TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALILAR:1-
2-
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 09/12/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini, davalı borçlular aleyhine başlatılan icra takibi neticesinde gönderilen ödeme emrine borçlu/davalıların itirazının yerinde olmadığını, Müvekkili ... ile davalı ... ortak arkadaşlar sebebi ile tanındığını, davalı ... paraya ihtiyacının olduğunu söylediğini, zor durumda olduğunu söylemiş , müvekkili de vicdanından ötürü en azından birlikte iş yapmayı kabul ettiklerini, güven ve samimiyete dayalı olarak kumaş alım satım için ortak iş yapma saiki ile hareket etmeye başladıklarını, müvekkili kendisi toptan parti ve parça kumaş alım satım işi ile uğraştığını, Parayı müvekkili ... sağlatdığını, kumaş alımını ise davalı ... yapmak üzere anlaşmaya vardıklarını, para transferleri davalı ...'un talebi üzerine eşi olan diğer davalı ...'nın hesabına gönderildiğini, 12 adet banka üzerinden iş yapma amaçlı para transferi gerçekleştiğini, 2024 Nisan ayının sonlarında müvekkili ..., davalı ...'a 193.000,00 TL elden, 80.000,00 TL ziynet eşyaları bozdurarak elden, 88.000,00 TL ... Tekstil'de elden, 104.500,00 TL ... Tekstil'de elden, 40.000,00 TL şalcıda elden, 135.000,00 TL yabancı para bozdurarak elden, 76.000,00 TL yabancı para bozdurarak elden verdiğini, ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, Elden yapılan ödemelere de müvekkilinin eşi ... tanıklık ettiğini, müvekkili ..., davalı ...'a 107.125,00 TL'lik kumaş verdiğini, 30.07.2024 tarihinde müvekkil ile davalı ... arasında hesap görüldüğünü, ... tanıklığında not alındığını, davalı ... tarafından taahhüt edilen kumaşlar müvekkiline getirilmediğini, keza verilen paralar da geri ödenmediğini, hileli davranışlar ile müvekkili oyaladığını, herhangi bir ticaret ve iş ilerleyişi görmeyen müvekkili dolandırıldığını anladığını ve davalı ...'tan parasının iadesini istediğini, davalı ...'un kumaşları kaçırdığını duyduğunu, davalının yanına gittiğini, davalı, müvekkili ile görüşmeyerek terslediğini, müvekkili, toplamda davalılar tarafından 1.085.500,00 TL zarara uğratıldığını, müvekkili ... tüm ödemeler alındığını, fakat karşı taraf Borçlu/Davalılar yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kumaş teslimatını yapmadıklarını, Müvekkili nezdindeki alacağının tahsili maksadıyla ... 1. Genel Müdürlüğü 2024/ Esas sayılı dosyasında 757.418,42-TL bedelli ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlular işbu takibe ilişkin borcun tamamına, faize, faiz oranlarına ve diğer tüm fer'ilere itiraz ettiklerini, Borçluların yukarıda bilgileri verilen borçları müvekkili nezdinde sabit olduğunu, borçlular tarafından yapılan itirazdaki amaç, meşru ve haklı alacaklı müvekilinin alacağına kavuşmasını engellemek ve alacağını konusuz bırakmak olduğunu, müvekkili davacı–alacaklı lehine alacak miktarının % 20‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ... Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.Yukarıdaki açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava TTK'da sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı ve işin her iki tarafın ticari işletmesine ait olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. Bu hususun tespiti amacı ile mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılmış olup, müzekkere cevabında davacının işletme hesabı usule göre defter tuttuğu belirtilerek davacının vergi kayıtları mahkememize gönderilmiştir. Davacının vergi kayıtları incelendiğinde VUK 177 maddesinde hadleri aşmadığı dolayısı ile tacir sıfatını haiz olmadığı bu bağlamda davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir. Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli ve yetkili mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun TESPİTİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 13/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır