TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA İHBAR OLUNAN :
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2024
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma; davalıdan ... taş seramik kesme’’ makinesini KDV dahil 26.500,00 TL’ye satın aldığını, İş bu satış işlemi çerçevesinde müvekkili firma adına 19.02.2024 tarih ... belge numaralı fatura düzenlendiğini ve düzenlenen bu fatura çerçevesinde satın alınan makine bedeli ödendiğini, Müvekkili firma tarafından satın alınan kesme makinesi henüz ilk kullanımında seramiği kırmaya başladığını, İşlem sırasında makinenin seramiği kırmasından dolayı ürünün ayıplı olduğu tespit edildiğini ve bu durum davalıya bildirildiğini, müvekkili firma ayıplı malı kullanamadığından dolayı seramik kesme işlemi farklı bir firmaya vermek zorunda kaldığını, iş ve kazanç kaybına uğradığını, davaya konu makinanın daha ilk kullanımında kesme yaptığı ürünü kırdığı tespit edildiğini, satılan makinenin gizli ayıp içerdiği apaçık ortada olduğunu, bu hali ile makinenin kullanımının imkansız olduğunu, davalı tarafa; ... 24. Noterliğinin 19.03.2024 tarih yevmiye numaralı ihtarname ile ürünün ayıplı olmasından dolayı sözleşmeden dönme irademizi ve seçimlik haklarını kullandıklarını içerir ihtarname gönderildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ürünün ... distribütörüne ihbar edilmesini, davacı taraf basiretli tacir olmasına rağmen TTK m. 23 gereği süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, dava konusu makine davacı tarafa 19.02.2024 tarihli fatura ile teslim edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği gibi ayıp ihbarına ilişkin olarak ihtarını ise 19.03.2024 tarihinde keşide etmiş ve ihtar müvekkiline 21.03.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, faturadaki teslim tarihi ile ihtarın keşide edildiği tarih arasında 1 ay süre bulunduğunu, dava konusu Taş Seramik Kesme makinesi ayıplı olmadığını, davacı tarafın hatalı kullanımı ve doğru ekipmanı makineye takmaması nedeniyle Seramiği kırmış olduğunu, servis raporunda da açıkça belirtildiği gibi dava konusu makinenin onarımı yapıldığını ve davacı tarafa açıkça makine için uygun hassas kesim bıçağının kullanılması gerektiğinin bildirildiğini, ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava satış sözleşmesinde ayıp iddiasına dayalı ödenen bedelin iadesi talebine ilişkine ilişkindir. Alınan 09/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Keşif esnasında makine ile yapılan seramik kesimlerinde seramiklerin kırıldığı, seramik kesme makinesi üzerinde bulunan 0º (derece) – 45º (derece) aralığındaki tüm açılarda kesme işlemi yapıldığında, özellikle kesilen seramiğin çoğunlukla bitim kısmına yaklaşıldığında seramiklerin kırıldığı, seramik kesme makinesi ile seramik kesim işlemlerinin olması gerektiği gibi düzgün şekilde yapılamadığı, hatalı parça imalatı olduğu, keşif esnasında yapılan çok tekrarlı kesimlerde her seferinde benzer problemin görüldüğü, Seramik kırılma nedeninin makineden kaynaklandığı, makine ile kesim esnasında bir süre düzgün sorunsuz kesim yapıldığı ancak seramiğin bitim noktasına (son noktasına) gelinceye kadar seramiklere lineer (doğrusal) kesim yapılamadığı, kesim esnasında seramiğin bir bölümünde mutlaka açılı kırılmaların meydana geldiği, seramik kırılma nedeninin hatalı kesme bıçağı kullanılması ya da operatör (kullanıcı) hatasından kaynaklanmadığı, seramik kesimine teknik olarak uygun bıçaklarla uygulama yapıldığı, Makine kesim esnasında son noktaya yaklaştığında doğrusallığını koruyamadığı için eksende kayma olduğu, bu nedenle kesimi yapılan seramiklerde kırılmaların meydana geldiği, bu hususların tarafımca fotoğraflandığı, Seramik kesme makinesinin gizli ayıplı olduğu, makine ile uygulama yapılmadan dışarıdan normal bir kullanıcı tarafından makinedeki gizli ayıpın fark edilmesinin mümkün olamayacağı, dolayısıyla makinenin gizli ayıplı olarak Davacı’ya satışının yapıldığı, Tarafları arasındaki hak ve yarar dengesi de göz önüne alındığında, makinenin iadesi ya da ücretsiz onarım seçeneklerinden hangisinin daha uygun olacağı hususunun uzmanlık alanımın dışında hukuki bir değerlendirmeye muhtaç olduğu ancak teknik yönden değerlendirildiğinde; makinenin hatalı üretilmesi nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, hatta yetkili servis tarafından daha önce makinede rulman değişim işlemi yapılmasına rağmen sorunun giderilemediği ve devam ettiği, dolayısıyla mevcut makine ile sürekli hatalı üretim yapılacağı, makinenin teknik özelliklerinin hatasız üretime uygunolmaması nedeniyle Davacının mevcut makineden beklenen faydayı sağlayamayacağı" tespit edilmiştir. 17/10/2025 tarihinde bilirkişi kök raporundaki tespitlerinde değişiklik olmadığına ilişkin ek rapor sunmuştur. Mahkememiz dosyası yeni bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek alınan 25/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda ... SERAMİK KESME Makinası ile “hatasız” üretim yapılamadığı, ilk haftasında arıza nedeniyle servise gitmiş olduğu, keşif esnasında farklı kesim bıçakları ile farklı açılarda yapılan kesim işlemleri, kullanılan
seramiklerin özellikleri ve makineye uyumlu olup olmadıkları, keşif sırasında gözlem amaçlı yapılan dokuz denemede de başarısız olunduğu, makine tarafından kesimi yapılan seramiklerin kaplamada kullanılamayacağı dikkate alındığında makinanın gereken performans ve faydayı sağlayamamış olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Bu değerlendirme ışığında ... taş seramik kesme makinasının ayıplı bir ürün olduğu ve makine ile kesim yapılmadan kusurun anlaşılamayacak olması nedeniyle söz konusu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu " tespit edilmiştir. Dava ticari alım satım ilişkisinde ayıp iddiası ile sözleşmeden dönme ve bedel iadesi istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Somut davada çözümlenmesi gereken hususlar, sözleşmeye konu üründe ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ve sözleşmeden dönme seçimlik hakkının hakkaniyete uygun olup olmadığı hususlarıdır. Bu doğrultuda değerlendirme yapılması amacı ile dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 09/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre seramiklerde farklı açılarda kesim denemeleri yapıldığı ve bu kesim denemelerinde seramiklerin kırıldığı, seramik kesme makinesi ile seramik kesim işlemlerinin olması gerektiği gibi düzgün şekilde yapılamadığı, hatalı parça imalatı olduğu, kesim esnasında mutlaka açılı kırılmaların meydana geldiği, hatanın makineden kaynaklı olduğu belirtilmiştir. Seramik kesme makinesinin gizli ayıplı olduğu ve dışarıdan bakılmakla ayıbın anlaşılamayacağı tespit edilmiştir.17/10/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda ise kesim denemelerinin her seferinde seramiklerin kırıldığı, bu durumun makinenin bulunduğu zemin ile ilgisinin bulunmadığı, sorunun makinenin temel ayarlarının düzgün yapılmaması ya da yanlış makine imalatından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Makinenin yetkili servis tarafından parça değişimine tabi tutulmasına rağmen aynı sorunların meydana gelmesi sebebi ile makinede onarımın yapılması durumunda beklenen faydanın sağlanamayacağı belirtilmiştir. 25/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ise dosyada alınan diğer rapor içerikleri ile örtüşmekle birlikte kesim yapılmaksızın ayıbın anlaşılmayacağından bahisle ayıbın gizli ayıp olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu gerekli teknik değerlendirmeleri içermesi sebebi ile usule ve yasaya uygun görülmüş, davacıya teslim edilen malın ayıplı olması, ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması ve malın onarımından beklenen faydanın sağlanamayacağı anlaşılmakla sözleşmeden dönme talebinin kabulüne karar verilmiştir. Malın bedeline ve faturaya davalı tarafın itirazı bulunmadığından, davacı tarafından mal alımına ilişkin sunulan fatura doğrultusunda bedel iadesine karar verilmiştir. Davacı, 19/03/2024 tarihinde davalı tarafa ihtarname çekmiş olup 21/03/2024 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. İhtarnamede davalıya bedel iadesi için 3 gün süre vermiştir. Mahkememizce faiz başlangıç tarihi 25/03/2026 olarak tespit edilmiş olup davaya konu mala ilişkin ödenmiş olan 26.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya iadesi yönünde karar verilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ... marka ... modelli seramik kesme makinesinin davacı tarafından faturaya konu tüm ekipmanları ile birlikte davalıya iadesine,
2-Ürün bedeli olan 26.500,00 TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 25/03/2024 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, birlikte ifa kuralı gereğince davacı tarafça ürün iade edilmeden mahkememizce hükmedilen asıl alacak ve faizin davacı tarafa ödenmemesine,
3-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 5.903,00TL ve keşif harcı 4.361,50TL ve 1.113,20TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.377,70'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Alınması gereken 1.810,21TL karar harcından peşin alınan 452,56TL harcın mahsubu ile bakiye 1.357,65 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Peşin harç 452,56TL ve 427,60TL başvuru harcı olmak üzere toplam 880,16TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 26.500,00TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair mahkememizce verilen karardaki uyuşmazlık miktarı, dava açılış yılı olan 2024 yılı itibari ile kesinlik sınırı altında kaldığından kesin olmak üzere karar verildi. 07/07/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır