TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024
KARAR NO : 2025
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 05/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ;Dava konusu, Kuveyttürk Bankası İNEGÖL Şubesi'ne ait , 0032180 çek seri nolu, 31.12.2023 keşide tarihli, 2.500.000 TL bedelli, keşidecisi ... MOBİLYA SAN. TİC LTD .ŞTİ isimli şirket olan çek, ... Tarafından 05.01.2023 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, davacı şirket tarihinde İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı'na çek yaprağının kaybolduğuna ilişkin şikayetçi olduğunu, ancak fail tespit edilemediği için savcılık tarafından herhangi bir işlem yapılamadığını, davaya konu olan çek yaprağı davacı tarafından kaybedildiğini, söz konusu çekte bulunan imza ve yazılar müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, şirket yetkilisi olan ...'ın imzası taklit edilmiş gibi gözükse de söz konusu imza ve yazılar ... tarafından atılmamış ve yazılmadığını, çekte 3 ayrı yerde ekleme yapıldığını, halbuki imza sahibi tek seferde elini kaldırmadan imza atabilecekken söz konusu imza bir başkası tarafından taklit edildiğini, Davalı yan kötüniyetli olarak söz konusu çeki işleme almış olup, taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi olmadığını bilmesine rağmen borçlunun zararına olarak hareket ettiğini, bu itibarla söz konusu çeke ilişkin olarak ciro zincirinde bulunan kişilerin ticari defter ve kayıtları incelenmesini, davaya konu çeke ilişkin olarak ticari fatura-makbuz-BA/BS formu bulunup bulunmadığının tespit edilmesini, ... ile resmi ticareti bulunmadığının, davacının konkordato dosyasında müdahale talebinde bulunması ile öğrendikleri çeke ilişkin olarak ...-... arasında davaya konu çek bedeli tarihi ve miktarında ticaretin bulunup bulunmadığının araştırılmasını, bu nedenle senetteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmaması nedeniyle imzaya itirazlarının ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu çek 25.05.2023 tarihinde müvekkilimiz tarafından muhatap bankaya tahsil edilmek üzere bırakılmış ve ardından yine aynı çek 02.01.2024 tarihinde tahsil edilmek üzere muhatap banka tarafından takasa alındığını, çekin davalı tarafından takastan alınması sonrasında bankaya ibraz edilmesi üzerine her ne kadar çeke konkordato şerhi düşülmüşse de, çekin yaklaşık 8 (sekiz) ay önce ilgili bankaya tahsil edilmek üzere bırakıldığı hususu göz önünde bulundurularak söz konusu konkordato şerhi banka tarafından düzeltilmiş ve çeke usulüne uygun şekilde karşılıksızdır işlemi yapıldığı, dava konusu Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.'nin 0032180 seri nolu, 31.12.2023 keşide tarihli ve 2.500.000,00 TL bedelli karşılıksız çekin muhatap banka tarafından düzeltme yapılmış olan güncel arkalı-önlü görseli ve muhatap banka tarafından tanzim edilen bilgileri sunduklarını, davacının iddia ve itirazlarının hiçbirini kabul etmediklerini, davacı taraf her ne kadar çek karnesinde bulunan birden fazla çekten yalnızca işbu dava konusu çekin kaybolduğu iddiasında bulunmuşsa da, bu iddia hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmekte ve davacının borcun tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla kötü niyetli şekilde hareket ettiğini gösterdiğini, kaldı ki; davacı taraf çek yaprağının kaybolduğu iddiasında bulunmasına rağmen zayi nedeniyle çek iptali davası açmadığını, bu durum da çelişkili davranış yasağı kapsamında davalının kötü niyetli şekilde hareket ettiğini gösteren karinelerden bir diğeri olduğu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ve böyle bir borcu bulunmadığını iddia eden davacı tarafın bu hususun ispatı gerektiği, Senede karşı senetle ispat kuralı gereği ispat yükü davacı tarafta olduğu, Çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında bulunan davacının, çekin tedavülü ve sonrası ile alakalı olarak araştırma yapılmasını talep etmesi, dava konusu talebi ile çelişki doğurmakta ve çekin aslında rızası dışında elinde çıkmadığını, aksine lehtarın yetkilisi olduğu... Cam İnşaat Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi‘nin Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12.12.2023 tarih ve ... E. sayılı kararı ile iflasına karar verilmiş ve İnegöl İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosya ile iflas dosyası açıldığını, çek borcunu ödememek için çareler ürettiğini gösterdiğini, bu nedenle açılan davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava Menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı Kuveyttürk Bankası İnegöl Şubesine ait 32180 seri numaralı 31/12/2023 tarihli 2.500.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığını ileri sürmüştür.
Borcun bulunmadığına ilişkin iddianın sahteciliğe dayandırarak çekteki yazı ve imzaların davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığını ileri sürmüştür.
Menfi tespit davasının dayanağı çekteki sahteciliğe ilişkin olduğundan bu husus araştırılmalıdır. Bu sebeple şirket yetkilisinin huzurda yazı ve imza örnekleri alınmış, çek aslı dosya arasına celp edilmiş, şirket yetkilisinin kurum ve kuruluşlardan mukayeseye elverişli yazı ve imzalarının bulunduğu belge asılları celp olunarak Grafolog bilirkişiden rapor alınmıştır.
Grafolog bilirkişinin 06/12/2024 tarihli raporuna göre; çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...'a ait olduğu tespit edilmiştir.
Davacı her ne kadar söz konusu raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığını ileri sürerek uzman görüşü de sunmuş ise de, mahkememizce alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilimsel teknik inceleme yöntemleri ve cihazlar kullanılarak gerçekleştirilmiş, çekteki imza ile mukayese belgelerdeki imzalar raporda görüntüleri ile birlikte karşılaştırılarak benzerlikleri ve karakteristik özellikleri karşılaştırılmak suretiyle denetime elverişli biçimde rapor düzenlenmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasında da kabul edildiği üzere söz konusu inceleme konunun uzmanınca yeterli teknik donanıma ve uygun cihazlar kullanılarak yapılmalı raporda da karşılaştırmaya konu belgelerdeki imza ve yazının karakteristik özellikleri tam olarak belirlenerek denetime elverişli olarak rapor düzenlenmesi gerekmektedir, inceleme de belge üzerinde yapılmalıdır, fotokopi belgeleri üzerinde yapılacak inceleme hükme esas alınamayacaktır.
Dosya kapsamında alınan 06/12/2024 tarihli rapor açıklanan gerekçelere uygun denetime elverişli bir rapordur, davacı taraf her ne kadar uzman görüşüyle bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu ileri sürmüş ise de, Mütaala raporunun içeriğinde de belirtildiği üzere incelemenin asıl belgeler üzerinde yapılması gerekmektedir, fotokopi belgeleri üzerinde fotoğraf veya bilgisayar çıktılarında yapılacak inceleme tam bir tespite yaramayacaktır, bu durum davacı tarafça sunulan uzman görüşünde de açıkça belirtildiği gibi uzman görüşünün yaptığı incelemeyi fotokopi belgeler üzerinde gerçekleştirildiği görülmektedir. Mütaala raporunun hükme esas alınması mümkün olmadığı gibi dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla çelişki yaratacak bir kuvveti bulunmamaktadır.
"Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 26.03.2019 tarihli raporda ise imza mukayesesi için gönderilen belgelerin fotokopilerden oluştuğu anlaştığından adli tıp kurumu raporunun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda, imza incelemesi yapılması için dava konusu edilen çeklerin düzenleme tarihlerine yakın tarihli, davacının imzalarını içeren belge asıllarının temin edilerek, Adli Tıp Kurumundan ya da uzman bilirkişiden dava konusu çekler üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda açık, denetime elverişli ve hüküm kurmaya el verişli rapor aldırılması gerek" tiğine dair Yargıtay 11 HD 2022/546 E, 2023/3602 K sayılı kararı da aynı yöndedir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olduğundan davacının sahtecilik iddiası sübuta ermediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın başlangıçta alınan 42.266,15 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 41.650,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 335.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/02/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza