TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024
KARAR NO : 2024
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/01/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket lojistik ve depoculuk sektöründe faaliyet gösteren Türkiye'nin en büyük firmalarından biri olduğunu, davalı firma ile anlaşarak davalı firmanın kara nakliye taşımalarını gerçekleştirmiş olduğunu, bir taşıma hizmeti taşeron firma aracılığıyla yapılmış olduğunu, kalan taşımalar ise bizzat davacı tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, yapılan kara nakliye taşımaları için davacı şirketçe davalıya düzenlenmiş olan faturalar davalı tarafından ödenmemiş olduğunu, bahse konu bu faturalardan doğan 4.827,65 TL tutarındaki alacağın ödenmemesi nedeniyle davacı şirket tarafından Bursa 13. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, Bursa'daki icra dairelerinde pilot uygulamasına geçildiğinden icra takibi daha sonra, Bursa 5. Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından devam ettiğini, davacı şirket tarafından başlatılan bahse konu icra takibine, davalı tarafından 08.04.2022 tarihinde haksız olarak itiraz edilmiş olduğunu, Davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptali için davacı tarafça her ne kadar dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş olsa da taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olduğunu, Borçlu davalı şirket tarafından Bursa 5. Genel İcra Dairesi'nin ... E. numaralı icra dosyasında alacağa yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, Takip talebine konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Yetki ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, yetki itirazının kabulü ile yetkili izmir icra daireleri ve mahkemelerine gönderilmesine, huzurdaki itirazın iptali davası İİK m. 67'de yer alan zamanaşımı hükmüne aykırı olarak yasal süresi içerisinde ikame edilmemiş olmakla davanın usulden reddine, Davasını ispatlayamayan davacının huzurdaki davasının reddine, takibe yapılan itiraz, haksız veya kötü niyetli olarak nitelendirilemeyeceğinden, icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bursa 5. Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Eldeki dava atura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir.
Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafın defterlerinin incelenmesi için İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Davalının 2013/10. Aydan başlayan ticari ilişki işlem hareketleri kayıtları neticesinde, muavin hesap kayıtlarından görüleceği üzere 17/06/2020 Tarihi itibariyle 4.827,65 TL tutarında davacının davalı şirketten alacaklı kaldığı, Davacı şirketin ticari defter kayıtlarında işlemlerin muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde kaydedildiği, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı hususları tespit edilmiş olduğunu bildirilmiştir.
Davalı tarafa ticari defterlerini sunmak üzere 11/07/2024 tarihli celsede verilen ara karar gereğince süre verildiği ancak davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi davacı ticari defter kayıtlarının aksini ispata yarar nitelikte herhangi bir delil ibraz etmediği anlaşılmaktadır.
HMK'nın "Ticari Defterlerin İbrazı Ve Delil Olması" başlıklı 222. Maddesi: "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
Yukarıdaki kanun maddesi ile birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı alacaklı davalı borçlu aleyhine mal satımından kaynaklanan cari hesaba dayalı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, borçlu davalı; davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek süresinde takibe itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için inceleme günü tayin edildiği, ancak davalının defterlerini verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinin; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, bu bağlamda davalının defterlerini ibrazdan kaçınması sebebiyle davacının defter kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği davalı tarafında davacı ticari defter kayıtlarının aksini ispata yarar nitelikte herhangi bir delil ibraz etmediği, bilirkişi raporuna da itiraz etmediği, davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtlarına göre davacının davalıdan 4.827,65 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla; mahkememizce aldırılan kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Bununla birlikte, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve alacağın likit olması nedeniyle İİK 67/2 maddesi uyarınca davacı yararına asıl alacağın %20'si kadar icra inkar tazminat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın Kabulü ile, Davalının Bursa 5. Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
2-İİK 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğu anlaşıldığından alacağın %20'si olan 965,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri, posta, talimat ve tebligat gideri 3.507,00 TL yargılama gideri ve 916,00 TL harç olmak üzere toplam 4.423,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.827,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2024 yılı itibariyle kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. 05/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.