TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024
KARAR NO : 2025
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
3- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ...
Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/03/2017
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; Bursa 20. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası ile müvekkiller hakkında başlatılan icra takibine karşı borçlu olmadıklarının tespiti için dava açtıklarını, icra hukuk mahkemesinde imzaya itiraz davası açma hakkı süresi kaçırıldığından dolayı açılamadığını, Bursa 20. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı icra takibinde tebliğ edilen, 30/09/2016 vade tarihli 40.000,00.-TL bedelli bono ve 09/09/2016 vade tarihli 40.000,00.-TL bedelli bonoda, müvekkillerinin kendisine aitmiş gibi görünen imza kendilerine ait olmadığını, senetlerdeki imzaya açıkça itiraz ettiklerini ayrıca müvekkillerinin bonolardaki alacaklı gözüken ... ' ya da hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkillerinin davalının alacaklı olduğu hiçbir senede veya senetlere imza atmadıklarını, takibe konu bonoların müvekkillerinin bilgisi dışında davalı yada başka kişiler tarafından tanzim edildiğini, müvekkillerin bu gerçek imzalarını taşımayan bonolar vasıtasıyla icra takibine muhatap edildiklerini, evrakta sahtecilik suçu bakımından müvekkilleri Bursa C. Başsavcılığına ... sor. Sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, tüm bu sebeplerle, davanın kabulü ile bursa 20. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasında senetteki imzaların müvekkillerine ait olmaması nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle % 20 ' si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacılardan ...'ı Marmaris'te çalışırken 2014 yılında tanıdığını, kendisi ... ... isimli işyerinin sahibi ve yetkilisi olarak tanıttığını , şirketin faaliyet yerinin Marmaris'te bulunan ... Otel olduğunu, müvekkilinin ise tur düzenleme, tur paketleri satış, rehberlik ve acente temsilciliğini yaptığını, ...'ın işlettiği hamam ve ... salonuna müşteki gönderdiğini, 2015 yılı Ekim ayı başında ...'ın müvekkiline gelerek bir iş ve teklifte bulunduğunu, 2016 turizm sezonu için yeni işyeri kiraladığını, düğün yapacağından dolayı paraya çok sıkıştığını, ondan biryerden borç bulmasını istediğini "ya sen ya da arkadaşın olan Yurii ' nin desteğini istediğini, parayı ya borç olarak aldığını, düğünden 2-3 ay sonra vereceğini yada en kötü ihtimal iş yerine aldığı para karşılığı ortak edeceğini ve bu borcunu bu şekilde öderim " dediğini, müvekkili de konuyu arkadaşı Yurii Zelentsov ' a anlattığını, neticede 12/10/2015 tarihinde ... ' a müvekkili tarafından 69.000,00.-TL verildiğini, bundan başka elden de ... ' a 6.000,00.-TL ve 1.000,00.-ABD verildiğini, para nakit olarak verildiğinde ... müvekkili adına düzenlenmiş 2 adet 40.000,00.-TL 30 Ağustos 2016 ve 30 Eylül 2016 tarihli , keşidecisi ... İnşaat Taah. Ltd.Şti olan Halk Bankası su şehri şubesi /Sivas toplam 80.000,00.-TL çekleri teminat olarak verdiğini, davacı ... borcu ödeyemediği takdirde borç bu çekler ile karşılanacağını , bu çekler ... emrine yazıldığını ve borç süresinde ödendiği takdirde ... ' a iade edileceğini, müvekkilinin Yurii isimli arkadaşı yabacı uyruklu olduğunu, Türkçe bilgisinin az olması ve Türk mevzuatına bilmemesi nedeniyle müvekkiline bu işleri takip etmesi ve parayı tahsil etmesi için vekalet verdiğini, ilk çekin vadesi yaklaştığında davacı ... ' ın aradığını ve müvekkiline " sakın çeki bankaya ibraz etme ve karşılıksız çıkarsa , arkasına yazdırma , bana iade et " dediğini, bunun nedeninin çekin " hatır çeki olduğunu ve müvekkilinin de onun da başlarının belaya gireceğini" söylediğini, ilk çekin vadesi Zafer Bayramı'na denk geldiğinden 31/08/2016 tarihinde bankaya çek hesabının ödemeye müsait olmadığı banka çalışanı tarafından beyan edildiğini, bunun üzerine banka memurunun " bize çek sahibine önce ulaşıp bildirelim, eğer hesabı ödemeye uygun duruma getirmezlerse karşılıksız işlemi ondan sonra yapalım " şekilde söylediğini, müvekkilinin bankadan çıktıktan sonra telefonunun sürekli çaldığını, arayanların davacı ... ve Marmaris içmeler ' de dolmuş durağı olduğunu söyleyen Murat isimli şahıs olduğunu, arayanların "bu çekin namus davasıdır, kesinlikle yazılmayarak ve her iki çek geri iade edilecek" denildiğini, aynı gün akşam geç saatlerde davacı ... müvekkilini arayarak "evimi bastılar , eşimi rehin aldılar, o çekleri her ne şekilde olursa olsun geri vermemiz gerekir " dediğini, daha sonra ...'ın eşi ...'ın aradığını ve "eşinin hayatı tehlikede, çok kötü darp edildiklerini ve işkence gördüklerini, kendisinin camdan atlayarak evden kaçtığını ve bana bu şartlarda ancak ulaşabildiğini o çeklerin mutlaka iade edilmesi gerektiğini, iade etmezse kocasının öldürüleceğini ve sıranın da müvekkiline geleceğini" şeklinde söylediğini, neticede çeklerin iade edildiğini ve karşılığında ... ' ın ve ailesinin isteği üzerine lehtarı müvekkili olan iki adet vadeleri 09/09/2016 ve 30/09/2016 tarihi olan her biri 40.000,00.-TL toplam 80.000,00.-TL senedin tanzim edildiğini, senetlerin tüm yazıların davacı ...'ın eli ürünü olduğunu, müvekkilinin önünde senetlerin ön ve arka yüzlerini hatta ciranta isimleri de dahil olmak üzere ... ' ın doldurduğunu, davacıların senetler sahtedir iddiasının tamamen yersiz ve iftira olduğunu, imza aşamasına gelindiğinde ..., Kamil ve Sefa Tufan kendileri müvekkilinin ve arkadaşı Yurii huzurunda imza attıklarını, dolayısıyla davacıların bizim haberimiz yoktu, bilgimiz dışında imzalar atıldı iddiaları yersiz ve doğru olmadığını ancak, ... olmadığından davacı ...'ın "eşim şuan hastanede çalışıyor (Marmaris Devlet Hastanesi'nde Hemşire) ben hemen 10 dakikaya gideyim imzalattırıp geleyim" dediğini, davacı ... döndüğünde ... kısmındaki ciro yer imzalı olduğunu, imzayı gerçekten eşine mi attırdığı yoksa kendisinin mi attığının bilinmediğini, eğer ... söz konusu bu imzayı atmış ise evrakta sahtecilik suçunu işlediğini, senetlerin vadesi geldiğinde Marmaris 2. Noterliğinden ödememe protestosu ve ihtarname çekildiğini, söz konusu bu ihtarnameye ilişkin davacı ... tarafından ödemeyle ilgili haber alınmayınca Bursa 20. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı icra takibiyle kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığını, icra takibinin derdest olduğunu ve borç ödenmediğini , kötü niyetli olan davacıların açtığı davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Deliller;
Bursa Vergi Dairesi'ne, Bursa 2. Genel İcra Dairesi'ne, Bursa CBS'ye, Ak Bank T.A.Ş.'ye, Finansbank'a, Vakıfbank'a, Yapı ve Kredi Bankası'na, Muğla İl Nüfus Müdürlüğü'ne, Garanti BBVA'ya, Ziraat Bankası'na, ING Bank'a, Türkiye İş Bankası'na yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılamanın devamı sırasında davacı vekili tarafından sunulan 06/01/2025 tarihli dilekçe ile davalı tarafla sulh olunduğunu bu sebeple davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmış, yine davalı tarafça da sulh beyanının kabul edildiğine dair dilekçe sunulmuş olup, HMK'nın 315. Maddesi, ''315- (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.'' şekli ile düzenlenmiş olduğundan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Tarafların sulh olması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına,
2-Yargılama masrafları, harç, vekalet ücreti vs hususların gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına,
3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 205,13 TL karar ve ilam harcından 1.380,39 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.175,26 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Tarafların vekalet ücreti talepleri olmadığında bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır