TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022
KARAR NO : 2024
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
DAVALILAR : 2-
VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN/(LAR) :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/10/2022
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinde özetle; 24.09.2022 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı sürece ...’nun tamamen kusurlu olduğunu, oluşan zarardan davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi başvuruya olumlu-olumsuz cevap vermediğini, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını bu sebeple 100.000,00 TL manevi tazminat ile 100,00 TL maddi tazminat (işgücü kaybı) tahsilini dava etmiştir.
Maddi tazminat taleplerine yönelik, 16.04.2024 tarihli oturumda 50,00 TL geçici iş göremezlik 50,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olarak beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Davanın trafik iş kazası olduğunu, bu sebeple davaya iş mahkemelerinin bakması gerektiğini, maddi tazminat taleplerinin açık olmadığını, belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, poliçe limitinin 1000.000,00 TL olduğunu, kusur ve maluliyet konusunda ATK rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve sağlık giderinin teminat kapsamında olmadığını, SGK’dan rücuya tabi ödeme bulunup bulunmadığının sorulması gerektiğini, davacının kask takıp takmadığı ve müterafik kusur incelemesi yapılmasını, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Yusuf ..Ahmet … vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Deliller;
Sağlık Uygulama Ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü (Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi), Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Bursa Şehir Hastanesi ve ... Sigorta Anonim Şirketine yazılan müzekkerelere cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
Aktüerya Bilirkişi raporunun sonuç kısmı: "Nihai olarak olay ve delillerin değerlendirilmesi ve takdiri sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
1-Davacının 24.09.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında, sürekli iş göremezlik zararı bulunmaması sebebiyle olay tarihindeki verileri, TRH 2010 (E) yaşam tablosu ve Progresif yöntönteminin kullanıldığı, kazanın oluşumunda davacının KUSURSUZ, maluliyet oranının %0, gelirinin dosya kapsamına göre asgari ücrete göre hesaplandığı,
2-Davacının maluliyet oranının %0 olması sebebiyle aktif ve pasif dönem zarar hesabı yapılmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ATK raporuna göre 1 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş olmasına rağmen SGK kayıtlarında gösterilen ödeme ve fiili çalışmaması bulunması sebebiyle 34 gün için geçici iş göremezlik zararı hesaplandığı, zararın tamamının ZMMS poliçesi ve tedavi/sağlık gideri kapsamında kaldığı,
3-Davacının geçici iş göremezlik zararının 1.488,33 TL olduğuna dair rapor, Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygı ile sunulur." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır.
Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir.
Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, mahkememizce kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının tespiti cihetine gidilmiş ve akabinde yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce alınan kusur raporu ile soruşturma dosyasında alınan kusur raporu arasında çelişki olduğundan çelişkileri gidermek üzere ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır. ATK kusur raporunda özetle; davalı sürücünün ters yolda seyretmesinden kaynaklı tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. ATK raporu, kazanın oluş şekline ve kaza ile ilgili tutulan belgelere uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili duruşmada talebini ayrıştırmış ve geçici ve sürekli iş göremezlik talebi olduğunu beyan etmiştir.
Davacı kazalının iş göremezliği ile ilgili tedavi belgeleri eke konularak Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinden rapor alınmış ve raporda davacının sürekli iş göremezliğinin olmadığı, ancak 1 aya kadar geçici iş göremezliğinin olduğu belirtilmiştir. İş göremezlik raporu davacının tedavi belgeleri, bizzat yapılan muayenesi ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
Kusur raporu ve iş göremezlik raporu dikkate alınarak dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş ve davacının 1 aylık geçici iş göremezliğinden kaynaklı 1.488,33 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağı olduğu hesaplanmıştır. Mahkememizce davacının sürekli iş göremezliği olmaması sebebiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve davacı lehine geçici iş göremezliğinden kaynaklı 1.488,33 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmolunmuştur.
Davalı sigorta şirketi aleyhine yapılan başvurudan 8 iş günü sonrası olan 18/10/2022 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunmuş, diğer davalılar aleyhine kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmolunmuştur.
Davacının 1 aylık geçici iş göremezliğinden kaynaklı duyduğu acı ve elemin bir nebze de olsa giderilmesi için 9.000,00 TL manevi tazminata hükmolunmuştur.
Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; İzmir BAM 20. HD. 2024/209 Esas ve 2024/106 Kararında aynen,
"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur."
şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada, davacının ve sigorta şirketleri dışındaki davalıların tacir olmadıkları anlaşılmakla; zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,
2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile; 1.488,33 TL geçici iş göremezlik tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 18/10/2022 tarihinden, davalılar ... ve Yusuf Işık Atayolu yönünden ise kaza tarihi olan 24/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 9.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 24/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Yusuf Işık Atayolu'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Geçici iş göremezlik tazminatı açısından; hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; bu tazminat kalemi için yatırılmış 0,34 TL peşin harç ve 24,57 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 402,69 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,
5-Manevi tazminat açısından; hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 614,79 TL karar ve ilam harcından; bu tazminat kalemi için yatırılmış 170,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 444,01 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve Yusuf Işık Atayolu'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından geçici iş göremezlik için yatırılmış 0,34 TL peşin harç ve 24,57 TL ıslah harcı toplamı olan 24,91 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından manevi tazminat için yatırılmış 170,78 TL peşin harcın davalılar ... ve Yusuf Işık Atayolu'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı ve 8.289,50 TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.370,20 TL yargılama giderinden davanın maddi tazminat yönünden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.097,33 yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen
9-Davacının reddolunan sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara eşit şekilde verilmesine,
10-Davacı kabul olunan geçici iş göremezlik tazminatı yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 1.488,33 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
11-Davacı kabul olunan manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.10 hükümlerine göre hesaplanan 9.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve Yusuf Işık Atayolu'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
12-Davacının reddolunan manevi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve Yusuf Işık Atayolu kendilerine vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.10 hükümlerine göre hesaplanan 9.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılar ... ve Yusuf Işık Atayolu'na eşit şekilde verilmesine,
13-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
14-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
15-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır