TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024
KARAR NO : 2025
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av
DAVALILAR : 2
3-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/12/2021
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili ... 16/07/2021 günü saat 13.30 sıralarında Bursa Heykel konumundan ... plakalı halk otobüsüne yolcu olarak bindiğinin, evine yakın bir durakta otobüsten inmek üzere olan müvekkil ...'ın, otobüs sürücüsü ...'in yolcunun tam olarak inmesini beklemeden kapıları kapatma butonuna basıp aniden hareket etmesi üzerine düşmüş ve sürüklenmiş olduğunun, müvekkil ...'ın 1948 doğumlu olup 73 yaşında olmasına rağmen kazadan önce tek başına otobüse binebilecek kadar kendi işini desteksiz herhangi bir alet edevata gerek duymadan rahatlıkla görebilecek sağlıktayken maalesef kazadan sonra 2 ay yatağa bağlı kalmanın yanı sıra halen destek almadan yürüme faaliyetini dahi gerçekleştiremediğinin, davanın maddi tazminat bakımından 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 107.maddesine göre “belirsiz alacak davası” olarak açılmış bulanmakla, şimdilik 1000TL harca esas olarak açılan davanın yargılama sırasında toplanacak delillere, mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzmanlığı bilinen hesap bilirkişisinden alınacak rapora göre, müvekkil ... için belirlenecek maddi tazminat tutarlarının, peşin harcı yatırıldıktan sonra, davalı Sigorta Şirketinden davalı ... den ve davalı ... den müteselsilse tahsiline karar verilmesi, Bakıcı ve tedavi masraflarının maddi tazminat hususunda değerlendirilmesi - dileğinde bulunduklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkil ... yönünden şimdilik 1000 TL maddi tazminatın 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminat tutarlarının araç sahibi ve sürücü yönünden olay tarihinden itibaren yasal faizi ile, sigortacı yönünden temerrüt tarihi olan 24 EKİM 2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme müteselsilen tüm davalılardan tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;Müvekkilin babasının verdiği ifadeye göre kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü arayarak hastaneye yanlarına gelmiş olup daha sonra kendisine ulaşılamadığının, Müvekkilde meydana gelen maluliyet nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatının ödenmesi için davalı şirketine 21.01.2021 tarihinde tarafınca başvuru yapılmış, 18.02.2021 tarihinde ise zorunlu dava şartı olan arabuluculuk görüşmesi yapılmış ancak uzlaşma sağlanamamış olduğunun, sonuç olarak 2918 sayılı KTK md.97 mucibince usuli merasim tam olarak yerine getirildiğinden, işbu davayı açma zaruretimiz hasıl olmuş olduğunun, yukarıda açıklanan nedenlerle beyanlarının kabulü ile; Fazlaya ilişkin her türlü başvuru, talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 07.10.2014 tarihinde meydana gelen yaramalı trafik kazası neticesinde müvekkil ESRA IŞIK'ın yaralanması, kalıcı iş göremezliğe maruz kalması ve bunun sonucu ortaya çıkan tedavi süresince bakım ihtiyacı bulunduğundan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte 6100 sayılı HMK md. 107/1 uyarınca; şimdilik 6.800,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik 300-TL ve 300-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 7.400,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek ticari faizi, yargılama giderleri, adli tıp rapor ücreti ve avukatlık ücretiyle birlikte davacı müvekkile ödetilmesini talep etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATI:
Mahkememizin ................ esas ve .............. karar, 01/11/2023 tarihli kararı ile; Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 319.335,63 TL sürekli iş göremezlik, 29.351,19 TL geçici iş göremezlik, 7.155,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 355.841,82 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkememiz kararının davalılar vekilince istinaf isteğinde bulunulması üzerine dosyanın istinaf mahkemesine gönderildiği, Bursa BAM 5. Hukuk Dairesinin 2024/604 esas 2024/1151 karar 04/07/2024 tarihli kararı ile "Dava, davacının, davalı ...'in sürücüsü, ...'in işleteni, davalı sigorta şirketinin de zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu halk otobüsünden inerken düşüp yaralanması nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi kayba ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dosya kapsamı uyarınca davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de, 28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi", 3/ı maddesinde tüketici işlemi ise; "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1.maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1.maddesinde, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
Bu durumda davanın, davacının yolcu olarak bulunduğu halk otobüsünden inmeye çalıştığı sırada düşerek yaranlanması sonucu meydana gelen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının tüketici vasfına sahip olup davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay11. Hukuk Dairesinin 2020/1952 Esas- 2020/4199 Karar sayılı ilamı).
Her ne kadar davalı sigorta şirketi yönünden uyuşmazlık tüketici mahkemesi görev alanına dahil değil ise de, usul ekonomisi, ihtiyari dava arkadaşlığı ve müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince bu davalı hakkındaki davanın diğer davalı ile birlikte tüketici mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-3 ve m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir" gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize gönderilerek ... esasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın, davacının trafik kazası nedeniyle yaralanması sonucunda uğramış olduğu zararlar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu görülmektedir.
Tüm dosya kapsamı itibariyle; eldeki davanın davacının davalı ...'in sürücüsü, ...'in işleteni, davalı sigorta şirketinin de zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu halk otobüsünden inerken düşüp yaralanması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, bu halde taraflar arasında yolcu taşıma sözleşmesinin bulunduğu ve davacının yaralanmasının da bu taşıma hizmetinin ifası sırasında gerçekleştiği, bu durumda davaya konu temel uyuşmazlığın, tüketici işlemi sayılan taşıma ilişkisinden kaynaklandığı, diğer davalılar hakkında da eldeki davanın daha özel nitelikte mahkeme olan tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme Bursa Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli ve yetkili mahkemenin BURSA TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli BURSA TÜKETİCİ MAHKEMESİ GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/01/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır