T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO: 2024/1131
KARAR NO: 2025/56
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/10/2024
NUMARASI: 2021/171 Esas - 2024/662 Karar
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
KARAR TARİHİ: 16/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/01/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA:
Davacı vekili; "Sivas Nuri Demirağ Yeni İç Hatlar ve Dış Hatlar Terminal Binası ve Mütemmimleri İnşaatı" işinin yüklenicisi olan davalının, Sivas Havaalanı inşaat bölgesindeki terminal binası çatı kaplaması işini sözleşme ile müvekkiline yaptırdığını, işin sözleşmeye uygun bir şekilde yapılarak 03/09/2010 tarihinde davalıya teslim edildiğini, davalının da 06/06/2011 tarihinde işin tamamını ana işveren olan Devlet Hava Meydanları'na teslim ettiğini, işin tahmini bedelinin 580.000,00 USD+KDV olup, bu bedelin 325.000,00 USD'sini avans şeklinde 36.615,39 TL'sini ise SGK primlerine ve vergilere mahsuben ödendiğini, işin tesliminden sonra ölçüm yapıldığını, 13.326,70 m2 imalata karşılık 546.394,70 USD+KDV'lik üretim tespit edildiğini, ayrıca sözleşmeye konu işlere ek olarak murkizlerin ve giriş kontrol binasının çatı kaplaması işinin de müvekkili tarafından yapılmış olduğunu, bu iş kapsamında 1.353,55 m2 üretim yapıldığını, davalının müvekkiline 16.242,60 USD borçlu olduğunu, davalının ödediği bedelin mahsubu sonucu 302.296,62 TL bakiye alacaklarının kaldığını, bakiye borcun ihtara rağmen ödenmediğini, cevabi ihtarnamede işin ayıplı olduğu iş kazası yaşandığından maliyetin belli olmadığı ödeme yapılmayacağı ve teminatın iade edilmeyeceğinin bildirildiğini, davalının ayıp ihbarı üzerine tespit yaptırıldığını ancak yağış olmaması sebebiyle sorunun kaynağının tespit edilemediğini belirterek, 302.296,62 USD karşılığı 544.135,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili; davacının iddialarının haksız olduğunu, sözleşmenin 6/a maddesi gereğince taraflarına yapılmış bir teslimatın olmadığını, işin 06/06/2011 tarihinde ihale makamı olan Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne teslim edildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, zira anılan tarihte işin kesin kabulü değil geçici kabulünün yapıldığını, davacının imal ettiği bir kısım eksik ve kusurlu imalatların geçici kabul tutanağında belirtildiğini, davacının eksik ve kusurlu imalatlarının geçici kabul sonunda taraflarınca yaptırıldığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/262 Esas 2021/50 Kararı ile önceki bilirkişi raporlarına yapılan itirazlarında değerlendirilmesi suretiyle ek raporlar aldırılmış, bu ek raporlar nihayetinde bilirkişi heyetinin 13/05/2024 tarihli ek raporu ile toplam iş bedelinin KDV dahil 663.912,01 USD olduğu, davalı tarafından davacıya 325.000 USD avans ödemesinde ihtilaf olmadığı, davalı tarafından davacı adına yapılan vergi ve SGK ödemelerinin de 41.432,86 USD'ye tekabül ettiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma ve gönderme kararında zikredilen TBK 102. Md kapsamında mezkur raporlarda da izah edildiği üzere 225.000,00 TL'lik çekler karşılığı olan 144.230 USD'nin de alacak hesabından tenzilinin gerektiği, davalı işverence davacı taşeron sorumluluğundaki çatı örtüsü (dere-oluk dahil) imalatında yağış sonrası tespit edilen ve onarım ile sona eren arıza kapsamında tevsik edilen harcamalar karşılığı 20.538,52 USD'nin de tenzili ile KDV dahil olmak üzere 132.710,63 USD tutarında bakiye taşeron alacağı olduğu,132.710,63 USD (KDV dahil) karşılığı 09/04/2012 dava tarihi itibariyle 1,80 TL/USD kur üzerinden = 238.879,13 TL'lik bakiye davacı alacağının tarafların tacir olduğu ile talep ile bağlılık ilkesi de dikkate alındığında dava tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile talep edebileceğinin rapor edildiği, 13/08/2024 tarihli ek rapor ile belirtildiği üzere kusurun davacıda olduğu ve 13/05/2024 tarihli rapordaki hesaplamanında bu kusur oranına göre yapıldığı görülmüştür.
Taraflar arasında akdedilen 10/11/2009 tarihli eser sözleşmesine konu işin bedelinin 644.745,75 Amerikan Doları ile ek olarak çatı kaplaması işi bedelinin 19.166,27 Amerikan Doları toplamı 663.912,01 Amerikan Doları olduğu, bu bedelin 325.000 Amerikan Doları tutarının davalı tarafından davacıya avans olarak ödendiği, 41.432,86 Amerikan Doları tutarının davalı tarafından davacı namına vergi ve SGK ödemesi olarak ödendiği, bu haliyle davacının bakiye alacağının 297.479,20 Amerikan Doları olduğu, davacı tarafça toplam 225.000 TL tutarındaki çeklerin başka bir borç ilişkisi nedeni ile verildiğinin usulüne uygun dayanılan deliller ile ispatlanamadığı, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişkinin mevcudiyeti muhasebe kayıtlarında da yer almadığından toplam 225.000 TL bedelli (karşılığı 144.230 Amerikan Doları) çeklerin davaya konu iş nedeni ile verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu haliyle çek bedeli olan 144.230 Amerikan Doları bakiye iş bedelinden düşüldüğünde 153.249,20 Amerikan Doları bakiye iş bedelinin bulunduğu, bilirkişi raporları ile belirtildiği üzere davacının kusuru nedeniyle doğan zararın tamiri için davalı tarafça ödenen 20.538,52 Amerikan Doları çatı oluk tamiri giderinin bu bakiye iş bedelinden düşülmesi gerektiği, bu haliyle davacının davalıdan bakiye alacağının 132.710,63 Amerikan Doları olduğu, 1,80 TL döviz kuru üzerinden karşılığının ise 238.879,13 TL olduğu, davalı tarafından bu alacağın ödenmediğinin sübut bulduğu, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla, her ne kadar davacı vekili ıslah dilekçesi ile 302.296,62 Amerikan Dolarının tahsilini talep etmiş ve 16/08/2024 tarihli beyan dilekçesi ile de ıslah dilekçesi doğrultusunda Amerikan Doları üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş ise de Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/3124 Esas 2024/536 Karar sayılı ilamı ile işaret edildiği üzere sözleşme bedeli yabancı ülke parası ile kararlaştırılmış olsa dahi davacı ülke parası üzerinden ödeme isteme hakkı varken dava açarken seçimlik hakkını Türk Lirası olarak kullandığından, kullandığı bu seçimlik haktan ıslah ile dönemeyeceği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 132.710,63 Amerikan doları karşılığı 238.879,13 TL'nin dava tarihi olan 09/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosya kapsamında davacının kusuru olmadığına, oluk imalatlarının davacı tarafından yapılmadığına dair birden fazla kök ve ek rapor bulunduğunu, mahkemece bu raporların dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, davalı şirket müdürünün, müvekkili şirket müdürüne 2011 yılında verdiği iddia edilen çekler nedeniyle 225.000,00 TL karşılığı 144.230,00 USD'nin davacı alacağından indirilmesinin herhangi bir delile dayanmadığını, davalının dahi kendi yevmiye defterine iddiaya konu ödemeyi kaydetmediğini, davalının 26/09/2011 tarihinde temerrüde düştüğünü, faiz başlangıç tarihinin bu tarih olarak düşünülmesi gerektiğini, ayrıca dava tarihinde USD kurunun 1,8 TL olduğunu, ıslah dilekçesi tarihinde ise % 1.850'den fazla artarak 34,00 TL'yi geçtiğini, davacının tam ıslah suretiyle dava dilekçesindeki TL talebini USD'ye çevirdiğini, TBK'nun 99. Maddesinde ülke parası dışındaki alacakların TL olarak talep edilmesi halinde daha sonra yabancı para olarak istenemeyeceğine dair bir kural bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin yabancı parayı ülke parası ile talep etmenin seçimlik hak olduğu, seçimlik haktan dönülemeyeceği şeklindeki karının isabetli olmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşme karşılığı yapılan işler nedeniyle davacının hak etmiş olduğu tüm bedelin müvekkilince davacıya ödendiğini, davacının sözleşmeye ve eki projeye aykırı hareket ederek, eksik ve hatalı imalatlarının bulunduğunu, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, yerel mahkemece önceden verilen istinaf kaldırma kararında belirtilen malzeme içeriği, metraj hesabı, ödeme şartları ve diğer hususların değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yine davacı tarafından herhangi bir fatura tanzim edilmeden KDV bedeli eklenerek hüküm kurulmasının da doğru olmadığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklencidir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 497.108,43 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
3-Davalı taraftan alınması gereken 16.317,83 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.079,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.238,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır