TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 24/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle taraflar arasında ... ile ... ilçesi ... mevkiinde kain 204 ada, 8 parsel nolu taşınmaz üzerinde davalı müteahhit firma tarafından inşa edilen Karinna evleri isimli 4 bloktan oluşan toplam 228 adet dairenin ince işlerinin ruhsatlı ve projelerine uygun malzemeli ve işçilikli olarak davacı alt taşeron yüklenici firma tarafından yapılması hususunda eser sözleşmesi imzalandığı, 29/01/2010 tarihinde A ve B bloğun 03/01/2011 tarihinde ise C ve D bloğun yapımı hususunda akdedilen yazılı eser sözleşmesi ile yine taraflar arasında şifahi olarak kurulan ve davalı firma tarafından işin devamı sırasında talep edilen fazla iş kalemleri ile mevcut iş kalemlerindeki değişiklik yapılması istemi ile davacı firma tarafından üstlenilen işlerin taahhüt edilen şekilde eksiksiz ve kusursuz olarak yapılıp davalı müteahhit firmaya teslim edildiği, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/ D.İŞ sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu yapılan işlerin toplam değerinin 16.131.359,00 TL + KDV olarak tespit edildiği, davalı firmanın iş bedelinin tamamını ödemekten kaçındığı, yapılan ödemelerin de tespit edilen işlerin maliyetini dahi karşılamadığı, dairelerin tamamının 3. Kişilere satıldığı halde davacı firmaya ödenmesi gereken satılan dairelerin satış bedelinin %50 miktarındaki kısmına tekabül eden miktarın sözleşme uyarınca ödenmediği belirtilerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000.000,00 TL alacağın iş teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf ise, davanın reddini savunmakta, 6100 Sayılı HMK hükümleri gereğince kısmi dava açılmasının mümkün olmadığı, dava dilekçesinin HMK.'nın 119 ve 121. Maddelerine aykırılık nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği, taraflar arasında A ve B blok inşaatlarının sözleşme tarihi itibariyle kalan ince işlerini kapsayan 29/01/2010 tarihli ve C ve D blok inşaatlarının belirlenen ince işlerini kapsayan 03/01/2011 tarihli anahtar teslimi sözleşmelerinin yapıldığı, inşaatta halen pek çok eksik ve ayıplı işlerin mevcut olduğu, iskan ruhsatının alınmadığı, davacı firmanın sözleşme dışı yaptığı hiçbir işin bulunmadığı, sözleşmede kararlaştırılan fazla talep hakkının gerek yasal gerekse fiilen mevcut olmadığı gibi davacı firmanın davalı firmadan hiçbir alacağının bulunmadığı, esasen 4 blok ile ilgili olarak ince işlerin dava dışı ... Ahşap Yapı San. Ve Ltd. Şti tarafından üstlenildiği, ancak bu şirketin A ve B bloktaki edimlerinin bir kısmını ifa ettiği, C ve D blokta ise hiçbir iş yapmadığından yapılan sözleşmenin 28/01/2010 tarihinde feshedildiği, A ve B blokda kalan işler ile C ve D blokta yapılacak ince işlerin anahtar teslimi sözleşme karşılığında davacı firma tarafından yüklenildiği, toprak sahipleri ile Ocak 2009 tarihinde anlaşma yapan davalı şirketin yarım bırakılmış inşaatı devraldığı, devir tarihindeki inşaatın hali hazır durumunun ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/ D.iş sayılı dosyası ile tespitinin yapıldığı, buna göre 2008 yılı itibariyle A ve B bloğun kaba inşaatının yapılı, 2 ve 3. katlarının tuğla duvarlarının örülü olduğunun tespit edildiği, A ve B blok ile ilgili 29/01/2010 tarihli sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca 2009 sonu itibari ile bina tespitlerine bağlı olarak anahtar teslim hale gelene kadar kalan kısmının davacı firma tarafından yüklenildiği, dava dışı ... Ltd. Şti tarafından yapılan işlerin taraflar arasında imzalanan 09/12/2009 tarihli hakediş, yeşil defter, metraja göre fiyatlandırma tablosu ve pursantaj ile sabit olduğu, buna göre davacı fimanın A ve B blok için dava dışı ... firmasından kalan işleri üstlendiğinin açıkça görüldüğü, sözleşmelere konu işin davacı firma tarafından halen teslim edilmediği, bu hususta taraflar arasında ihtarnamelerin düzenlendiği, davacı firmanın ödeme yapmadığı işçilerinin ücretlerinin davalı firma tarafından ödendiği, gerek sözleşme harici işlerle gerekse sözleşme konusu işin bedeli ile ilgili olarak taraflar arasında şifahen kurulmuş akdi ilişkinin inkar edildiğini, sözleşmedeki anahtar teslimi taahhüdüne uymayan davacı firmanın sözleşmede kararlaştırılan işleri yarım bıraktığı, eksiklik ve ayıpların davalı firma tarafından giderildiği ve halen giderilmekte olduğu sözleşmede bedelin düşük tutulmasının hiçbir şekilde söz konusu olmadığı davalı firmanın her iki sözleşmeye uygun olarak ödemelerini tam olarak ifa ettiği, davacı tarafın iddialarının tamamen haksız ve dayanaksız olduğu, hiçbir şekilde fazla imalatın söz konusu olmadığı, imalatların arttırılmadığı, aksine davacı firmanın yükümlülüklerini eksik yerine getirdiği, A ve B blokda bir kısım oturanların mevcut olduğu, satın alan daire sahiplerinin fiili teslim ile dairesini teslim aldığı, eksikliklerin davalı firma tarafından yapıldığı ve yapılmaya devam edildiği, C ve D bloğun teslim edilmediği, şu anda oturan kimsenin bulunmadığı, eksik işlerin davalı firma tarafından yapıldığı ve yapılmakta olduğu belirtilerek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini ileri sürmektedir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Derdest dava eser sözleşmesinden kaynaklanan ve alt yüklenici tarafından açılan alacak davasıdır. Davacı taraf bir eser sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme kapsamında alt yüklenici sıfatıyla eser imal ederek teslim ettiğini ispat etmelidir. Sözleşmeyi aşan ilave imalat yapılmışsa, hem yapılan işin sözleşme kapsamında kalmadığını hem de ilave işin yapılıp teslim edildiğini ispat etmek de davacı/alt müteahhit tarafa düşer.Mahkememizce daha önceden davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar ... 14. Hukuk Dairesinin 2022/ Esas, 2023/ Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.Kaldırma kararı sonrasında Mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişi heyetinden dosya kapsamı itibariyle daha önce incelenen taraf defter kayıtları irdelenmek suretiyle taraflar arasındaki ihtilafın sözleşmenin götürü bedeli üzerinden mi dikkate alınması gerektiği yoksa götürü bedelden çıkartılarak uygulamanın değiştirildiği mi noktasında olduğundan özellikle SMM bilirkişiden davacı tarafça söz konusu imalatlar için ne miktarda fatura düzenlendiği, bu faturaların ne kadarlık kısmının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturaların dosyada rapor düzenleyen Mühendis bilirkişilerle değerlendirmesi yapılarak dava konusu sözleşmedeki imalatlara ilişkin olup olmadığı, tarafların sözleşmede 6.900.000,00 TL götürü bedel üzerinden anlaşmış olmaları ancak gerek davacı tarafça kesinlen faturalar gerekse davalı defterlerinde kayıtlı olan miktarlar ve davalının davacıya yapmış olduğu ödemeler toplamının miktarı dikkate alındığında tarafların sözleşmenin uygulanması sırasında götürü bedel uygulamasından fiilen ayrılarak yeni bir uygulama gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri, bu uygulamaya göre götürü bedel uygulamasından çıkarıldığı sonucuna varıldığı takdirde davacının imalatlar için düzenlediği faturaların davalı defterlerinde olmayan kısımlarının söz konusu sözleşme için gerçekleştirilen imalatlarla uyumlu olup olmadığı,( götürü bedelden çıkartıldığı takdirde götürü bir bedel olmayacağından düzenlenen faturada tamamlanma oranına göre bir orantılama yapılmaması gerektiği de hatırlatılarak) bunun sonucuna göre davacının toplam yapmış olduğu imalat tutarında davalının yapmış olduğu ödemelerin ve eksik ve ayıplı imalatların bedellerinin mahsubu sonucunda davacının bakiye bir alacağının kalıp kalmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiştir.Yapılan incelemelerde taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedel üzerinden imzalandığı, yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile teknik verilere göre tarafların götürü bedel uygulaması dışına çıkmamış olduğu belirlenmiştir.Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi soncunda; davacı firma tarafından davalı adına düzenlenen fatura tutarı toplamı 16.482.883,61 TL'dır. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen toplam 16.482.883,61 TLlık faturalar içinde 8.895.302,31 TL. tutarlı 6 adet fatura davalı firma ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, Davacı firmaca düzenlenen 7.587.581,30 TL tutarında ( 22.11.2011 tarih,... nolu 2.146.000,00 TL, 24.11.2011 tarih, ... nolu 3.953.826,00 TL ve 26.11.2011 tarih,... nolu 1.487.755,80 TL lık) art arda kesilen faturalar davalı firma ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, sözleşmelerin fesihinden sonra kısa sürede art arda kesilmesinin nedeni anlaşılmadığından teknik olarak dava konusu imalatlarla ilişkisi tespit olunamadığı için dava konusu imalatlarla bağlantılı olamayacağı değerlendirilmektedir. Davacı/taşeron firma ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalı/yükleniciye toplam 16.482.883,61 TL,(KDV Dahil) fatura düzenlendiği, karşılığında davalı firmadan 3.920.482,00 TL banka havalesi, 79.455,00 TL. nakit ve 6.127.327,00 TL.çek olmak üzere toplam 10.127.264,00 TL tahsilat yaptığı, Taraflarca karşılıklı düzenlenen anahtar teslimi götürü bedel sözleşmeleri toplam tutarı 6.900.000,00.-TL KDV 8.142.000,00.-TL, davacıya yapılan ödeme miktarı ise 11.592.752,07 TL olduğundan davacının kestiği faturalardan kayıtlara geçen tutar (-) minha edildiğinde 8.895.302,31 TL tekabül ettiğinin sözleşmeler dışına çıkılmadığı kabulü halinde Davalının alacağının 2. 697.449,76 TL tekabül ettiği, Götürü bedelden çıkartıldığı takdirde bunun sonucuna bu konu ile ilgili yukarıda yapılan hesaplamaya göre davacının toplam yapmış olduğu imalat tutarnda Davalı tarafça yapılan ödemeler mahsup edildiğinde bakiye alacak miktarı; Davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin toplamının 11.759.780,11.TL olduğu, Davacı İyes firmasının imalat miktarı 10309854,08-TL olduğu, 11.759.780,11 - 10309854,087 1.449.926,03-TL davalının alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Yargılama devam ederken davacı şirketin iflasına karar verilmiş, iflas idaresine yazılan müzekkereye müflis hakkında verilen iflas kararının kesinleştiği, tasfiyenin tatiline karar verildiği, dosyada ikinci alacaklılar toplantısı yapılmayacağı belirtildiğinden bekletici mesele yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı saptanmış ve yargılamaya devam edilerek yapılan inceleme ve araştırmalar soncunda da davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan başlangıçta alınan 29.700,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 29.084,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 298.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı 24/12/2025
Başkan
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Katip
E-imzalı