TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023
KARAR NO : 2025
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. .
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2023
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile... adına tescilli park halindeki .......... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında tarafların trafik kazası meydana gelişindeki kusur durumlarının tespiti ile davacı aracında meydana gelen hasar ve değer kaybını talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı KTK’nun 109.maddesinde zamanaşımı süresi; “Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre tazminat talepleri için de geçerlidir." şeklinde düzenlendiğini, davaya konu kaza tarihi tarihi olup kaza tarihi itibari ile de davalı şirketin kazaya karışan aracın sigortalısı olduğu belli olduğunu, bu durumda davacıların tazminat yükümlüsünü öğrendikleri tarihi 13.09.2021 olup 2 yıllık zamanaşımı süresi 13.09.2023 de dolduğunu, bu nedenle belirsiz alacak davasının menfaat yokluğu nedeni ile reddini talep etmektedir.
HUKUKİ DELİLLER:
Dosyada araçlara ait tramer kayıtlarının, dava konusu araca ait hasar dosyasının ve sigorta başvurusuna ait bilgi ve belgelerin, tramer kayıtları doğrultusunda önceki hasarlara ilişkin hasar dosyalarının dosya arasına alındığı görüldü.
Makine Mühendisi ve Trafikçi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 25/03/2024 tarihli raporda özele; ...plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/A , Karayolları Trafik yönetmeliği 137/b-1 maddeleri ihlali ve 84/L maddesi gereği ASLİ derecede %100 oranında kusurlu olduğu;
•Park halindeki ...plakalı araç maliki ise meydana gelen trafik kazasının oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığı;
•Davacıya ait ...plaka sayılı araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasar miktarının hasar tarihi (13.09.2021) itibarıyla 2.715,42 TL olduğu,
•Dava konusu ...plaka sayılı araçta hasar nedeniyle meydana gelen değer kaybı miktarının hasar tarihi (13.09.2021) itibarıyla 4.500,00 TL olduğu, "hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir .
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı taleplerine yöneliktir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,13/09/2021 tarihinde saat 16:40 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracıyla Bursa İli, Yenişehir İlçesi, Subaşı Mahallesi, bila
sokak üzerinde geri geri manevra yaptığı esnada aracının arka
kısımlarıyla o sırada yol kenarında park halindeki davacının maliki olduğu ...plakalı aracın yan kısımlarına
çarpması sonucu maddi hasarlı dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, davacı meydana gelen kaza neticesinde aracında hasar bedeli ve değer kaybı oluştuğunu belirterek hasar ve değer kaybı bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açmıştır.
Mahkememizce alınan 25/03/2024 tarihli heyet raporunda trafik bilirkişisince, davalının sigortalı araç sürücünün % 100 oranında, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanakları aksi kanıtlanana kadar geçerli belgeler olduğu, eldeki davaya ait kaza tespit tutanağındaki saptamaların aksine herhangi bir delil sunulmadığı, bilirkişi raporunun düzenlenen kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, bu haliyle rapordaki kusur oranlarının hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmıştır.
25/03/2024 tarihli heyet raporunda davacının maliki olduğu araçta 4.500,00 TL değer kaybına uğradığı ve 2.715,42 TL ile hasar bedeli oluştuğu belirtildiği, raporda belirlenen bedellerin hasarın niteliği, meydana gelen zarar ve kaza tarihindeki rayiç değerler göz önüne alındığında piyasa şartlarına uygun düştüğü anlaşılmakla bu haliyle, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar bilimsel, gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı tarafından hasar bedeli de talep edilmişse de, davalı tarafından yargılamadan önce davacıya 2.898,20 TL ödeme yaptığından hasar bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. Değer kaybı yönünden ise, davacının 27/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 4.500,00 TL'ye yükseltiğinden bu miktar üzerinden değer kaybı tazminat bedeline hükmedilerek davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diğer taraftan, 2918 Sayılı Yasanın 91. Maddesi gereğince davalı ... şirketinin sorumluluğu zarar miktarı yönünden sınırsız olmayıp poliçedeki limiti ile sınırlı sorumlu olup, somut olayda davalı araca ait sigorta poliçesinin yapılan incelemesinde kaza tarihinde araç başına maddi zarar limitinin 43.000,00-TL olduğu, davacının dava açılmadan evvel sigorta şirketinden 2.898,20 TL hasar ödemesi aldığı dikkate alındığında, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu tutardan yaptığı ödeme mahsup edildiğinde bakiye sorumlu olduğu miktar 40.101,80-TL olup sigorta şirketinin bu miktarla sınırlı olmak üzere tazminattan sorumlu tutulması karar verildiği gibi, davacı tarafından davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğu, başvuru evraklarının 23/02/2022 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrasına tekabül eden tarihin 08/03/2022 olduğundan bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Bununla birlikte, zarara neden olan araç ruhsatında kamyon olarak tüzel kişi adına kayıtlı ve ruhsat kaydında kullanım amacı “ticari ” yazılı olduğundan ticari avans faizine hükmedilmiştir.
Son olarak ise, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 tarih ve 2022/2615 esas, 2024/7426 karar sayılı ilamında: "Tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde olup, bu haliyle dava öncesi davalı ... şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığı vurgulanmıştır. Eldeki davada davacı tarafça KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle artık davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerektiğinden zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 4.500,00 TL değer kaybı tazminat bedelinin sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarih olan 08/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı şirketin sorumluluğunun poliçe bakiye limiti 40.101,80-TL ile sınırlı olduğuna)
2-Davacının hasar bedeli tazminat isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40-TL harçtan başlangıçta alınan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,75-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 4.400,00-TL bilirkişi ücreti, 98,50-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 4.768,35-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan (%97,82) 4.664,39-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 4.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
10-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, tahsili için harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 341. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 07/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır