TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/05/2023
KARAR :KABUL
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine ... 17. icra müdürlüğünün 2023/.... sayılı takip dosyası ile, Fatura 13.937,97 liralık açıklaması ile 13.937,92 TL fatura ve 33.265,17 TL( 9.6.2019- 11.5.2023 ) arası işlemiş faiz açıklaması ile toplam 47.203,09 liralık ilamsız takip yapıldığını, menfi tespit davasında yetkili mahkeme; genel hükümler saklı kalmak kaydı ile davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibe başlandıktan sonra Menfi tespit davası açılmışsa yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, İlamsız takibi incelediklerinde bila tarihli ve numaralı 13.937,97 liralık alacağa dayalı olduğu anlaşıldığını, davacıya ilamsız ödeme emri usulsüz olarak 17.5.2023 tarihinde çalışanı olmayan 3. kişiye tebligat adresi belli olmasına rağmen tebliğ edilmiş gibi gösterilerek icra takibinin kesinleştirildiğini, davacının icra takibinden 28.05.2023 tarihinde banka hesaplarına bloke konulmasıyla muttali olduğunu, yapılan takipte asıl alacakla ilgili kısım faturaya konu mal taraflarına teslim edilmediğini, taraflarına tebliğ edilmiş temerrüt ihtarı içeren bir alacak talebi olmadığını, ortada bir Sözleşme veya taraflar arasındaki teamülde vade farkına ilişkin anlaşma olmadığını, faturada "gecikme halinde vade farkı alınır" şerhi bulunmakta veya içeriğinin sadece vade farkı olduğu faturanın tebliğ edilmiş olması, borçlunun temerrüde düşürülmesi açısından ihtar yerine geçmediğini, temerrüt faizinin 13.06.2020 tarihinden itibaren yıllık %10 belirlendiğini, TTK 1530 hükmü gereğince, istenebilecek temerrüt faizinin ise yıllık %15 olarak belirlendiğini, bu nedenle takip tarihinden sonrası için işletilebilecek faiz oranı olarak istenen aylık %5 lik oranda hatalı olup, takibe konu alacağın takiple temerrüde düşürüldüğü, takip tarihinden sonrası için istenebilecek faiz oranının da yıllık 10 olarak kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Borçlar Kanununun 104/son maddesi hükmü gereği faize faiz yürütülmesinin yasaklandığını, davalı şirketin ana paranın faizini icraya koyarak asıl alacak kaleminin tümü üzerinden faize faiz istediğini, 47.203,09 liralık toplam alacağa takip tarihinden itibaren aylık % 5 faiz yürütülmesi anılan yasa hükmüne aykırı olup iptali gerektiğini , bu nedenle faturaya konu alacağa aylık %5 faiz işleterek borçlu olmadığını bile bile, icra takibinde bulunan kötü niyetli davalının, haksız takibinin iptali, takibe konu 33.265,17 lira faiz borcunun bulunmadığının tespitini ve durumu bilerek takipte bulunan ve davacıyı mağdur eden davalı aleyhine takibe konu alacağın 9620 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davalının ... 17. icra müdürlüğünün 2023/.... sayılı icra takip dosyasına konu borcun ... arası işlemiş faiz olarak talep edilen 33.265,17 TL işlemiş faiz kısmının borçlusu borcunun olmadığının tespiti ile takibin bu kısımla sınırlı olarak iptaline karar verilmesini, asıl alacağa takip tarihinden sonrası için işletilebilecek faiz oranı olarak istenen hukuka aykırı aylık %5 lik faiz talebinin iptaline takibin kanunla belirlenen faiz oranları üzerinden devamına karar verilmesini, faize faiz yürütülmesinin ... uyarınca hukuka aykırı olması sebebiyle davalının takipte, ana paranın faizini icraya koyarak asıl alacak kaleminin tümü olan 47.203,09 liralık aylık %5 faiz yürütülmesi yönelik isteminin iptaline karar verilmesini, kötü niyetli davalı aleyhine, takiple tahsili istenen 33.265,17 liralık faiz alacağının 9620 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, davacının tüm banka hesaplarına ve mallarına haciz ve bloke edilmesi nedeniyle 33.265,17 liralık kısım ve ferileri bakımından takibin durdurulmasına/yatan paraların borçluya ödenmemesine yönelik ... 17. icra müdürlüğünün 2023/... sayılı tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında 2019 yılı içerisinde ticari ilişki kurulduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap ilişkisi olarak yürütüldüğünü, davalı şirket tarafından 29/05/2019 tarihinde düzenlenen 0029194 numaralı faturaya konu ürünlerin, davacıya teslim edildiğini ve tarafların bu faturayı ticari defter ve kayıtlarına işlediğini, bahse konu faturaya ve teslim edilen ürünlere davalı tarafın herhangi bir itirazı söz konusu olmadığını, 29/05/2019 tarihli 0029194 numaralı fatura tutarının davalı şirkete uzun süre ödenmemesi üzerine taraflarınca 11/05/2023 tarihinde ... 17.İcra Müdürlüğü 2023/... E. Numaralı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 17/05/2023 tarihinde davacı şirkette bulunan imzaya yetkili Nejla Bayraktar tarafından teslim alındığını, ödeme emrine karşı 7 günlük yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine icra takibinin 26/05/2023 tarihinde kesinleştirildiğini, davacı dava dilekçesinde ödeme emrinin usulsüz olduğunu iddia etmiş ise de ödeme emrinin davacı şirketin mersis adresine tebliğ edildiğini, tebliğ mazbatasında yazan açıklama gereğince dağıtıcı muhatabın iş takibinde olduğunu öğrenmesi ile davacı şirkette imzaya yetkili kişiye ödeme emrini teslim ettiğini, davacı tarafın usulsüz tebligat iddiasının yerinde olmadığını, ödeme emri, davacı şirket yetkilisinin işyerinde bulunmaması sebebiyle başka bir çalışana teslim edilmiş olup usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve kesinleştirildiğini, İcra takibine dayalı belgelerde taraflar arasında cari hesap ekstresi mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ticari işlerden kaynaklanan başkaca hak veya alacak mevcut olmadığını, önceki borçların taraflarca tam ve eksiksiz şekilde ödendiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen faturaların tamamında bu zamana kadar "geciken ödemelerde aylık 965 vade farkı uygulanır" ibaresi yer aldığını, davalı şirketin demir çelik sektöründe olması, ülkemizdeki enflasyon ve döviz kuru hareketliliği nedenleriyle tüm faturalarında aynı ibareye yer verdiğini, bu ibarenin davacıya düzenlenen tüm faturalarda da açıkça yer aldığını, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki önceki ticari işlerde söz konusu vade farkı hakkında herhangi bir itiraz söz konusu olmadığını, ancak icra takibine konu borcun ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından menfi tespit davası konusu olduğunu, davacı şirketin davaya konu vade farkını aralarında oluşan ticari teamüle aykırı olarak ödememesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davacı tarafın dava dilekçesinde bileşik faiz yürütüldüğüne ilişkin beyanda bulunduğunu, ancak bunun gerçek dışı iddia olduğunu, bu dava konusu faturadaki bedel 09/06/2019 faiz başlangıç tarihli aylık %5 işletilerek icra başlatıldığını, düzenleme tarihinde 13.937,92 TL olan borç icra takibinin başlatıldığı tarihte işletilen faizler ile birlikte toplam 47.203,09 TL olduğunu, bu kapsamda bileşik faiz işletilmiş olmasının söz konusu olmadığını, haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın reddini, mahkemenizce kararı verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
HUKUKİ DELİLLER:
... 17. Genel İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası (Yeni Esas: ... 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas ), dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, ödeme emri, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı incelenmiş, tarafların ticari defter, belge ve kayıtlarının incelenmesi adına defter inceleme günü verilmek suretiyle SMM bilirkişi marifetiyle rapor aldırıldığı görüldü.Mali müşavir bilirkişinin 26/02/2024 ve 04/06/2024 tarihli kök ve ek raporunda özetle: "Taraflar arasında daha önce vade farkının uygulanıp uygulanmadığı, buna ilişkin teamül olup olmadığı; Davalının düzenlediği tüm faturalarda not olarak ödeme tarihi belirtildiği ve “Geciken Ödemelerde Aylık 965 Vade Farkı Uygulanır” şerhi konulduğu tespit edilmiştir. Tarafların daha önce vade farkı uygulayacak bir gecikme yaşamadığı, herhangi bir vade farkı kaydı defter kayıtlarında mevcut olmadığı, Ticari defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, Ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılıp yaptırılmadığı, Ticari defterlerini ibraz eden tarafın, ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı; Davacı şirketin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde ... Başkanlığı sistemine yükler . Davalı şirkete ait 2019 yılı Ticari Defterleri, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 224 ve 225. maddeleri ile 6762 Sayılı eski T.T. Kanunun 66. Maddesi ve 6102 Sayılı - Yeni T.T. Kanunun 64. Maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiki zorunlu Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, Davalı şirketin 2020-2021-2022 ve 2023 yıllarında 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde ... Başkanlığı sistemine yüklediği, Ticari defterlerdeki kayıtların karşılıklı olarak birbirine uygun kayıtlar içerip içermediği, ticari defterlerde birbirine aykırı olan kayıtlar var ise hangi kayıtlar olduğu; Davacının incelenen defter kayıtlarına göre; 2019 yılı içerisinde başlayan ve yine aynı yıl biten ticari ilişki kayıtları sonrasında davacı davalıya 13.937,92-TL Borçlu göründüğü, Davalının incelenen defter kayıtlarına göre; 2019 yılı içerisinde başlayan ve yine aynı yıl biten ticari ilişki kayıtları sonrasında davalının davacıdan 13.937,92-TL Alacaklı göründüğü, Davacının davalıdan alacağı olup olmadığı ve varsa ne kadar olduğu; Davacının davalıya icra takibi öncesi 13.937,92-TL Borçlu olduğu, vade farkı şerhini kabulü durumunda vade farkı faizi 32.823,80-TL hesaplandığı, Ticari Temerrüt Faizi kabulü durumunda temerrüt faizi 8.636,36-TL hesaplandığı, Davacının icra dosyasına 13.937,92 TL Anapara borç, 33.265,17 TL işlemiş Faiz, 13.385,25 TL icra dosya masrafları olmak üzere toplam 60.128,36TL ödemede bulunduğu, Davacının davalıya icra takibi öncesi 13.937,92-TL Borçlu olduğu, 07.06.2023 tarihinde icra dosyasına davacı tarafından tamamı ödendiği, kök raporda vade farkı şerhini kabulü durumunda vade farkı faizi 32.823,80-TL hesaplanmıştır, davacı davalıya faiz olarak 33.265,17TL ödemede bulunduğu, kök raporda Ticari Temerrüt Faizi kabulü durumunda temerrüt faizi 8.636,36-TL hesaplandığı, davacı davalıya faiz olarak 33.265,17TL ödemede bulunduğu" hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... sayılı icra dosyasından 33.265,17 TL işlemiş faiz ile takipten tarihinden sonraki işlemiş faiz oranı bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair menfi tespit davasıdır.Dosya kapsamından; davalı alacaklının fatura alacağının tahsili için 13.937,92-TL asıl alacak, 33.265,17 TL 09/06/2019-11/05/2023 tarihleri arasındaki işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.203,09 TL bedel üzerinden ve tahsilde tekerrür olmamak şartıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa aylık %5,00 oranında ve değişen oranlarda işleyecek sabit oranlı faiz istemiyle davalı aleyhine ... 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... sayılı ( eski Kapatılan ... 17. İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas) dosyasında icra takibi başlattığı, takibin davacı borçlunun itiraz etmemesi üzerine kesinleştiği, bu kez davacı tarafından 33.265,17 TL işlemiş faiz yönünden ve işleyecek faiz oranı kadar borçlu olunmadığının tespiti istemiyle eldeki menfi tespit davasını açtığı anlaşılmıştır. Davalı alacaklı tarafından, düzenlenen faturalarda "Geciken Ödemelerde Aylık %5 Vade Farkı Uygulanır” şerhi bulunduğunu belirterek işlemiş faiz miktarının ve işleyecek faiz oranını yerinde olduğunu savunmuşsa da, vade farkının istenebilmesi için bu hususta taraf arasında sözleşme veya ticari teamülün olması gerekmektedir. Faturada, “gecikme halinde vade farkı alınır” kaydının bulunması ve bu kayda itiraz edilmemesi, faturada yer almasına rağmen, taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmemiş bir hususa ilişkin kaydın kabul edildiği anlamına gelmemektedir. Somut olayda, taraflar arasında vade farkına ilişkin bir sözleşme olmadığı gibi ticari defteler üzerinde yapılan inceleme sonucun hazırlanan bilirkişi raporunda da taraflar arasında bu konuda bir ticari teamül bulunmadığı tespit edildiğinden davalı alacaklı vade farkına dayalı talepte bulamayacağı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, davalı alacaklı tarafından icra takip tarihinden önceki dönem için faiz isteyebilmesi için TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olarak icra takip tarihinden önce davacı borçluya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekmektedir. Ancak eldeki davada davacı borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığından davalının takip talebindeki 33.265,17-TL işlemiş faiz talebin yerinde olmadığından davacı işlemiş faiz miktarı kadar davacıya borçlu olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Diğer taraftan, takipten sonraki dönem için aylık %5 oranında faiz işletilmesi talep edilmişse de, yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında vade farkına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi temerrüt halinde işleyecek faizin aylık faiz olacağı konusunda da taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı ve teamül de yoktur. O halde davalı alacaklının takipten sonraki dönem için talep ettiği faiz oranın da yerinde değildir. Her ne kadar davalı alacaklı ticari faiz talep edebilirse de 3095 sayılı Yasa gereğince Türk Lirası cinsinden alacaklarda avans veya ticari faiz istenilmemiş ise uygulanacak faiz türü yasal faiz olup, davalı alacaklı tarafından açıkça avans veya ticari faiz istenilmediğinden takipten sonraki dönem için yıllık akdi kanuni faiz talep edebilecektir. Öte yandan, davacı kötü niyet tazminat talebinde bulunmuşsa da, davalı alacaklı faturadaki vade farkı ibaresine dayanarak kendisinin vade farkı isteyebileceğini düşünerek takip yaptığından kötü niyetli takip başlattığı kabul edilemeyeceğinden davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak, taraflar arasında vade farkına ve aylık faize ilişkin sözleşme veya teamül olmadığı, davacının takipten önce temerrüte düşürülmediği anlaşıldığından davacının davasının kabulüne, davalının kötü niyetli takip yaptığı hususu ispat edilmediğinde de davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Açılmış olan menfî tespit davasının KABULÜNE; ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas( eski Kapatılan ... 17. İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas) sayılı icra takibinde 33.265,17 TL işlemiş faiz yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının işleyecek faize ilişkin talebinin KABULÜNE; takip tarihinden sonraki dönem için icra müdürlüğünce asıl alacak 13.937,92 TL üzerinden değişen oranlarda yıllık adi kanuni faiz oranı uygulanmak sureti ile işleyecek faizin tespit edilmesine, değişen oranlı yıllık adi kanuni faiz oranını aşan kısım itibariyle borçlu olmadığının TESPİTİNE,
3-Davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 2.272,34-TL harçtan başlangıçta alınan 568,09-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.704,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 568,09-TL Peşin Harç, 179,90-TL Başvurma Harcı, 1.600,00-TL Bilirkişi Ücreti ve 87,50-TL tebligat ve posta giderinden oluşan yargılama gideri toplamı olan 2.435,49-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 341. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 04/03/2025
Katip
✍E-Imzalıdır
Hakim
✍E-Imzalıdır