TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketine sigortalı davalıya ait ... plakalı aracın 06/02/2023 tarihinde ......() otoyolunu kullandığı sırada ... ... Otoyolu İşletme ve Bakım A.Ş.'nin işletmecisi bulunduğu ... gişede bulunan optik perde ve ıra çarparak gişenin hasarlanmasına sebep olduğunu, dava dışı ... ... Otoyolu İşletme ve Bakım A.Ş.'nin söz konusu hasar nedeniyle uğramış olduğu zarar, hasara neden olan ... plakalı aracın sigortacısı olan davacı şirketten talep edilmiş ve 135.53931-TL lik zararın davacı şirket tarafından ödendiğini, kazadan sonra sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini tek ederek ZMMS B/4-f bendini ihlal ettiğini ve davacı şirket açısından rücu şartları gerçekleştiğini, takipten önce sigortalı şirkete ödenen bedelin iadesi için rücu mektubu gönderilmişse de ödeme yapılmadığı için ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine davacı şirket tarafından ödenen zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili için icra takibine geçilmiş icra takibi davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu tüm taleplere karşı zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davalı şirketin ne şoförü tarafından ne de başka bir birim tarafından böyle bir kaza olayının taraflarına bildirilmediğini, kaza nedeniyle meydana gelen zararı ve zarar sebebiyle ödenen bedelin davalı şirkete rücu edilmesini kabul etmediklerini, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasının doğru olmadığını, olaydan haberinin olmadığını, iddia edilen alacak isteminin yargılamayı gerektirdiğini bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DELİLLER:
Dosyada araçlara ait tramer kayıtlarının, dava konusu araca ait hasar dosyasının ve sigorta başvurusuna ait bilgi ve belgelerin, tramer kayıtları doğrultusunda önceki hasarlara ilişkin hasar dosyalarının, ... 5. Genel icra dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasının ... üzerinden dosyasının, ... ... Otoyolu İşletme ve Bakım A.Ş.'den dava konusu kazaya ve hasara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin celp edildiği, 1 Trafikçi ve 1 Makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten rapor aldırıldığı görüldü.Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 27/01/2025 tarihli raporunda özetle: "Firari sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı kar küreme aracı ile şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymadığından, taşıt yoluna gereken dikkat ve özeni göstermediğinden söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde % 100 ( yüzde-yüz ) oranında kusurlu olduğu, 06.02.2023 günü, saat ... sıralarında, ... ili, ilçesi, ... –... – ... otoyolu, ... gişeleri ve optik perdede meydana gelen hasarı belirlemek üzere; dosya arasında bulunan “Yaklaşım Maliyet Hesap Cetveli“ ile ...- ... Otoyolu İşl.ve Bakım A.Ş.'ye ait 27.11.2023 tarihli onarım faturalarından ve ... piyasası da araştırılarak belirlendiğini, yeni alınması gereken malzeme tutarının 70.449,43 TL KDV hariç ( 3900 mm gişe bariyer kolu, 4400 mm gişe bariyer kolu, 3800 mm bariyer kolu, 4.5 m manuel bariyer kolu, 1900 kablolu kasa optik perde, IR aydınlatma tesisatı, optik perde alıcı,
10 m gişe seperatörü, 5 m gişe seperatörü, trafik işaret konisi, trafik işaret konisi üst flaşör, sis lambası, direk sis lambası, giriş gişesi bilet verme ünitesi, led gösterge, direk hasarlı olduğu hasarlı olduğu ve yenisi ile değişmesi gerektiği, yeni alınması gereken malzeme cins ve miktarlarının söz konusu olay ile ilgili olduğu, dosya arasında bulunan Yaklaşım Maliyet Hesap Cetveli “ ile ...- ... Otoyolu İşl.ve Bakım A.Ş ait 27.11.2023 tarihli onarım faturası uygun bulunmuştur.)
, işçilik tutarının 42.500,00 TL KDV hariç koruma bariyeri, ... gişe koruma bariyeri, gişe koruma bariyeri hasarlı olduğu, işçilik cins ve miktarlarının söz konusu olay ile ilgili olduğu, dosya arasında bulunan Yaklaşım Maliyet Hesap Cetveli “ ile ...- ... .. A.Ş ait 27.11.2023 tarihli onarım faturası uygun bulunmuştur. ) , toplam hasar tutarının 70.449,42 TL ( yeni alınması gereken malzeme tutarı ) + 42.500,00 TL ( işçilik tutarı ) = 112.949,43-TL KDV hariç ==> 119.726,39 TL KDV dahil hesap edildiği" hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı sigorta şirketinin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminatın, davalıya ait aracın sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.b maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davacı, dava dilekçesinde sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün 06/02/2023 tarihinde ... otoyolunu kullandığı sırada ... nolu gişede bulunan optik perde ve ıra çarparak gişenin hasarlanması neden olduğunu, bu kapsamda dava dışı otoyol işletmecisine 135.539,31 TL ödeme yapıldığını, trafik kazasında araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince ödenen bedelin rücu şartları gerçekleştiğini, rücu istemiyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi neticesinde itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Davalı ise, zamanaşımı defisinde bulunarak, davaya konu olayın taraflarına bildirilmediğini, sürücünün olay yerini terketmediğini, rücu şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı sigorta şirketi, rücu sebebini, sigortalısı olan davalıya ait aracın sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesi olgusuna dayandırmıştır.Davalı tarafça her ne kadar zamanaşımı defisinde bulunulmuşsa da, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin 4. fıkrası "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verilmiş olup, dava konusu kazanın 06/02/2023 tarihinde meydana geldiği, rücuya tabi ödemenin 11/12/2023 tarihinde yapıldığı, icra takibinin 11/03/2024, eldeki davanın ise 22/05/2024 tarihinde açıldığı gözetildiğinde davanın süresinde açıldığı anlaşılmış olup, davalının zamanaşımı defisine itibar edilmemiştir.KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 13/05/2022 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir.Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyet ameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Bu çerçevede, 01.06.2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol vb. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez.Yasal düzenleme incelendiğinde, olay yerinin terk edilmesi rücu sebebi kabul edilmiş ancak terkin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde yapılması halinde rücu sebebi olmayacağı belirtilmiş olduğundan olay yerini terkin halkı nedene dayandığı hususunu ispat yükü davalı sigortalıya aittir. Öte yandan, düzenlemeye konu rücu nedeni sırf bedensel yaralanmayla sonuçlanan trafik kazaları ile sınırlı olmayıp maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarını da kapsamaktadır.
Somut olayda, davalı sigortalı araç sürücüsü sevk ve idaresindeki ... plakalı kar küreme aracı ile seyir halindeyken Gişedeki optik perde ve gişelere çarptığı, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, kaza anına ait kamere görüntüleri izlendiğinde; kar küreme aracına bağımlı olan bıçaklarının gişenin girişine zor sığdığı, sürücünün bıçakların gişeye zarara verebileceğini bilmesi gerektiği, aracın gişeden geçtiği esnada bıçakların sarsıldığı ve gişeye zarar verdiği, sigortalı araç sürücüsünün ise gişeye zarar verdikten sonra istikametine devam ettiği anlaşıldığı, bu haliyle dosya içeriğinden davalı sigortalı araç sürücüsünün tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği gibi neden olmaksızın olay yerini terk ettiği, bu durumda rücu şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir(... 17 HD 2020/ E-2021/ K sayılı ilam). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder.Bu kapsamda mahkememizce dava dışı hak sahibine hasarın bedeli için ödenmesi gereken miktarın tespiti için rapor aldırılmış olup, alınan raporda dava dışı otoyol işletmecisinin gerçek zararının KDV dahil 119.726,39 TL olarak saptandığı, bu haliyle davacının yaptığı ödemenin hasar ile uyumlu olduğu ve davacının KDV tevkifat tutarı olan 15.812,92 TL de dahil olmak üzere toplam 135.539,30 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Bununla birlikte, davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir. Buna göre, resen yapılan hesaplama uyarınca davacının 11/12/2023-11/03/2024 tarihleri arasında 6.776,96 TL için 725,18 TL ve 27/11/2023-11/03/2024 tarihleri arasında 112.949,42 TL için ise, 13.789,89 TL olmak üzere toplam 14.515,07 TL işlemiş faiz talep edebileceği ancak takipte daha azı ola 14.381,29 TL talep ettiği anlaşılmıştır.Sonuç olarak, sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, dava dışı hak sahibine ödenen tazminatın gerçek zarara uygun olduğu ve Genel Şartlara göre davacı sigorta şirketinin sigortalıya rücu etme hakkı olduğu anlaşılmakla; bu haliyle icra takibinde davalı sigortalının yapmış olduğu itirazının haksız olduğundan davanın kabulü ile, takibin 135.539,30-TL asıl alacak ve 14.381,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 149.920,59 TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.Diğer taraftan, kazada tarafların kusur oranı konusu ile gerçek zarar miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirip alacak bu nedenden dolayı likit olmadığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davalının ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 135.539,30TL asıl alacak ve 14.381,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 149.920,59 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar dahilinde aynen DEVAMINA,
2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 10.241,07-TL harçtan başlangıçta alınan 1.810,67-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.430,4-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 1.810,67-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 175,00-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 6.102,6-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
10-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip
✍E-Imzalıdır
Hakim
✍E-Imzalıdır