TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : .
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
Av.
Av.
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2023
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... poliçe numarası ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... plaka sayılı, sürücüsü davalı ... olan araç 14.11.2021 tarihinde ...’dan ... ili istikametine seyrederken araba 41 km/sa hızla giderken bilinmeyen bir sebeple direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan bariyerlere aracının ön kısımlarıyla çarparak yolun sol şeridinde durduğunu, kaza yaparak duran ... plakalı aracın ışık tertibatının çalışmaması ve kaza sonrası gerekli güvenlik önlemlerini almaması sebebiyle aynı istikamette seyreden, müvekkil davacı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile sol şerit üzerinde gerekli güvenlik önlemlerini almayan ... plakalı araca, müvekkil kendi aracının önce sağ kısmıyla çarpıp daha sonra yolun sonundaki bariyerlere aracın sol yan kısmının sürtünmesiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı ... hakimiyetinde ve ...’e ait olan araç 2918 sayılı KTK’nın 56.maddesinin 1.fıkrasınının a bendinde düzenlenen “şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak” maddesini ihlal ettiği, müvekkil sürücü ...’ın kazada kusurunun olmadığı 14.11.2021 tarihli kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, gerçekleşen kazada ... Sigorta A.Ş. yönünden ticari iş olduğu için 25.03.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... Sigorta ile yapılan 2022/17865 numaralı arabuluculuk görüşmelerinde müvekkil sürücünün aracının uğradığı değer kaybının tamamı ödenmemesi sebebiyle arabuluculuk anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı ... Sigorta müvekkil sürücüye değer kaybı için 19.381,83 TL ödediğini, ödenen miktarın müvekkilinin aracının uğradığı değer kaybından oldukça düşük olup iş bu davayı açma zarureti doğduğunu, davalı şirket sigortalısının aracının sürücüsünün kusurunun tam olarak değerlendirilmesi gerektiğini, gerçek zarar ilkesi gereğince tam ve eksiksiz ödeme yapılması gerektiğini, mahkemece bilindiği üzere 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30'uncu maddesi çerçevesinde yine 2918 sayılı KTK'nın 97'nci maddesi ''zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içerisinde dava yoluna gitmeden öne ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.'' hükmü yer aldığını, bu hüküm gereğince müvekkil adına sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından yalnızca 19.381,83 TL ödendiğini, sigorta şirketi eksik ödeme yaptığı için müvekkil adına öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak yapılan arabuluculuk görüşmesi anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerden ötürü de mahkemeden müvekkilinin zararını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, yaşanan maddi hasarlı trafik kazasında, sürücüsünün ... sahibinin ... sigortacısının ... Sigorta olduğu, ... plaka sayılı aracın bariyerlere çarparak sol şeritte durduğu tespit edildiğini, yukarıda da belirtildiği üzere, davalı sürücünün hakimiyetindeki ... plakalı araç kanuna göre açıkça yasak olan yerde durduğunu, ayrıca durduğu yerde gerekli işaret ve ışıkları da yola koymadığından, arkasından gelen araçların kendisinin durduğunu fark etmesini ve bu duruma bağlı yavaşlayarak diğer şeritten devam etmelerini imkansız hale getirdiğini, zira TTK. M.81'e göre davalı taraf yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkilinin aracının ön tarafı, sol tarafının tamamı ve sağ kaput tarafı ciddi hasar gördüğünü, müvekkil aracı servise götürdüğünü, servis formlarında kablo seti, birleştirme borusu, klips, kablo soketi, rotil, klips yuvası, kablo contası, hava kanalı, ön panel, ön tampon spoyleri, çamurluk davlumbazı, braket, ön çamurluk, dış sıcaklık sensörü, motor kaputu, kapı, kapı bandı, VW amblemi, tampon ızgarası, ayna camı, ayna kapağı, sis farları, sol-sağ far, amortisör, su kabı, aks taşıyıcı, klima radyatörü, ses izolasyonu, antifriz parçalarının değiştiğini, yaşanan maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilin aracında değer kaybı oluştuğunu, oluşan değer kaybından, KTK.m.85'e göre, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de; “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edildiğini, bu hale göre zarara neden olan aracın işletenin sorumluluğunun üzerine alan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi de üçüncü şahısların zararından işleten ve sürücü ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, söz konusu kazada trafik sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü, kaza sonrasında düzenlenmiş olan polis zaptına göre %100 kusurlu görüldüğünü, müvekkile ait araçta 14.11.2021 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında ne kadar değer kaybı olduğu tespit edilememiş olmakla birlikte, şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı taleplerinin bulunduğunu, yukarıda izah edildiği şekilde meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı eksik ödendiğinden kalan miktarı davalıdan talep etme zorunluluğunun doğduğunu, davalarının HMK’nun 107.maddesi kapsamında ikame olunan belirsiz alacak davası olduğunu, müvekkilin, alacağın miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu alacağın bilirkişi incelemesi sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesi ile birlikte alacak miktarının arttırılacağını, müvekkilin değer kaybının belirlenerek, davalılardan tahsili talepli iş bu davanın açılmasının hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava m 14/11/2021 Tarihli trafik kazasından kaynaklı değer kaybı talebine ilişkindir.Kusur durumunun tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 15/04/2024 tarihli raporda "1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/Esas sayılı dava duruşmasının 22/02/2024 tarihli 2. Celsesinde alınan kararında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının tespitinin yapılması talebi üzerine, trafik kazası tespit tutanağı ve buna bağlı kaza yeri krokisi, olay yeri fotoğrafları, kaza özeti yer alan bilgiler, olaya karışan araçların durumu, gibi dosyada bulunan belgeler değerlendirildiğinde, aynı yönlü iki aracın çarpışması neticesinde kaza meydana geldiğini, bu kazanın öncesinde Trafik kazasında araçların kazaya sebepleri ve birbirinin durumlarına göre olayın meydana gelmesinde iki ayrı kazanın meydana geldiği anlaşıldığını ve kusur oranları bu tespitler doğrultusunda irdelendiğini, 1) TEK ARAÇLI BİRİNCİ KAZANIN OLUŞUMUNDA:... plakalı araç sürücüsü ...'ın;Yukarıda izah edilen şartlarda sabit cisme çarpma, savrulma ile meydana gelen tek araçlı ilk trafik kazasının meydana gelmesinde %100 (Yüzde Yüz) nispetinde kusurlu sayılabileceği,2) İKİ ARAÇLI İKİNCİ KAZANIN OLUŞUMUNDA:... plakalı araç sürücüsü ...'ın; ilk kazanın akabinde kurallar gereği, yol güvenliğinde öncelikle akan ana yol trafik akımından izole olarak tamamen yol dışına çıkamadığı, bu ve benzeri araç trafiği akımının, kendi aracına yaklaşımında uyaracak nitelikte uyarıcı reflektör yansıtıcı vb. ile ek tedbirlerin alınması gerektiği, dolayısıyla böyle bir tedbirin alındığının tespiti yapılmayan ortamda, arkadan yaklaşacak olan aracın görsel uyarılma eksikliğinin doğduğu görülmekte olup, zararlı sonucun oluşmasına etkisi göz önüne alındığından bahisle %50 nispetinde kusurlu sayılabileceği, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın: Yukarıda izah edilen şartlarda olay yeri resimlerinde de görüleceği üzere sol şerit ile sağ şerit arasında kazalı vaziyette duran araca çarpmamak için sağa doğru yönelerek kaçınabileceği alternatif alanın bulunmasına rağmen, halen mevcut hızıyla ilerlemeye çalıştığı, frenleme tedbirine başvurmasında geç kaldığı, tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ve kroki, aracın kendisine çarpma ve durma noktası, araçta meydana gelen hasar durumu, ifadeler, iddianame, bilirkişi raporları, kaza yerinin konumu, hava, yol ve mahal şartları bir bütün olarak değerlendirildiğinde %50 nispetinde kusurlu sayılabileceği" tespit edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık yönünden zarar tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 22/05/2025 tarihli raporda "... plakalı , VOLKSWAGEN marka , ... 1.6 TDI BMT 120 ... DSG tipi , 2017 model olup ; piyasa rayiç değerinin 475.000,00 TL olduğu yaptığım piyasa araştırmasından tespit edildiği, Tamir ve onarımı tamamlandıktan sonra piyasa rayiç değeri : 310.000.00 TL * DEĞER KAYBI : 475.000.00 TL ( aracın olay tarihinden bir gün önceki piyasa rayiç değeri ) — 310.000.00 TL ( tamir ve onarımı tamamlandıktan sonraki piyasa rayiç değeri ) & 165.000.00 TL (yüz altmış beş bin lira ) değer kaybı mevcut olduğu, Dava konusu aracın tamir ve onarımı tamamlandıktan sonra rayiç değerini tespit etmek için , üç adet yerden fiyat araştırması yapıldığında 325.000.00 TL , 315.000.00 TL ve 300.000.00 TL üç fiyat temin edilerek 310.000.00 TL bedel uygun bulunduğu, dava konusu araç satılmak amacıyla pazara götürüldüğünde emsallerine göre 165.000.00 TL değer kaybı hesap edilmekle beraber , somut olayda davalı taraf sürücüsü %50 oranında kusurlu bulunduğundan ; 165.000,00 TL * %50 — 82.500,00 TL ... SİGORTA A.Ş şirketince 19.381,83 ödeme yapıldığı gözetildiğinde 82.500,00 TL — 19.381,83 TL — 63.118,17 TL bakiye değer kaybı alacağı" tespit edilmiştir. Trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat taleplerinde tazminat alacağından söz edilebilmesi için, hukuka aykırı eylem, kusur, zarar ve bu kusurlu eylem ile zarar arasında bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut duruma bakıldığında, meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumun tespiti için alınan 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda, 1. Kazanın oluşumunda davacının %100 oranında kusurlu olduğu, 2. Kazanın oluşumunda ise davalı ...'ın %50, davacı ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporunda kaza mahalli fotoğrafları, krokisi değerlendirilmiş, tespit edilen kusur durumları ile kaza tespit tutanağında belirlenen kusur durumu arasında çelişki bulunmamış olduğundan raporda belirlenen kusur durumuna itibar etmek gerekmiştir. Zarar durumunun tespiti amacı ile dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 22/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın toplam 165.000 TL değer kaybına uğradığı, davacının %50 kusuru ve davalı sigorta şirketinin yaptığı ödeme düşüldüğünde bakiye 63.381,83 TL değer kayb bulunduğu rapor edilmiştir. Sunulan raporda dava konusu aracın hasar parçaları, yapılan işlemler aracın piyasa değeri detaylı olarak değerlendirilerek sonuca gidilmiş olduğundan rapora itibar etmek gerekmiş dava dilekçesi, ıslah dilekçesi ve bilirkişi raporları doğrultusunda, poliçe limiti tükenen davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile ;A)Davanın davalı Sigorta Şirketi yönünden Reddine, (reddedilen dava değeri: 1.000,00TL)B)Davanın davalılar ... ve ... yönünden KABULÜ ile, 62.118,17TL değer kaybı tazminatının davalılar ... ve ...'den ıslah tarihi olan 25/08/2025 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 1.000,00TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 14/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 5.194,50 TL'nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığında 5.090,61 TL'nin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 4.243,29 TL karar harcından peşin alınan 179,90 TL ve 1.062,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.001,39 TL'nin davalılar ... ve ...'den alınarak hazineye irad kaydına,
4-Peşin harç 179,90 TL ve tamamlama harcı 1.062,00 TL ve 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.421,80 TL'nin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı Sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan taraftan alınarak davalı Sigorta şirketi tarafına verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 09/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır