş etiği iddia edilen ürünlerin faturaya işlenip işlenme Davacının sözleşme gereğince sipariş ettiği iddia edilen ürünlerin faturaya işlendiği tespit edilmiştir. Fatura ile ürünlerin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı; Fatura ile ürünlerin birbirini doğruladığı tespit edildiği, Davacının davalı ile yaptıkları sözleşme gereğince uğradığı bir zararın olup olmadığı; Sözleşmede yer alan “teyit edilen siparişin, iptali ya da değiştirilmesi durumunda, iptal değişikliği tarihi itibariyle bu sipariş için tedarik edilmiş olan hammadde ve sarf malzemesi varsa, tüm masraflarda dahil olmak üzere alış fiyatları üzerinden müşteriye fatura edileceği” açık düzenlemesi uyarınca davacının ancak teyit edilen siparişlerin iptal edilmesi halinde fiyat değişikliği nedeniyle uğranılan zararı talep edebileceği, ancak dosya kapmasında teyit edilen herhangi bir siparişin tespit edilemediği bu nedenle davacının dava konusu malzemelerin piyasa değerinin düşmesi nedeniyle uğradığı zararı talep edemeyeceği değerlendirildiği, Bununla birlikte 2022/ Bayındırlık Fiyatlarında galvaniz saçın kilogram fiyatı 20,80-TL olarak belirlendiği 2022/ Haziran ayında yeniden güncellenen fiyatlarda ise 17,80-TL olarak belirlendiği görüldüğü, Davacı tarafından 25/05/2022 tarihinde noter kanalı ile ihtarname keşide ettiği, ihtarnamede hammaddelerin piyasa fiyatının düşmesi nedeniyle fiyat farkının talep edildiği görüldüğü, 25/05/2022 tarihinde dolar kuru 16,2670 TL olduğundan davacı tarafından 18/04/2022 tarihinde sonra alınan hammaddelerin birim fiyatı 19,8457 TL olarak hesaplandığı, Bu bedel bakanlık birim fiyatlarının altında olduğundan davacının sipariş iptali nedeniyle fiyat farkı talep etme hakkı olduğu kabul edilse bile davalı şirketi temerrüde düşürdüğü tarih itibariyle fiyat farkı bulunmadığından zarar hesaplanamadığı, davacı tarafından sunulan belgelerden ... ... ... dökümü 751,00.-TL, 19/04/2022 tarihinde 1.293,25.-TL ve 21/04/2022 tarihinde 1.280,25 TL benzin fişi ve 4/05/2022 tarihli 150.000,00.-USD teminat mektubu tutarının komisyon ücretinin 1.457,17-TL olduğu görüldüğü, Sipariş iptali olmasa bile sözleşme gereği davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle davacının müspet zarar kalemleri arasında bu bedellerin talep edilebileceği değerlendirildiğinde 751,00 * 1.293,25 * 1.280,25 * 1.457,17 - 4.781,67 TL zarar hesaplandığı" tespit edilmiştir.Mahkememiz 30/11/2023 tarihli celsesi 2 nolu ara karar gereği tarafların beyan ve itirazları değerlendirilmek üzere dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup alınan 04/02/2024 tarihli raporda kök raporda bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığına ilişkin rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz 07/03/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereği tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ile alacak kalemi olarak nakliye masrafının dahil olup olmayacağı olacaksa belirlenen tutarın değişip değişmeyeceği dahil olmayacaksa nedeninin tespiti amacıyla aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş hazırlanan 09/05/2024 tarihli raporda " sipariş iptali olmasa bile sözleşme gereği davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle davacının müspet zarar kalemleri arasında bu bedellerin talep edilebileceği değerlendirildiği, davacı tarafından sunulan ... ... ... dökümü 751,00-TL, 19/04/2022 tarihinde 1.293,25-TL ve 21/04/2022 tarihinde 1.280,25 TL benzin fişi ve 04/05/2022 tarihli 150.000,00-USD teminat mektubu tutarının komisyon ücretinin 1.457,17- TL olduğu dikkate alınarak; 751,00 + 1.293,25 + 1.280,25 + 1.457,17 = 4.781,67 TL zarar hesaplandığı, davalının bu zarardan sorumlu olduğu" tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; bilindiği üzere, 6098 sayılı TBK'nın 1. maddesi uyarınca; sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. Taraflar arasındaki teklif formu icap niteliğindedir. İcap, sözleşmenin kurulması için gerekli olan iki irade açıklamasından ilkidir. Diğeri ise kabuldür. Kabul, sözleşmenin esaslı unsurlarını içeren ve bağlanma iradesi taşıyan icabın uygun görüldüğünü belirten irade açıklamasıdır. Bunun icap ile uyuşması gerekir. İcap ile uyuşmayan irade açıklaması ya yeni bir icap ya da icaba davettir. Somut dosya incelendiğinde ise, Bahse konu sipariş formunun Sipariş Termini bölümünde "Siparişte %70 peşin, kalan bakiye her sevkiyat öncesi tonaj üzerinden orantısal olarak %70 avans tutarı düşülecek kalan bakiye USD cinsinden ödenecektir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, notlar kısmında ise, "siparişinizin toplam ağırlığı teorik olarak hesaplanmış olup faturanız malzemenin kantar sonucuna göre düzenlenecektir. TEKLİF GEÇERLİLİK SÜRESİ 1 (BİR) GÜNDÜR" şeklinde düzenlemenin bulunduğu, Sipariş termini tablosunun alt satırında da "MAL SEVK EDİLMEDEN ÖNCE FİRMA YETKİLİSİ İNCELENMESİ VE ONAYI İLE SEVK EDİLECEKTİR". şeklinde düzenlemenin bulunduğu, sipariş formunun "Üretim Öncesinde Müşterinin Sorumlulukları " başlıklı kısımda müşterinin siparişle beraber üretilecek olan ürünlerin imalatı için gerekli tüm detayları bildirmekle yükümlü olduğunun düzenlendiği, devamında ise müşterinin yapı çeliği profillerinin teknik çizimlerini DWG formatında ve profil listesini EXCEL formatında birbiriyle tutarlı olacak şekilde satıcı firmaya göndermekle yükümlü olduğunun ifade edildiği, "Teknik çizimleri ve listesi gönderilmemiş şiparişlerin üretimi mümkün olmadığı için diğer ön koşulların hepsi gerçekleşmiş olsa bile termin süresi ancak teknik çizimler ve profil listesi ELBİRLİK METAL satış sorumlusuna hatasız ve eksiksiz bir şekilde iletildikten sonra başlar." şeklinde sipariş formunda hükümler bulunduğu, bu düzenlemeler ve hükümlere rağmen davalı tarafından davacıya iletilmiş herhangi ürün ölçüsü ya da teknik çizim bulunduğu hususunun ispatlanamadığı, sipariş bedelinin yüzde yetmişlik kısmının ödendiğine ilişkin herhangi bir belge veya delilin sunulmadığı, tüm bu hsusular bir arada değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında icap-kabul aşamalarının tamamlanmadığı ve kurulmuş bir sözleşmenin bulunmadığı dolayısyla davacının bahsetmiş olduğu zararlardan davalının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın Reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Yapılan masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar yasasına göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70TL'den mahsubu ile eksik yatan 346,90 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalının bu dava sebebiyle yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre red nedeniyle belirlenen 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılara ödenmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.506,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2024 yılı itibariyle kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. 12/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır