TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile müvekkili arasında Nakliye taşımacılığı işi yapıldığını, Müvekkili, Davalının şehir içerisinde bulunan kargolarını müşterilerden toplayarak, merkezine teslim işinde, 2023 yılında çalıştığını, Davalı şirket defter kayıtları incelendiğinde müvekkili kesmiş olduğu faturaların bir kısmı ödenmeyince, borçlarının tahsili amacıyla ... 16. İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, Borçlu kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, takibi durdurduğunu, Haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, müvekkillinin kendisine yapılan ödemeleri banka aracılığıyla almakta olup, elden ödeme almadığını, Davalı, müvekkiline icraya konu faturalar ile ilgili ödeme yapmadığı gibi, müvekkilini sürekli ödeme taahhüdüyle oyaladığını, müvekkiline ait banka hesap hareketlerinden de görüleceği üzere ödemelerin eksik yapıldığını, Davalı tarafından ...'in ... Bankası .../ ... Şubesi ... iban numaralı hesabına çalışmalara mahsuben ödemeler gerçekleştirdiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini, Davalı tarafın, tanzim edilen faturalar ve banka hesap hareketlerinden de sabit olan, borçların tahsiline ilişkin açılan icra takibine alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz ettiğini, davalının kötüniyetli olarak yaptığı itiraz sebebiyle, %20′ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu yaptığı faturaların tamamı naylon fatura olarak adlandırılan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olduğunu, müvekkili ... yukarıda bilgileri yazılı adreste taşımacılık sektöründe 2020 yılından bu yana dava dışı ... Kargo acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, davacı ... (... Nakliyat) dava konusu yaptığı faturaları sahte olarak düzenlediğini, müvekkili şirkete verdiği herhangi bir hizmet bulunmadığını, Davacı ...'in eşi ... 2022 yılı başlarında aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir acentede girişimci kurye olarak çalışırken müvekkili şirket yetkilisi ... ile tanıştığını, müvekkili şirket yetkilisine gider göstermek için fiş ve fatura satın aldığını dolayısı ile elinde fazladan fatura kesme imkanı olduğunu, müvekkili şirkete fatura kesebileceğini, böylelikle müvekkili şirketinde KDV indiriminden faydalanmak adına bu faturaları kullanabileceğini, çıkacak KDV'yi yarı yarıya paylaşacaklarını, bu faturaların müvekkili tarafından gider gösterilerek vergi yükünün hafifleyeceğini ifade ederek müvekkiline sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde sahte fatura düzenleyebileceğini teklif ettiğini, müvekkili şirket de davacı tarafça kesilen söz konusu faturaları kullanmak suretiyle KDV'den düşeceği düşüncesiyle eşi ... üzerinden davacı ...'ten sahte fatura aldığını, davacının müvekkiline verdiği gerçekte herhangi bir hizmet bulunmadığını, dava konusu ettiği tüm faturalar sahte fatura niteliğinde olduğunu, ... (... Nakliyat) bu durumdan da anlaşılacağı üzere aslında ticari faaliyetle uğraşı olmayan, eşi ...'in sahte fatura ticaretinin farkına varılmasının önüne geçmek ve dikkat çekmemesi için sahte fatura ticaretini ayrıca devam ettirebilmek için davacının adını kullanarak açtığı sözde bir işletme olduğunu, dava konusu sahte faturalar müvekkilinin defter ve kayıtlarında bulunmadığını, faturalar müvekkili yetkilisi tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesi uyarınca vergi kaçakçılığı suçunun ağır cezai yaptırımının olduğunun öğrenilmesi üzerine müvekkilce ekte sunduğumuz dilekçe ile ... Vergi Dairesine başvurulması suretiyle müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarından düzeltme beyannameleri ile çıkarıldığını, Müvekkili tarafından söz konusu faturalarla ilgili pişmanlık hükümleri kapsamında düzeltme beyannameleri vergi dairesine verilerek kamu zararının oluşması engellendiğini, söz konusu faturalar kullanılmadığını ve içeriği katma değer vergileri indirim konusu yapılmadığını, Müvekkili bu sebeple tarh edilen bedeli faizi ile birlikte vergi dairesine yatırdığını beyanla davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 900.660,00-TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, borcun kaynağının "nakliye hizmetine ilişkin faturalar" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 14/09/2023 tarihli dilekçesiyle borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.Dava konusu uyuşmazlığın tespiti amacıyla tarafların ticari defterlerinde inceleme yapmak ve rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve düzenlenen 02/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Dava konusu ihtilafın aşağıdaki 5 adet fatura bedeline ilişkin olduğu, 27/11/2022 Tarihli fatura numaralı 457.611,44 TL KDV dahil bedelli, fatura numaralı 228.800,00 TL KDV dahil bedelli, fatura numaralı 51.480,00 TL KDV dahil bedelli, 17/09/2022 Tarihli fatura numaralı 51.480,00 TL KDV dahil bedelli, 10/09/2022 Tarihli fatura numaralı 51.480,00 TL KDV dahil bedelli, faturalar olduğu, bu faturaların Davacı yan tarafından 2022 yılı İşletme defterinin GELİR kısmına, KDV dahil tutarları ve fatura düzenleme günü itibariyle kaydedildiği, ancak Dava konusu alacağın kaynağını oluşturan faturaların davalı yan ...'nin yasal defter kayıtlarına intikal ettirilmediği, kayıtlarının Mevcut olmadığı, Dava dosyasında mevcut taraf defterleri dosya içeriğinin müştereken değerlendirilmesi neticesinde dava konusu faturaların “ Gerçek bir ticari ilişkiye van, sahte belgeler” mahiyetinde olduğu, bu durumun dava dosyası içerinde mevcut ... sabit olduğu, bu nedenle de davalının bu sahte faturaları yasal defter kayıtlarına intikal ettirmediği, neticede; davacının gerçek bir alacağından söz edilemeyeceği" tespit edilmiştir. HMK 222/2 maddesinde ''Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.'' ve HMK 222/3 maddesinde ''...İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir....'' şeklinde ticari defterlerin delil olması hakkında düzenleme olup bu düzenleme uyarınca tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulaması, diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi veya ticari defterde bulunan bir kaydın aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispat edilmemiş olması halinde bu kayıtların delil olarak değerlendirileceği anlaşılmaktadır. Somut durumda taraflarca ticari defterlerin sunulduğu, defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı ve ticari defterlerin incelenmesi sonucunda düzenlenen 02/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre icra takibine konu faturaların davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak bu faturaların davalı taraf ticari kayıtlarında kayıt olmadığı rapor edilmiştir. HMK 222. Maddesine göre ticari defterlerin delil olabilmesi için defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ve karşı tarafın usule uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtları ile uyumlu olması gerekmektedir. Somut durumda ise davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmaması sebebi ile davacı tarafça bu faturalara konu mal veya hizmetin verildiğinin uyuşmazlık konusu itibari ile başkaca yazılı deliller ile ispatlanması gerekmektedir. Bilirkişi raporunda her ne kadar faturaların sahte olduğu yönünde değerlendirme yapılmış ise de bu konu idari bir konu olup, somut uyuşmazlığın çözümü açısından önemli değildir zira bu faturalar davalının ticari defterlerinde zaten kayıtlı değildir. Davacı tarafça faturalara konu mal veya hizmetin verildiğine ilişkin başkaca delil de sunulmamış olduğu anlaşılmakla, davanın reddine, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğuna kanaat edinildiğinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, davalının kötü niyet tazminatının KABULÜ ile icra takibine konu edilen alacağın %20 si oranında 180.132,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Yapılan masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar yasasına göre alınması gereken 61.524,08 TL harçtan peşin alınan 15.379,99 TL'den mahsubu ile eksik yatan 46.144,09TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davalının bu dava sebebiyle yaptığı 10,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T'ye göre red nedeniyle belirlenen 138.084,00 TL'nin davacıdan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılara ödenmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi.15/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır