TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:2-
3-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/02/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Olay günü 30/07/2023 tarihinde ... İli ... İlçesinde ... meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... ait ... Plakalı araç kaza tespit tutanağında belirtili olan müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasının ve kusur durumunun tespiti amacıyla taraflar arasında düzenlenen tutanak içeriği dikkate alındığında davalının yüzde yüz kusurlu olduğu müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığı aşikar olduğunu, araçların 2. el satış değerleri düştüğünü, müvekkili aracının da kaza nedeniyle uğramış olduğu 2. el satış değerindeki düşüş nedeniyle değer kaybı söz konusu olduğun, değer kaybının kazada %100 kusurlu kişiden tahsili istenmesi gerektiğini, müvekkilinin aracı değer kaybettiğini ve serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, müvekkili adına sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketinden olumlu bir yanıt gelmediğinden tarafımızdan arabuluculuk yoluna gidildiğini, sigorta şirketi tarafından müvekkiline değer kaybına ilişkin herhangi bir ücret ödenmediğini, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 04/04/2023 - 04/04/2024 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, dava konusu kaza 30.07.2023 tarihinde meydana geldiğini, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 120.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, uyuşmazlığa konu hasarın ihbarına istinaden müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, hasarın maddi boyutunun tespiti için ekspertiz atandığını, ekspertiz raporuna istinaden müvekkili şirket tarafından yine dava konusu kazaya ilişkin başvuranın aracının onarımı için toplam 17.655,48 TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava 30/07/2023 tarihli trafik kazasından kaynaklı değer kaybı talebine ilişkindir.Kusur durumunun ve alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen 18/09/2025 tarihli raporda " Dava konusu kazanın oluşumunda bilgi, belge ve beyanlardan hareketle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin (KTY) olayla ilgili mevzuat hükümlerinin incelenmesinde, ... Plakalı Ticari Otomobil Sürücüsü ...’ın: Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, %100 nispetinde kusurlu sayılabileceği, ... Plakalı Kamyonet Sürücüsü ...’in Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde (%0) kusurunun olmadığını, aracın arka bagaj kapağı ve arka tampon kısımlarından 17.655,48 TL bedelinde hasara uğradığı, onarım yapıldığı, aracın niteliği, kilometresi, marka ve model bilgisi, üretim yılı, trafiğe çıkış tarihi ve oluşan hasar miktarı göz önüne alındığında araç hasarı tamamen giderilse dahi ikinci el satışında, hasarsız emsal araçlara göre dava konusu kazadan dolayı dava tarihindeki serbest 2.el reel piyasa koşullarında 30.000 TL değer kaybına uğradığı tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan 22/05/2025 Tarihli ek raporda "... plakalı , ... marka , ... tipi , 2016 model olup ; piyasa rayiç değerinin 630.000,00TL olduğu yaptığım piyasa araştırmasından tespit edildiği, Tamir ve onarımı tamamlandıktan sonra piyasa rayiç değerinin 600.000.00 TL olduğu, değer kaybının 630.000.00 TL ( aracın olay tarihinden bir gün önceki piyasa rayiç değeri ) 600.000.00 TL ( tamir ve onarımı tamamlandıktan sonraki piyasa rayiç değeri ) = 30.000.00 TL değer kaybı mevcut olduğunu, Dava konusu aracın tamir ve onarımı tamamlandıktan sonra rayiç değerini tespit etmek için , üç adet yerden fiyat araştırması yapıldığında 610.000.00 TL , 595.000.00 TL ve 590.000.00 TL üç fiyat temin edilerek 600.000.00 TL bedel uygun bulunduğunu, dava konusu araç satılmak amacıyla pazara götürüldüğünde emsallerine göre 30.000.00 TL değer kaybı olduğu" tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan 18/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsünün %100, ... plakalı araç sürücüsünün %0 kusurlu olduğu, davacıya ait araçta 30.000,00 TL değer kaybı olduğu rapor edilmiş olup, kusur durumuna yönelik olarak kaza krokisinin çizilmiş olması, raporda ... Kaza Tespit Tutanağının değerlendirildiği ve neticeten kaza tespit tutanağında belirlenen kusur durumu ile bilirkişi tarafından belirlenen kusur durumu arasında çelişki de meydana gelmediğinden bilirkişi raporunun kusura ilişkin değerlendirmesine itibar edilmiş, değer kaybı yönünden ise hesaplama yöntemi itibari ile denetime elverişli görülmediği anlaşılmakla zarar hesabı yönünden dosya başka bir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 22/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda hesaplamanın ... içtihatlarına göre yapılmış olması, dava konusu araçta değişen ve boyalı parçaların gösterilmesi ve emsal araçlarla mukayese yapılmış olması hususları göz önüne alınarak bu rapora itibar etmek gerekmiş, davacının %0 kusur durumu ve zarar hesabı ile ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 30.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden 25/09/2023 tarihinden (sigortaya başvuru tarihi olan 12/09/2023 tarihinden 8 iş günü sonrası), diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 30/07/2023 itibaren işleyecek yasal faizi ile (araç ruhsat kaydında hususi olarak gözüktüğünden) birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile)
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 7.420,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 2.049,30 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 512,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 939,60 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Peşin harç 427,60 TL ve ıslah harcı 512,00 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.367,20 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi.09/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır