TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2023
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine yapılan icra takibine konu 02/05/2014 tanzim tarihli 3 adet senetteki imzalar müvekkiline ait olmadığını, bahse konu imzalara açıkça itiraz ettiklerini, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu da olmadığını, imza incelemesi yapılarak bu durumun ve borçlu olmadığını tespiti ile davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, açılan ... 4. İcra Dairesi 2021/... E. Numaralı dosyasına süresi içerisinde imzaya itirazlarına yönelik bir beyanda bulunmadığını, ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/ E. - 2022/ K. Sayılı dosyası ile imzaya itiraza yönelik dava ikame ettiğini, dava, süresinde ikame edilmediği gerekçesiyle reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini, davacı yan tarafından icra takibine konu senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığı ve borcu olmadığından bahisle eldeki davayı ikame etmiş olsa da, davacı tarafça davaya konu bono imzalanırken müvekkilinin gözü önünde imzaların atıldığını, davacı borçlu yan, davalı alacaklı müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla tüm hukuki yollara başvurarak müvekkilinin hukuken haklı hak ve alacaklarını almasına engellediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava kambiyo senedinden kaynaklanan davacının borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Talebe konu senetlerden kaynaklanan başlatılan ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır. Davacının davaya konu senetlerde bulunan imzaların kendisine ait olmadığı iddiasının ispatı amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen11/08/2024 tarihli raporda "inceleme konusu senet asılları, ön yüzü üzerinde “...” adına atfen atılı bulunan imzaların, ...’e ait karşılaştırmaya esas mevcut örnek imzaları arasında gözlenen farklılıklara istinaden, ... eli ürünü olmadığı" tespit edilmiştir. Mahkememiz 16/01/2025 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı gereğince dosya ek rapor hazırlanması için bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 05/04/2025 tarihli raporda "inceleme konusu senet asılları, ön yüzü üzerinde “...” adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...’in icra takibine dayanak olan bonolardaki düzenleme tarihi olan, 02/05/2014 tarihinden önce imzalanmış belgelerdeki mevcut imzaları ve .... ... 13. Asliye Ceza Mahkemesince 2011/... Esas No’lu dosyasındaki mukayese belge asıllarındaki mevcut imzaları arasında, yukarıda inceleme ve bulgular başlığı altında benimsenen metot çerçevesinde ayrı ayrı karşılaştırmalı olarak, yeniden yapılan inceleme neticesinde; İmzaların genel şekli, İmzaların istif ve yayılımı, İmzaların meyil ve istikamet pozisyonu, imzaların başlangıç hareketinin yapılışı, imzalardaki dairesel dönüş hareketlerinin yapılışı, İmzalardaki el hareketinin yapılışı, İmzalardaki noktalama ve sedil işaretinin yapılışı ve konumu, İmzaların bitim hareketinin yapılışı yönünden farklılıklar görüldüğü, İnceleme konusu senet asılları, ön yüzü üzerinde “...” adına atfen atılı bulunan imzaların, ...’e ait tüm karşılaştırmaya esas mevcut örnek imzaları arasında gözlenen farklılıklara istinaden, ... eli ürünü olmadığı" tespit edilmiştir.Dava, icra takibine konu edilen bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiası ile bu bonolardan kaynaklı olarak davacının borçlu olmadığının tespitine (menfi tespit) ilişkindir.Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” hükmünü içermektedir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu hâlde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (). ... Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında icra mahkemesinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler ... 17.03.2010 tarihli ve 2010/ E. 2010/ K; 07.12.2011 tarihli ve 2011/ E., 2011/ K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. (... Esas No: 2017/ Karar No: 2020/)Bu genel açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelindiğinde, davacının bonolardaki imzaya itirazının olması sebebi ile imza itirazı yapılmak amacı ile davacıya ait imza örnekleri ilgili kurumlardan getirtilmiş, mahkememiz kaleminde davacıya ait imza örnekleri alınmış ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 11/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda icraya konu edilen bonolardaki imzanın davcıya ait olmadığı belirtilmiş olup, davalı tarafın bu rapora itirazı üzerine mahkememizce dosyanın ... Fizik İhtisas Dairesine tevdine, masrafların davalı tarafça karşılanmasına karar verilmiş olup, davalı tarafça usule uygun ihtarata rağmen masraflar ikmal edilmediğinden HMK 324/2 maddesi gereğince davalı tarafça bilirkişi raporuna itirazın yapılmamış sayılmasının kabulü ile mahkememizce alınan 11/08/2024 tarihli rapora itibar etmek gerekmiştir iş bu rapora göre bonodaki imzaların davacıya ait olmadığının kabulü ile davacının bu bonolardan kaynaklı olarak davacının borçlu olmadığının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacının ... 4. İcra Dairesinin 2021/... E sayılı dosyasında bulunan 10/10/2014 tarihli, keşidecisi ... olan, 15.000,00 TL bedelli bono, 10/11/2014 tarihli, keşidecisi ... olan, 6.000,00 TL bedelli bono, 10/12/2014 tarihli, keşidecisi ... olan, 6.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı olarak borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 4.792,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 1.844,37 TL karar harcından peşin alınan 563,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,81 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Peşin harç 563,56 TL ve 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 743,46 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 27.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 02/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır