TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle Müvekkili davacı tarafından, davalı ... Tekstil A.Ş. aleyhine ... 4. Genel (Kapatılan 12. İcra) Müdürlüğü 2023/... Es. sayılı dosyası ile örnek 7 icra takibi başlatıldığını, davalı taraf borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, itiraz yerinde olmadığını, Vekil eden ... tarafından davalı/borçlu şirkete verilen mal ve işçilik hizmetlerinin karşılığında 31-05-2023 tarihli, 212.400,00 TL bedelli, numaralı ve 31-05-2023 tarihli, 269.559,20 TL bedelli, numaralı iki adet e-Arşiv fatura düzenlendiğini, dava konusu mallar davalı şirkete teslim edildiğini ve talep edilen işçilik hizmeti de yerine getirildiğini, toplam 481.959,20 TL bedelli bu iki senede karşılık davalı/borçlu tarafından yalnızca 270.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye bedel için ödeme yapılmaması sebeple bakiye fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, arz ve izah edilen sebeplerden dolayı; Davalı/borçlunun mal kaçırma ihtimaline binaen İhtiyati Haciz talebimizin kabulüyle tebligat ve duruşma yapılmaksızın tensiben, davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız ve mahkemenizin takdir edeceği teminat mukabili ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabullünü, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak sadece takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olan itirazlarının iptalini ve takibin dava değeriyle devamını, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini davacı ... vekili olarak talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ... ile Müvekkili Şirket Yetkilisi ... ... arasında , ... ...’in şahsi evinin tadilatları için anlaşma yapıldığını, Davacı ... tarafından ... ...’e dava konusu mallar ve işçilik hizmet alacakları için 268.000,00 TL talep edildiğini, söz konusu talebe ilişkin taraflar arasındaki pazarlıklar sonucu anlaşma sağlandığını, Banka dekontlarından (EK-1) görüleceği üzere ... ...’in şahsi banka hesabından ve Müvekkili Şirketin banka hesabından 200.000,00 TL ...’ın hesabına gönderildiğini, Müvekkili Şirket Yetkilisi ... ... ile ... arasında ... ...’in evinin Dış cephe boyası için tekrar bir anlaşma yapıldığını söz konusu iş için ... ... şahsi ve şirketinin hesabından ...’a 70.000,00 TL daha ödeme yapıldığını, Söz konusu alacağa ilişkin kesilen faturalar gerçeği yansıtmadığını, ... ... tarafından ...’a dava konusu mallar ve işçilik alacakları için anlaşılan tutar üzerinden ödeme yapıldığını, dava dilekçesinde sunulan E-Arşiv faturalar müvekkili şirkete ıslak imzalı veya E-posta adresinine gönderilmediğini, davacının davasının kötü niyetli olduğu sabit olduğundan hukuki dayanaktan yoksun, mesnetsiz ve kötü niyetli açılan davanın reddini, davacının %20den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememizde açılan işbu dava ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 30/05/2025 tarihli raporda "Dava konusu taşınmaz ... Mahallesi, 1279 parsel, 29 bağımsız bölüm numaralı dubleks mesken olduğu, Dosyada mevcut Teklif veyahut Sözleşme evrakı 16.09.2024 tarihli düzenlendiği, “...” logolu evrakta “Firma İsmi: ... ...- Adres: ... Köyü” ibareleri ile Gönderen: ... yazdığı, davacı ... tarafından Davalı ... Tekstil Boya Ve Apre İnşaat Taahhüt Tesisat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ne 31.05.2023 tarihli 180.000,00 TL *KDV, ikinci faturanın aynı tarih ve firma için 228.440,00 TL+KDV fatura tanzim edildiği, Taraflar arasında Teklif (Anlaşma) içeriğinde binanın yalıtım ve dış mekan tadilatları olmakla birlikte daha sonra yapının dış cephe tamirat boya/ilave seramik işleri/ kamelya —iç merdiven boya/saha betonu/korkuluk boya vb işlerinin ilave edildiği çıkarımına varıldığı, Teklif (Anlaşma) içeriği esas alındığında imalatların bu safhada tamamlandığı, Davacının edinimlerini yerine getirdiği çıkarımına varılabileceği, Dava konusu taşınmaz için Teklif (Anlaşma) içeriği ve ilave işlerin yapım tarihi itibarı ile piyasa rayiçleri dikkate alındığında 406.650,00 TL+KDV bedeli olabileceği, Yalıtım sorunları ve bina zemin çevresi tretuvarlarının çökme sonucu deformasyonları açık ayıplı imalat olarak değerlendirilebileceği, açık ayıplı imalatların bedelinin maktuen 40.000,00 TL olabileceği, Tarafların arasındaki bakiyenin konusunda uzman bilirkişi tarafından hesaplanmasının daha makul sonuçlara ulaştırabileceği, bu sayede Davalının edinimlerinin değerlendirilebileceği görüşlerine varıldığı" tespit edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 01/12/2024 tarihli raporda "Davacının Defterleri; 486 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin gereğince, İşletme usulene tabi alış ve gider ile satış ve hasılatlarına ilişkin aylık kayıtlarını, yasal süresinde defter beyan sistemine kayıt ettiği, davalının Ticari Defterleri, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 224 ve 225. maddeleri ile 6102 Sayılı T.T. Kanunun 64. Maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiki zorunlu Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, davacı ... 2. Sınıf İşletme usulü defter tuttuğu görülmüş olup; esnaf olduğu Davacının İncelenen defter kayıtlarında: Davacının davalıya 2 adet toplam 481.959,20TL tutarında fatura düzenlediği, işletme defterinde gelir bölümüne kayıt ettiği, Davalının İncelenen defter kayıtlarında: Davalının davacıya 230.000,00TL tutarında ödeme kaydının göründüğü, Davacının davalıya düzenlediği 2 adet fatura davalının kayıtlarında mevcut olmadığı, Davacı davalıya düzenlediği 2 adet E-Arşiv Fatura ve içeriği malzemeleri davalıya teslim edip etmediği dava dosyasında mevcut evraklardan tespit edilemediği" tespit edilmiştir. ... 4.İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından borçlu ... Tekstil Boya Ve Apre İnşaat Taahhüt Tesisat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 214.142,67-TL toplam alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava taraflar arasında kurulan eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafça yapıldığı iddia edilen işlerden kalan bakiye alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Eser sözleşmesine dair hükümler 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. Açık ayıplarda TBK'nın 474/1. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz (geç sayılmayacak bir süre içinde) eseri gözden geçirip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Sonradan ortaya çıkan ayıpta yani gizli ayıplarda ise TBK 477/3. maddeye göre ayıp ortaya çıktıktan sonra gecikmeksizin ayıp ihbarının yapılması gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir.Eser sözleşmesi ve eser sözleşmesinde ayıp hususundaki genel açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı taraf eser sözleşmesindeki edimlerinden kaynaklı olarak 2 adet ve toplamda 481.959,20 TL değerinde fatura düzenlenmiş olup, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde bu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde faturaların kayıtlı olmadığı ancak farklı tarihlerde ve 8 seferde olmak üzere toplam 230.000,00 TL davacıya ödemenin kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davacının defterlerinde davalının yaptığı ödemelere ilişkin bir kayıt bulunmadığı belirtilmiştir.Uyuşmazlığa konu eserin değerlendirilmesi için mahkememizce keşif icra edilmiş akabinde dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi raporunda davacı tarafça yapılan işlerin bedelinin 406.650,00 TL+KDV bedelinde olacağı rapor edilmiş olup, yine bilirkişi raporunda eserde ayıpların bulunduğu, ayıpların giderilmesi için gerekli bedelin 40.000,00 TL olabileceği ve ayıpların açık ayıp olarak nitelendirildiği rapor edilmiştir. Bilirkişi raporu ile; davacı tarafça kesilen faturalar ve fatura içeriğinde bulunan yapılan iş kalemleri ve bunların bedellerinin uyumlu olduğu anlaşılmıştır. HMK 222/2 maddesinde ''Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.'' ve HMK 222/3 maddesinde ''...İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir....'' şeklinde ticari defterlerin delil olması hakkında düzenleme olup bu düzenleme uyarınca somut durum değerlendirildiğinde, her ne kadar faturalar davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı değil ise de, teklif formu, faturaya konu iş ve işlemler ile bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının faturalara konu mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğinin kabulü gerekmiştir. Davacı tarafça teslim edilen işlerde açık ayıplar tespit edilmiş ise de, davalı tarafça bu açık ayıplara ilişkin ihbarın yapılmadığı, hatta cevap dilekçesinde dahi davacı tarafça yapılan işlerin ayıplı olduğunda dair bir savunma olmadığı anlaşılmakla davalının TBK 477/2 maddesi gereğince eseri teslim edilmiş hali ile kabul ettiğinin kabulü gerekmiştir.Davalı tarafça her ne kadar husumet itirazında bulunulmuş ise de, gerek faturaların davalı şirket adına kesilmesi, gerekse de ödemelerin bir kısmının davalı şirket tarafından yapılmış olması sebebi ile sözleşmenini davacı ile davalı şirket arasında kurulduğunun kabulü ile husumet itirazına itibar edilmiştir.Son olarak, her ne kadar davalı şirketin ticari defter kayıtlarında 230.000,00 TL ödeme olarak gözükmekte ise de, davacı tarafın dava dilekçesi ile 270.000,00 TL aldıklarının ikrarı ile bakiye alacağın 211.959,20 TL (481.959,20-270.000,00) TL olduğunun kabulü gerekmiş, davalı taraf icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğundan işlemiş faiz yönünden davanın reddine, asıl alacak yönünden davanın kabulüne, taraf arasındaki borç-alacak ilişkisi eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeline ilişkin olduğundan tarafların karşılıklı olarak edimlerini yerine getirip getirmedikleri ve buna bağlı olarak alacaklı olup olmadıkları yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olmadığı kanaati ile davacı tarafın icra inkar, davalı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; ... 4. Genel İcra Müdürlüğü 2023/... E. Dosyasına davalı tarafın yaptığı itirazın asıl alacak miktarı olan 211.959,20 TL yönünden iptaline, icra takibi öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, 211.959,20 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, (Kabul edilen dava değeri : 211.959,20 TL Reddedilen dava değeri: 2.183,47 TL)
2-Davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine,
3-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 6.770,75 TL ve keşif harcı olan 4.361,50 TL olmak üzere toplam 11.132,25 TL'nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığında 10.909,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 14.478,93 TL karar harcından peşin alınan 2.586,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.892,61 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Peşin harç 2.586,32 TL ve 269,85 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.856,17 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 33.913,47 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 2.183,47 TL vekalet ücretinin davacıdan taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin 3.057,60TL'sinin davalıdan 62,40TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi.14/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır