TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2019
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun, davacı alacaklıya cari hesap bakiyesinin ödenmemesi üzerine ... 13. İcra Dairesinin 2019/... E. Sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı borçlunun takibe haksız biçimde itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Danışmanlık Lojistik ... Ltd.Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari iş gereği Katar'daki projenin ahşap markuteri uygulamaları için davacı şirket ile anlaşıldığını, davacının kestiği faturalarda ahşap basamak ve marküteri bileşenlerinin uygulaması yapılmadığını, söz konusu malzemelerin gönderilmediğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, tüm ödemeleri yaptığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli alacağının ödenmediği iddiasıyla tazmini talebine ilişkindir. Mahkememizin 02/03/2021 tarih 2019/ Esas 2021/ Karar sayılı dosyası ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 03/10/2023 tarih 2021/ esas 2023/ karar sayılı ilamıyla kaldırılmıştır. Mahkememizce dosya yeni esasa kaydedilmiş kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacının cari sözleşmesi dolayısıyla alacağının belirlenebilmesi için 10.12.2020 tarihli duruşmada taraf defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, inceleme gününde davacı taraf defterlerini ibraz ettiği, davalı taraf defterlerini ibraz etmediği görülmüştür.Her ne kadar davalı tarafın daha önce defterlerini sunduğu, buna göre inceleme yapılması gerektiğini belirtmiş ise de; 10/12/2020 tarihli duruşmada tarafların defterlerini yeni bir gün belirlenerek inceleme gününde hazır etmeleri için gerekli ihtarlar yapılarak davalı vekiline defterlerini sunması için tebligat yapıldığı davalının defterlerini sunmaktan kaçındığı gibi dosya içerisinde olduğuna dair bir beyanda bulunmadığı dikkate alınarak davalı vekilinin tekrardan inceleme talebinin reddine karar verilmiştir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ticari defterini ibraz etmediğinden HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir.Davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğunun tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor düzenlemiştir. Düzenlenen 06/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Tarafların aralarında nasıl anlaşmış oldukları ile ilgili dosyaya herhangi bir belge ve beyanda bulunmadıkları, Tarafların dosyaya sunmaları gereken, yapılacak işle ilgili, ölçü, proje vb böyle bir işte olması gereken asgari belgeleri sunmadıkları, Yapılacak işin, sadece düz bir zeminde, marküteri parke uygulaması mı, yoksa binaya ait herhangi bir bölümdeki merdivenlerin de kaplanmasının gerekip gerekmediğinin belli olmadığı, dosyaya, yapılacak yer ile ilgili herhangi bir görselin sunulmamış olduğu, Her iki tarafın da ...'da bulunmaları, ihracat ile ilgili işlemlerde genel uygulamanın, ürünler yükleme yapılmadan önce, üretim mahallinde kontrollerinin yapılması gerektiği, ürünlerin yükleme yapılması için palet numaraları, çeki listeleri, tonajları vb resmi evrakların varlığını gerektireceği, bu bilgi ve belgelerin de dosyaya sunulmadığı, Faturalardan bir tanesinin davacının montaj mahalline götürdüğü, işin yapımı ile ilgili gerekli olan alet ve makinalar olduğu, davalı yanın beyanının, bunları geri getirerek davacıya teslim ettiğinin olduğu, davalı tarafça düzenlenen 11.02.2019 tarihli ve 64.239,20 TL bedelli satış-iade faturasının da her iki şirket kayıtlarında yer aldı, kalan dört adet faturadan 2 tanesinin işin bitiminden sonra yapılması gereken cila vernik işlemleri için kullanılacak sarf malzemeleri olduğu, kalan 2 adet faturada ise, zemine döşenen marküteri şeklindeki parkenin hazırlanmış plakalarının olduğunun değerlendirildiği, davacının bu parke parçalarını niçin “Ahşap Basamak” tabiri ile fatura ettiğinin anlaşılamadığı ancak, tüm parkeyi aynı tabirle faturada yer vermesi sebebiyle, tüm ürünün aynı olduğunun değerlendirildiği, zemine döşenen parke ile basamak için hazırlanacağı varsayılan parkelerin aynı isimle faturalanması, fiyat ve adedinin parke ile uyumlatılmasının mümkün olamayacağı, bu sebeple faturadaki miktar ve ürünlerin sadece parkeye ait olduğunun değerlendirildiği, Davalının dosyaya sunduğu belgelerden, yapılan işte eksik ifa olup olmadığının anlaşılamadığı, eksik ifa var ise de ne kadar olduğu ile ilgili dosyaya hiçbir bilgi ve görsel beyan edilmediği, Dosyaya sunulan belge ve görsellerden, davacının işi ayıpsız olarak, döşemenin yapılmış ve cila işlemlerinin bitirilmiş olduğu haliyle teslim edildiğinin gi montajı yapılan mahalde basamak ile ilgili herhangi bir eksikliğin görülmediği, üreticiye yapılmış bu konuda bir talebin dosyaya sunulmadığı, bu sebeple değerlendirilmeye alınmadığı, yapılmış olan işlerde, ayıp ve eksik tespit edilememesi sebebiyle iade faturasının düzenlenmesinin uygun olmadığı," tespit edilmiştir. Davacı defterlerini ibraz ettiği halde davalı defterlerini yapılan ihtara rağmen ibraz etmemiştir. Davacı defter ve belgeleri usulüne uygun tutulmuş olup delil olma niteliğindedir. 25.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre davacının kayıtlarına göre; davacının icra takibi tarihi itibariyle davalıdan 29.641,23 TL alacaklı olduğu alınan 06/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda iade faturalarının düzenlenmesinin uygun olmadığı, faturadaki miktar ve ürünlerin sadece parkeye ait olduğu, ayıp ve eksik tespit edilmediği, iade faturasının düzenlemesinin uygun olmadığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda taraflar arasında kurulan eser sözleşmesi gereğince davacı tarafın edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiği ve bu sözleşme kapsamında yapılan işler için kesilen fatura doğrultusunda alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir. Alacağın faturaya dayanıyor olması sebebi ile likit olduğu değerlendirilmekle davacı tarafın icra inkar tazminatının kabulü gerekmiştir. Davalı tarafça yemin deliline dayanılmış olduğundan davalı tarafa davacı tarafça yapılan işlerin eksiksiz yapılıp yapılmadığı ile ilgili olarak yemin deliline dayanılıp dayanılmayacağı, dayanılacaksa yemin edilmesi istenen hususlarla ilgili yemin metninin sunulması için 2 haftalık süre verilmiş, davalı tarafça verilen süre içerisinde yemin metni sunulmamış, süresinden sonra sunulan yemin metninde ise davalı tarafın yemin teklifini davanın karşı tarafı olan davacıya değil, kendisine yemin edilmesi için sunduğu bu itibarla hem süresinde sonra, hem de usule uygun olmayan yemin teklifinin, yapılamamış olduğunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; ... 13. İcra Müdürlüğünün 2019/... dosyasına davalı tarafın yaptığı itirazın iptaline, takibin 29.641,23 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, (kabul edilen dava değeri 29.641,23 TL)
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 5.928,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 7.421,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 2.024,79 TL karar harcından peşin alınan 506,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.518,59 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Peşin harç 506,20 TL ve 44,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 550,60 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 29.641,23 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair uyuşmazlık konusu miktar 2025 yılı kesinlik sınırı altında kaldığından kesin olmak üzere karar verildi. 08/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır