T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/642 Esas
KARAR NO: 2024/299
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/09/2019
KARAR TARİHİ: 07/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı ...'ın yöneticisi olduğu... San. Tic. Ltd. Şti. ile 30/11/2016 tarih 146.000,00 TL tutarlı cam işleme makinesi sözleşmesi yaptığını, davacının ek bir sözleşme ile davalıya 23/02/2017 keşide, 10/03/2017 vade günlü 77.200,00 TL tutarlı bir senedi teminat olarak verdiğini, ancak senedin teminat senedi olduğuna dair senede şerh verilmediğini, senedin teminat senedi olduğunun şirket yöneticisinin el yazısı ile yazdığı 23/02/2017 günlü sözleşmede yer aldığını, davacının edimini ifa ettiğini, işi gereği 26/04/2017 günlü 40477 numaralı faturayı kestiğini, bedelini alamadığı, işi gereği 26.280,00 TL KDV alacağı bulunduğunu, ayrıca 114.000,00 TL ... adına para havale ettiğini, böylelikle alacakları toplamının 140.280,00 TL olduğunu, davacının teminat olarak verdiği senedin davalı şirket yöneticisiden birden çok kez istemesine rağmen iade edilmediğini, dava konusu senedin üzerinde tahrifat ve sözleşmeye aykırı eklentiler ile 3.kişiye ciro edildiğini, 3.kişinin davacı hakkında icra takibi başlattığını ve mallarını haciz ettirdiğini, takibe konu senet üzerinde oynama yapıldığı, eklenti ile Ankara Mahkemelerinin yetkili kılındığını, oysaki takibe konu senet tarafların sözleşmenin eki olduğunu ve sözleşmede uyuşmazlıklarda yetkili yerin Kayseri Mahkemeleri olduğunu, davalının kötü niyetli olarak eylemini gerçekleştiğini, 3.kişinin davacıya yaptığı hakaretler ve tehditler nedeni ile Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açıldığını, bu nedenlerle davacının kestiği 26/04/2017 günlü 40477 numaralı faturadan dolayı 26.280,00 TL KDV alacağının olduğunu, davalının ciro ettiği dava konusu senet nedeni ile davacı aleyhine Ankara 32.İcra Müdürlüğünün 2017/811 Esas dosyasından yaptırılan takibe konu senet nedeni ile şimdilik senet bedelince %20 oranında kötüniyet tazminatına, üçüncü kişinin hareketleri yüzünden uğradığı 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından süresi içinde cevap dilekçesinin sunulduğu görülmüştür.
-Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevsizlik itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davayı konu bononun Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyası ile haciz işlemi gerçekleştiğini, davacı tarafça açılan davanın alacak davası mı, menfi tespit mi, maddi manevi tazminat davası mı olduğunun açıkça anlaşılmadığını, yetki itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından davanın yetkili yerde dava açmadığını, müvekkili şirketin ticaret sicil kayıtları ve davacı tarafın dava dilekçesinde yerleşim yerinin Bursa olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini, dosyanın yetkili Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, davada müvekkili şirketin taraf sıfatının bulunmadığını, her ne kadar dava ticari dava olarak nitelendirilmese de dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davanın ticari dava olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirkete teslim edilen makine bulunmadığını, makinenin teslimini ispat külfetinin davacıda olduğunu, dava dilekçesi ekinde bulunan belgeler altındaki hiçbir imzanın müvekkil şirkete ait olmadığını, imzaların tamamına itiraz ettiklerini, dava dışı 3.kişi ile müvekkili şirketin bağdaştırılmaya çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bu nedenlerle öncelikle görev ve yetki yönündün itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin davada taraf sıfatı bulunmaması sebebiyle davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine, zorunlu dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Eldeki dava Tazminat davasıdır.
Mahkememizce 11/05/2023 tarihli celsede davacı vekilinin saat taliki talepli dilekçesi kabul edilmesine rağmen duruşma saatinde ve talik saatinde duruşmada hazır olmayıp herhangi bir mazeret de ileri sürülmemesi nedeniyle dosyanın 1. kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafça süresinde, 07/06/2023 tarihinde dosyanın yeniden işleme konulması için dilekçe gönderilmiş olup 16/11/2023 tarihine yeni duruşma günü verilmiş, yenileme tensip tutanağı ve yeni duruşma günü taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir ve davacı bu tarihli duruşmaya katılmıştır.
Mahkememizin 07/03/2024 tarihli duruşmasına ise davacı/davacı vekilinin duruşma salonunda hazır olmayıp herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadığı anlaşılmıştır.
E-duruşma Yönetmeliğinde, e-Duruşma talep ve usulü başlıklı 8.madde;
"(1) Taraflardan biri veya vekili, duruşmaya e-Duruşma Sistemi yoluyla katılmayı, usul işlemleri yapmayı ya da tanığın, bilirkişinin veya uzmanın e-Duruşma Sistemi yoluyla dinlenilmesini gerekçesiyle birlikte mahkemeden talep edebilir.
(2) e-Duruşma, UYAP mobil uygulamaları, avukat veya vatandaş portalı üzerinden duruşma gününden en az iki iş günü önce mahkemesinden talep edilir.",
e-Duruşma talebinin değerlendirilmesini düzenleyen 9.madde;
"(1) e-Duruşma talebi hakkında hâkim, duruşma gününden en az bir iş günü önce kabul veya ret hususunda karar verir. Bu karar kesindir.
(2) Aşağıdaki sebeplerden birinin bulunması durumunda e-Duruşma talebi gerekçesi gösterilmek suretiyle reddedilebilir:
a) Talebin süresinde yapılmaması.
b) Talebin hakkın kötüye kullanılması veya yargılamayı sürüncemede bırakma amacı taşıması.
c) e-Duruşma yapılmasını zorlaştıran hukuki, fiilî veya teknik engellerin bulunması.
(3) Hastalığı, yaşlılığı veya engelliliği sebebiyle mahkemeye bizzat gelmesi durumunda zorluk yaşaması muhtemel olan taraf, tanık, bilirkişi, uzman ve diğer ilgililerin talepleri hâlinde öncelikle e-Duruşma Sistemi yoluyla dinlenilmelerine karar verilir.
(4) e-Duruşma talebinin kabulüne veya reddine ilişkin karar, UYAP üzerinden veya diğer usullerle talepte bulunana bildirilir." şeklindedir.
Her ne kadar duruşma sonrasında davacı vekilinin 06/03/2024 günü saat 18.21'de e-duruşma talepli dilekçe sunmuş olduğu görülmüş ise de, e-duruşma yönetmeliğinin 8.maddesine göre e-duruşma talebinin duruşma gününden en az 2 iş günü önce gönderilmesi gerektiği ve aynı yönetmeliğin 9.maddesine göre de duruşmadan en az 1 iş günü öncesi değerlendirilmesi gerektiğinin düzenlendiği,
Duruşma gününden hemen önce, 06/03/2024 günü saat 18.21'de mesai saati bitiminden sonra, e-duruşma yönetmeliğinde belirlenen süreler geçtikten sonra gönderilen e-duruşma talebininde, değerlendirmenin yapılabilmesi için e-duruşma yönetmeliğinde düzenlenen 1 iş günün dahi bulunmaması nedeniyle ve mahkememizin tüm gün süren duruşmaları nedeniyle değerlendirilemediği, değerlendirilecek olsa dahi süresinde talep edilmemesi nedeniyle reddinin gerekeceği, e-duruşma talep dilekçesinde bağlantı sağlanamaması durumunda mazeretli sayılmanın talep edilmediği ve mahkememizin 07/03/2024 tarihli duruşmasına davacı/davacı vekilinin duruşma salonunda hazır olmayıp herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadığı anlaşılmıştır.
HMK 150/6 md. gereğince; İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde dava açılmamış sayılır (HMK m.150/6)
O halde dosya kapsamı incelendiğinde; açıklanan yasal ve hukuksal olgu karşısında, davacı tarafından davanın takip edilmemesi sebebiyle 11/05/2023 tarihinde ilk işlemden kaldırmanın gerçekleştiği, 07/03/2024 tarihli duruşmada da davacının duruşmaya katılmayıp herhangi bir mazeret ileri sürmeyerek dosyanın takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından HMK 150/6 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davacı tarafça takip edilmeyen davanın HMK 150/6 Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın başlangıçta peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 383,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.