TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR:1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Saklama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/09/2021
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve eşinin 13/08/2021 tarihinde davalı şirkete ait ... Parkı'nda bulanan ...'a ait otoparkta, müvekkilli şirkete ait ... plaka sayılı aracını saat 20:00 sularında park ettiğini, müvekkilinin 21:30 sıralarında araca döndüklerinde park halindeki aracın sol arka kelebek camının kırıldığını, aracın bagajında bulunan kırmızı renkli evrak çantasının çalındığını, çalınan çantada 3 adet cumhuriyet altını, 1 adet bilezik, 2 adet pırlanta yüzük, 1 adet Micheal Corse saat, 1 adet altın alyans ve 1 adet pırlanta kolye küpe takımının bulunduğunu, müvekkilinin zararının, aracın güvenliğinden sorumlu davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğini çünkü otopark işletmecisi ile araç sahibi arasında saklama (Adi Vedia) sözleşmesinin kurulduğunu, sözleşme her ne kadar yazılı olmasa da işletme sahibi aldığı ücret karşılığında kendisine teslim edilen aracı ve aracın içindeki eşyaları muhafaza etmeyi taahhüt ettiğini, davalı şirketin gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, yaşanan hırsızlık olayının davalı şirketin kusurundan kaynaklandığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik 2.000,00-TL maddi tazminatın olayın gerçekleştiği 13/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı ve davacının iddiaları kabul etmediklerini, ... Park açık otoparkının plaka tanıma sistemi ile çalıştığını, olay tarihi itibariyle söz konusu aracın giriş-çıkış yaptığına dair bir kaydın bulunmadığını, otopark giriş çıkışlarında gişede personel bulundurulduğunu, belirli aralıklarla bekçilerin otopark içerisinde asayiş amaçlı devriye gezdiklerini, müvekkili şirketin otopark içerisindeki araçlardan çalınan ve kaybolan eşyalardan sorumlu olmadığına dair tabelaların bulunduğunu, açık otoparkın 3000 m² yüzölçümüne sahip olduğunu, hareketliliğin ve yoğunluğun fazla olduğunu, güvenlik önlemlerinin müvekkili şirkete ait güvenlik görevlileri ve polisler tarafından sağlandığını, davacı tarafın aracını otoparka park ettiğine ilişkin herhangi bir somut delilinin bulunmadığını, davacı tarafın iddiasını ispat edemediğini, olay yerine herhangi bir polis ekiplerinin çağrılmadığını, tutanak tutulmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller; ... ... Noterler Birliği Başkanlığı'na, ... ... ... Polis Merkezi'ne, ... Genel Müdürlüğü'ne, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
Olay Yeri İnceleme Bilirkişisinin Raporunun Sonuç Kısmı: "...'ın ... Plaka sayılı aracı ile 13/082021 Tarihinde Saat :20.00 sıralarında ... ait ... ... oto parkına ... Nolu tahsilat fişine,... Polis Merkezi Amirliği görevtilerince tanzim edilen görgü tespit tutanağına, ... Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilen olay yeri inceleme raporuna göre aracını ... ... park oto parkına park ettiğini, ve Hırsızlık olayının ... otoparkında gerçekleştiği, ...'ın çanta ve değerli eşyalarını araca dışarıdan bakıldığında gürünmeyecek şekilde, aracın görünmez bölmesi olan bagaj kısmına gizlediğini, değerli eşyaları çalan şahsın aracın sağ arka kelebek canımı kırarak, arka koltuk üzerindeki sırt dayama bölümünde bulunan mandalı kullanmak suretiyle arka koltuğu yatırarak bağaj içersindeki değerli eşyaların bulunduğu çantaya ulaştığı dosya içersindeki incemelerimden bu sonuca varılmıştır. ...'ın doktor olması, ... Sağlık Hizmetleri Limdet Şirketinin yetkilisi olmasından dolayı hırsızlık olayının meydana geldiği tarih itibarı Otuzbeşbin (35.000TL.)lira değerinde değerli eşyasını evine temizlik görevlisi geleceğinden dolayı aracında bulundurmasının hayatın olağan akışına göre normal olduğu, değerli eşyalarının dışarıdan bakıldığında aracın görünmeyen bagaj bölümünde saklı olması nedeniyle kusursuz olduğunu, ... ... ... Oto parkında kamera kayıt sisteminin olmadığı, Gişe görevlilerin haricinde oto park içerisinde araçları güvenliğini sağlayabilecek güvenlik görevlisi ile herhangi bir personelin bulundurulması nedeniyle güvenlik zafiyetinin olmasından dolayı hırsızlık olayın meydana geldiği, Ücret mukabili verilen hizmetin sorumluluk gerektirdiği ve bu nedenle — oto parkı çalıştıran ...'ın (... Ulaşım Toplu Taşım İşletmeciliği Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şitketinin) “kusurlu olduğu” tespit edilmiştir" şeklindedir.Davalı Tanığı ...'un beyanı: "Ben 2018 yılından beri davalı ...'ta çalışırım, olay günü ... parkın oradaki otoparkta çalışıyordum, davaya konu olayı amirimden duydum ancak aracı ve camın kırık halini hiç görmedim, bu olaydan sonra başka bir aracın camı kırıldı ve içinden çanta çalındığı iddiası oldu, o zaman da polisler geldi, hatta polisleri ben aradım, dava konusu olayın olduğu gün polisleri görmedim dedi. Otoparkta böyle bir olay olduğu zaman genellikle bizim haberimiz olur dedi. Otoparkta kameralar mevcuttur, sürekli güvenlik parkın içinde vardır, dava konusu olay dışında bu şekilde hırsızlık olayı bir kere daha oldu." şeklindedir. Kuyumcu Bilirkişinin Raporunun Sonuç Kısmı: "Mahkemenizin yukarıda kayıtlı dosyada bulunan talep edilen ziynet eşyalarının Olay Tarihi olan 18.08.2021 itibariyle değerleri istenmiştir Ziynet Eşyalarının toplam değeri 40.259.00 TL'dir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, saklama sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan zararın tahsili istemine yöneliktir.Somut olayda; davacı şirkete ait ... plaka sayılı araç 13/08/2021 tarihinde davalının işlettiği ... Park açık otoparkında park halindeyken üçüncü kişilerce aracın camının kırılması suretiyle araç içerisindeki ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemi ile davanın açıldığı anlaşılmaktadır.İstinaf mahkemesince kararın kaldırılması üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. İstinaf mahkemesi kararı öncesinde bilirkişi raporunun alındığı anlaşılmaktadır. ... 11. Hukuk Dairesinin 2022/ Esas ve 2024/ Karar sayılı ilamında aynen, "... Hukuk Genel Kurulunun 16.11.2021 tarih ve 2018/--2021/ sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 579 uncu maddesinde kusursuz nitelikte bir sözleşmesel sorumluluk hâli düzenlenmiştir. Bu kapsamda sorumluluğun doğabilmesi için bu yerleri işletene sözleşme kapsamında taşınırın/aracın garaj, otopark ve benzeri yerlere bırakılmış olması, bunların veya eklentilerinin kaybedilmesi, zarara uğraması yahut çalınması gerekmekle bu yerleri işletenin veya personelinin kusuru, sorumluluğun mevcudiyeti için aranan bir koşul değildir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca da otopark, garaj yahut benzeri yerleri işleten, böyle bir sorumluluk üstlenmediğini veya sorumluluğu bu Kanun’da gösterilmemiş olan bir koşula bağladığını, herhangi bir yolla ilan etse dahi sorumluluktan kurtulamaz. İşletenler, ancak zararın saklatan veya ziyaretçisi ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kimseye yükletilebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat etmekle sorumluktan kurtulabilirler. Otopark, garaj yahut benzeri yerleri işletenlerin sorumluluklarının sınırı ve bu sınırın uygulama alanı 6098 sayılı Kanun'un 579 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Ancak, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğu, kendilerine veya çalışanlarına bir kusur yüklenmedikçe, saklananların her biri için alınan günlük saklama ücretinin on katını aşamaz.” şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler" hükmü yer almaktadır.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından aracın, muhafaza edilmek sureti ile otoparka teslim edildiği ve davalıya ait park yerinde muhafazası sırasında camının kırılarak içerisindeki siyah çantanın alındığı, Mahkemece bu durum benimsenerek manevi tazminata hükmedildiği halde maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmış ise de yukarıda da açıklandığı üzere davalının kusursuz nitelikteki sözleşmesel sorumluluğu gereğince olayın oluş şekli, zarar görenin kusur oranı, kuyumcu olan davacının sosyal ve ekonomik durumu ile 6098 sayılı Kanun'un 579 uncu maddesinin ikinci fıkrası birlikte değerlendirilerek, hakkaniyete uygun şekilde maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde, saklama sözleşmelerinde zarar görenin kusurunun da değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Zarar gören şirket yetkilisinin duruşmada alınan beyanlarına bakıldığında olay günü evlerine temizlik görevlisinin gelmesi sebebiyle hırsızlanan eşyaları yanlarına aldıkları beyan edilmiştir. Davacı şirket yetkilisinin doktor olması ve beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olması değerlendirilerek hırsızlanan eşyaların çalınan çantada olduğu kanaatine varılmıştır. Hırsızlanan eşyaların değerine ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinin ayrıntılı ve denetime elverişli olmasından kaynaklı rapor hükme esas alınmıştır.Saklama sözleşmesinden kaynaklı davalının kural olarak kusursuz sorumluluğunun olduğu, ancak, davalı şirketin işlettiği parkta büyük harflerle araçlarda değerli eşyaların bırakılmaması gerektiğinin belirtildiği, bu durumda davacı şirket yetkilisi ve diğer davacının da kusurlu oldukları, davalı şirketin söz konusu duyurular ile sorumluluktan tamamen kurtulmasının Kanuna aykırı olacağı, ayrıca davalı şirketin yeteri kadar güvenlik personeli istihdam etmediği ve güvenlik kameralarının yeterli olmadığı kanaatine varıldığı, bu durumda tarafların eşit kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, bu eşit kusur sonucunda hırsızlanan eşyaların değerinin yarısı olan 20.129,50 TL'nin, olay tarihi olan 13/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara eşit şekilde verilmesine dair aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; 20.129,50 TL'nin, 13/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara eşit şekilde verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 1.375,04 TL karar ve ilam harcından; 59,30 TL peşin harç ve 655,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 660,74 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 655,00 TL ıslah harcı toplamı olan 714,30 TL'nin davalıdan alınarak, davacılara eşit şekilde verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.400,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.045,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.504,30 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.252,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara eşit şekilde verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 105,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 133,00 TL tehiri icra karar harcı olmak üzere toplam 458,70 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hespalanan 229,35 TL yargılama giderinin davacılardan eşit şekilde alınarak, davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan eşit şekilde alınarak, davalıya verilmesine,
8-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kabul edilen ve reddedilen miktarların istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341/4 gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 12/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır