T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/464 Esas - 2023/1095
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/464
KARAR NO: 2023/1095
HAKİM: ....
KATİP: ......
DAVACI: ... DERİ MAKİNELERİ VE METAL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .. [25959-08368-...] UETS
VEKİLİ: Av. ... - [16519-15359-.....] UETS
DAVALI: ... TİCARET VE YATIRIM ANONİM ŞİRKETİ - ... [25999-36197-..] UETS
VEKİLLERİ: Av. ...... - [16968-69668-....] UETS
Av. ... - [15064-60186-..] UETS
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/04/2022
KARAR TARİHİ: 21/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu hakkında, Bursa 19. İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden, genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, davalı/borçlu tarafından takip dosyasına haksız olarak itirazda bulunulduğunu, kabulüne ve Bursa 6. İcra Müdürlüğü 2018/2117 esas sayılı icra takibinin iptaline, alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; davacı firma tarafından teslim edilen ürünlere ilişkin ödemelerin davacı tarafa yapılmış olduğunu, yapılacak inceleme neticesinde müvekkilinin davacıya davaya konu faturadan kaynaklı herhangi bir borcunun olmadığı görüleceğini, davacının talep ettiği faiz haksız ve fahiş olduğunu, müvekkilinin fatura alacağını ödemiş olmakla birlikte, bu alacağa ilişkin müvekkiline gönderilmiş herhangi bir ihtarnamede bulunmadığı için davalının temerrüde düştüğü de kabul edilemez olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller;
Bursa Vergi Dairesi'ne, İstanbul Vergi Dairesi'ne, yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
SMMM bilirkişisi ...'ın raporunun sonuç kısmı: "- Davacı tarafın 2021 yılı ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda; 2020 yılından 2021 yılına devir eden davalıdan cari alacak bakiyesinin 9.328,75 TL olduğu, davalı ile ticari ilişkinin 2021 yılında önce başladığı tespit edilmiştir. 2021 yılında davalı tarafa toplam 59.627,93 TL tutarında 3 adet satış faturası ve davalıdan toplam 8.650,00 TL tutarında 8 adet havale ile tahsilat kaydının olduğu tespit edilmiştir. 2021 yılından 2022 yılına devir eden davacı alacak bakiyesinin 60.306,68 TL tutarla kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. 2021 yılında davalı tarafa ait iade faturası kaydının olmadığı tespit edilmiştir. - Davacı tarafın 2022 yılı ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda; 2021 yılından 2022 yılına devir eden davalı cari borç bakiyesinin 60.306,68 TL olduğu, 2022 yılında davalı tarafa satış faturası kaydının olmadığı ve davalıdan toplam 3.500,00 TL tutarında 1 adet havale ile tahsilat kaydının olduğu tespit edilmiştir. 07/10/2022 tarihi itibarıyla davacı alacak bakiyesinin 56.806,68 TL tutarla kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. 2022 yılında davalı tarafa ait iade faturası kaydının olmadığı tespit edilmiştir. - Sayın Mahkeme Hakimliği’nin 11/04/2022 tarihli müzekkeresine istinaden davacı tarafın 2021 yılı BA-BS form bildirimleri Ertuğrulgazi Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 12/04/2022 tarihinde dosyaya sunulmuştur. Sayın Mahkeme Hakimliği’nin 11/04/2022 tarihli müzekkeresine istinaden davalı tarafın 2021 yılı BA-BS form bildirimleri Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 12/04/2022 tarihinde dosyaya sunulmuştur. - Tarafların BA-BS bildirimleri incelendiğinde; Davacının 2021 yılında 3 adet E-Belge ile K.D.V. hariç toplam 50.532,15 TL tutar BS bildirimi gerçekleştirdiği, davalının 2021 yılında 3 adet E-Belge ile K.D.V. hariç toplam 50.532,15 TL BA bildirimi gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Tarafların BA-BS bildirimlerinin uyumlu olduğu tespit edilmiştir. - İcra takip tarihinin 03/03/2022 olduğu görülmüştür. - Davalının 08/03/2022 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür. - Davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihinde davalıdan alacak bakiyesi tutarının 60.306,68 TL olduğu tespit edilmiştir. - Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğü tespit edilememiştir. Bu sebeple temerrüt faizi hesaplaması yapılmamıştır." şeklindedir.
SMMM Bilirkişisi Tolga Demirel'in raporunun sonuç kısmı: "1. Davalı Şirketin Merkez adresi olan Merkez Mah. Cendere Cad. Babplaza
Kapı No:30 Daire No: 23 Kağıthane – İstanbul adresine tarafımca gidilmiş
olup, nöbetçi çalışanın beyanında; Şirketin home ofis olarak çalıştığını ve
yetkililerinin bulunmadığını, Şirket Finansman Sorumlusu ...’a ait ...@....com.tr, aorken@....com.tr mail adreslerinin verildiğini ve bu adresten istenilen belgelerin gönderileceğinin beyan
edildiği, Ticari Defter ve belgelerin mail vasıtası ile defalarca talep edildiği, Şirketin avukatı ...@tamuman.av.tr mail adresinden Şirket avukatı ile irtibat kurulduğu ve evrakların istenildiği, evrakların gönderilmediği ve Ticari Defterlerin incelenmesi için tüm araştırmaların tarafımdan yapılmış olmasına rağmen Davalı Şirketin Ticari incelenemediği, 2. 10.11.2022 tarihli Bilirkişi Raporuna göre; Davacı Şirketin ticari defter
kayıtlarına göre, icra takibi tarihinde davalıdan alacak bakiyesi tutarının 60.306,68 TL olduğunun tespit edildiği kanaatimdir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, ticari alım satıma dayalı faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı satıcı, davalı alıcıya sattığını iddia ettiği ve açık hesap ilişkisinde kaydettiği her bir faturadaki malların alıcıya teslim edildiğini yazılı olarak ispatlamalıdır. Davalı alıcı da ödeme iddiasında bulunuyor ise ödeme iddiasını yazılı olarak ispatlamalıdır. Davacı, açık hesaba kaydettiği her bir faturaya ilişkin faturadaki malların teslim edildiğine dair davalıdan sadır yazılı teslim belgesi sunmamış, ancak ticari defter kayıtlarına dayanmıştır. Ticari defter kayıtlarına dayanılmış olduğundan ticari defterlerin delil olma durumu ile ilgili yasa maddesine de değinmekte fayda vardır. Şöyle ki; HMK m.222'de aynen,
"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması
MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında; tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verildiği, ancak davalının defterlerini bilirkişiye ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinin; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, bu bağlamda davalının defterlerini ibrazdan kaçınması sebebiyle davacının defter kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği ve davacının defterine kaydettiği takibe konu faturadaki malı davalıya teslim ettiğini ispatladığı, keza tarafların BA/BS formlarının da birbiriyle uyumlu olduğu ve takibe konulan faturanın davalı tarafından vergi dairesine beyan edildiği, davacının defter kayıtlarına ve BA/BS formlarına göre 8.078,75 TL davalıdan alacaklı olduğu, söz konusu alacağın faturaya dayalı ve davalı tarafça belirlenebilir olması sebebiyle likit olduğu anlaşılmakla; itirazın iptali ile icra inkar tazminatına dair aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davanın Kabulü ile; Bursa 19. İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra dosyasında davalının yaptığı İtirazın İptaline ve davalı hakkında yürütülen icra takibinin, sadece 8.078,75 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar dahilinde aynen devamına,
2-Bursa 19. İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra dosyasındaki asıl alacak miktarı olan 8.078,75 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının, itiraz haksız olduğundan davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 551,85 TL karar ve ilam harcından; 96,24 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 455,61 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 96,24 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 2.300,00 TL bilirkişi ücreti, 92,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.569,44 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 8.078,75 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
8-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kabul edilen miktarın istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341/2 gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 21/09/2023
Katip .........
¸e-imzalıdır
Hakim ......
¸e-imzalıdır