TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
RED
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2018
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... merkezli ... isimli şirketin ... şube yetkilisi olarak kendisini tanıtan davalı ile müvekkilinin söz konusu şubeyi 6 ay boyunca adi ortaklık sözleşmesine istinaden işlettiklerini, bir süre sonra davalının durumunun kötü olması sebebiyle işletmeyi müvekkilime satmak istediğini belirttiğini ve buna dair davalı el yazısı ile sunulan sözleşmenin hazırlandığı, sözleşmeye göre 3.000,00 TL nakit ve 47.000,00 TL tutarlı senet ile tek yetkili olacağının belirtildiğini, ... 4. İcra Müdürlüğünün 2018/ Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine ihtiyati hacze konu edilen senedin iş yeri devri için verildiğini, ancak davalının iş yerini devir yetkisinin bulunmadığını öğrendiğini, davalı ile dava dışı ... arasındaki sözleşmenin 9. maddesinde davalının devir yetkisinin olmadığının açıkça hüküm altına alındığını, bu durum üzerine senedin iadesinin istendiğini ancak davalının senedi takibe konu ettiğini, bu şekli ile hile ve kandırma ile alınan senetten dolayı müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirterek bedelsiz senetten dolayı borçlu davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hile iddialarının soyut ve kendi içerisinde çelişkili olduğunu, şirket devrine yönelik sözleşme bulunmadığını, ibraz edilen belge altında müvekkilinin imzasının yer almadığını, davacının şubenin 1 yıldan beri sigortalı çalışanı olduğunu, halihazırda şubenin davacı tarafından işletildiğini, senedin iş yeri devri karşılığı yapıldığının ileri sürülmesi karşısında senedin bedelsiz olmadığını gösterdiğini, senetteki "nakden" kaydının karine teşkil ettiğini davacının aksini yazılı belge ile ispatı gerektiğini belirterek haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATI:
Mahkememizin 2018/ esas, 2020/ karar 09/12/2020 tarihli kararı ile; Davanın kabulü ile ... 4.İcra Müdürlüğünün 2018/ sayılı takibe konu edilen 10/08/2018 düzenleme, 01/09/2018 vade tarihli , 47.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal şartları oluşmakla bono bedelinin %20'si oranında hesap edilen 9.400,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Mahkememiz kararının davalı vekilince istinaf isteğinde bulunulması üzerine dosyanın istinaf mahkemesine gönderildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 04/03/2024 tarih 2021/ esas 2024/ sayılı kaldırma kararı "Somut olayda; ... 4. İcra Müdürlüğünün 2018/ Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konu edilen 47.000,00 TL tutarlı senette davalı lehtar, davacı keşideci, dava dışı ... aval veren konumunda olup, ihdas sebebi olarak nakden kaydı yer almaktadır.Yerel mahkemece, davalının, davacı iddiasını doğrular mahiyetteki beyanı ile senedin ihdas sebebinde talil yaptığı ve ispat yükünün davalı üzerine geçtiği belirlemesi ile davalının davacıdan ofis malzemelerine karşılık senedin alındığına ve bu malzemeler için yaptığı harcamalara dair yazılı delil sunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı, takibe konu senedin ... isimli şirketin ... şubesinin devri karşılığında davalıya verildiğini, ancak davalının iş yerini devre yetkili olmadığını, aldatma suretiyle verilen senedin bedelsiz olduğunu belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Davalı mahkeme dışı ikrar nitelikli Savcılık ve duruşmadaki beyanında, öncesinde kendisinin sonrasında ise davalı ile birlikte işlettikleri iş yerinin içerisinde kendisi tarafından alınan malzemelerle birlikte davalıya devri (bırakılması) sebebiyle senedin düzenlendiğini beyan etmiştir. Bu haliyle, davaya konu "nakden" kaydını içeren senedin her iki tarafça talil edildiği senedin iş yerinin devri sebebiyle (malen) düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki senedin her iki tarafça talil edilmesi durumunda ispat yükü yer değiştirmez ve davacı üzerindedir. Davacı mal tesliminin yapılmadığını, iş yeri ve malzemelerinin kendisine bırakılmadığını ispatlamalıdır.Öte yandan, davacı iş yeri devri sebebiyle verilen senedin hile/kandırma yoluyla sonucunda verildiğini ileri sürmüştür. Hile, hata ve tehdit iddiasına dayalı menfi tespit davalarında ispat külfeti bu iddiayı ileri süren borçluda olup iddia tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir. Bu durumda, mahkemece ispat yükünün yer değiştirmediği halen davacı üzerinde olduğu gözetilerek davacının iş yeri devrinin yapılmadığına yönelik iddiasını yazılı belge ile hile iddiasını ise tanık beyanları ile ispatlayabileceği gözetilerek taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün yer değiştirdiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir.." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize gönderilerek 2024/ esasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği görülmüştür.
KALDIRMA KARARINDAN SONRASI DELİLLER:
Davacı tanıklarından ... ... ve ... ...'na duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilerek; Tanık ... beyanında: "Ben ... ...'nun eşi olurum, 2018 yılında ... Turizm'in ... Şubesini eşim ...'dan satın almak istedi, ... eşime bu şubesinin işletme devir hakkının kendisine olduğunu, bundan dolayı ancak kendisinin devredebileceğini söyledi, bu konuşma yapıldığı zaman ben eşimin yanındaydım, bu senet de işletme devrine karşılık verildi, kesinlikle işletmenin içindeki malzemelere karşılık verilmedi, zaten burada malzemeler de elli bin TL edecek malzemeler değildir, 2-3 masa , 1 klima vardı, bu senet eşyaya karşılık değildi, iletmenin devrine karşılık verilmiştir, daha sonra buranın işletme devir hakkının ...'da olmadığını bize ... söyleyince biz ...'nın peşine düştük ancak kendisine ulaşamadık, bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunduk, biz kendi acentemizi kurarak başka bir yerde faaliyete devam etmekteyiz, yeni kurulan acente benim adımadır, ben işletmekteyim, eşim şu an ... ...'nde ilköğretim okulunda öğretmen olarak çalışmaktadır, şirketin devredileceği dönemde devlet memuru değildi, işletme bize devredilmediği gibi işletme içerisinde bulunan malzemeler de tarafımıza verilmemiştir, zaten anlaşmamız da şirketin devrine ilişkindi." demiştir.Tanık ... beyanında; "... Turizm Seyahat Acentasının sahibiyim, ... adlı kişi şirketimizin isim hakkının ...'da kullanmak için izin istedi, biz de verdik, ...'da bulunan ofisin tüm kuruluş giderlerini ... tarafından karşılandı, ofisin içerisinde bulunan klimasına, masasına, sandalyesine, tüm masraflarını ... yapmıştır, ... daha sonraki aylarda ... ile iş birliği yaparak çalışmaya başladığının bilgisini aldık, bu söylediğim süreç 2017-2018 tarihleri arasındaydı, daha sonra ... ve ... anlaşamadıklarını belirterek ... iş yerine ...'na devretmek istediğini söyledi, biz de devredebilirsin, ancak biz isim hakkımızı kullanılmasını istemiyoruz, devredilemez olduğunu söyledim, ofis malzemelerini devredebileceğini söyledim, sonra her ikisi arasında problemler çıkmış, ... beni aradı, ben burayı devraldım, devam etmek istiyorum dedi, ...na daha önce söylediğim gibi isim hakkımızı devretmeyeceğimizi kullanmaması gerektiğini söyledim, aralarındaki alış verişlerin rakamlarından bahsetti, karşılığında ... ... ya senet verdiğini söyledi, ofisteki faaliyetlerine ... devam ediyor, ... ise iş yerinden ayrılmış, tarafların arasındaki senet alış verişine bana söylemişlerdi, senetlerin ne şekilde alındığını bilmiyorum, sadece ...'nın iş yerinde bulunan malzemelere karşılık olarak ...ndan senet aldığını biliyorum, senedin hile ile aldatmayla alınıp alınmadığını bilmiyorum, ...nun bu senet olayından önce şirketimizin isim hakkını kullanamayacağına ilişkin bilgisi vardı." dedi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 72. maddesine dayalı takipten sonra açılan bonoya dayalı takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, menfi tespit talebine konu bononun ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2018/ esas( kapsatılan ... 4. İcra Dairesinin 2018/ esas) sayılı dosyasında davalı tarafça, davacı ve dava dışı ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine konu edildiği, bonoda davacının keşideci, davalının lehtar olduğu, dava dışı ... ise aval veren konumunda olduğu, bononun düzenleme tarihinin 10/08/2018 vade tarihinin 01/09/2018 bono bedelinin ise 47.000,00 TL olduğu görülmüştür.Davacı tarafından takibe konu senedin ... isimli şirketin ... şubesinin devri karşılığında davalıya verildiğini, ancak davalının iş yerini devre yetkili olmadığını, aldatma suretiyle verilen senedin bedelsiz olduğunu belirterek davalıya borçlu olunmadığının tespit istemiyle eldeki davayı açtığı, mahkememizce yapılan yargılamada 09/12/2020 tarih ve 2018/E, 2020/ K sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurması neticesinde ... BAM 5. Hukuk Dairesinin 04/03/2024 tarih ve 2021/ esas, 2024/ karar sayılı ilamı ile verilen ilk kararın kaldırılmasına karar verilerek, dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir.BAM kaldırma kararı doğrultusunda davacının hile iddialarına yönelik tanıklar dinlenmiş olup, dinlenen tanıkların beyanlarında hileye ilişkin somut bir anlatımda bulunmadıkları, kaldı ki davacı tanığı ... anlatımında davalının senedi iş yerinde bulunan malzemelere karşılık verdiğini, senet olayından önce şirketin isim hakkının kullanamayacağına dair davacının bilgisinin olduğu belirtmiş olup, bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça iddia olunan hile olgusunun ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan, davacının iş yeri devrinin yapılmadığına yönelik iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiği ancak davacının bu iddiasını yazılı belge ile ispatlayamadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığından davacı tarafa yemin delili hatırlatıldığı, davacı vekili tarafından 18/03/2025 tarihli celsede yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiği, bu durumda davacı tarafından dava ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Bununla birlikte, 2004 sayılı İİK m. 72/4 hükmü uyarınca, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar; menfî tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı için bir tazminata mahkum eder. Menfî tespit davasının reddine karar veren mahkemenin, borçluyu tazminata mahkum edebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması ve borçlunun bu icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı almış ve bu ihtiyati tedbir kararının fiilen uygulanmış (infaz edilmiş) olması gerekmektedir (... 19. HD'nin 12/10/2017 tarihli ve 2017/ E., 2017/ K. sayılı kararı).Somut olayda da, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine istinaden mahkememizin 04/10/2018 tarihli tensip zaptı ile İİK'nun 72/3 maddesi kapsamında, %15 teminat mukabilinde, icra veznesine yatan paranın alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, verilen kararın uygulandığı ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 14/01/2025 tarihli yazısı ile sabit olup, bu itibarla davalı lehine İİK72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Davalının tazminat talebinin kabulü ile takip konusu asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 9.400,00-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın 802,65-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 187,25-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 46,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır