TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:3-
4-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; 18/01/2023 tarihinde davalı ...'a ait, sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın müvekkili ... ... plakalı aracıyla seyir halinde iken aracın ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, açıklanan nedenlerle şimdilik 100,00 TL hasar tazminatının şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet zararı ve şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatına şimdilik neticeten 300,00 TL maddi tazminatlar toplamına karar verilmesine, kaza sonrası oluşan zararların temerrüt tarihi olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğu zorunlu trafik sigortası poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu ifade ve özetle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limitinin ise kaza tarihi itibariyle araç başına 120.000,00 TL olduğunu, ifade ve özetle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller;
... Merkezi Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Makine Mühendisi ve Adli Trafik Bilirkişilerinin Raporunun Sonuç Kısmı: "1) ... Plakalı Kamyonet Sürücü ... ’ın; Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, yukarıda açıklaması yapılan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Dönüş Kuralları başlıklı Madde 53/A ile Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller başlıklı Madde 84/F hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle %100 (Yüzde Yüz) nispetinde kusurlu sayılabileceğine; 2) ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... ’ın: Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu veya Yönetmeliğine aykırı bir kural ihlali olmadığına; 3) Trafik kazası sonucu; reel değer kaybı, onarım süresince araçtan mahrumiyet bedeli ve amortisman bedeli hesaplandığında davacıda toplam 19.750 TL (Ondokuzbinyediyüzelli Türk Lirası, Sekseniki Kuruş) zarar-ziyan oluştuğuna ilişkin kanaatimizdir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı; hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı talebine ilişkindir. Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır. Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir.
Eldeki davada, dava; ZMMS, İMMS, sürücü ve işletene karşı ikame edilmiştir. Bilindiği üzere ZMMS limitinin tükenmesi sonrasında İMMS limiti devreye girecektir. Mahkememizce alınan kusur raporunda; karşı araç sürücüsü olan ...'ın sağa dönüşte kurala uymadığı ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Kusur tespiti, kazanın oluş şekline ve kaza ile ilgili tutulan belgelere uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Zarar raporunda, davacının aracında oluşan hasar durumuna göre ödenen hasar bedelinin gerçek zarara uygun olduğu belirtilmiştir. Kaza sonrası tanzim edilen eksper raporu ve kaza fotoğrafları dikkate alındığında bilirkişinin tespitinin hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının bakiye hasar bedeli alacağı olmadığından bu talebinin reddi gerekmiştir. Davacının aracında hasar durumuna göre 13.387,33 TL değer kaybı olduğu hesaplanmıştır. Aracın kilometresi, yaşı, modeli ve onarım gören parçalara göre hesaplanan değer kaybı zararına mahkememizce itibar edilmiştir. Davacının aracının objektif onarım süresi ve günlük kiralama bedeli dikkate alınarak araç mahrumiyet zararı hesaplanmış ve amortisman düşülerek sonuca varılmıştır. Davacının aracı, aldığı hasara göre 1 ay içinde onarımı mümkündür. Bu 1 aylık süre içerisinde günlük kiralama bedeli ve amortisman düşülerek yapılan hesaplamada davacının 6.362,67 TL araç mahrumiyet zararı olduğu hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu, araçtaki hasar ve onarıma göre hazırlanmış olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı taraf, süresinde bedel artırım dilekçesi sunmuş ve dilekçe davalılara tebliğ edilmiştir. Kaza tarihi olan 18/01/2023 tarihinde ZMMS limiti, 120.000,00 TL'dir, davalı ZMMS şirketi tarafından 75.000,00 TL ve 7.751,00 TL ödeme yapılmış ve poliçe limiti tükenmemiştir. Bu durumda davalı İMMS şirketi yönünden davanın reddi gerekmiştir.
Davacı tarafın ZMMS şirketine yaptığı yazılı başvuru sonrasında ZMMS şirketinin 28/11/2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmış ve sigorta şirketi aleyhine bu tarihten itibaren yasal faize hükmolunmuştur. Davacı lehine kabul olunan tazminat kalemleri ile reddolunan hasar bedeli kalemi istinaf sınırının altında kaldığından karar HMK m.341 gereğince kesin olarak verilmiştir.Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (... 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada, davacının ve sigorta şirketleri dışındaki davalıların tacir olmadıkları anlaşılmakla; zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Değer kaybı talebi yönünden; 13.387,33 TL değer kaybının, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 28/11/2023 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 18/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
2-Araç mahrumiyet zararı talebi yönünden; 6.362,67 TL araç mahrumiyet zararının, kaza tarihi olan 18/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
3-Davacının hasar bedeli talebinin reddine,
4-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ZMMS poliçe limitinin tükenmemiş olması sebebiyle davanın reddine,
5-Hüküm tarihi itibariyle değer kaybı yönünden alınması gereken 914,48 TL karar ve ilam harcından; değer kaybı için yatırılmış 179,90 TL peşin harç ve 226,91 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 507,67 TL karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,
6-Hüküm tarihi itibariyle araç mahrumiyet zararı yönünden alınması gereken 434,63 TL karar ve ilam harcından; araç mahrumiyet zararı için yatırılmış 89,95 TL peşin harç ve 107,09 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 237,59 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından değer kaybı için yatırılmış 179,90 TL peşin harç ve 226,91 TL tamamlama harcı toplamı olan 406,81 TL'nin davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından araç mahrumiyet zararı için yatırılmış 89,95 TL peşin harç ve 107,09 TL tamamlama harcı toplamı olan 197,04 TL'nin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.587,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.856,85 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.815,70 TL yargılama giderinin davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı değer kaybı talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 13.387,33 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
11-Davacı araç mahrumiyet zararı için kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 6.362,67 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
12-Davacının reddolunan hasar bedeli talebi yönünden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine verilmesine,
13-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve dava dilekçesinde hasar bedeli ve değer kaybı talebine muhatap olması ile ret sebebinin ZMMS limitinin tükenmemiş olması gözetilerek; AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine verilmesine,
14-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
15-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
16-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kabul edilen ve reddedilen miktarların istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341 gereğince kesin olmak üzere karar verildi.12/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır