T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/386
KARAR NO: 2023/1014
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [16849-48283-....] UETS
DAVALI: ... - ... Üçevler Mahallesi Nilüfer(220) Cadde No:58 /1 Adres No: 2111257487 Ofis Ve İşyeri Nilüfer/Bursa
VEKİLİ: Av. ... - [16862-68368-....] UETS
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/03/2022
KARAR TARİHİ: 05/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında davalı şirket tarafından Bursa 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi söz konusu alacakların kesinliklikle hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Bursa 5.İcra Müdürlüğü'nün 2017/... sayılı icra takibinin iptaline kötüniyetli- ağır kusuru olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... İnş. Tur. Gıda Dayanıklı Tüketim Malları San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı taraf arasında ticari ilişki kaynaklı olarak davalı müvekkil tarafa davacı taraf borçlarına karşılık icra takiplerine konu bonoları düzenleyerek müvekkiline teslim ettiğini, davacı ... tarafından bonoların ödenmemiş olması nedeniyle davaya konu Bursa 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E sayılı dosyaları ile takip başlattıklarını, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, davacının borca itiraz etmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, aksi halde kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, davacının %20 den az olmamak kaydıyla tazminat ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller;
Bursa 5. İcra Dairesi'ne, Mudanya İcra Dairesi'ne, Finansbank'a, Bursa 5. İcra Dairesi'ne, Gemlik Tapu Müdürlüğü'ne, Muş İl Seçim Müdürlüğü'ne, Osmangazi Tapu Müdürlüğü'ne, Yıldırım Tapu Müdürlüğü'ne, Türkiye Finansbankası'na, Muş Nüfus Müdürlüğü'ne, Osmangazi İlçe Seçim Kurulu'na, Bursa 26. Noterliği'ne, Bursa 5. İcra Dairesi'ne, Kuveyt Türk Bankası'na, Ziraat Bankası'na, Mudanya Tapu Müdürlüğü'ne, Denizbank'a, QNB Finansbank'a, Yapıkredi bankası'na, Garanti BBVA'ya, Osmangazi İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne, Vakıfbank'a, Ziraatbank'a yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, zamanaşımına uğramış bonodan kaynaklı başlatılan genel haciz yolu ile takipten kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında davalı tarafından Bursa 5. İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, takibe dayanak olarak gösterilen senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı vakıalarından hareketle menfi tespit isteminde bulunulmuştur.
Cevap dilekçesinde özetle; davacının haciz tutanağında borcu kabul ettiği, bu aşamadan sonra imza inkarında bulunamayacağı savunması ile davanın reddi talep edilmiştir.
Öncelikle ifade edilmelidir ki; zamanaşımına uğramış bonodan kaynaklı başlatılan takibin ya TTK m.732'de düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ya da temel ilişkiye göre başlatıldığını kabul etmek gerekir. Davalı cevap dilekçesinde temel ilişkiye dair bir açıklama yapmadığından takibin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başlatıldığının kabulü ile mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmış ve yargılamaya devam olunmuştur.
Elinde kambiyo senedi olan alacaklı dilerse kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip dilerse genel haciz yolu ile takip yapabilir. Burada senedin zamanaşımına uğramış olması hususu borçlu tarafından defi olarak ileri sürülmedikçe senedin kambiyo vasfına halel gelmez.
Takip talebinde takibin dayanağı olarak aynen, "15/02/2014 tarihli 15/02/2014 vadeli bonoya istinaden 73.631,45 TL" şeklinde ifade yazıldığı görülmektedir. Takip, bono ile ilgili zamanaşımı süresi olan 3 yıllık süreden sonra 28/07/2017 tarihinde başlatılmıştır.
Davacı genel haciz yolu ile takibe itiraz etmemiş, ancak eldeki menfi tespit davasında bononun zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2019 tarih, 2019/1 Esas ve 2019/8 Karar sayılı ilamında zamanaşımına uğramış bir bononun kambiyo vasfını yitirmesi için zamanaşımının ileri sürülmesi gerektiği belirtilmiştir. Kararda zamanaşımı definin, takibe itirazda, icra mahkemesine yapılacak borca itirazda ya da dava yolu ile ileri sürülmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı yan eldeki menfi tespit davası ile zamanaşımı defini dava yolu ile ileri sürdüğünden takibe dayanak senedin kambiyo vasfında olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacının senetteki imzaya itirazı ile ilgili davacının imza attığı belge asılları ilgili kurumlardan getirtilmiştir.
Davalı taraf ise davacının haciz tutanağında borcu kabul ettiği ve senette imza incelemesi yapılamayacağı savunmasını ileri sürmüştür. Haciz tutanaklarına bakıldığında 24/06/2021 tarihli hacizde borçlu davacının "Dosya borcunu kayıtsız şartsız kabul ediyorum" şeklinde bir beyanının haciz tutanağına geçirildiği, ancak 01/02/2022 tarihli çıkılan hacizde davacı borçlunun borçlu olmadığını haciz zaptına yazdırdığı görülmektedir. İlk çıkılan hacizce borçlunun haciz baskısı altında verdiği beyana mahkememizce itibar edilmemiştir, zira ilk hacizde borçlunun mallarının muhafazası söz konusu olmuş ve borçlu ikinci çıkılan hacizde borcu inkar etmekle eldeki davada imza inkarını dermeyan etmesinde davacının kötü niyetli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı borçludan ödeme taahhüdü alınmamış ve ödeme taahhüdünde borcun kabulü söz konusu değildir. Davalı vekilinin sunduğu yüksek mahkeme kararlarına bakıldığında bunların ödeme taahhüdünde borcun kabulü ile ilgili oldukları anlaşılmıştır.
Davacının imza incelemesi yapılabilmesi için imza örnekleri celp edildikten sonra takibe konu senet aslını mahkememize sunmak üzere davalı akacaklı vekiline aynen, "Davalı vekiline Bursa 5. İcra dairesinin 2017/... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak olarak gösterdiği senet aslının mahkememize sunmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde senet aslının sunulmaması halinde Bursa 5. İcra dairesinin 2017/... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan senetteki imzanın borçlunun eli ürünü olmadığının kabul edilmiş sayılacağının davalı vekiline ihtarına, (ihtar edildi)" şeklinde ihtar yapılmıştır. Ancak davalı vekili açık, anlaşılır ve sonuçları ihtar edilen kesin süreye rağmen senet aslını mahkememize sunmamıştır. Mahkememizce yapılan ihtarda senet aslının sunulmaması halinde imzanın davacının eli ürünü olmadığının kabul edileceği ihtar edilmiştir ve senet aslı sunulmadığından mahkememizce senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı kanaatine varılmakla; aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varılmakla; asıl alacak miktarı olan 73.631,45 TL'nin %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davanın Kabulü ile; Bursa 5. İcra Dairesinin 2017/... Esas genel haciz yolu ile takipten ve takibe dayanak 15/02/2014 vade tarihli senetten kaynaklı olarak, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varılmakla; asıl alacak miktarı olan 73.631,45 TL'nin %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 7.121,90 TL karar ve ilam harcından; 1.780,48 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.341,42 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 1.780,48 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 109,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 1.970,18 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 16.638,79 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
8-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/09/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır