TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : .
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 05/05/2025
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ;Müvekkil şirket ile davalı borçlu şirket arasında süregelen bir ticari alışveriş ilişkisinin bulunduğu ve bu kapsamda davalıya muhtelif tarihlerde mal satışı yapılarak faturalar tanzim edildiği belirtildiği, söz konusu fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, ancak davalı borçlunun asıl alacağa ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi neticesinde takibin durduğu ifade edildiği, itiraz sonrası gidilen zorunlu arabuluculuk sürecinde de taraflar arasında herhangi bir uzlaşma sağlanamadığının bildirildiği, dilekçede, tarafların tacir olması nedeniyle alacağa en yüksek avans faizi uygulanması gerektiği vurgulanarak; davalının takip öncesi işlemiş faize itirazı dışındaki tüm itirazlarının iptali, takibin devamı ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği gibi delil de bildirmemiştir. ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görüldü. SMMM Bilirkişisinden rapor talebinde bulunulduğu, bilirkişi 04/04/2026 tarihli raporunda özetle;''Davacı ve davalı tarafların 2024 yılı ticari defterlerinin e-defter kapsamında usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, ticari defterlerin birbirini teyit eder nitelikte olduğu,
İcra takibine konu edilen faturaların her tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının birbirini teyit eder nitelikte olduğu, davacı ticari defterlerinde22.08.2024 tarihi itibarıyla davalıdan 217.884,34 TL alacaklı olduğunun, davalı ticari defterlerinde 22.08.2024 tarihi itibarıyla davacıya 217.884,34 TL borçlu olduğu kayıtlarının görüldüğü, 217.884,34 TL tutarlı bakiyenin kabul edilmesi durumunda davacı taraf lehine 39.093,82 TL faiz hesaplanacağı, asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının 256.978,16 TL hesaplandığı,'' şeklinde görüş bildirmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura ve açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekili; taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunduğunu, davalının farklı tarihlerde müvekkilinden mal satın aldığını, bu satışlar nedeniyle 23/05/2024–22/08/2024 tarihleri arasında düzenlenen 13 faturaya süresinde itiraz edilmediğini ve fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Bu alacağın tahsili amacıyla ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve ferilere itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek takip öncesi işlemiş faize yönelik itiraz dışında kalan diğer itirazların iptaline, takibin asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığından HMK’nin 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkâr etmiş sayılmıştır. Bilirkişi raporunun tebliğinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde ise takipte 228.019,62 TL asıl alacak istenmesine karşın bilirkişi tarafından 217.884,34 TL bakiye alacak belirlendiğini, takip talebinin 10.135,28 TL yönünden fazla olduğunu, takipten önce usulüne uygun bir temerrüt ihtarı bulunmadığından geçmiş gün faizi istenemeyeceğini ve ancak takip tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini ileri sürmüştür. Davalı, fazla talep edilen miktar üzerinden kötü niyet tazminatına karar verilmesini ve itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takibine dayanak gösterilen 13 faturadan kaynaklanan ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, takip tarihi itibarıyla davacının bakiye ana para alacağının miktarı, bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanıp uygulanamayacağı ile icra inkâr ve kötü niyet tazminatlarının koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü amacıyla ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyası, takip dayanağı faturalar, tarafların cari hesap ekstreleri, banka ödeme kayıtları ile 2024 yılı ticari defter ve kayıtları dosyaya kazandırılmış; tarafların ticari defterleri üzerinde SMMM bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmıştır.Takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 23/05/2024–22/08/2024 tarihleri arasında düzenlenen 13 faturaya dayanılarak 228.019,62 TL asıl alacak ile takip öncesi işlemiş faiz kalemlerinin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 ve değişen oranlarda reeskont avans faizi istendiği, davalının borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve ferilere itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı, dava dilekçesinde takip öncesi işlemiş faiz kalemlerini dava konusu yapmamış ve 228.019,62 TL asıl alacağa ilişkin itirazın iptalini talep etmiştir.SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 04/04/2026 tarihli raporda, davacının 2024 yılı yevmiye ve kebir defterlerini elektronik defter kapsamında tuttuğu, hesap döneminin ilk ve son aylarına ait beratların süresinde ... Başkanlığı sistemine yüklendiği ve defter kayıtlarının Tek Düzen Hesap Planı ile genel muhasebe ilkelerine uygun olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresindeki satış faturaları ve banka havalelerine ilişkin hareketlerin yasal defter kayıtlarıyla uyumlu olduğu belirlenmiştir.Davalının 2024 yılı ticari defterlerinin de elektronik defter kapsamında usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onayı yerine geçen beratların yasal sürelerinde oluşturulduğu ve sunulan muavin hesap dökümlerindeki alış faturaları ile banka havalelerinin yasal defter kayıtlarıyla örtüştüğü tespit edilmiştir. Böylece her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ve kendi içerisinde birbirini doğruladığı anlaşılmıştır.Takip dayanağı 13 faturanın tamamının hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Davacı defterlerinde bu faturalar satış ve davalıya borç kaydı, davalı defterlerinde ise alış ve davacı lehine alacak kaydı olarak yer almaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve takip dayanağı faturaların davalı tarafından kabul edilerek muhasebeleştirildiğinin tarafların birbirini doğrulayan ticari defterleriyle sabit olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Bilirkişi raporunda takip talebindeki bazı fatura bedellerinin tarafların ticari defterlerindeki tutarlarla örtüşmediği belirlenmiştir. Takip talebinde 27/06/2024 tarihli fatura 2.377,06 TL olarak gösterilmişken aynı faturanın taraf defterlerinde 23.791,06 TL; 25/07/2024 tarihli fatura takip talebinde 3.504,92 TL olarak gösterilmişken defterlerde 3.505,92 TL; 07/08/2024 tarihli fatura takip talebinde 71.432,60 TL olarak gösterilmişken defterlerde 71.433,60 TL olarak kayıtlıdır. Bunun yanında taraflar arasındaki önceki hesap bakiyesi ve davalı tarafından yapılan banka ödemeleri de cari hesap bütünlüğü içerisinde değerlendirilmiştir.Davacının cari hesap ekstresinde 2023 yılından devreden bakiye, 2024 yılında düzenlenen faturalar ve davalı tarafından yapılan havaleler birlikte incelendiğinde; toplam 488.266,54 TL borç kaydına karşılık 270.382,20 TL tahsilat bulunduğu ve 22/08/2024 tarihi itibarıyla 217.884,34 TL bakiye alacak kaldığı tespit edilmiştir. Aynı miktar davalının usulüne uygun ticari defterlerinde de davacıya olan borç bakiyesi olarak yer almaktadır. Böylece tarafların ticari defterleri, 217.884,34 TL bakiye yönünden karşılıklı ve birbirine uygun kayıtlar içermektedir.Takip talebinde asıl alacağın 228.019,62 TL olarak gösterilmiş olmasına karşın tarafların birbirini doğrulayan ticari defter ve cari hesap kayıtları, gerçek bakiye alacağın 217.884,34 TL olduğunu ortaya koymaktadır. Bilirkişi raporunun bu yöndeki tespiti, her iki tarafın usulüne uygun ticari defterlerine ve hesap hareketlerine dayandığından gerekçeli, denetlenebilir ve dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekili de bilirkişi raporuna karşı bir itirazının bulunmadığını beyan etmiştir.Davalı, bilirkişinin 02/12/2024–29/04/2025 tarihleri arasındaki dönem için yaptığı 39.093,82 TL faiz hesabına itiraz etmiş ise de davacı eldeki davada takip öncesi işlemiş faize yönelik itirazın iptalini istememiştir. Bilirkişinin takip tarihinden dava tarihine kadar yaptığı faiz hesabı da ayrıca hüküm altına alınması istenen bağımsız bir alacak kalemi değildir. Uyuşmazlık, kabul edilen ana paraya takip tarihinden itibaren faiz yürütülüp yürütülemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle takipten önce davalının temerrüde düşürülüp düşürülmediğine ve bilirkişinin hesapladığı 39.093,82 TL faiz miktarına ilişkin itirazların hüküm sonucuna etkisi bulunmamaktadır.
Tarafların tacir olduğu, takip konusu faturaların her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu ve borcun ticari nitelik taşıdığı anlaşılmıştır. Takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmamış ise de icra takibinin başlatılması ve ödeme emrinin tebliğiyle davalı temerrüde düştüğünden, kabul edilen ana paraya takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanması gerekir. Bu nedenle davacının 217.884,34 TL bakiye ana para alacağına takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi yürütülmesi yönündeki talebi yerinde görülmüştür.Davalı, raporun asıl alacak yönünden aleyhine olan bölümlerini kabul etmediğini belirtmiş ise de takip dayanağı faturaların tamamı kendi ticari defterlerinde kayıtlıdır ve 217.884,34 TL borç bakiyesi davalının kayıtlarıyla da doğrulanmaktadır. Davalı tarafından borcun ödendiğini veya başka bir sebeple sona erdiğini gösteren herhangi bir banka dekontu, makbuz, ibraname ya da karşı kayıt sunulmamıştır. Raporun tarafların usulüne uygun ticari defterlerindeki açık ve birbiriyle uyumlu kayıtlara dayanması karşısında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektiren eksiklik bulunmadığından ek rapor talebi kabul edilmemiştir.
İİK’nin 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takibe itirazının haksız olması ve alacağın likit, diğer bir ifadeyle varlığı ve miktarı borçlu tarafından bilinebilir veya basit bir hesap işlemiyle belirlenebilir nitelikte bulunması gerekir. Somut olayda takip dayanağı faturaların tamamı davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi 217.884,34 TL bakiye de davalının defterlerinde davacıya olan borç olarak açıkça yer almaktadır. Alacağın belirlenmesi teknik veya takdire dayalı bir değerlendirme gerektirmemiş; bilirkişi incelemesi yalnızca tarafların birbiriyle uyumlu kayıtlarını ve mevcut hesap bakiyesini doğrulamıştır. Bu nedenle 217.884,34 TL bakiye alacağın likit olduğu ve bu miktara itiraz eden davalının itirazında haksız bulunduğu kabul edilmiştir.Davacının takipte ticari defterlerle doğrulanan miktardan daha fazla asıl alacak istemesi, tek başına kötü niyetli olduğunu göstermez. Takip talebindeki farkın bazı fatura tutarlarının hatalı yazılmasından ve cari hesap hareketlerinin yanlış değerlendirilmesinden kaynaklandığı, davacının gerçekte davalıdan önemli miktarda alacaklı olduğu ve alacağın 217.884,34 TL’lik bölümünün davalının kendi ticari defterleriyle de doğrulandığı anlaşılmıştır. Davacının davalıyı zarara uğratma amacıyla, alacaklı olmadığını bildiği hâlde takip başlattığını gösteren somut bir delil bulunmadığından, davalının kötü niyet tazminatı istemi yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak; taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunduğu, takip dayanağı 13 faturanın tamamının her iki tarafın usulüne uygun ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların defterlerinde 22/08/2024 tarihi itibarıyla davacının 217.884,34 TL alacaklı, davalının da aynı miktarda borçlu göründüğü, davalının borcun ödendiğini veya sona erdiğini kanıtlayamadığı ve bu miktarın likit olduğu sabit görülmüştür.Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalının ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaliyle takibin 217.884,34 TL bakiye ana para alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık reeskont avans faizi üzerinden devamına ve takip konusu bakiye alacağın %20’si olarak kısa kararda belirlenen 43.576,86 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KABULÜ ile, ... 5. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı takip dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin bakiye 217.884,34 TL ana para alacağına takip tarihinden işleyecek yıllık reeskont avans faiziyle devamına,
2-İcra İnkar tazminatının kabulü ile takip konusu bakiye alacağın %20'si olan 43.576,86 TL tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 15.576,02 TL harçtan başlangıçta alınan 2.494,62 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.081,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 2.494,62 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 3.846,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 6.956,02 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 4.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2026
Katip
e-imza
Hakim
e-imza