TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/06/2024
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plaklı araç, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 14.06.2023 tarihinde çarpışması ile maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, İşbu kazanın oluşumunda; ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç %100 kusurlu olduğunu, 02.04.2024 tarihinde dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin zararının giderilebilmesi adına işbu davayı ikame etmek gerektiğini, davalı yanın müvekkiline ait araca çarpıp maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmesi nedeni ile ZMMS sigortacısına başvurmamızın mümkün olmaması nedeni ile davalı taraf ... Motorlu Taşıtlar Bürosuna gerek ihtarname çekmek gerekse dava şartı arabuluculuk yoluna başvurmak kaydı ile anlaşılmaya çalışılmışsa da bir sonuç alınamadığını, müvekkillinin zararı giderilemediğini, müvekkiline ait aracın maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin kusurunun bulunmadığını, tazminat taleplerinin karşılanamadığını, müvekkili aracında meydana gelen hasarları kendisi yaptırdığını, Tüm masrafları kendi cebinden karşıladığını, eksper raporunda da belirtildiği üzere müvekkilinin aracının sol arka direği, sol arka çamurluğu ve sol ön kapı çerçevesi hasara uğradığını, toplam hasar tutarı 18.750,00 TL değerinde olduğunu, araç değer kaybı, aracın kazadan bir gün öncesindeki 2. el piyasa rayiç değeri ile meydana gelen kaza nedeni ile onarımı tamamlandıktan sonra 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark olarak tanımlandığını, Meydana gelen bu farktan, ZMMS sigortacısı, İMMS sigortacısı, araç sahibi ve araç sürücüsü yerleşik içtihatlar uyarınca sorumlu olduğunu beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı ... Motorlu Taşıt Bürosu cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafca belirlenememesi gerekli olduğunu, davaya konu mezkur kaza ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusuru sebebiyle meydana geldiğini, dava konusu kaza sebebiyle, Kara Yolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası çerçevesinde ... tarafından tutulan ... sayılı hasar dosyasının celbi gerektiğini, davalı müvekkili kurum yabancı plakalı araçların sigorta şirketi olmadığını, müvekkili kurum davaya konu trafik kazası ile alakalı olarak üzerine düşen tüm görev ve sorumluluklarını hassasiyet gözeterek gerekli incelemeleri yaparak ilgili yabancı sigorta şirketiyle iletişime geçtiğini, Bu kapsamda davanın açılmasına müvekkil kurum sebebiyet vermediğini, Davacının Müvekkilinden hiçbir tazminat alacağı bulunmadığını, davacı tarafın talepleri haksız ve hukuka aykırı olduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin kusuru bulunmadığını, karşı yandan gelen aracın kazaya sebebiyet verdiğini, karşı aracın kusurlu olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının talep ettiği değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararı talebinin reddi gerektiğini, sorumluluğun Motorlu Taşıtlar Bürosu'nda olduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir. Kusur durumunun tespiti amacıyla dosya adli trafik bilirkişisine tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 27/11/2024 tarihli raporda ... Plakalı Araç Sürücüsü ... ’ün; Dava konusu meydana gelen kazanın oluşumunda yukarıda açıklaması yapılan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun Geçme kural ve yasakları başlıklı Madde 54/A bentlerinde yer alan kuralları ihlal ettiğinden bahisle %100 nispetinde kusurlu sayılabileceği, ... Plakalı Kamyonet Sürücüsü ...’ın: Dava konusu meydana gelen kazanın meydana gelmesinde (%0) kural ihlalinin olmadığı" tespit edilmiştir.Alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 21/04/2025 tarihli raporda "Dava konusu trafik kazasında hasara uğrayan aracın ... plakalı, 2021 model, Ford marka, Transit tipi, hasar tarihinde yaklaşık 30 bin kilometrede kamyonet olduğu, Aracın kaza tarihinden önce tramer hasar kaydı olmadığı, kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değeri, hasarı onarılsa dahi ikinci el değeri, niteliği, kilometresi, marka ve model bilgisi, üretim yılı, trafiğe çıkış tarihi, dava konusu oluşan hasar miktarı, işçilikler göz önüne alındığında araç hasarı tamamen giderilse dahi ikinci el satışında, hasarsız emsal araçlara göre dava konusu kazadan dolayı kaza tarihindeki serbest ikinci el reel piyasa koşullarında araçta 40.000 TL reel değer kaybı oluştuğu, raporda aracın serviste kaldığı süre değil, hasarlı aracın makul ve objektif onarım süresi esas alınarak değerlendirme yapıldığı, tamir servisi ya da sigorta şirketinden kaynaklanan gecikmelerin onarım süresine dahil edilmediği, araçtaki hasar durumu, ekspertiz raporu, gereken işçilikler, hasarlı parçalar ve dosya muhteviyatındaki belgeler incelendiğinde araçtaki makul onarım süresinin 10 gün olduğu, İkame araç bedeli hesaplandığında, raporda detayları yer alan hesaplamalar sonucu onarım süresince amortisman bedeli tenzili ile bakiye araç mahrumiyet bedelinin 7.711,35 TL olduğu, Değer kaybı ve bakiye mahrumiyet bedeli olmak üzere davacıda oluşan zarar-ziyan miktarının toplam 47.711,35 TL olduğu" tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava 14/06/2023 tarihli trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı talebine ilişkindir. Trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat taleplerinde tazminat alacağından söz edilebilmesi için, hukuka aykırı eylem, kusur, zarar ve bu kusurlu eylem ile zarar arasında bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut duruma bakıldığında, meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti amacı ile alınan 27/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen trafik kazası sebebi ile davacının kusurunun bulunmadığı, davalı ...'ün ise %100 kusurlu olduğu rapor edilmiştir. İş bu raporda tarafların kaza ile ilgili beyanları, taraflarca tutulan kaza tespit tutanağı ve Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Kaza Tespit Tutanağında belirlenen kusur durumlarının değerlendirilmiş olması, dosyamız kapsamında alınan raporda belirlenen kusur durumu ile ... Merkezi Kaza Tespit Tutanağında komisyon oy birliği onayı ile belirlenen kusur durumu arasında çelişki bulunmadığından iş bu raporda belirlenen kusur durumuna itibar etmek gerekmiştir.
Davacının aracında meydana gelen zarar açısından ise, alınan 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen trafik kazası sebebi ile davacının aracında meydana gelen değer kaybının 40.000,00 TL olduğu, araç mahrumiyet bedelinin ise 7.711,35 TL olduğu rapor edilmiş olup, bilirkişi raporunda aracın kaza sonrası durumunun değerlendirildiği, emsal araçlar ile dava konusu araçta kıyaslama yapıldığı, araç mahrumiyet bedeli hesaplanırken amortisman bedelinin hesaplanarak düşülmesi hususlarının da değerlendirildiği bu sebeple raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiş, bu raporda hesaplanan zarar bedeli ve davacı tarafın bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; a) 40.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı ... Motorlu Taşıt Bürosundan arabuluculuk son tutanak tarihi olan 28/05/2024 tarihinden, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, b)7.711,35 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 7.874,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 3.259,16 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 815,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.016,56TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Peşin harç 427,60 TL ve tamamlama harcı 815,00 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.670,2 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 14/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır