TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/03/2025
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
KARAR YAZMA TARİHİ: 24/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili Şirket ile Davalı arasında, .../... adresinde faaliyet gösteren ... adlı işletme ile ilgili olarak 01/11/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 25/11/2021 tarihinde Açık Satış Noktası Sözleşmesi (“Sözleşme”) imzalandığını, Taraflar, işbu Sözleşme uyarınca karşılıklı olarak çeşitli yükümlülükler altına girildiğini, Müvekkili Şirket ile Davalı/Borçlu arasında akdedilmiş olan Sözleşme gereğince; Davalı taraf, Müvekkili Şirket’in bayi ve/veya distribütörleri aracılığıyla pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerinden 10.000 litre miktarındaki ürünü satmayı ve Müvekkil Şirket markalı ürünlerin sürekli ve etkin bulunurluğunu sağlamayı taahhüt ettiğini, Davalı tarafın işbu taahhüdüne karşılık olarak; Müvekkili Şirket tarafından, Davalı tarafın işletmesine katkıda bulunmak ve yine Davalı tarafın işyerindeki ticari faaliyetlerine olumlu yönde katkı sağlamak amacıyla, Davalı tarafa 33.000,00 TL (otuzüçbinTürkLirası) katkı ödemesi yapılması taahhüt edildiği ve işbu katkı ödemesi Müvekkili Şirket tarafından/aracılığıyla, Sözleşme’ye uygun şekilde yerine getirildiğini, Müvekkil Şirket ile Davalı arasında akdedilmiş olan Sözleşme uyarınca; Müvekkili Şirket tarafından Sözleşme kapsamındaki tüm edimler eksiksiz yerine getirilmiş olmasına rağmen; Davalı taraf Sözleşme’ye aykırı şekilde, Müvekkili Şirket’e bilgi vermeden, izin almadan, Sözleşme’de belirtilen belirli bir miktardaki ürünü satma ve etkin bulunurluk sağlama taahhüdüne açıkça aykırı hareket ettiğini, sözleşmenin feshine ilişkin ihtarname gönderildiğini, 33.000,00 TL cezai şart tutarının İhtarname’de belirtilen banka hesabına ödenmesi gerektiği bildirildiğini, davalının ödeme yapmadığını, icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili dosyada da mevcut olan sözleşmede de görüldüğü gibi ... Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. (“Müvekkil Şirket”) ile satış yapmak üzere anlaşmış anlaştığı tarih itibari ile de sözleşme şartlarına uymuş ürün satmaya devam ettiğini, Müvekkili ... adlı iş yerini başka bir adrese taşımış aynı isimle devam etmiş ... ürünlerini de satmakta bir aksaklık yapmadığını, Ürünleri daha önce getiren ... adli toptancının çalışanları yeni iş yerine de getirmeye devam ettiklerini, müvekkiline bir şey yapmana gerek yok biz bildiriyoruz dediklerini bu nedenle de müvekkili bir sıkıntı yaşayacağını düşünmediğini, müvekkili halen ... ten ürün alıp sattığını, faturaları ödeme fişleri dosyaya sunulacağını, Müvekkili tarafına ihtarname geldiğinde şok olmuş defalarca kez ... genel müdürlüğünü de aradığını, ancak bir çözüm bulunmadığını, Akabinde icra takibi yapıldığını, haklı olan müvekkilininde takibe itiraz ettiğini, devamında da bu dava açıldığını, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Eldeki dava İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır.Mahkememiz yargılaması sırasında davalı tarafın tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili yerlere müzekkereler yazılmış olup, gelen yazı cevaplarında davalının tacir olmadığı, anlaşılmıştır.Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, mahkememizce davalı tarafın tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili vergi daireleri ve kurumlara müzekkereler yazıldığı, ilgili vergi dairesinden gelen yazı cevabına göre davalının 2024 yılı dönem içinde satın alınan emtia değerinin 1.443.358,16 TL olduğu dönem içinde elde edilen hasılat miktarının 1.056.523,02 TL olduğu, davalının VUK 177. Maddesinde belirtilen hadleri aşmadığı ve bu sebeple davalının tacir olmadığı, davaya konu uyuşmazlık tarihinde davalının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli ve yetkili mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun TESPİTİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi 21/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır