TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/06/2025
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ;müvekkilimizin davalı/borçlunun mallarını taşıması üzerine düzenlenen cari hesap ekstresi (ek 1), ... taşıma faturaları ve ... belgelerinden anlaşılacağı üzere; ... arasındaki uluslararası taşıma hizmet bedellerine ilişkindi Mevcut itiraz, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davalı/ borçlu haksız olduğunu bile bile takibi sürüncemede bırakmak için icra takibine itiraz etmiş, haksız ve kötüniyetli olarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini, borçlu/davalının itiraz dilekçesine bakıldığında, ticari ilişkiye veya takip konusu cari hesap ilişkisine itiraz edilmediği, herhangi bir ödeme iddiasında da bulunmadığı, itirazında bir gerekçe göstermediği görülmektedir. Mevcut itiraz dolayısıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, müvekkilimiz dava konusu gözüken miktar kadar davalıdan alacaklı durumda olduğu, bu sebeple davacının bir hak kaybına uğramadan önce takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu takibin dayandığı alacak kalemleri belirlenebilir nitelikte olduğu, bu sebeple davalı/ borçlunun, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, davalı/ borçlunun 3. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/... sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, icra masrafları, harçları, faizleri, ferileri ve vekalet ücreti ile birlikte takibin kaldığı yerden devamına, haksız yere takibe itiraz eden davalı/ borçlu aleyhine takip miktarının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği gibi delil de bildirmemiştir. ... 3. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/... takip sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görüldü. SMMM Bilirkişiden rapor talebinde bulunulduğu, bilirkişi raporunda özetle; ''1)Davacı ... A.Ş.'nin e-defter beratlarının süresinde alındığı, kayıtların Tek Düzen Hesap Planı'na ve genel muhasebe ilkelerine uygun tutulduğu, ticari defterlerin birbirini teyit eder nitelikte olduğu, 2)Takibe dayanak teşkil eden toplam 6.400,00 EUR tutarlı 4 adet faturanın () davacı kayıtlarında yer aldığı ve bu faturaların karşılığı olan hizmetin ... belgeleri ile tevsik edildiği,3)Davacı yanın dava dilekçesinde yer aldığı üzere, ticari defterlerinde, icra takibi başlatıldıktan sonra davalı tarafça 04.10.2024 tarihinde yapılan 1.600,00 EUR tutarındaki ödemenin cari hesap alacağından düşüldüğü,4)Davacı taraf ticari defterlerinde 27.03.2025 tarihi alacak kaydının görüldüğü,5)Davacı tarafın alacak bakiyesinin kabul edilmesi durumunda; itibarı davalı taraftan 196.476,48 TL (karşılığı 4.800 Euro)Asıl alacak işlemiş faizin 256.977,78 TL (Euro cinsinden asıl alacaktişlemiş faizin 4.900,21 Euro) hesaplandığı,6)Davalı taraf ticari defterleri ve bağlı belgeleri bilirkişi incelemesine sunulmadığından görülemediği,'' şeklinde görüş bildirmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, uluslararası karayolu taşıma hizmetlerinden kaynaklanan yabancı para alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında Yunanistan–Türkiye güzergâhında gerçekleştirilen uluslararası taşıma hizmetlerinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, taşıma hizmetleri karşılığında her biri 1.600,00 EUR bedelli dört adet fatura düzenlendiğini ve taşıma işlerinin ... belgeleriyle doğrulandığını ileri sürmüştür. Davalının toplam 6.400,00 EUR taşıma bedelini ödememesi üzerine 13/09/2024 tarihli cari hesap ekstresine dayanılarak ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, takipten sonra 04/10/2024 tarihinde yapılan 1.600,00 EUR ödemenin asıl alacaktan düşülmesi sonucunda 4.800,00 EUR bakiye kaldığını belirterek itirazın iptaline, takibin faiz ve ferileriyle devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığından HMK’nin 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkâr etmiş sayılmıştır. İcra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde ise alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında hukuki ilişki ve sözleşme kurulmadığını ileri sürerek takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve bütün ferilere itiraz etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takibinin usulüne uygun olup olmadığı, taraflar arasında uluslararası taşıma hizmetlerinden kaynaklanan ticari ilişki bulunup bulunmadığı, takip dayanağı dört faturaya konu taşıma hizmetlerinin yerine getirilip getirilmediği, davacının takip tarihi itibarıyla 6.400,00 EUR alacaklı olup olmadığı, takipten sonra yapılan 1.600,00 EUR ödemenin TBK’nin 100. maddesi çerçevesinde alacağa etkisi, bakiye alacağın miktarı ve icra inkâr tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Uyuşmazlığın çözümü amacıyla ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyası, 13/09/2024 tarihli cari hesap ekstresi, taşıma hizmetlerine ilişkin dört adet fatura, ... taşıma belgeleri, banka ödeme kayıtları ve davacının ticari defterleri dosyaya kazandırılmış; taraflara ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri için kesin süre verilerek SMMM bilirkişiden rapor alınmıştır.Takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından 13/09/2024 tarihli cari hesap dökümüne dayanılarak 6.400,00 EUR asıl alacağın tahsili için 01/10/2024 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Takipte 6.400,00 EUR asıl alacağın, takip tarihinden itibaren avro cinsinden bir yıl vadeli mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte, fiilî ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk lirası olarak tahsili istenmiştir. Takip tarihindeki 1 EUR karşılığı 38,2976 TL esas alınarak takip konusu alacağın harca esas değeri 245.104,64 TL olarak gösterilmiştir.Davalının sunduğu dilekçe “birinci haciz ihbarnamesine itiraz” başlığını taşımakta ise de dilekçe içeriğinde doğrudan takibe, ödeme emrine, borca, faize, faiz oranına ve ferilere itiraz edildiği görülmektedir. İcra dosyasında da bu dilekçenin borca itiraz olarak değerlendirilmesi sonucunda takip durdurulmuştur. Bilirkişi raporunda ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davalının yedi günlük yasal süre içerisinde itiraz ettiği tespit edilmiştir. Bu nedenle dilekçenin başlığındaki ifade, itirazın içeriğini ve takibi durdurucu hukuki sonucunu değiştiren bir husus olarak görülmemiştir.Davalı, itiraz dilekçesinde taraflar arasında hiçbir hukuki ilişki veya sözleşme bulunmadığını ileri sürmüş ise de takipten sonra 04/10/2024 tarihinde davacıya 1.600,00 EUR ödeme yapmıştır. Davalı tarafından yapılan bu ödeme, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı yönündeki itirazla bağdaşmadığı gibi, takip konusu taşıma hizmetlerinden kaynaklanan borç ilişkisinin varlığını doğrulayan bir olgu niteliğindedir. Davalı, ödemenin takip konusu borç dışında başka bir hukuki ilişkiye ilişkin olduğunu gösteren herhangi bir açıklama veya delil sunmamıştır.SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 04/04/2026 tarihli raporda; davacının elektronik defter beratlarını kanuni sürelerinde aldığı, yevmiye ve kebir defterlerinin Tek Düzen Hesap Planı ile genel muhasebe ilkelerine uygun tutulduğu ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davacının davalıya ilişkin 2024 ve 2025 yılı cari hesap ekstresinde yer alan fatura, ödeme ve kur değerleme hareketlerinin yasal ticari defterlerle tam olarak uyumlu olduğu belirlenmiştir.Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 27/06/2024 tarihli ve numaralı faturalar ile 05/07/2024 tarihli ve numaralı faturaların her birinin 1.600,00 EUR, toplamının ise 6.400,00 EUR olduğu görülmüştür. Bu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve faturalara konu uluslararası taşıma hizmetlerinin dosyaya sunulan ... belgeleriyle eşleştiği bilirkişi tarafından belirlenmiştir. ... belgeleri, taşıma konusu malların uluslararası karayoluyla taşınmak üzere teslim alındığını ve taşıma faaliyetinin gerçekleştirildiğini gösteren taşıma belgeleridir. Dosyaya sunulan faturalar ile ... belgelerinin taşıma tarihleri ve içerikleri yönünden birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından ... belgelerinin sahteliğine, taşıma hizmetinin eksik veya ayıplı yerine getirildiğine ya da taşımaların başka bir hukuki ilişkiye ait olduğuna ilişkin somut bir itiraz veya karşı delil sunulmamıştır. Bu nedenle davacının takip dayanağı taşıma hizmetlerini yerine getirdiği ve bunların karşılığı olarak toplam 6.400,00 EUR ücrete hak kazandığı kabul edilmiştir.
Davacının cari hesap ekstresinde, davalı adına daha önce düzenlenen faturalar ve yapılan ödemelerle birlikte takip dayanağı dört faturanın da kayıtlı olduğu; 13/09/2024 tarihi itibarıyla davacının alacağının 6.400,00 EUR olarak oluştuğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporunun bir bölümünde 13/09/2024 tarihli bakiyenin 6.600,00 EUR olduğu yazılmış ise de aynı rapordaki cari hesap hareketleri, takip dayanağı dört faturanın toplamı, 30/09/2024 tarihli kur değerlemesi ve raporun sonuç bölümü birlikte incelendiğinde gerçek bakiyenin 6.400,00 EUR olduğu anlaşılmıştır. Bu ifade maddi yazım hatası niteliğinde görülmüş ve raporun esas sonucuna etkili kabul edilmemiştir.Davalı, mahkemece verilen kesin süre ve ihtara rağmen belirlenen inceleme gününde ticari defter ve bağlı belgelerini hazır etmemiştir. İcra dosyasındaki soyut borca itiraz dışında, faturaların veya taşıma hizmetlerinin kendi kayıtlarında yer almadığını gösteren ticari defter, cari hesap ekstresi, ödeme belgesi ya da başka bir kayıt sunmamıştır. Buna karşılık davacının usulüne uygun ticari defterleri, faturalar, ... belgeleri ve davalının takipten sonra yaptığı kısmi ödeme birbirini doğrulayan deliller niteliğindedir. Bu deliller birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki taşıma ilişkisi ile takip tarihi itibarıyla 6.400,00 EUR alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı tarafından takip başlatıldıktan sonra 04/10/2024 tarihinde banka havalesiyle 1.600,00 EUR ödeme yapılmıştır. Davacı, TBK’nin 100. maddesi uyarınca kısmi ödemeyi öncelikle faiz ve ferilere mahsup etme hakkı bulunduğunu ileri sürmekle birlikte, ödemenin tamamını davalının lehine olacak şekilde asıl alacaktan düşmüş ve davasını 4.800,00 EUR bakiye üzerinden açmıştır. Taraflarca getirilme ve taleple bağlılık ilkeleri uyarınca davacının bu mahsup biçimi esas alınmış; 6.400,00 EUR takip alacağından 1.600,00 EUR ödeme çıkarılarak bakiye ana para alacağı 4.800,00 EUR olarak belirlenmiştir.Bilirkişi raporunda, 04/10/2024 tarihli 1.600,00 EUR ödemenin davacının ticari defterlerine kaydedildiği ve asıl alacaktan düşüldüğü; 31/12/2024 tarihi itibarıyla 4.800,00 EUR karşılığı 176.365,92 TL alacağın 2025 yılına devredildiği ve kur değerlemeleri sonrasında 27/03/2025 tarihinde 4.800,00 EUR karşılığı 196.476,48 TL’nin şüpheli ticari alacaklar hesabına aktarıldığı tespit edilmiştir. Alacağın şüpheli ticari alacak hesabına aktarılması, borcu sona erdiren bir tahsilat veya terkin işlemi olmayıp alacağın tahsilinde belirsizlik ortaya çıkması nedeniyle muhasebe tekniği açısından farklı hesapta izlenmesinden ibarettir.Bilirkişinin takip tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için yaptığı faiz hesabı, davada ayrıca hüküm altına alınması istenen bağımsız bir alacak kalemi değildir. Takip talebinde faiz, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yürütülmek üzere istenmiş; kısa kararda da takibin 4.800,00 EUR bakiye yabancı para alacağı üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle devamına karar verilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporunda Türk lirası üzerinden avans faiziyle yapılan alternatif hesap hükme esas alınmamıştır.Takip konusu alacak avro cinsinden olup davacı, alacağın yabancı para olarak aynen tahsilini ve fiilî ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk lirasına çevrilmesini istemiştir. Bu nedenle kabul edilen 4.800,00 EUR bakiye alacağa, 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi ve takip talebindeki istem çerçevesinde, takip tarihinden itibaren avro cinsinden bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranının yürütülmesi gerekmiştir.Bilirkişi raporunun; takip dayanağı dört faturanın toplam 6.400,00 EUR olduğu, bu faturaların davacının usulüne uygun ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, taşıma hizmetlerinin ... belgeleriyle doğrulandığı, takipten sonra 1.600,00 EUR ödeme yapıldığı ve davacının bakiye 4.800,00 EUR alacaklı olduğu yönündeki tespitleri dosya kapsamıyla uyumlu, gerekçeli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.İİK’nin 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takibe itirazının haksız olması ve takip konusu alacağın likit, diğer bir ifadeyle varlığı ve miktarı borçlu tarafından bilinebilir veya basit bir hesap işlemiyle belirlenebilir nitelikte bulunması gerekir. Somut olayda takip konusu alacak, her biri 1.600,00 EUR bedelli dört taşıma faturasına dayanmaktadır. Taşıma hizmetlerinin ... belgeleriyle gerçekleştirilmiş olduğu belirli olduğu gibi davalının takipten sonra faturalardan birinin tutarıyla aynı miktarda 1.600,00 EUR ödeme yapması da borç miktarının davalı tarafından bilinebilir olduğunu göstermektedir. Bakiye alacak, toplam fatura bedelinden yapılan ödemenin çıkarılmasıyla belirlenebildiğinden likit niteliktedir.İcra inkâr tazminatı yabancı para üzerinden değil, yabancı para alacağının dava tarihindeki Türk lirası karşılığı esas alınarak belirlenmiştir. Dava tarihinde 1 EUR karşılığı 44,8524 TL olduğundan 4.800,00 EUR alacağın Türk lirası karşılığı 215.291,52 TL’dir. Bu miktarın %20’si 43.058,30 TL olup davalının itirazında haksız olduğu anlaşıldığından davacı lehine bu tutarda icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.Sonuç olarak; taraflar arasında uluslararası karayolu taşıma ilişkisi bulunduğu, davacının dört ayrı taşıma hizmetini ... belgeleriyle yerine getirdiği, bu hizmetler karşılığında toplam 6.400,00 EUR ücrete hak kazandığı, davalının takipten sonra yaptığı 1.600,00 EUR ödemenin asıl alacaktan mahsup edilmesiyle 4.800,00 EUR bakiye kaldığı, davalının bu bakiyeyi ödediğini kanıtlayamadığı ve alacağın likit olduğu sabit görülmüştür. Bu nedenle davanın kabulüne, davalının ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaliyle takibin 4.800,00 EUR bakiye yabancı para alacağı üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle aynen devamına ve 43.058,30 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1- Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ... 3. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/... takip sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaliyle takibin bakiye 4.800,00 Euro yabancı para alacağı üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle aynen DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulüyle takip konusu alacağın %20'si oranında 43.058,30 TL tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 14.706,56 TL harçtan başlangıçta alınan 3.676,65 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 11.029,91 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 3.676,65 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 4.236,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.528,05 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 30/04/2026 Katip e-imza Hakim e-imza Full & Egal Universal Law Academy