TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ : 26/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.07.2023 tarihinde dava dışı 3. Kişi olan alıcı ..., ... isimli e ticaret firması üzerinden sipariş numaralı, 18.075-TL bedelli, ... klima siparişi verdiğini,. Ürünün 01.08.2023 tarihinde taşıyıcı firma olan davalı şirket tarafından müşteriye teslim edildiğini, ürünün teslim tarihinin üzerinden oldukça fazla bir zaman geçtikten sonra müşteri 21.08.2023 tarihinde ... üzerinden "ürün eksik, servisten memnun kalmadım" şeklinde gerekçeler belirterek iade talebi oluşturduğunu, ürünü davalı şirket olan taşıyıcı firmaya vererek gönderimini sağladığını, müvekkil şirketin müşterinin iade istemine ürünün hatasız ve kusursuz bir şekilde gönderildiğini, ürünün açıldığını ve zarar gördüğünü gerekçe göstererek iade talebinin reddini istediğini, müvekkil tarafından yapılan itirazın ... isimli e-ticaret firması tarafından kabul gördüğünü, müşterinin ürünü kullandığının tespit edildiğinden iade talebi reddedilerek, 72 saat içinde müşteri tarafından iade talepli kargolanan ürünün tekrardan müşteriye gönderilmesinin ... tarafından istendiğini, iade talebi reddedilen ürünün 72 saat içerisinde tekrardan müşteriye gönderildiği takdirde, müşteriye ücret iadesi yapılamadığını, 72 saat içerisinde işlem yapılmadığı ve ürünün geri gönderilmediği takdirde ise müşterinin iade talebinin ... tarafından sistematik bir şekilde onaylanmış sayıldığını ve ücretin müşteriye iade edildiğini, iade ürün işlemini taşıyıcı firma olan davalı şirket aracılığı ile gerçekleştiğini, ancak ürünün davalı şirket tarafından teslim alındığını ve acentası olan ... Kargo ... Şubesine ulaşmış olmasına rağmen hiçbir surette müvekkil şirkete teslim edilmediğini, müvekkilinin, müşteri tarafından ürüne ilişkin iade sürecinin başlatıldığını dahi sistem üzerinden yapmış olduğu kontroller esnasında fark ettiğini, tüm görüşme girişimlerine rağmen görüşme sağlanamadığını, davalı tarafın ürünün müvekkil şirkete teslimine ilişkin herhangi bir işlem yapmadığını, davalı tarafın haksız eylemi sebebi ile müvekkil şirkete 72 saat içerisinde ürünün geri gönderimini sağlayamadığını, hal böyle olunca da ... tarafından müşterinin iade talebinin onaylanarak ücret iadesi yapıldığını, davalı şirketin haksız eylemi sebebi ile hak kaybı ve maddi zarara uğradığından, zararın tazmini için haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... üzerinden satışını yaptığı ürünün (klima) müşteri tarafından iade edildiği, nihai olarak da ürün bedelinin müşteriye iade edildiği, ürünün ise (klimanın) davacı tarafça iade/teslim alındığı görülmektedir. Davacı tarafın iddia ve tazmini talep ettiği zararın ne olduğunu tam olarak açıklamadığı, iddiasını somutlaştırmadığını, soyut nitelikteki zarar iddiasının dinlenilmesi mümkün olmayacağından hangi hukuki temele dayandığı belli olmayan tazmin talebini içeren davanın öncelikli olarak bu yönden reddine karar verilmesini, taraflarınca yalnızca taşıma işi yapıldığını, diğer süreçlere herhangi bir müdahalesi ve davacının iddia ettiği zarara ilişkin müvekkil şirkete izafe edilebilir bir kusur bulunmadığını, davacının ne sebeple ve nasıl bir zararı olduğunu da açıklamadığını, zararı ve zararın taşımadan kaynaklı olduğunu ispatla yükümlü olduğunu, zarara ve zararın taşımadan kaynakladığına dair delil sunulmadığından davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini taleple beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız eyleme dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 194. maddesinde, somutlaştırma yükü düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrası uyarınca, taraflar dayandıkları vakıaları, ispata elverişli bir şekilde somutlaştırmakla yükümlüdür. Madde gerekçesinde, maddenin ihdas amacının, uygulamada genel geçer ifadelerle somut vakıalara dayanmadan davaların açılıp yürütülmesinin önüne geçmek olduğu belirtilmiştir. Gerekçenin devamında, "Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Genel geçer ifadelerle, somut bir şekilde ortaya koymadan iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacağı gibi, vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi sözkonusu olacaktır. Taraflar, haklarını dayandırdıkları hukuk kuralının aradığı koşul vakıalara uygun, somut vakıaları açıkça ortaya koymalıdırlar. Bu vakıaların somut olarak ileri sürülmesi, ilgili taraf için bir yüktür; bu yükü yerine getirmeyen sonuçlarına katlanacaktır." şeklindeki ifadelere yer verilerek somutlaştırma yükünün anlam ve önemi vurgulanmıştır.Anılan düzenlemeye göre, davacı, dilekçesinde talebinin dayanağı olan vakıaları tek tek, açık ve somut olarak göstermek ve her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini de somut olarak belirtmek durumundadır.Davacının dilekçesinde talebine dayanak yaptığı bazı iddialar (vakıalar) olmakla birlikte, bunlar somut ve açık değilse, somutlaştırma yükünün yerine getirilmemesinden söz edilmelidir. Somutlaştırma yükü yerine getirilmeden ne karşı tarafın sağlıklı savunma yapması ne de sağlıklı bir hüküm verilmesi mümkündür. Çünkü, karşı tarafın hukukî dinlenilme hakkının gereği olarak açıklama ve ispat hakkını kullanabilmesi için, öncelikle kendisine yöneltilen iddialar hakkında tam olarak bilgilenmesi zorunludur (m. 27). Keza, hükümde nelerin yer alması gerektiğini belirten 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi gereğince, tarafların iddia ve savunmalarının, uyuşmazlık noktalarının, hükmün dayandığı ve sabit görülen vakıların, tam olarak gösterilmesi aranmaktadır (m. 297/1-c). Somut vakıalar olmadan, sağlıklı ve somut bir karar verilmesi de mümkün değildir.Somutlaştırma yükünün yerine getirmemenin yaptırımı, ispat yükünü yerine getirmemektir. Böyle bir durumda, somutlaştırma yükü ve dolayısıyla ispat yükü yerine getirmediğinden, ispat edilemeyen davanın reddi sonucu doğacaktır.Somut olayda, davacı şirket dava dışı 3. Kişi ... Danışmalık İlet.Ve Sat. Tic. AŞ. (...) isimli e-ticaret firması üzerinden klima ve havalandırma cihazları satışı yapmaktadır. 29.07.2023 tarihinde dava dışı 3. Kişi olan alıcı ..., ... isimli e ticaret firması üzerinden sipariş numaralı, 18.075-TL bedelli, ... klima siparişi vermiştir. Ürün 01.08.2023 tarihinde davalı ... Kargo tarafından müşteriye teslim edilmiştir. Müşteri 21.08.2023 tarihinde ... üzerinden "ürün eksik, servisten memnun kalmadım" şeklinde gerekçe ile iade talebinde bulunmuş, ürünü davalı ... Kargo'ya teslim etmiştir. Ürün davalı şirket tarafından teslim alınmış ve acentası olan ... Kargo ... Şubesine teslim edilmiştir. Davacı şirket, "ürünün hatasız ve kusursuz bir şekilde gönderildiğini, ürünün açıldığını ve zarar gördüğünü" gerekçe göstererek iade talebinin reddini istemiştir. ... firması tarafından bu talep kabul edilerek müşterinin iade talebi reddedilmiş ve 72 saat içinde ... tarafından ürünün tekrardan müşteriye gönderilmesi istenmiştir. 72 saat içerisinde ürünün müşteriye gönderimi sağlanmadığından müşterinin iade talebi sistem gereğince onaylanmış olup ürün tekrar müşteriye gönderilmiştir.Davacı şirket tekrardan müşteriye gönderilen ürünün taraflarına gönderilmesini sağlamak adına ... firması ile iletişime geçmiş ve yeni bir iade kodu oluşturulmuştur. İade edilen ürün davalı şirket tarafından taşınarak 20.09.2023 tarihinde şubeye ulaşmış, 04.10.2023 tarihinde davacı şirket çalışanına teslim edilmiştir. Dava dışı ... Danışmalık İlet.Ve Sat. Tic. AŞ. (...) firmasının müzekkere cevaplarında; platformda hizmet veren satıcıların taşıyıcıyı kendilerinin seçtikleri, somut olayda satıcı davacının 29.07.2023 tarihinden itibaren davalı taşıyıcı ile çalıştığı, dava konusu olaya ilişkin taşımanın da bu kapsamda yapıldığı satıcılar tarafından siparişlerin ulaştırılması için seçilen taşıyıcıların iade sürecinde de kullanıldığı belirtilmiştir. Davacı vekili dilekçesinde müşterinin ilk iade talebi üzerine şubeye teslim edilen ürünün kendilerine gönderilmediği, bu nedenle iade sürecinin sekteye uğradığı ve ürünün tekrar müşteriye gönderilip sonrasında tekrardan firmalarına gönderiminin yapılması nedeniyle davalı taşıma şirketinin haksız eyleminin olduğunu, bu haksız eylem nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de yaşanan ürün teslimi ve iade süreçleri sonunda davacı firmanın ürünü tekrar davacı firmaya teslim edilmiştir. Dava dilekçesi ve aşamalarda alınan beyanlarda davacı şirket, müşteriye gönderilip tekrar taraflarına dönen ürünün zarar görmüş olduğuna ilişkin iddia ileri sürmemiştir. Davacı müşteriye klimanın ilk teslim tarihi olan 01.08.2023 tarihi ile ikinci iade sonucu firmalarına tesliminin 04.10.2023 tarihinde sağlanmasına ilişkin arada geçen süreden kaynaklı bir zarar talebinde bulunduğu düşünüldüğünde ise yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somutlaştırma yükü kapsamında davacının zararının kaynağını somut ve açık olarak belirtmesi gerekir. Davacı, dilekçesinde maddi zararının bulunduğunu belirtmiş ise de ürünün davacı şirkete iade edilmiş olması, işbu dava dosyasında davacı şirketin tarafına iade edilen ürünün zarar görmüş olduğu iddiasında bulunmaması, ürünün davacı şirketten ilk çıktığı ve tekrar davacı şirkete döndüğü tarihler arasındaki süreçten zarar gördüğü iddiasında bulunuyor ise bu zararın nasıl ve ne sebeple oluştuğuna dair herhangi bir vakıa ve delil ileri sürmediği anlaşılmakla bu bilgiler ışığında davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile eksik yatan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 1.000,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır