TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ...'a ait olan ... plakalı şehir içi minibüsü 11/06/2022 tarihinde ... mevkinde sürücüsü ..., maliki/işleteni ... olan ve ... Sigorta tarafından ZMS poliçesi(Poliçe No: ...) kapsamında sigortalanmış ... plakalı aracın çarpması sebebi ile yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, Meydana gelen kaza ile ilgili kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın 57/1-A maddesi gereği asli kusurlu olduğu ifade edildiğini, Söz konusu kazada karşı taraf %100 kusurlu olup, müvekkilinin atfa kabil kusuru bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında çok büyük hasarlar meydana geldiğini, Müvekkili aracı ... Sigorta A.Ş. tarafından dar kasko poliçesi ile sigortalanmış olduğundan aracın perte ayrılmasının gerekip gerekmediği yönünden ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... esas sayılı dosyası ile ... Sigorta A.Ş.'ye karşı dava ikame edildiğini, aracın KDV hariç toplam 214.240,63 TL hasarlandığı tespit edildiğini, 18/11/2023 tarihinde aracın eski motorunu ve üzerine 215.000 TL daha vererek yeni motor satın almak zorunda kaldığını, motor dışındaki diğer hasarlar ve işçilik için 168.000 TL'den fazla ödeme yaptığını, araçta meydana gelen değer kaybı, kar kaybı, tamirat süresi ve diğer hususlarla ilgili ayrıca tarafımızca Kovancılar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/ Değişik İş Numaralı dosyası ile değişik iş dosyası açıldığını, değer kaybının 30.000,00 TL olduğu, Aracın tamirinin 45 gün sürebileceği ve 1 aylık yokluk giderinin 10.000,00 TL(45 günlük 15.000 TL) olduğu tespitlerine yer verildiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar göz önüne alındığında oluşan değer kaybının çok daha fazla olduğu açık olduğunu, kasko hem trafik sigortası tarafından uzun süre boyunca işlem yapılmadığından aracı çok uzun bir süre yani 18/11/2023 tarihine kadar kullanamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini, Kazaya sebep olan araç kamyonet olduğunu, müvekkilinin tacir olduğunu, aracı ticaret amacıyla kullandığını, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava muvazaa nedeni ile tasarrufun iptali talebine ilişkindir. Kusur durumunun tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen 17/03/2025 tarihli raporda ... Plaka Sayılı Kamyonet Sürücüsü ...'ın: Karayolları Trafik Kanunu'nun (47/c), (57/a), Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin (95/c), (109/a) ve (157/a–8) maddeleri ile, yine aynı kanunun '' Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur
Sayılan Haller '' başlıklı (84/h) '' Kavşaklarda Geçiş Önceliğine Uymama '' maddesini ihlal ettiğinden % 75 oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı Minibüs Sürücüsü ...'ın: Karayolları Trafik Kanunu’nun (52/a) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (101/a) '' Sürücüler; Kavşaklara Yaklaşırken, Dönemeçlere Girerken, Tepe Üstlerine Yaklaşırken, Dönemeçli Yollarda İlerlerken, Yaya Geçitlerine, Hemzemin Geçitlere, Tünellere, Dar Köprü Ve Menfezlere Yaklaşırken, Yapım Ve Onarım Alanlarına Girerken, Hızlarını Azaltmak Zorundadırlar '' maddelerini ihlal ettiğinden % 25 oranında kusurlu olduğu" tespit edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık hakkında değerlendirme amacıyla dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen 01/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Dava konusu Plaka No ..., Markası Mercedes, Araç Tipi : ... Şase Numarası ..., Araç Sahibi : ... -... olan aracın ... Tarihinde geçirmiş olduğu
Trafik Kazası nedeniyle hasarlarından dolayı, hasar tarihi itibariyle, Toplam Hasar Bedelinin KDV Dahil : 257.088,75 TL. X %75 = 192.816,56 TL, Trafik Bilirkişi tarafından tespit edilen, ... Plaka Sayılı Minibüs Sürücüsü ...'ın Karayolları Trafik Kanunu’nun (52/a) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (101/a) '' Sürücüler; Kavşaklara Yaklaşırken, Dönemeçlere Girerken, Tepe Üstlerine Yaklaşırken, Dönemeçli Yollarda İlerlerken, Yaya Geçitlerine, Hemzemin Geçitlere,
Tünellere, Dar Köprü Ve Menfezlere Yaklaşırken, Yapım Ve Onarım Alanlarına Girerken, Hızlarını Azaltmak Zorundadırlar '' maddelerini ihlal ettiğinden % 25 oranında kusurlu olduğu, Değer Kaybının : 50.000,00 TL. X %75 = 37.500,00 TL. ( Adli Trafik Bilirkişi tarafından tespit edilen, ... Plaka Sayılı Minibüs Sürücüsü ...'ınKarayolları Trafik Kanunu’nun (52/a) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (101/a) '' Sürücüler; Kavşaklara Yaklaşırken, Dönemeçlere Girerken, Tepe Üstlerine Yaklaşırken, Dönemeçli Yollarda İlerlerken, Yaya Geçitlerine, Hemzemin Geçitlere, Tünellere, Dar Köprü Ve Menfezlere Yaklaşırken, Yapım Ve Onarım Alanlarına Girerken, Hızlarını Azaltmak Zorundadırlar '' maddelerini ihlal ettiğinden % 25 oranında kusurlu olduğu , Makul Onarım Süresinin : 16 Gün, olduğu, onarım süresince aracın kar kaybının Hesabı benim Uzmanlık alanım olmayıp SMMM Mali Müşavir Bilirkişisinin Uzmanlık Alanıdır o nedenle kar kaybı
olarak değil, Araç Mahrumiyet Bedeli olarak hesaplandığında : 16 Gün X 1.000,00 TL. /Gün İkame Araç Kira Bedeli = 16.000,00 TL. - 1.187,52 TL. Yıpranma Payı ve Bakım Bedeli Toplamı = 14.812,48 TL. X %75 ( Kusur Oranı % 25 olduğundan ) = 11.109,36 TL Olduğu" rapor edilmiştir. 17/03/2025 tarihli trafik bilirkişi raporunda, meydana gelen kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağı, kaza sonrası fotoğraflar, olay yeri krokisi değerlendirilmiş olup, iş bu bilirkişi raporunda tespit edilen kusur durumları ile kaza tespit tutanağında belirlenen kusur durumları arasında çelişki olmadığından iş bu raporda belirlenen kusur durumuna itibar etmek gerekmiştir.01/08/2025 tarihli zarara ilişkin bilirkişi raporunda, meydana gelen kazadan kaynaklı olarak davacıya ait araçta onarım görmesi gereken parçaların tek tek belirtilmiş olması, hasarlı araç resminin bilirkişi raporunda yer alması, dava konusu aracın emsal araçlarla mukayesesinin yapılmış olması durumları göz önüne alınarak iş bu bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının meydana gelen kazada kusuruna göre 192.816,56 TL hasar bedeli, 37.500,00 TL değer kaybı bedeli ve 14.812,48 TL kar kaybı olduğuna kanaat edinilmiştir.
Dava dilekçesi ile dava, hasar bedeli ve değer kaybı bedeli yönünden davalı sigorta şirketi ile araç sürücüsü ve işleteni gerçek kişilere karşı ikame edilmiş olup, kar kaybı yönünden ise yalnızca araç sürücüsü ve işleteni gerçek kişilere karşı ikame edilmiştir. Davacı tarafça sunulan 27/06/2024 tarihli dilekçe ile dava gerçek kişiler tarafından geri alınmış ve mahkememiz ayrı esasına kaydedilerek bu kişiler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Eldeki dava yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden devam etmekte olup, bilirkişilerce belirlenen zarardan davalı sigorta şirketi de poliçe limitini aşmamak kaydı ile sorumludur. Davacı tarafça dava dilekçesinde sigorta şirketinden talep edilen de sigorta poliçe limiti ile sınırlanan bedeldir. Her ne kadar davacı tarafça ilk etapta gerçek kişilere karşı da dava açılmış ve bu sebeple dava değeri 226.566,56 TL olarak gösterilmiş ise de, davalı sigorta şirketinin poliçe gereği zarardan sorumluluğu 50.000,00 TL ile sınırlı olduğundan, bilirkişi raporu ile toplam değer kaybı ve hasar bedeli 230.316,56 TL olarak belirlenmiş ve davacı tarafça taleple bağlılık ilkesi gereğince tazmini gereken 215.316,56 TL zarar var ise de, davanın 50.000,00 TL yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, dava değeri başta dosyada taraf olan tüm davalılar sebebi ile 226.566,56 TL olarak gösterilmiş ve davalı sigorta şirketi yönünden de poliçe limitleri dahilinde zarar talep edilmiş olduğundan, davanın kısmen kabulüne karşın davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmemek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile bilirkişi raporu ile hesaplanan 192.816,56 TL hasar bedeli, 22.500,00 TL değer kaybı (talep edilen) olmak üzere toplam 215.316,56 TL zarardan davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 50.000,00 TL yönünden davanın KABULÜ ile bu bedelin davalıdan 22/11/2022 tarihinden (sigorta şirketine ihtarname tebliğ tarihi olan 09/11/2022 tarihinden 8 iş günü sonrası) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan (tefrik sonrası dosyada yalnızca sigorta şirketi kalmış olmakla, sigorta şirketinden) alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 7.528,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 3.415,50 TL karar harçtan peşin alınan 3.869,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 453,70 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Peşin harç 3.869,20 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.296,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 34.450,56 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 11/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır