TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/04/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.11.2023 tarihinde saat ... sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... kavşak içerisinden ... istikametine doğru seyir halinde iken ... Caddesi'ne girdiği esnada aracının ön kısımlarıyla, yolun solundan sağına doğru karşıya geçmeye çalışan müvekkili ...'a çarpması sonucu yaralamalı / maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda sürücü ... %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin beden gücü kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, Meydana gelen kazada davalı sürücü, sevk ve idare etmekte olduğu aracın hızını 2918 sayılı Karayolları ve Trafik Kanununun 52/1-a maddesi uyarınca (Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak) ihlal ettiğini, meydana gelen kazada müvekkile yüklenebilir atfı kabil bir kusur bulunmadığını, asıl kusurlu olan davalı sürücü olduğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle iş hayatının olumsuz etkilendiğini, ekonomik sıkıntı çektiğini, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza ile ilgili olarak müvekkil şirkete dava öncesinde usulüne uygun başvuruda bulunulmamıştır. başvuru şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza tarihi üzerinden henüz 1 yıl dahi geçmediğini, usulüne uygun bir rapor sunulmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı yerine getirilmeden huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşıldığını, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatına ve bakıcı giderine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, manevi tazminattan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza sonrası kolluk tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen tutanakta, kusurun davacıda olduğu açıkça belirtildiğini, Davacı, sadece araç trafiğine açık alanda bulunarak ve gerekli dikkat ve özeni göstermeden hareket ederek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, Müvekkili ... tarafından gösterilen tüm dikkat ve özene karşın, kaza meydana geldiğini, Davaya konu kazada asli ve tam kusur, davacıya ait olduğunu, müvekkiline ait aracın ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı olması sebebiyle, müvekkillere husumet yöneltilmesi de hukuka aykırı olduğunu, davacının talep ettiği maddi tazminat miktarı uğradığı zararların ötesine geçtiğini, adeta bir kazanç elde edimi amacına dönüştüğünü, davacının tazminat talebi içinde yer alan tedavi giderleri talebi, ... tarafından karşılandığını, kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava 13/11/2023 tarihli trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosyamız kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 26/03/2025 tarihli raporda "Davalı sürücü ...'in kusursuz olduğu, Davacı yaya ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu" tespit edilmiştir. Kusur durumunun tespiti amacıyla dosya üçlü heyet ... trafik Kürsüsüne tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 08/09/2025 tarihli raporda "13.11.2023 tarihli trafik kazasında Yaya ...’ ın 100% oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’in kusursuz olduğu" tespit edilmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, trafik kazaları haksız fiilin bir türüdür. Bir olayda haksız fiilden söz edilebilmesi için, hukuka aykırı eylem, kusur, zarar ve bu zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartlarının bulunması gerekmektedir. Somut durumda bu şartların değerlendirilmesi amacı ile dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmiş olup, düzenlenen 26/03/2025 tarihli raporda meydana gelen trafik kazasında davacı yayanın %100 kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı rapor edilmiştir. Aynı trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımı noktasında çelişki meydana geldiğinden, bu çelişkinin giderilmesi amacı ile dosya mahkememiz 3 nolu celse 1 nolu ara kararı gereğince dosyanın ...'ye tevdine karar verilmiş, ... öğretim görevlilerinden oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda da meydana gelen trafik kazasında davacı yayanın %100 kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı rapor edilmiş olup, raporlar arasındaki çelişki bu suretle giderilmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere bir olayda haksız fiilden söz edilebilmesi için kusur unsurunun varlığı gerekmekte olup, mahkememiz dosyasında alınan raporlarda davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar yasasına göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'den mahsubu ile eksik yatan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalının bu dava sebebiyle yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre red nedeniyle belirlenen 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılara ödenmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 02/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır