TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2022
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının alacaklı firmanın, borçlu şirketten, ödenmeyen muavin defter kaydı alacağının tahsili amacıyla ... 13. İcra Müd. 2022/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlu şirket, icra dosyasına borca, faize ve ferilerine, yetkiye itiraz ederek takibin durdurulmasını sağlamış olduğu, davalı tarafın hiçbir dayanağı olmayan itirazı, yerinde olmadığı gibi gerçek dışı olduğu, davacının takip konusu faturalardan ve ticari defter kayıtlarına bakıldığında davalı borçludan alacaklı konumunda olduğu, davalı/ borçlunun ... 13. İcra Müd. 2022/... sayılı dosyasına yaptığı yetkiye ve borca itirazlarının iptali ile icra takibin devamına, Davalı/ borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle, davalı hakkında %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı şirket, .../... merkez adresli olduğu, davalı şirketin Ticaret siciline kayıtlı merkezi ...'da mukim olduğundan uyuşmazlığa yetkili icra dairesi ... İcra Daireleri olduğu, ... 13.İcra Müdürlüğünün 2022/E. Sayılı dosyası kapsamında tarafımıza gönderilen ödeme emrine itiraz dilekçesinde YETKİ itirazında bulunulmuş olduğu, ... 13. İcra Müdürlüğünün 2022/1E. Sayılı icra takibi ve itirazın iptaline dair açılan bu dava, ... ilinde görülmesi gerektiği, uyuşmazlığı çözmekle yetkili mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, davacı ile davalı şirketin uzun zamandır ticari faaliyet içinde olduğu, bu süreçte davacı şirket, davalıya pekçok kez ayıplı mal teslim etmiş olduğu, davalının güven itibarını müşterilere karşı zedelediği, davacının ürünleri hakkında davalı şirket şikayet mailleri almış olduğu, ayıplı mallar neticesinde ürünleri iade etmek zorunda kaldığı, dava konusu ürüne ilişkin olmasa da, şikayet mailleri ve iade faturaları göstermektedir ki; davacı taraf ayıplı mal teslimini adeta alışkanlık haline getirdiği, bu nedenlere dayanarak haksız ve kötüniyetli şekilde icra takibi ikame eden davacı aleyhine takip konusu meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, neticesinde haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tahkikat aşamasında;
... 6.Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak 2022/ D.İş sayılı delil tespiti dosyası celp edilerek mahkememiz dosya arasına alınmıştır. ... 13. İcra Müd. 2022/... sayılı dosyası mahkememiz dosya arasına alınmıştır.Mahkememizce dosya taraflar arasındaki alım satım ilişkisine konu ürünlerin sözleşmeye uygun ürünler olup olmadığı, bu ürünlerin davalının cevap dilekçesinde belirttiği şekilde ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıplı ürünlerin ne kadarlık bir meblağa denk geldiği, ... 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/ D.İş sayılı delil tespiti dosyasında incelenen ürünlerin davaya konu ürünler olup olmadığı hususunda rapor tanzimi için konusunda uzman, delil tespiti dosyasını hazırlamayan Eczacı bir bilirkişiye dosyanın tevdine karar verilmiş olup bilirkişi raporu alınmıştır.Aldırılan Eczacı bilirkişi raporunda özetle; ayıplı mal olarak nitelendirilerek geri iade edilen 8640 adet kutu ‘...’ isimli Takviye Edici Gıda olduğu, ... Bakanlığından onaylanmış (Onay No: ...) bir Takviye Edici Gıda olduğu, iade edilen 8580 adet kutudan oluşan 66 kolideki ürün kutularının dışarıdan içeriğine müdahale edilmediği, yapılan incelemede İade olarak geri gönderilen 66 Kolinin hepsi tek tek açılarak tüm 8580 adet ... kutularının içlerindeki Blisterler tek tek gözle incelenmiş olup, Blisterlerde yırtık olarak nitelendirilen 5 adet Alüminyum folyo delinmesi ve 20 adet blisterde de SoftJel kapsül patlaması sonucu renk değişikliği olduğu saptanmış olduğu, toplamda 10 adet ... kutuda üretim ve ambalajlama kaynaklı hata olabileceği , Üretici firmada Ürünün Saklanma ve Depolanmasında Standart şartların uygun olduğu. iade edilen Ürünlerin (eksiği tesbit edilen 20 blisterden oluşan 10 adet kutu haricinde) değerlendirme kısmında ifade edilen 5. Maddede zikredilen , Kanun ,Yönetmelik, Tebliğ ve Mevzuatlara uygun olduğu, ürün hatası olarak nitelendirilen 10 adet kutunun dışında 8636 kutunun ... ürün etiketleme ve ambalajlamasının ‘’Türk Gıda Koteksi Takviye Edici Gıdalar Tebliği ve Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi İşletmesi,ve Piyasa Arzına İlişkinYönetmeliğe’’ uygun Standartlarda olduğu tesbip edilmiş olduğu mütalaa edilmiştir.Mahkememizce tarafların beyan ve itirazları irdelenerek ayrıca ayıplı olduğu tespit edilen ürünlerin maddi bir değerinin olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu, yoksa ayıplı olan miktar ile fatura kıyaslandığında ayıplı ürünlerin ne kadarlık bir tutara denk geldiği, davacının ne kadar alacağının bulunduğu hususunun tespitinin istenilmesi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor aldırılmıştır.Aldırılan bilirkişi ek raporunda özetle; 2013/49 sayılı TÜRK GIDA KODEKSİ takviye edici Gıdalar tebliğinin 12. Maddesine göre; bu Tebliğ doğrultusunda ‘ ...’ isimli ürünün Etiketleme ve Ambalajlanması konusunda herhangi bir sorun tesbit edilmemiş olduğu, bu Tebliğ doğrultusunda ‘ ... ’isimli ürünün ambalajında bu bilgilerin bulunduğu görülmüş, bu konuda da herhangi bir sorun tesbit edilmemiş olduğu, bu Tebliğ doğrultusunda ‘ ... ’isimli ürünün Taşınma ve Depolanması konusunda da herhangi bir sorun tesbit edilmemiş olduğu, dolayısı ile Davacı Firmanın ‘...’ isimli ürünün yukarıda ifade edilen yönetmelik Şartlarına ve ayrıca saklama koşullarına da uyum gösterdiği, Gıda ,... Bakanlığından onaylanmış (Onay No: ... 12.11.2020) bir Takviye Edici Gıda olduğu, iade edilen Ürünlerin (eksiği tesbit edilen 20 blisterden oluşan 10 adet kutu haricinde) ESAS RAPOR DEĞERLENDİRME kısmında ifade edilen 5. Maddede zikredilen , Kanun ,Yönetmelik, Tebliğ ve Mevzuatlara uygun olduğu, ürün hatası olarak nitelendirilen 10 adet kutunun dışında 8636 kutunun ... ürün etiketleme ve ambalajlamasının ‘’Türk Gıda Koteksi Takviye Edici Gıdalar Tebliği ve Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi İşletmesi,ve Piyasa Arzına İlişkinYönetmeliğe’’ uygun Standartlarda olduğu tesbit edilmiş olduğu….. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu. MADDE 1– Bu Kanundaki hükümlerle, ‘ Bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hükümlerdir’ ibaresi bulunmak olduğu, “Ticari Satış ve Mal Değişimi” başlıklı 23. Maddesinin (c) bendinde ise; “Malın ayıplı olduğu TESLİM SIRASINDA Açıkça Belli İse Alıcı - İKİ (2) GÜN- içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça Belli Değilse; Alıcı Malı TESLİM ALDIKTAN SONRA -SEKİZ (8) GÜN içinde İNCELEMEK VEYA İNCELETTİRMEKLE ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, kendi haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür’ yönetmeliğine Davalı Firmanın uymadığı……davalı Firmanın 22 gün sonra ürünü ayıplı olduğu Resmiyeti olmayan bir tutanakla tesbiti ardından , Ürünü tam 51 gün sonra iade etmesi yasalarla bağdaşmamakta olduğu…, davalı Firmanın ‘ %90'lık gibi büyük bir kısmında üretim ve ambalajlama hatası sebebiyle ayıplı olarak saptama’ yapabilmesı için dosyada herhangi bir Resmi Rapora rastlanılmadığı…, dosyada alınan bilirkişi raporlarında da toplam tespit edilen ayıplı ürün sayısı 10 adet olduğu, buna göre 10 x 16,50 = 160,50 TL bedel haricindeki toplam 142.399,50-TL'lik bedelin davacı tarafa ödenmesi gerekliliği …. sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememiz yargılamasında taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan, davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... İlaç A.Ş. ticari defter ve kayıtlarına göre yapılan incelemede; davaya konu faturaların kavıtlara alındığı. bu faturalara karsılık olarak davalı tarafından düzenlenen 169.866,32 TL. bedelli 05.07.2022 tarihli iade faturasının da kayıtlara alınmış olduğu, yıl içerinde düzenlenen faturalar ve bu faturalara karşılık olarak vapılan çek tahsilatlarının kaydedilmesi neticesinde 31.12.2022 yıl sonu itibariyle bakiyenin sıfırlanmış olduğu, ancak; 01.08.2024 tarihli Bilirkişi raporunda belirtilen “Dosyada alınan bilirkişi raporlarında da toplam tespit edilen ayıplı ürün sayısı 10 adettir. Buna göre 10 x 16.50= 160,50 TL. bedel haricindeki toplam 142.399,50-TL.'lik bedelin davacı tarafa ödenmesi kanaati dikkate alındığında; davacının davalıdan 142.399,50-TL alacaklı olabileceği mütalaa edilmiştir.
Davalının adresinin bağlı olduğu ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne talimat yazılarak taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin, davacı tarafın icra takibine konu faturalara istinaden alacaklı olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması yönünden, davalı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek talimat yazılmıştır.Talimat mahkemesince aldırılan SMMM bilirkişi raporunda özetle; 2022 yılı cari hesap kayıtlarına göre icra takip tarihi olan 18/10/2022 tarihinde davacı şirket davalı şirketten 446.703,12 TL alacaklı görünmekte iken 31/12/2022 tarihinde yapılan "Toplu Hesap Kapatma" yevmiye kaydı ile cari hesap bakiyesinin sıfırlanmış olduğunun ve herhangi bir borç/alacak bakiyesinin kalmadığı mütalaa edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ticari defterini ibraz etmediğinden HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama ve toplanan delillerden,
GEREKÇE:
Dava itirazın iptali ve icra inkar ile kötü niyet tazminatı talepli davadır.Davacı dilekçeler aşamasında ki beyanları ile, davalı ile aralarında ilaç vb üren satımı nedeniyle muavin deftere kayıtlı faturadan kaynaklı alacak ilişkisi bulunup davalının hukuka aykırı olarak ayıp iddiası nedeniyle borcunu ifa etmemesinden kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmekle, davalının ise ürünlerin ayıplı olmasından dolayı borcunun bulunmadığından davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında ki çekişmeli vakıaların, ... 13. İcra Müd. 2022/... sayılı takip dosyasından kaynaklı hesap ilişkisi nedeniyle aralarında alacak ilişkisi bulunup bulunmadığı bu alacağa konu sözleşmede davacının edimini ayıpsız olarak ifa edip etmediği hususlarında toplanmakta olup, bilindiği üzere itirazın iptali davaları İİK m.67/1 hükmü gereği genel hükümlere tabi olmakla bu bakımdan TMK m.6 ve HMK m.190 gereği ispat yükü davacı takip alacaklısı üzerinde bulunmakla, ispat şekli bakımından ise alacağın miktarı göz önüne alındığından HMK m.200 hükmü gereği senetle ispat kuralına tabi olmakla, şartları var ise HMK m.222 gereği tarafların ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle iddialar ispatlanabilecektir. Aynı zamanda davacı TBK m. 219 maddesi gereği satım sözleşmesinden kaynaklı aralarında ki edimi ayıpsız olarak ifa etmekle yükümlü olmakla birlikte davalı ise TBK m.223 ve tüzel kişi tacir olması nedeniyle de TTK m.23 hükümleri gereği süresinde gözden geçirme ve ihbar yükümlülüğü altında bulunmaktadır.İtirazın iptaline konu ... 13. İcra Müd. 2022/... sayılı takip dosyasının incelenmesi neticesinde, takibin tarafları ve konusunun eldeki dava ile aynı olduğu, takibin usulüne uygun başlatılarak böylelikle davacının eldeki davayı açmakla hukuki yararı olduğu, takibe yapılan itirazın içeriği, tebliği ve tarihi bakımından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davalı takip alacaklısının takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisine itirazının incelenmesi bakımından taraflar arasında ihtilaf bulunmayan sözleşme ilişkisinin satım sözleşmesi olup, davacının alacağının bir kısım paranın ödenmemesi hususunda olduğu gözetildiğinde HMK m.10 ve TBK m.89 hükümleri gereği davacının yerleşim yeri olan icra dairelerini İİK m.50 gereği yetkili icra daireleri olduğu görülmüş olup usulüne uygun yapılan icra takibi dolasıyla tahkikata devam edilmiştir.
Tahkikat aşamasında, delil tespitine ilişkin değişik iş dosyası, tarafların ticari defterleri, davacı elinde bulunan iade edilen satım konusu mallar ve davalının sunduğu mailler incelenmekle, sözleşme içeriğinde bulunan satım konusu mallar ile delil tespiti dosyasında ve davacı uhdesinde iade olarak bulunan malların birbiriyle uyumlu ve aynı mallar olup, ilgili mevzuat gereği ürünlerde ayıp bulunmadığı, davalının ürünlerin aynı olmaması ve ayıbın tespitine ilişkin itirazları bakımından ise süresinde gözden geçirme yükümlülüğüne uyulmadan yapılan ayıp beyanının ve aynı yükümlülük kapsamında iadeye ilişkin mallar yönünden her hangi bir delil sunulmadığından itirazlarının yerinde olmadığı bu haliyle davacının ayıpsız ve usulüne uygun olarak ifa yükümlülüğünü yerine getirdiği, bilirkişi raporunda faturayla uyumlu olarak alacak miktarı tespit edilmekle, alacak ilişkisini varlığı bakımından tarafların ticari defterlerinde yapılan incelemede takibe konu ve raporla doğrulanan faturaların tarafların usulüne göre tutulmuş ticari defterlerinde karşılıklı olarak bulunduğu bu bakımdan da alacağın varlığı ispatlansa da taraf ticari defterlerinde alacak ve borç ilişkisinin kapatılarak sonlandırıldığı, hususun dava tarihinden sonraya denk geldiği anlaşılmıştır.Bu haliyle davacının takipte dava tarihi itibariyle de haklı olmasına rağmen raporda belirtildiği şekliyle aralarında mevcut bir alacak kalmadığından HMK m.331 gereği karar verilerek, ayıp iddiasının yargılamayı gerektirip bu durumun alacağın varlığının likit olmasından çıkarması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesine kanaat getirelerek, dava tarihi itibariyle haklı olan davacı lehine yargılama giderlerine karar verilerek aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Tarafların icra tazminatları taleplerinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.738,27 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.655,04 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.083,23 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi giderleri 9.750,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 221,00 TL olmak üzere toplam 9.971,00 yargılama gideri ve 1.747,24 TL harç olmak üzere toplam 11.718,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.