TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/06/2018
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili beyanlarında;taraflar arasında cam alışverişinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafın cam sipariş ettiğini, ancak kendilerine camlarda sorunlar bulunduğunun söylendiğini, davalı tarafın buna rağmen durumu kabul ederek siparişte ısrar ettiğini, bunun üzerine özel fiyatlandırma yapılarak malların teslim edildiğini, ancak davalı tarafın cam bedellerini bugüne kadar ödemediğini, kötüniyetli olarak ayıp iddiası ileri sürdüğünü, alacağın tahsili için ... 6.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyasıyla takip yaptıklarını, davalı tarafın takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili beyanlarında özetle ; davacının iddialarının haksız olduğunu, davalı tarafın dış cephe giydirme, iç mekan dizaynı ve tadilat gibi işler yaptığını, bu kapsamda bir iş merkezinin dış cephesinin giydirme işini aldığını, şişe cam ile yapılan görüşmeler sonucunda davacının ürettiği modeller uygun görülerek sözleşme yapıldığını, sipariş konusu malların parça parça ve farklı bölümlere montaj yapılacak şekilde karma biçimde teslimat yapıldığını, teslime göre mantoj işinin yapıldığını, işler ilerledikçe sonradan üretilen camlarda dalgalı görünümler tespit edildiğini, bu durumun davacıya ihbar edildiğini, davacının ayıplı imalatı kabul ettiğini, ancak eldeki davada kötüniyetli hareket ettiğini, cam üretiminde ayıba neden olan parça ile üretime devam etmekle kusurlu olduğunu, teslim edilen bazı camlarda ayıp bulunmadığını, ayıplı malları kabul ettiklerinin doğru olmadığını ileri sürmektedir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, ... 6.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Eldeki dava, cam imalatı yapan davacı ile davalı arasında cam satışı nedenine dayalı cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan ... 6.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır.Davacı tarafça camlar davalıya teslim edilmiş. Davalı da dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin ... iş merkezinin cephe imalat işini üstlendiğinden davacıdan satın aldığı bu camları buradaki iş merkezine ait binaya montajını yapmıştır. Davalı taraf davacıdan teslim alındıkça cam montajının söz konusu binaya monte edildiğini, düzgün camlarla yapılan karşılaştırma sonrasında davacı tarafça üretilen camlarda sıyırma izleri ve dalgalı görünüm bulunduğunu ileri sürerek davacının teslim etmiş olduğu mallarda ayıp bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkememizden verilen 12/11/2019 tarih ve 2018/ Esas 2019/ sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2020/ Esas 2023/ Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin 2023/711 esasına kaydı yapılarak yargılama bu esas üzerinden devam etmiştir. Kaldırma ilamından sonra yeni esas ile ele alınan dosyada, Taraflar arasında alacağa dayanak faturalara konu edilen ürünler nedeniyle alım satım ilişkisinin kurulduğu ve fatura konusu malların teslim edildiği çekişmesizdir. Davacı tarafça sunulan teklif ve yapılan anlaşma sonucunda camların davacı tarafça düzenlenen faturalara istinaden davalıya teslim edildiği, davalı tarafça dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin ... iş merkezinin cephe imalat işini üstlendiğinden davacıdan satın aldığı bu camları buradaki iş merkezine ait binaya montajını yaptığı her iki tarafın kabulündedir. Davalı taraf davacıdan teslim alındıkça camın söz konusu binaya monte edildiğini, düzgün camlarla yapılan karşılaştırma sonrasında davacı tarafça üretilen camlarda sıyırma izleri ve dalgalı görünüm bulunduğunu ileri sürerek davacının teslim etmiş olduğu mallarda ayıp bulunduğunu ileri sürmüştür. Bu nedenle fatura bedelinin tamamının değil ayıplı imalatlar nedeniyle sözleşme bedelinden tenzilat yapılması savunmuştur.Uyuşmazlık, davalının ayıp ve ödemezlik defi olgularına dayalı savunma ve delilleri uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağının bulunup bulunmadığı üzerine olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada, taraflar tacir olup uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Türk Ticaret Kanunu'nu 23. maddesinde tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Buna göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2 maddesinde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; Ayıp ihbarının yapıldığını ispat yükü de alıcıdadır. Eldeki davada; davacı tarafça imal edilip, davalı şirkete kısım kısım teslim edilen camlarda , davalı taraf monte işlemi yapıldıktan sonra bir kısım camlarda sıyırma izleri ve dalgalı görünüm bulunduğunu farkettiğini ileri sürmüş , bu hususta 8 eylül 2016'da davacı şirket ve ... firmalarına, 21 Eylül 2016 ve ve 24 eylül 2016' da ise ...'a E-Posta yoluyla ayıp bildiriminde bulunduğu ve 18/07/2017 tarihli noter ihtarıyla ayıplı camlara ilişkin ayıp bildiriminin yapıldığı görülmüştür.
Her ne kadar mahkemece tacirler arasında ayıp ihbarının TTK'nın 18/3 maddesine göre yapılacağı, davalının süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne karar verilmiş ise de ; ... 11. Hukuk Dairesinin 2020/ E- 2021/ karar sayılı kararında da belirtildiği üzere ; TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır. Kaldı ki ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden değildir. Davalı tarafça 8 eylül 2016'da davacı şirket ve ... firmalarına, 21 Eylül 2016 ve ve 24 eylül 2016' da ise ...'a E-Posta (Mail yoluyla ) ayıp bildiriminde bulunduğu ,nitekim davacı firma yetkilisi ... in 26.09.2016 tarihinde gönderdiği “Cnc kesim masamızdaki sıyırma taşını bileyen parça arıza vermişti, 30.06.2016 tarihinde ekteki resimlerde siparişimiz ... ... satıcısından sipariş edildi. Bu parça stoklarında olmadığından dolayı ...'dan gelmesini bekledik, imalat ve kesimi durduramadığımız için biz sıyırmayı az da olsa yaparak imalata devam etmek zorunda kaldık. Parça 17.08.2016 tarihinde elimize ulaşmıştır. Bu konu hakkında Şişecamın da (ekteki raporda olduğu gibi) bilgisi vardır. '' şeklindeki mail ile sıyırma taşının arızalı olduğunu ve sipariş verildiğini, bu arada imalata devam ettiklerini kabul etmiştir. Buna göre davada ayıp ihbarının usulüne uygun şekilde yerine getirildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı ve davacı tarafa ulaştığının kabulü gerekecektir.Bu durumda, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2020/ Esas 2023/ Karar sayılı kaldırma ilamında işaret edildiği gibi, mahkememizce, Davaya konu ürünlerin bulunduğu mahalde cam işinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icra edilerek, ayıplı imalatların tespiti ile tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek, bedellerde indirim yapılıp yapılmayacağı, yapılabilecek ise miktarının ne olduğu hususunda rapor tanziminin istenilmiş olup, aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Keşfi yapılan ... İş Merkezi dış cephe giydirme camlarının çepeçevre toplamda 120 adet bir tanesi büyük diğerleri küçük 3 veya 4 kimi yerlede 5 parçadan oluşan cam sütunlar halinde değerlendirilmiş olduğu, gerek davalı tarafın camlar üzerinde sıyırma izleri konusunda iddiası gerekse davacı tarafın bu hususu kabulü tarafların vermiş olduğu dilekçelerden sabit olduğu anlaşıldığından, Bilirkişinin yaptığı tespitlerde 60 adet sütunun hatalı olduğu ve toplam 120 adet sütunun yarısı olduğu kabulü ile davalı tarafın borcundan %50 oranına karşılık gelen 55.317.21 TL'lik tutar üzerinden indirim yapılabileceği mütalaa edilmiştir.Hazırlanan bilirkişi raporuna tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda tarafların beyan ve itirazları da dikkate alınmak suretiyle ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edilmiş olup, yeniden hazırlanan ek raporda tarafların itirazları karşılanmış olup kök rapordaki tespitlerin muhafaza edildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; Eldeki davanın cam imalatı yapan davacı ile davalı arasında cam satışı nedenine dayalı cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan ... 6.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davası olduğu, taraflar tacir olup uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacı tarafça imal edilip, davalı şirkete kısım kısım teslim edilen camlarda , davalı taraf monte işlemi yapıldıktan sonra bir kısım camlarda sıyırma izleri ve dalgalı görünüm bulunduğunu farkettiğini ileri sürmüş , bu hususta 8 eylül 2016'da davacı şirket ve ... firmalarına, 21 Eylül 2016 ve ve 24 eylül 2016' da ise ...'a E-Posta yoluyla ayıp bildiriminde bulunduğu ve 18/07/2017 tarihli noter ihtarıyla ayıplı camlara ilişkin ayıp bildiriminin yapıldığı, ... 11. Hukuk Dairesinin 2020/ E- 2021/ karar sayılı kararında da belirtildiği üzere TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartı olduğu, kaldı ki ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden olmadığı, davalı tarafça 8 eylül 2016'da davacı şirket ve ... firmalarına, 21 Eylül 2016 ve ve 24 eylül 2016' da ise ...'a E-Posta (Mail yoluyla ) ayıp bildiriminde bulunduğu ,nitekim davacı firma yetkilisi ... in 26.09.2016 tarihinde gönderdiği mail ile sıyırma taşının arızalı olduğunu ve sipariş verildiğini, bu arada imalata devam ettiklerini kabul ettiği, buna göre davada ayıp ihbarının usulüne uygun şekilde yerine getirildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı ve davacı tarafa ulaştığının kabulü gerekeceği, Sonrasında, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2020/ Esas 2023/ Karar sayılı kaldırma ilamında işaret edildiği üzere mahkememizce, Davaya konu ürünlerin bulunduğu mahalde cam işinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icra edilerek, ayıplı imalatların tespiti ile tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek, bedellerde indirim yapılıp yapılmayacağı, yapılabilecek ise miktarının ne olduğu hususunda rapor tanziminin istenildiği, aldırılan bilirkişi raporu ile; Keşfi yapılan ... İş Merkezi dış cephe giydirme camlarının çepeçevre toplamda 120 adet bir tanesi büyük diğerleri küçük 3 veya 4 kimi yerlede 5 parçadan oluşan cam sütunlar halinde değerlendirilmiş olduğu, gerek davalı tarafın camlar üzerinde sıyırma izleri konusunda iddiası gerekse davacı tarafın bu hususu kabulü tarafların vermiş olduğu dilekçelerden sabit olduğu anlaşıldığından, Bilirkişinin yaptığı tespitlerde 60 adet sütunun hatalı olduğu ve toplam 120 adet sütunun yarısı olduğu kabulü ile davalı tarafın borcundan %50 oranına karşılık gelen 55.317.21 TL'lik tutar üzerinden indirim yapılması gerektiği, bu durumda davacının davalıdan alacağının 55.317.21 TL olacağı anlaşılmakla, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile, Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 55.317,21 TL bakımından itirazın İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden DEVAMINA , fazlaya ilişkin talebin Reddine,
2-Şartlar oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.778,71 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.360,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.418,16 TL nispi karar ve ilam harcın davacından tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi, posta, tebligat gideri ve keşif araç ücreti olan 6.445,00 TL ile 4.431,95 harç olmak üzere toplam 10.876,95 TL yargılama giderinden kabul/ret oranına göre 5.369,74 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.00,00 TL ret vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.