TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/05/2019
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin dava dışı ... Tekstil A.Ş.'ye ait davalı ... ... A.Ş. Hisselerini icra marifetiyle satın alarak davalı şirket nezdinde hisse sahibi olarak şirket ortağı sıfatına haiz hale geldiğini, müvekkililin tüm talelerine rağmen kendisine hiçbir bilgilendirilmede bulunmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğunun tespit, tevsik ve tescili ile müvekkiline ait hisse senetlerinin davalı taraftan alınarak müvekkiline teslimi , mümkün olmaması halinde hisselerin dava tarihi itibariyle belirlenecek rayiç değerlerinin, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, müvekkiline ait pay senetlerinin davalı taraftan alınarak müvekkiline teslimine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, müvekkili şirketin pay senetlerinin tamamının hamiline yazılı hisse senetlerinden oluştuğunu, şirketin pay senetleri kuruluş aşamasında nama yazılı iken 03/12/2002 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında mevzuata uygun olarak alınan karar uyarınca şirketin sermayesinin tamamının hamiline hisse senetlerine dönüştürüldüğünü, toplantı öncesi hisse senetlerinin nama yazılı olması nedeniyle 03/12/2002 hazırun listesinde, doğal olarak davacı ...'ın adının da geçtiğini, ancak usulüne uygun olarak yapılan çağrıya rağmen davacının toplantıya katılmadığını, hak sahibi olduğunu iddia eden davacının da yasa hükümlerine uygun olarak varsa elindeki hisse senetlerini toplantı öncesinde şirkete ibraz etmesi ve giriş kartı almak suretiyle genel kurula katılması gerektiğnii, müvekkili şirkete herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, yukarıda açıklanan nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, davacının davalı şirket ortağı olduğunun tespitine, paya isabet eden hamiline yazılı hisse senetlerinin kendisine teslimine mümkün olmaz ise hissede isabet eden rayiç bedelin en yüksek reeskont faizi ile davacıya ödenmesine ilişkindir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 09/12/2021 tarih, 2020/ Esas ve 2021/ Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin 03/03/2020 tarih, 2019/ Esas ve 2020/ sayılı kararı kaldırılmıştır.Mahkememizin 30/05/2025 tarihli ara kararı ile; 29/05/2025 tarihi itibariyle dava değerinin 7.305.053,48-TL olduğu, davacı tarafça dava değerine ilişkin eksik harç tamamlandığı, dava değerinin 2025 yılı için heyet olarak bakılacak davalara ilişkin parasal sınırın üzerinde olduğu anlaşıldığından dava dosyasının 5235 sayılı Kanununun 5/3 maddesi gereğince heyete tevdiine karar verilmiştir.Davacı davalı şirketteki bir kısım hisseleri cebri icra yolu ile satış sonrası ... 13. İcra müdürlüğünün 1999/... sayılı dosyasında 24.02.2000 tarihinde, 1999/ sayılı dosyasında 24.03.2020 tarihinde satın alarak şirkette pay sahibi olduğunu ileri sürmüştür.İşlem tarihinde yürürlükte bulunan Eski Ticaret Kanunun 418/4. Maddesine göre; hisse senetleri miras, karı koca malların idaresine ait hükümler veya cebri icra yolu ile iktisap edilmiş ise de teminat istenemeyeceği gibi kayıttan imtina olunamaz. Şu kadar ki idare meclisi azaları veya ortaklar bu hisseleri borca rayici, bulunmadığı taktirde kayıt için müracaat tarihideki hakiki değeri üzerinden almaya talip oldukları taktirde kayıttan imtina olunabilir.Eski Türk Ticaret Kanunu döneminde de şirkete kaçış klozu hakkı tanınmış cebri icra yoluyla payları devralanın şirkete ortak olarak almayı gerçek değeri ödenme hakkı verilmiştir. Dosyaya sunulan kayıtlarda şirkete ait 16/05/2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında oy çokluğu ile davacıya yapılan cebri icra yoluyla satış ve devrin kabul edildiği, düzenlenen 03/12/2002 tarihli Genel kurul hazirun cetvelinde de davacının pay sahibi olarak gösterildiği bu şekilde davacının 418/4 maddesine göre iktisabının kabul edilmiş olduğu bu maddeye göre payların şirket tarafından devralınması hakkının kullanılmadığı anlaşılmaktadır.Davalı şirket tarafından 03/12/2022 tarihli genel kurulda esas sözleşme değişikliği yapılarak 6. Maddede yönetim kuruluna sermayenin tamamını hamiline yazılı hisse senetleri çıkarmaya yetki verildiği ve bundan sonra da hamiline yazılı hisse senetlerinin bastırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı hamiline yazılı hisse senetlerinin bastırıldıktan sonra kendisine teslim edilmediğini, şimdiye kadar kendisine kar payı ödenmediğini ileri sürmüştür.
Eski TTK'nun 415. Maddesine göre Hamiline yazılı pay senetleri hisse senetlerinin devri şirket ve üçüncü şahıslar hakkında ancak teslim ile hüküm ifade eder. Aynı husus benzer biçimde 6102 sayılı TTK'nun 489. Maddesinde; Zilyetliğin geçirilmesi ile hüküm ifade eder şeklinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla hamili yazılı hisse senetlerinin zilyedi yasal karine gereği onun malikidir. Hisse senetlerinin basılmasının ve ilgililere ihtarın üzerinden dava tarihi itibariyle yaklaşık 20 yıl geçmiştir. Davacının kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü hamiline yazılı hisse senetlerinin kimin elinde olduğu sübuta ermiş değildir. Davacının eldeki dava dosyasında senetlerin kimde olduğu ile ilgili somut bir isnat ve beyanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının kendisine ait olduğu ileri sürülen hisse senetlerinin nerede ve kimde olduğu elinde bulunduranın hak sahiplik durumu ve davada taraf olması tartışılamadığından davacının hisse senetlerinin kendisine teslimine ilişkin talebi yerinde görülmemiştir. Hisse senetlerinin davacıya teslimi isteminde kabul kararı verilebilmesi için davacıya ait hisse senetlerinin kimde olduğunun sabit olması, zilyedin gerçek hak sahibi olmadığının da ispatlanması şarttır.Davacının zarar istemi yönünden hisse senetlerinin davalı elinde mi davacı elinde mi zayi olduğu kimin kusurlu davranışı sonucu şu an davacı elinde olmadığının ispatlanması gerekir. Dosya kapsamı itibariyle sunulan belgelerden hamiline yazılı hisse senetlerinin basılması sonrası söz konusu senetlerin teslim alınması için hak sahiplerine davalı şirket tarafından ihtaratta bulunulduğu 20/12/2002 tarihli ihtaratta 03/12/2002 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında hisse senetlerinin nevinin değiştirildiği ve tamamının hamiline çevrilerek hisse senetlerinin bastırıldığı ilgilinin payına düşen hisse senedinin teslim edilebilmesi için ilişikte sunulan yetki belgesinin düzenlenip onaylanarak 26-27/12/2002 tarihlerinde ihtarda belirtilen adreste bu tarihlerde teslim almayanların ise 30/12/2002 tarihinden itibaren ... ki şirket merkezinden teslim alabilecekleri bildirilmiştir. Bu bildirime ilişkin davacıya gönderilen tebligata ilişkin ... ... kaşeli posta alındı listesinde 20. Sırada Davacı ...'ın da isminin yer aldığı görülmektedir.Davalı şirket muhattabı hissedarını söz konusu ihtarla hisselerin teslim alınması hususunda temerrüde düşürmüştür. Bu temerrüd sonrası davacının hisse senetlerini ihtarda belirtilen yerlerden yahut şirket merkezinden teslim almamış olması nedeniyle temerrüd dolayısıyla hisse senetleri bakımından meydana gelen zararlardan kendisi sorumludur. Aradan geçen 20 yıl boyunca davacının pay sahipliği ile ilgili herhangi bir yargı yoluna başvurmadığı hisse senetleri bakımından herhangi bir zayi davası açılmadığı da anlaşılmaktadır. Ortaya çıkan bu durumdan ve davacının ihmali davranışlarından dolayı ortaya çıkan zararı şirkete yüklemek doğru olmayacaktır. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan başlangıçta alınan 170,78 TL peşin harcın ve 124.581,27 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 124.136,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 623.151,60 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/10/2025
Başkan ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Katip ...
E-imzalı