TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:2-
3-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.06.2023 tarihinde ...'e ait ... plakalı araç ... sevk ve idaresindeyken müvekkil ...'ye ait ... plakalı ... sevk ve idaresindeki araca ... ... ... yolunda aracın sağ orta kısmından çarpması sonucu müvekkiline ait araç sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybederek dönmüş ve aracın arka sol kısmı kazaya karışan 3.araç ... plakalı araca, ön kısmı da kaldırıma çarparak durabildiğini, Davalı ...'nin neden olduğu trafik kazası sonucunda, müvekkiline ait ... plakalı araçta ağır maddi hasar meydana geldiğini, söz konusu araç kullanılamaz hale geldiği gibi aracın perte ayrılma durumu da söz konusu olduğunu, davalı ...'in, dikkatsiz ve kusurlu hareketleri sonucu kaza meydana geldiğini, davalı ... %100 kusurlu olup müvekkili tarafın ve sürücüsünün ise bu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye araçta meydana gelen hasarın zararın giderilmesi için başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafın taleplerimize herhangi bir cevap verilmediğini, davalı sigorta şirketince ödeme yapılmayarak müvekkili tarafın ziyadesiyle mağduriyetine neden olunduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini, Olayda ... ... araç sürücüsü, ... araç sahibi, ... Sigorta A.Ş. ise aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğunu, Karayolları Trafik Kanununun 88. maddesinde aynı zarardan sorumlu olan kişilerin müteselsilen sorumlu olacakları kabul edildiğini, sigorta şirketi, araç sürücüsü ve ruhsat sahibi birlikte hasım olarak gösterildiğini, müvekkili taraf aracı ticari işlerinde kullanmakla birlikte özel hayatında kullanmaya devam ettiğini, Kaza sebebi ile müvekkilinin aracını kaza tarihinden itibaren kullandığını, aracın perte ayrılma durumu da olduğundan aracını kullanamadığı gün kadar iş hayatı ve sosyal hayatı için ikame araç kullanım durumunda kaldığını, Müvekkilinin araçsız kaldığı süre zararı giderilmediği içini halen devam ettiğini, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin merkezi ...,... adresinde bulunduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, derdestlik ve husumet itirazında bulunduklarını, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiğini, Dava konusu 13.06.2023 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesi müvekkili şirketçe temin edildiğini, trafik sigorta poliçe muhteviyatına göre şahıs başına daimi sakatlık ve ölüm teminatı ve maddi hasara yönelik karşı tarafa ödenebilecek tazminat tutarı sınırlandırıldığını, Müvekkili sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve diğer evraklar celbedildiğinde bu tutar görüleceğini, Mali Mesuliyet Sigorta Poliçeleri meblağ sigortası niteliğinde olmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinin göndermesiyle aynı yasanın 85. Maddesine göre "karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle 3. Kişilere verilen bedensel veya eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu 3. Kişilere karşı güvenceye alan bir zarar sigortası niteliğinde olduğunu, "işletme halef" olarak sorumlu tutulan sigortacının ancak zarar görenin ancak gerçek zararını teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla gidermekle yükümlü olduğu zarar görenin de zararın artmasını önleyici tedbirleri alması gerekeceği, zararın artmasına sebebiyet verecek davranışlardan da kaçınması gerektiği ... kararlarıyla da defalarca vurgulandığını, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava 13/06/2023 tarihli trafik kazasından kaynaklı değer kaybı, araç mahrumiyet zararı ve onarım bedeli talebine ilişkindir. Kusur durumunun tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 27/04/2025 tarihli raporda "... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...'in Dava konusu meydana gelen kazanın oluşumunda yukarıda açıklaması yapılan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti Ve Asli Kusur Sayılan Haller başlıklı Madde 84/F ve Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlamak başlıklı Madde 52. nci bentlerinde yer alan kuralları ihlal ettiğinden bahisle %100 nispetinde kusurlu sayılabileceği,... Plakalı Kamyonet Sürücüsü ...’ın: Dava konusu meydana gelen kazanın meydana gelmesinde (%0) kural ihlalinin olmadığı, ... Plakalı Minibüs Sürücüsü ...'ın Dava konusu meydana gelen kazanın meydana gelmesinde (%0) kural ihlalinin olmadığı" tespit edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 18/03/2025 tarihli raporda "... plaka sayılı araç sahibinin aracında 13/06/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 146.221,40 TL hasara uğradığı,... plaka sayılı 2007 model FIAT marka araç sahibinin aracında 13/06/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre aracın ağır hasarlı olduğu trafikten çekme belgeli pert total işleminin uygulanması gerektiği, aracın sovtaj bedelinin (Hasarlı rayiç bedeli) 93.903,00TL olduğu,... plaka sayılı 2007 model FIAT marka araç sahibinin 13/06/2023 tarihindeki kazada aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 11.000,00 TL araç mahrumiyet zararına uğradığı, ... plaka sayılı 2007 model FIAT marka araç sahibinin 13/06/2023 tarihindeki kazada aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre toplam 157.097,40 TL gerçek zararı olduğu" tespit edilmiştir. Alınan 03/08/2025 tarihli ek raporda "... plaka sayılı araç sahibinin aracında 13/06/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 146.221,40 TL hasara uğradığı,... plaka sayılı 2007 model FIAT marka araç sahibinin aracında 13/06/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre aracın ağır hasarlı olduğu trafikten çekme belgeli pert total işleminin uygulanması gerektiği, aracın sovtaj bedelinin (Hasarlı rayiç bedeli) 93.903,00TL olduğu, ... plaka sayılı 2007 model FIAT marka araç sahibinin 13/06/2023 tarihindeki kazada aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 11.000,00 TL araç mahrumiyet zararına uğradığı, ... plaka sayılı 2007 model FIAT marka araç sahibinin 13/06/2023 tarihindeki kazada aracındaki hasarlardan dolayı sürücüsünün %0 kusur durumuna göre toplam 157.097,40 TL gerçek zararı olduğu" tespit edilmiştir. Davacı vekili 15.10.2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini arttırarak eksik harcı tamamlamıştır. Dava trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir. Trafik kazaları haksız fiilin bir görünümü olup, bir olayda haksız fiilden söz edilebilmesi için hukuka aykırı eylem, zarar, kusur ve kusur ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Haksız fiilin bu unsurlarının somut durumdaki varlığının tespiti amacı ile dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, kusura yönelik düzenlenen 27/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı ara. Sürücüsü davalı ...'in %100 kusurlu olduğu, gerçekleşen trafik kazasında başkaca kusurlu bir tarafın bulunmadığı rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunda değerlendirme yapılırken olay yeri basit krokisinin, kaza sonrası araç konum ve fotoğraflarının, kazaya etki eden sürücü davranışlarının detaylı ve gerekçeli şekilde değerlendirilmiş olması, bilirkişi raporunda belirlenen kusur durumu ile kaza sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında belirlenen kusur durumları arasında çelişki olmaması sebebi ile kusur durumuna ilişkin alınan bilirkişi raporuna itibar etmek gerekmiştir. Kaza sonrası davacının aracındaki zararların tespiti için alınan 18/03/2025 tarihli bilirkişi kök ve 03/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle davacının aracında 146.221,40 TL hasar zararı, 11.000,00 TL araç mahrumiyet zararı oluştuğu rapor edilmiş, her ne kadar bilirkişi raporunun sonuç kısmında hasar zararı 146.221,40 TL olarak belirtilmiş ise de detaylı açıklama ve tabloda aracın rayiç bedelinin 240.000,00 TL olduğu, sovtaj bedelinin 93.902,60 TL olduğu belirtilmiş ancak sonuç değer bulunurken hesaplama hatası yapıldığı anlaşılmakla, hükümde araç rayiç değerinden sovtaj bedelinin çıkarılması ile elde edilen gerçek zarar değeri olan 146.097,40 TL ye itibar edilmiştir. Bunun yanı sıra davacıya ait araçta yapılan işlemler, araç fotoğrafları, emsal araç kıyaslaması yapılarak araç hasar ve mahrumiyet bedeli belirlenmiş olduğundan bilirkişi raporuna itibar etmek gerekmiş ve bu doğrultuda davanın kısmen kabuk kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
a)Maddi tazminat taleplerinden araç mahrumiyet bedeli yönünden 11.000,00 TL, araç hasar bedeli yönünden 146.097,40 TL olmak üzere toplamda 157.097,40 TL yönünden davanın KABULÜ ile 157.097,40 TL'nin davalı sigorta şirketleri yönünden 07/05/2024 tarihinden (arabuluculuk son tutanak tarihi olan temerrüt tarihi) diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 13/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile)b)Maddi tazminat taleplerinden araç değer kaybı yönünden davanın REDDİNE,
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 10.223,50 TL'nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığında 10.121,26 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin 2.732,74TL ile sınırlı olmasına,)
3-Alınması gereken 10.731,32 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 2.679,43 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 7.624,29 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, (sigorta şirketinin 2.058,55TL ile sınırlı olmasına,)
4-Peşin harç 427,60 TL ve tamamlama harcı 2.679,43 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.534,63 TL'nin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, (sigorta şirketinin 954,35TL ile sınırlı olmasına,)
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin poliçeden bakiye sorumluluğu 42.500,00 TL olmakla, vekalet ücretinden sorumluluğunun 42.500,00 TL yi aşmaması kaydı ile)
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan taraftan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, (sigorta şirketinin 1.026,00TL ile sorumlu olmasına,)
8-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır